resim
Burak Yılmaz
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:40
Uyruk:Türkiye
  • 1554
    gerek 23 eylül 2012 galatasaray akhisar belediyespor maçındaki ilk golunden sonra asisti yapan emre colak'ı sırtına alması..gerek 2. golu atmayıp sercan'a vermesi ve sonrasında gidip sarılması takımı giderek ne kadar sahiplendigini gösteriyor. o bize ısınıyor bi ona ısınıyoruz ve kendisine 3. sınıf topcu, anadolu klübü forveti yakıstırmasını yapanları gün ve gün susturuyor. aslanım burak ! helal olsun sana !
  • 1558
    zaman gazetesi'nden behram kılıç kendisi hakkında güzel bir haber yapmış.

    http://zaman.com/haber.do?haberno=1349804

    --- alıntı ---
    takastan krallığa
    behram kiliç - 25.09.2012
    fenerbahçe ve beşiktaş'ın transfer sezonlarında takasta kullandığı burak yılmaz, teknik direktör şenol güneş'le ivme kazandı. avrupa'ya giderken yolu florya'ya düştü. şimdi galatasaray'ı sırtlıyor. başarılı oyuncu, attığı 4 golle nasıl bir sezon geçireceğinin sinyalini verdi.

    "avrupa seviyesinde göze batacak bir oyuncu. gelişim göstermek isteyen futbolcular burak'la konuşsun. ne yapmışsa onu yapsın, gelişim kaydederler." geçen sezonun ortasında bu sözleri trabzonspor teknik direktörü şenol güneş sarf etti. oyuncu ayırmak hocanın tarzında yoktu. ama burak'ın yaptıkları güneş'i de mest etmişti. nasıl etmesin ki? önceki sezon attığı 19 golle trabzonspor'un şampiyonlar ligi'nde yer almasında büyük rol oynayan oyuncuydu. geçen sezon ise attığı 33 golle hem gol kralı oldu hem de bir sezonda bordo-mavili forma ile en çok fileleri sarsan isim olmayı başardı.

    2009-10 sezonunun devre arasında bordo-mavili takımda oynayan gökhan ünal'ın 3 milyon 200 bin euro karşılığında f.bahçe'ye satılmasıyla trabzon macerası başladı burak'ın. f.bahçe onca paranın yanı sıra burak'ı da bonservise sayıyor ve bedava veriyordu trabzon'a. daha önce oynadığı kulüplerde kendisinden bekleneni veremeyen bir oyuncuydu o. trabzon macerası merakla bekleniyordu onun.

    1985 doğumlu burak, futbola 13 yaşında antalyaspor'da başladı. en büyük şansı, babası fikret yılmaz'ın beşiktaş'ın eski kalecilerinden olmasıydı. bunun yanında antalya'da ona güvenen teknik direktör coşkun demirbakan'ın da emeği ayrıydı.

    16 yaşında 2. lig'deki antalya-spor'un forması ile 4 yıl ter döktü. bazen forvet oynadı, bazen forvet arkası. 2005-06, kendisini türkiye'ye gösterme şansı bulduğu sezondu. 2. lig'de antalya formasıyla 24 maçta 9 gol kaydetti. hatta fatih terim tarafından a millî takım'a alındı. aynı sezonun devre arasında beşiktaş'ı çalıştıran jean tigana'nın dikkatini çekti. transferi için antalyaspor ile görüşmeler yapılmış, ancak yılmaz vural, bu transfere izin vermemişti.

    sezon sonunda ise bu transfer gerçekleşti. burak, gençlere değer veren tigana ile yeni ufuklara yelken açmak için istanbul'un yolunu tuttu. sadece 20 yaşındaydı ve kendi deyimiyle futbolu yalnızca yetenekleriyle oynamaya çalışan bir oyuncuydu. beşiktaş'ta arzuladığı ortamı bulamadı. toplam 43 maç oynadı, goller attı. beşiktaş'taki ikinci sezonunda takımın başına gelen ertuğrul sağlam'ın da gözüne girmeyi başaramadı.

    2007-08 sezonunun devre arasında beşiktaş, manisaspor'dan holosko'yu almak için 5 milyon euro'nun yanında koray avcı ve burak yılmaz'ı da bu takıma verdi. burak bu transferi gecenin bir yarısında televizyondan öğrendi. o an morali çok bozuldu. hatta futbolu bırakmayı bile düşündü. oysa ne hayallerle gelmişti beşiktaş'a. ama toparlandı. toparlanmasında babası fikret yılmaz'ın yanı sıra manisa'daki takım arkadaşı selçuk inan'ın da rolü büyüktü.

    aragones beni de feneri de bitirdi

    manisaspor'da yeniden bir çıkış yakaladı. takım küme düşmesine rağmen gösterdiği performans ona bir kez daha istanbul kapılarını açtı. bazı şeylerden ders çıkarmış ve belki de birilerine kendisini kanıtlamaya çalışan bir burak yılmaz olarak istanbul'un yolunu tuttu. ama sarı-lacivertli takımı ispanyol luis aragones çalıştırıyordu ve asla ilk 11'ini değiştirmiyordu. burak, f.bahçe macerası sona erdikten sonra şöyle diyecekti: "aragones, hem beni, hem f.bahçe'yi, hem de kendisini bitirdi."

    f.bahçe'den eskişehirspor'a kiralık gitti. 2009-10 sezonunun ilk yarısını eskişehirspor'da tamamladı. 13 maçta 1 gol attı. sonrasında da bir kez daha takasta kullanılan bir oyuncu olmaktan kurtulamayarak trabzon'un yolunu tuttu. burada sezonun son maçında f.bahçe'ye attığı golle tarihe geçti. burak, bursaspor'u şampiyon yapan o gol için 'ilahi adalet' diyecekti.

    2010-11'de ise trabzonspor'un diğer gol silahı umut'a yakın, tamamlayıcı forvet gibi oynadı. bu değişiklik ona doping etkisi yaptı. geçen yıl da 33 gol atarak gol kralı oldu. bu başarıda takımın tüm sistemini onun üzerine kuran şenol güneş'in payı büyüktü. golcü oyuncu bir röportajında şöyle diyecekti: "kötü oynadığım maçlar olmadı mı? oldu; ama o beni başka yerlerdeki gibi silip bir kenara atmadı."

    hedefi avrupa'ya açılmaktı. ama şartlar onu g.saray'a getirdi. süper lig'de oynadığı 4 resmi müsabakada 4 gol atarak da sarı-kırmızılı ekipte nasıl bir sezon geçireceğinin sinyalini verdi.

    --- alıntı ---
  • 1565
    23 eylül 2012 galatasaray akhisar belediyespor maçında istese kendisi rahat rahat gol atacakken sercan yıldırıma attırdığı gol bir cok seyin cevabı niteliğinde olan futbolcumuz.

    burak yılmaz icin bencilin teki yorumları yapanların bir taraflarında ciddi bir oyuk acmıstır yaptıgı asist. ayrıca 3. golde aynısını hamit altıntop da burak yılmaz icin yapmıstır.

    işte bu durum oyuncunun değil, aslolanın galatasaray olduğunun futbolcularımızın bilinclerinde nasıl büyük bir yer ettiğini gösterir bir durumdur. istese burak krallık yarısını düşünüp atardı o golü kendisi, istese hamit ilk golum olsun taraftarla iyice kenetleniyim derdi ve atardı o topu kaleye. ancak ikisi de kişisel hırslarından ne kadar sıyrıldıklarını, önemli olanın gol atan oyuncu değil de armanın kazanması olduğunu benimsediklerini herkese gösterdiler sağolsunlar. işte bu yardımlasma duygusudur bizi gecen yıl basarıya ulastıran. tabiiki bu yıl ve önümüzdeki sezonlarda da ulastıracak olan..
  • 1566
    johan elmander'i çok sevdik, melo'yu da severiz, selçuk'a bayılıyoruz falan ama, benim son yıllarda galatasaray'da izlemekten en keyif aldığım futbolcu kendisi. transfer olduğu gün trabzonluların, fenerlilerin, beşiktaşlıların mesajlarını okuyup gülme krizine girmiştim tribündergide, daha bize gelmeden, daha golünü bile atmadan. hepsine teker teker koyduk bu transferle çünkü, kendisine karşılık gökhan ünal ve üstüne para verenlere, holosko'yla takasa girenlere, bu kadar patlama yapacağına inanmayıp sözleşmesine 5 milyona serbest kalır maddesini koyanlara... daha transferinin ilk günü sezon içinde olacakları tahmin edebiliyordum çünkü. nitekim öyle de oldu. golleri attıkça çıldırıyorlar, birine değil üçüne birden koyuyor, inanılmaz hoşuma gidiyor. saraçoğlu'nda milli maçta ıslıklıyorlar, o bile hoşuma gidiyor. gülüyorum, kendisi de gülüyor. deliriyorlar, delirtiyor. keyifle izliyorum. yardır aslanım.
  • 1569
    23 eylül 2012 galatasaray akhisar belediyespor maçında sercan'a attırdığı golü izlerken aklıma direk trabzonspor'da oynadıkları dönem umut'a attırdığı gol geldi. umut'a attırdığı gol umut açısından çok önemliydi çünkü umut 99 golde kalmış, 100. golün stresi ile uzun zamandır gol atamıyordu. hemen hemen sercan'a yaptığı asistin benzerini yapıp umut'u çok sevindirmişti.

    http://www.youtube.com/watch?v=XTEXt1KRLhw
  • 1571
    28 eylül 2012 orduspor galatasaray maçı, galatasaray kariyerindeki ilk kötü oynadığı ve eleştirilebilecek maçı olmuştur. galatasaray taraftarının genel özellikleri de düşünüldüğünde başlığın coşmasını beklerdim ama ne güzel ki kendisine sarmamışız. hali hazırdaki en komple türk forveti durumunda, umut bulut form düzeyi olarak kendisinden iyi diye, genel olarak umut burak'tan iyi forvet demek yanlış olur. transfer gerçekleştiği zaman sanırım hepimizin kafasındaki forvet ikilisi burak-elmander olurdu, fakat umut öyle bir giriş yaptı ki, kendisini kesmek olmazdı. burak-elmander ikilisi de şu ana kadar beklenen uyumu sağlamadı, sanırım burak'ı biraz daha bekletmek yararlı olacak, ama terim'in tercihi elmander'i kesme olacaktır büyük ihtimalle.

    burak konusunda taraftar olarak biraz temkinli olsak fena olmayacak. biz her iyi oyuncumuza, dünya starı muamelesi çekersek, onlar da öyle düşünmeye, öyle davranmaya başlarlar. oyuncu karakterleri de bunda etken. 2 yıldır selçuk inan için barcelona'ya koysan oynar, xavi'den daha iyi deniyor, ama en ufak bir etkilenme olmadı, çünkü adamın doğası farklı. ama burak öyle bir adam değil. trabzon'da yaptıklarını galatasaray formasıyla yapsa, ciddi ciddi ronaldo kıyaslamaları yapılırdı, orada tamamen trabzonspor forması giymesi bunları engelledi. ama herkesin korktuğu, geçmişte de başarılı olmasını engelleyen 'istanbul' etkeni, bence gece hayatından öte, tamamen işin bu yönüyle alakalı. taraftar ve basın, gereksiz iltifatlara, pohpohlamalara, ya da tam tersi, abartı eleştirilere müsait burada. bizde de iyi kötü gollerle başlaması sonunda, saha içinde kendini takımın 1 numaralı futbolcusu olarak gören bir burak yılmaz görmek, sezon için en büyük dezavantajımız olur.
  • 1573
    bu adamın en büyük sorunu ne bitiriciliği ne gücü ne de başka bişeyi bu adamın tek sıkıntılı yönü toplara koşmaması. bir forvetin en önemli vasıflarından biriside topu beklememesi yani topa gitmesidir. ama burak'a bakıyoruz hava toplarında bile o fiziğine o gücüne rağmen topu bekliyor ve indirmesi gereken birçok topu indiremiyor. 28 eylül orduspor galatasaray maçında da ben bir tane top indirdiğini hatırlamıyorum.
  • 1575
    5 atabileceğimiz maçlarda 3 gol atması yerine, gol atmakta sıkıntı çekeceğimiz maçlarda 1 gol atmasını istediğim forvetimiz.

    2012-2013 futbol sezonunun başından beri 4 gol atmıştır ama bu maçlarda zaten biz gol bulmuştuk ve burak yılmaz olmasa yine bulurduk.

    ancak 28 eylül 2012 orduspor galatasaray maçı'ında görüldüğü üzere gol bulmamız imkansızın ötesindeydi. kapanmış ve sert oynayan bir takım. işte ben böyle maçlarda gol pozisyonlarını değerlendirmesini istiyorum. gol kralı olmasın. 10 gol atsın ama bu 10 gol olmazsa şampiyonluk olmazdı diyebileceğimiz goller atsın.
App Store'dan indirin Google Play'den alın