resim
Domènec Torrent Font
Görev:Teknik Direktör
Takım:Monterrey
Yaş:63
Uyruk:İspanya
  • 3302
    göreve getirilişi yanlış, görevden alınışı doğru karardı. ne geldiğinde mutlu oldum; ne bir gün olsun 2022-2023 sezonunda kendisiyle devam edilsin istedim. bunlar ayrı konular. ama şansız bir adam, bu da ayrı bir gerçek. 2022 ocak'ta fatih terim gibi bir ikonun yerine gelmek hiç kolay bir şey değil. 2015-2016 sezonu devam ederken mart ayında sneijder'in bir ara alt yapıda hocalığını yapmak dışında hiçbir vasfı ve tanımı olmayan riekerink de bu takıma teknik direktör oldu. riekerink, mustafa denizli görevdeyken altyapı için getirilmiş bir isimdi. 10 gün içerisinde (pro lisans sahibi olduğu için) a takıma denizli'nin yerine teknik direktör yapıldı. denizli'nin kuyusu kazıldı aslında ve kimse rahatsız olmadı. herkes tam aksine mutlu oldu bu karardan çünkü denizli'nin oyun anlayışı insanları kusturacak kıvamdaydı. riekerink üstüne bir de fenerbahçe galibiyetiyle türkiye kupasını kazanınca, sözlük de dahil olmak üzere bu adama 2016-2017 sezonu için galatasaraylıların büyük çoğunluğu kefil oldu, güvendi. riekerink'in ne'sine, hangi kariyerine güvenilip bir rakipte şenol güneş bir rakipte advocaat varken galatasaray emanet edildi hiçbir zaman anlamlandıramadım ama riekerink için "riekerink bey diyeceksiniz" pankartının açıldığı ve adamın büyük bir tezahürat eşliğinde tribünlere çağrıldığı galatasaray'ın bir gerçeği. benim mantığıma oturmaması bu gerçeği değiştirmiyor.

    torrent'e bakınca antrenörlük kariyeri riekerink'ten fersah fersah üstün. riekerink galatasaray'a, sneijder'in dönemin yönetiminden talebiyle altyapı için çin'den çağrılmış ve daha sonrasında teknik direktörlüğe getirilmesi çinlileri bile şaşkına uğratmış bir isim. ama çok kötü bir sezonda gelmesi, mustafa denizli'den sonra gelmesi ve birkaç maç alınan iyi skorlarla göz boyaması gibi sebeplerle bir sezon daha görevde kalmayı bir şekilde başarmıştı riekerink. yanlış bir karardı bence ama büyük çoğunluğun memnuniyet duyduğu bir karardı aynı zamanda. "riekerink zamanında bu desteği aldıysa ,torrent hayli hayli almalıydı" diyor düz mantık ama aradan geçen 6 sezonda çok şey değişti. birinci ve en önemli konu, riekerink'in taraftarın kasım 2015'te anlaşma haberini dahi hoş karşılamadığı ve gidişine çok sevindiği mustafa denizli'nin yerine göreve getirilmesi. yanlışım varsa düzeltin ama benim son 16-17 yılda tribünden bildiğim kadarıyla tribüne çağrılmayan tek teknik direktör mustafa denizli'dir. bir kere bile ismi statta bağırılmadı ki galatasaray taraftarı skibbe'ye, prandelli'ye bile lehte bağırmıştır. ikinci konu, 4.yıldızdan sonra 1-2 sene galatasaray taraftarında bir gevşeme vardı, şampiyonluk çok önemli bir hedef değildi. "fenerbahçe olmasın da kim olursa olsun" kafasıyla 2017-2018 sezonuna kadar geldik o dönem. o arada boş geçen 2 yılda riekerink gibi bir isim bile güvenoyu alabildi camiadan. ancak geçen sezon terim'in ayrılışından sonra işin rengi çok farklı. 2022, 2016 gibi değil. en son 2019'da şampiyon olmuş, üstüne terim'le yolları ayırmış bir galatasaray var. bu galatasaray, "kim şampiyon oluyorsa olsun" kafasında hareket etmiyor ki bu çok doğal. olması gereken. 2016 riekerink'in şansı, 2022 ve 2022'nin ortamı torrent'in şanssızlığı oldu özetle.

    bir kez daha söyleyim son olarak; bu bir torrent güzellemesi veya savunması değildir. torrent'in galatasaray'da göreve gelmiş olması bile başlı başına onun için bir şanstır. ancak yakın geçmişteki farklı bir örnekle karşılaştırıldığı zaman, torrent'in şanssız bir tarafı olduğu da bir gerçektir. torrent 2016'da guardiola'nın yanından ayrılıp hamza hamzaoğlu veya mustafa denizli yerine galatasaray'da göreve gelseydi, havalimanında davul ve zurna ile de karşılanabilirdi. mümkündü bu. camia (belki ben de dahil) daha fazla tolerans gösterirdi. tahammül edilirdi. torrent'in kadersizliği yerine geldiği ismin büyüklüğü, içinde bulunulan sezon ve yılın devamında galatasaray'ın bir bütün olarak şampiyonluk için değişim isteği gibi konular oldu. bütün bunlar da sonunu getirdi.
  • 3303
    fatih hocanın sıfır bonservisle takıma kazandırdığı kerem olmasa, muhtemelen tarihe galatasaray’ı küme düşürmüş td olarak geçecekti.

    takımın başına getirilmesi skandal kendisine 1.7 milyon euro verilmesi çok daha büyük skandal.
    hatırlatalım, buna bu parayı veren yönetim 1 milyon euro’yu denkleştiremediği için gedson’u transfer edemedik.
  • 3305
    evlerden ırak bir antrenör. 5-0-5 diziliminin mucidi. galatasaray'da kendisinin geldiği dönemde bir "orta saha yok" yangını alıp başını gitmişti. kendisi de "madem orta saha yok orta sahaya adam koymayayım" taktiğini benimsemişti.

    benim, galatasaray'ı çalıştıran teknik direktörler* arasında gördüğüm en vasıfsız olanı kendisiydi. zaten tek vasfı vardı, o da guardiola'nın yardımcısı olmak. piyasaya ilk bu isimle düşmüştü.

    bir grup taraftarımız ise ismini dahi bilmediği bu adamı sırf bu sıfatından ve terim'den sonra gelmesinden dolayı baya bir savunmuştu. terim gönderilirken "galatasaray büyüklüğü" nidaları atılmış, ardından sadece guardiola referansı olan bu adama koskoca galatasaray emanet edilmişti. bu zat da her konuşmasında hocaya laf etmiş, ülke futboluna laf etmiş, üst perdeden konuşmuş ve galatasaray'a dahi üstten bakmıştı. şu anda ise o beğenmediği türk futbol ortamından medet umar halde hala ülkede takılıyor. biliyor çünkü artık kendisine yardımcı antrenörlük teklifi bile gelmeyecek dünyanın hiçbir yerinden.

    edit: terim döneminde aralıksız hakem katliamlarına maruz kalmıştık. bu adam döneminde ise bu hakem katliamları bıçak gibi kesilmişti.
  • 3307
    galatasaray ve türkiye'nin gelmiş geçmiş ve muhtemelen gelecek en büyük en efsanevi teknik direktörü fatih terim'i akıllarınca küçük düşürmek için halen bile pusuda bekleyenlerin yeni sembollerinden. herkesi kendileri gibi görenlerce olmayan şeyleri olmuş gibi gösterip koskoca fatih terim'e trollük yapacak seviyeye düştüklerini galatasaray ile ilgili olan bu platformda göstermelerine artık diyecek ne kaldı bilmiyorum. ama ben galatasaraylıyım diyen insanların bu şekilde bir tarzla yazmalarına kayıtsız kalmak da istemedim. açıkça söylemek gerekirse akıllarınca fatih terim'e ayar vermek için getirilen bu adam bu kulübün en dip noktalarından biridir bana göre. kendisinin dönemi hafızadan silinilmesi gereken bir dönemdir sadece. daha da konuşulması gereksizdir.
  • 3308
    hakemler tarafından iltimas geçildiğini belirtmenin anlamsız olduğunu düşündüğüm manasız pas futbolu sevdalısı futbol kişiliği. terim'in yapamadığını aynı tarzı deneyeceğini bile bile o ortamda kendisinden beklemek abesle iştigaldi. öte yandan hakemlerin de, tff'nin de derdinin galatasaray olduğu bu sene netleşmiş olmalı artık. fatih hoca'yı verin bu iş çözülsün diye bir olay yok yani. buna inandıysa da sosyal medya ve sözlüğü tesiri altına alıp akıl tutulması yaratmış, hocayı da etkileyip 40 oy farkla seçilmiş "elmas" başkan inanmıştır anca. o yüzden kesin hükümlerle konuşup renktaşları etiketlememekte fayda vardır.
  • 3309
    dönemin başkanı burak elmas ve yöneticileri tarafından galatasaray'ımıza getirilen teknik direktördür. buradaki bir çok yazarın bu büyük camiada ne düzeyde görev aldığını merak ettirmiştir. iyidir, kötüdür, şanslıdır, şanssızdır vs bu konulara hiç girmeden fatih terim sonrası gelmenin dezavantajını sonuna kadar yaşamıştır. en başından beri hiç destek alamamıştır.
  • 3310
    insanın bazen gereksiz dönemleri olur. ilerleyen zamanlarda hatırlamak bile istemez. hatırlarsa da sinirlenir kendisine, “yav bunu ben niye böyle yaptım” diye kendine çemkirir. çoğu zaman da hatırlamaz zaten. hafızanın gereksiz bir köşesinde kalır o dönem.

    torrent dönemi de insanın bu dönemini andırıyor bana. “yav bu adam niye geldi, niye böyle bi şey yaşadık” diye kendime sorup sinirleniyorum. o yüzden hatırlanmak istenmeyen olaylar silsilesine kendisini ekledim.

    halen kendisini savunan varsa, allah ailelerine sabır versin. başka da bir şey söyleyemiyorum gerçekten.

    riekerink bey, torrent’e göre hoca kere hoca’dır. torrent’e göre klopp seviyesindedir hatta.
  • 3311
    teknik direktör olmayıp galatasaray'da teknik direktörlük yapma saçmalığına mazhar olma kontenjanından geldikleri için riekerink ile kıyaslanması çok yanlış olmayan sözde teknik direktör.

    ancak şu var ki jan olde riekerink her daim kendisinden iyi hatırlanacaktır. en azından takımdaki bazı kangrenleri ilk transfer döneminde kesip atarak şahsi kariyerine oynamayıp kulübün memfaatine bir iş yapmıştı. bu adam ise genç futbolcularımıza süre vermeyip sırf kendi şahsi puan ortalamasını yükseltmek uğruna iddiamız olmayan bir ortamda veteranlarla maça çıkan bir kişiydi. kalsa babel ile falan sözleşme uzatacaktı allah korudu. körelttiği genç futbolculara hiç girmiyorum bile.

    teknik taktik yeterliliği tartışılır ancak jan olde riekerink hizmet ettiği kulübün de iyiliğine adımlar attığı için futbol adamlığı anlamında gözümde kendisinden daha üstündür.
  • 3312
    takımımız adına tarihin en kötü başkanı burak elmas ve tarihin en kötü yöneticisi ışıtan gün tarafından görevden getirilmiştir. göndermek içinde bir çok görüşmeye rağmen anlaşmaya yanaşmamış, bize hem sene başı en önemli şey olan zaman ve para kaybettirmiştir. bu sebepten bile kendisini iyi anmıyorum. zaten iyi anmak adına herhangi bir saha içi başarısıda yoktur. yaşandı ve bitti bu da bize ders olsun.
  • 3313
    kendisini sol framede +10 üzerinde entry ile gördüğümde bir takımın başına geçti zannettim. geçmemiş.

    bu adamın avrupa’da çalıştırdığı ilk ve tek takım biz olacağız galiba.*

    barça maçı öncesi bjk maçında korkudan dolayı hiç rotasyon yapmayan; barça maçında da 70’den sonra adım atacak hali kalmayan takımımızı çalıştıran; halen daha teknik direktör demeye dilimin varmadığı antrenör.

    kendisi babel’in takımda kalmasını istiyordu
  • 3314
    ısrarla bizi küme düşürmekten kurtardığı iddia edilen teknik direktör.

    övebilmek için başka da elle tutulur bir şey yok zaten. şimdi ben de fatih terim kalsa avrupa'ya giderdik desem ne olacak? ne farkı var ft kalsa küme düşerdik demekten?

    hakemlerin geçen sene ilk devre vermediği penaltıları torrent sonrası veriyor olmalarıydı en büyük fark, maçları da öyle kazandık zaten. takım öyle sinmiş ve özgüvensizdiki penaltılarımız verilmiyor biz de düştükçe düşüyor ve skor üretemiyorduk.

    özgüvenini kaybetmek futboldaki en tehlikeli durumdur, torrent geldikten sonra bize özgüven kazandırabilseydi gerçekten takdir ederdim ama iki ay ses çıkarmayıp takımı toparlayamayınca, "geldiğimde bilgisayar yoktu." diyen bir adamın adını dahi anmaya gerek yok. bunu ilk gün söylese ya da geldiğinde bunu görünce görevi kabul etmese kendisine daha çok saygı duyardım.

    bizden önce de bir başarısı yok ilk adam olarak, bu adamı bu kadar büyük yapan ve hala övülebilmesini sağlayan ne acaba, merak konusu.
  • 3316
    sözlükte ne zaman şu adamın ismini görsem içimde ve beynimde aynı anda karıncalanma oluyor. ister istemez bu karıncalanma dile sinkaf olarak yansıyor. adamın yüzünden, fiziğinden, isminden yani açıkçası her şeyinden rahatsız oluyorum. nerden buldular geldiler bu adamı bize. ya hala daha geçen senenin hatalarını tartıştığımız platformun baş öznesi bu ispanyol. sağ yukarda "ben" yazısına bile tıklamak istemiyorum. sırf bu adamın ismini görmeyeyim diye. ama ne yaptık ettik yine bu adamın başlığına geldik. ne kadar kötü bir spor adamıymışsın sen ya. hala travmalarını atamıyoruz. "hocamız ile görüştük, gedson'u alacak paramız var ancak boşuna açılmak istemiyoruz. kendisine gerek olmadığını düşünüyoruz" temalı bir konuşma yapmıştı en kötü ikinci başkan burak elmas. hangi hoca babacım, nerde bu yoğurdun bolluğu? hoca diye başımıza getirdiğin adam kerem olmasa bizi küme düşürüyordu. çok net şekilde kerem aktürkoğlu sayesinde ligde kaldık.
    şimdi gedson bize gelseydi gelmeseydi tartışması var. aanholt'un o geldikten sonra hızla düşen performansı var. boey'in topçu değil dediği ve kadroya almadığı gerçeği var. saymakla bitmiyor, tansiyon çıkarıyor. bir de hala türkiye piyasasında iş bulmayı umduğu için buralarda cirit atıyor. tabi aldığı paralar burak elmas'ın cebinden çıkmadı ki. galatasaray'ın malı deniz nasıl olsa.
  • 3321
    çok özlediğim canım hocam. büyük hizmetlerin oldu. babel'e süre verdin, pva'yı takımın beyni yaptın, omarı futbola döndürdün, boey'i tımar ettin, taraftarı tımarhanelik ettin. adam bir kere yediğinden fazla atacaksın mantığını oturttu takıma. her maç eksi 3'le başlayınca takım, gol atmayı öğrendi. hakemler bile doğrama modundan, 'ah yazık' diyerek kollama moduna geçti. küme düşüyorduk yahu.

    torrent-ışıtan-elmas. dünya standartlarında bir teknik direktör, avrupa'da başarılı bir takım sahibi ve avrupai bir başkan. rabbim nelerle sınadın sen bizi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın