resim
Burak Yılmaz
Görev:Teknik Direktör
Takım:Gaziantep FK
Yaş:40
Uyruk:Türkiye
  • 8994
    geçenlerde takım için oynamadığı sürece kendisini sevemeyeceğimi söylemiştim.

    transfer dedikoduları da çıktığına göre kendisi hakkında 10uozledik ile yaptığımız, tartışmadan ziyade fikir alışverişinde söylediğim şeyleri bir kere de burada belirtmek istiyorum.

    sevelim, sevmeyelim kendisi son 5 yılda türkiye liginde en çok gol atan futbolcudur. bu tartışılabilecek bir husus değil, realite.

    öte yandan burak'ın takıma etkisine amerikalıların takım sporlarında +/- rating olarak tanımladığı "oyuncunun oyuna etkisi" açısından bakarsak aslında gol istatistiğinin gösterdiği derecede (+) impact yapmadığını, hatta (-) impact bile yapmış olabileceğini düşünüyorum. zaten alex ferguson'un da dile getirdiği gibi "istatistik mini eteğe benzer, bir sürü şey gösterir ancak asıl görmen gereken şeyi göstermez".

    burak iyi forvet/kötü forvet konusu uzunca tartışılabilir. ben bu tartışmada burak'ın forvet olmadığını, "golcü" olduğunu savunuyorum. fm tabiri ile poacher diyebiliriz. günlük kullanımda ise forvet sadece sahada gol atan adam değildir. bir sürü ekstra özelliği olmalıdır; burak'ta ise, az sonra aşağıda açıklayacağım gibi bu özellikler yok. dolayısıyla burak yılmaz'ı -misal veriyorum isimlere takılmayın- karim benzema, thierry henry, wayne rooney, diego costa gibi adamlarla karşılaştırmak mümkün değil. benim futbol anlayışıma göre burak yılmaz, filippo inzaghi'nin daha hızlı koşanı ancak daha az bitirici olanı.

    şimdi; özellikle tek forvet oynadığı dönemde veya tek forvetli bir sistemde neden (-) impact yaptığına gelelim. esasen bunların çoğu yukarıda da yazdığım gibi burak yılmaz'ın forvet değil golcü olmasından ileri geliyor. burak yılmaz:

    1) oyunun sıkıştığı anlarda savunmanın rasgele dikerek uzaklaştırdığı topları alamıyor. kendisi kafaya çıkmadığı veya faul yaptığı için topu alamadığı gibi, topa giden defansı bozmadığı için rakibin de topu ilk hamlede almasına, yani arkaya doğru hamle yapmamasına, dolayısıyla savunma daha atağı taze savuşturmuşken rakibin yeni atak başlatmasına sebep oluyor. haliyle başka bir forvetin bozabileceği top geri dönüyor ve ben o sırada çıkamadığım için belki bir pozisyon eksi yazıyorum. maç boyu en az 5 tane böyle pozisyon oluyor.

    2) yine yukarıda belirttiğim eksikliğinden ötürü, özellikle aut kullandığımız pozisyonlarda kaleci degajları savunmadan duvar misali sektiği için takım olarak ileride organize olabilmemin tek yolu savunmadan kısa paslarla çıkmak oluyor. semih-chedjou x 8 selçuk semih x3 derken benim kendi yarı sahamı geçmem yaklaşık olarak 45 saniye sürüyor rakip topu auta attığında. yapacak başka bir şey de olmuyor zira alternatifinde (degaj yapılırsa) topu rakibe kaptırıyorum.

    3) yukarıda 1 ve 2 de yazdıklarım her zaman olan şeyler değil. arada çıkıp bu toplara kafa vuruyor, ancak o topa sırf adet yerini bulsun diye çıktığından o top asla benim adamlarıma gelmiyor. bu önemli; zira ersun yanal ve ismail döneminde fenerbahçe'nin bütün atak sistemi diri forvetlere dikilen topları orada tutmaları ve atağı ileride başlatmaları idi. forvet topu tutabilirse tüm takım ona yaklaşır ve farklı opsiyonların doğar. ancak burak takımdan ziyade kendini düşünerek hareket ettiğinden ve "başkası atacağına ben atayım" mantığına sahip olduğundan, malesef 2. bir forvet ile oynamadığımız zaman bu opsiyon tamamen ortadan kalkıyor. işte her ne kadar şu anki kadro 4-2-3-1'e çok yatkınsa da fatih terim'in 4-4-2 sistemi ile başarılı olmasının sebebi, 1-2 ve 3 numaradaki forvet görevlerini diğer forvetin yapıyor oluşu idi. yoksa 4-2-3-1 daha oturaklı taktiktir, ancak bu opsiyonların kapanınca hiçbir işi doğru düzgün yapamıyorsun.

    4) ceza sahası önünde duvar olabilme ihtimali yok. dolayısıyla sırtını dönüp yandan veya çaprazdan gelen topları yay üzerine atamadığından sneijder, podolski ve selçuk gibi topa vurabilen adamlarımın bu opsiyonunnu tamamen kapıyor. bunun için 2 metre olmanıza veya sıfatınızın pivot olmasına gerek yok. halı sahada bile herkesi başarıya ulaştıran bu oyun bir mental eylemdir, ancak kendisi ben atayım dediği için zaten böyle bir görev üstlenmiyor. dolayısıyla şut şansım da sağdan sola, soldan sağa paslar ile şuta sokma veya arkadan topla çıkan adamın şut çekmesi olarak kalıyor.

    5) sorun sadece alıp geri oynamak değil. false nine taktiğinde çok kullanılan kanat oyunlarından bir tanesi kanat adamının forvete pas atması ve forvetin defansı üstüne çekip topu koşu yoluna plase vuruşa bırakmasıdır. ancak yukarıda 4 numarada yazdığım oyun gibi burak bunu da yapamadığından, bu opsiyonu yasin içeri girip sneijder'in önüne bırakarak yapıyor. zaten burak burada false nine olarak kaleye sırtını dönüp geri gelmediği; altı pasa koştuğu için bu opsiyonu da tıkıyor.

    6)doldur boşalt anlarında chedjou'dan daha etkisiz. zaten kendi gol sistemi savunmanın arkasına kaçmak olduğundan, yerleşik savunma içerisinde tek forvet ise eziliyor. yanında başka forvet varsa o, defansı üzerine çektiğinden boşluk/pozisyon bulabiliyor.

    7)mental olarak savunmanın arkasına kaçtığı için -ki bu taktik gol krallığında işe yarıyor, inkar edemeyiz- tek forvet oynayan takımların faydalandığı, yukarıda yazdığım birçok varyasyondan faydalanamıyoruz. hele rakip kapalı defans oynuyorsa arkada kaçacak boşluk bulamadığımız için haliyle tek gol arama yöntemimiz (bireysel şutlar dışında) orta gol oluyor. inkar edemem son dönemde geliştirdi ancak burak hava toplarında ne dominant ne de precise bir vuruşa sahip. ligdeki stoper kalitesinden fark edilmese de, özellikle avrupa'da kalburüstü takımlara karşı gol bulmakta ne kadar zorlandığımız malum.

    8)burak sahada olduğu için burak'a kitlenen selçuk'un verimi %30-40 düşüyor. fatih terim'in birinci senesinde (buraksız dönem) attığı paslara ve pas dağılımına/burak sonrası pas dağılımına bakarsak bunu çok net anlıyoruz. benim kanaatim selçuk inan'ın hepimizin özlediği ve xelçuk olduğu dönemdeki oyunu ile bugünkü oyunu arasında tek fark bu. verimi ciddi anlamda düşüyor. "selçuk neden ilk sezon oynadığı topu oynayamıyor" sorusunun cevabı da işte bu. şimdi "abi burak sakatken de gördük selçuk'u" diyenler olabilir, ancak burak sakatken yerine umut'un oynadığını ve umut'un burak'ın yapabildiği şeyleri de yapamadığını dikkate aldığınızda kendisinin kıstas olamayacağı son derece açık.

    9)kaçacağı yeri bilmiyor ve bu yüzden defansı üzerine çekip takım arkadaşına da boşluk yaratamıyor. temel öğretide kanattan topla koşan adamla birlikte koşan forvet, doğrudan altıpasa koşup savunmayı da kendisi ile birlikte gömmez. daha net anlatayım. topla koşan sağ kanat x, forvet y, sol kanat oyuncusu da z olsun. şimdi ideal futbolda x kendi kanadından bindirirken, y ya x'in önüne doğru kanada koşar ve bu şekilde x'in diğer kanattan giren z'ye pas vermesi halinde z'nin önünü açar, ya da ters kanada koşup defansı çekerek x'in karşısındaki adamı geçmesi halinde gol pozisyonuna girmesini sağlar. video aradım ama üşendim şimdi. burak altıpasa doğru koştuğu için haliyle defans da gömülüyor ve pozisyon heba oluyor çoğu zaman.

    10)bence duracağı yer bilgisi de eksik. sanırım bir tek ben kendisinin çizgiden girilen oyunda kale içine koşmasına takılıyorum. normalde forvet bu durumda altıpas çizgisinde, yani kanattan giren adamdan daha geride durur ancak kendisi kale içine giriyor.

    bunlar tamamen kendi kusuru mu? değil diyebiliriz zira senelerce kendisini kanatlarda oynattılar forvet kültürü ve bilgisi ile büyümedi burak.

    yukarıdakilerin özeti: burak savunma arkasına iyi kaçan ve gol vuruşu yapabilen bir adam. oyundan çok çabuk düştüğünü tüm takım arkadaşları bildiği için burak küsmesin diye nice pozisyonlar harcıyoruz ve esasen şartlı oynuyoruz.

    öte yandan forvet menşeli kaliteli bir adam, sana yukarıda saydığım bütün bu farklı gol opsiyonlarından faydalanma imkanı tanıyor. bu şekilde burak'ın 20 tane attığı takım toplamda 60 gol atabilirken, yukarıda saydığım işleri yapabilen forvet belki sana 14-15 gol atacak ancak takım olarak gol sayısı 70'lere çıkabilecek. reel örnek ile anlatayım; elmander-baros-necati forveti ile başladığımız 2011-12 sezonunda lig standardına göre bu kadar dominant bir takımımız yoktu ve 69 attık. takımda ön plana çıkan golcü yoktu ama takımda kelimenin tam anlamı ile herkes gol attı. 2012-13'de 60, 2013-14'te 59 ve 2014-15'te 60 gol attık. 2011-12 sezonunda şartlanma olmadan takım oyununun + katkısı ile sadece 24 gol yerken, bu sene kapan allah kapan 6 maçta üst üste gol yememiş olmamıza rağmen 35 gol yedik.

    bu noktadan hareketle bugün gündeme düşen transfer dedikodusuna gelelim;

    burak yılmaz için roma ve 8 milyon euro deniyor. burak, fffp king ünal başgan sağ olsun iyileştirilen sözleşmesi uyarınca 2019 yılına kadar yıllık ortalama 2.875.000 euro alacak. bu da, toplamda 11.500.000 euro demek. özetle; dedikodu şeklinde dönen rakama satılması halinde burak'ın yerine alınacak forvet için bütçe 20 milyon euro. bu paraya da yukarıda saydığım hususların en azından bir bölümünü yapabilen iyi bir forvet alınabilir ve kendisinin (+) impact'i ile ciddi işler yapabiliriz.
  • 14165
    futbolculuğundaki mücadelesi ne kadar saygı duyulası ise taze teknik adamlık deneyimi de o kadar saygısızca başladı.

    maç önü ve sonundaki tuhaf açıklamaları yetmezmiş gibi üslup da dip seviyelerde. ağzını yayarak aaabiii ne? hamına mamına ne mesela. ilk defa duydum uydurdu herhalde.

    bayağı boş bir adammış. bu kafa yapısı değişmezse hiç bir şey olmaz ondan. muhtemelen 1-2 maç sonra da gönderilir.
  • 13950
    galatasaray veya onun herhangi bir değeriyle alakalı olan açıklamalarının çok dikkate alınmaması gereken eski futbolcumuz.

    yakında futbolu bırakacak ve kendisine bir camia arayışında ve kendisini en kolay şekilde kabul ettirebileceği camia ismini duyduklarında midelerinin bulandığını söyleyen beşiktaş camiası. galatasaray ve trabzonspor camialarının kendisini bağrına basacağını düşünmüyor ki haksız da sayılmaz.

    teorimizi kanıtlar nitelikte olan bu videoyu da bırakalım inceden.
    https://twitter.com/...Q7-pNjBring&s=19
  • 7529
    kendisini elestirmenin boku cikti. abi bizim gercekci hedefimiz ne zaman sampiyonlar ligi sampiyonlugu olmus ya? bizim gercekci hedefimiz ceyek final, ulasilmasi zor hedefimiz yari finaldir. final ancak utopya kalir. arap ve rus sermayesinin yaninda madridler barcalar var avrupada abi, bizden once yirmi tane takim var o kupayi alacak. biz ne zaman madrid olduk amk? barcayiz da haberimiz mi yok? kabak tadi verdi hergun burak yilmaz basliginda hava topu hakimiyeti sirti donuk top tutamama calim atamama first touch eksikligi gibi seyleri duymak. yeter amk sozlugu aciyorum burak yilmaz yetersiz, sozlugu kapiyorum burak yilmaz bizim seviyemiz degil. ben de galatasarayliyim. ben de takimimi canimdan cok seviyorum. ama galatasaray bir chelsea degil, bir real madrid degil. surda on milyon euro sicak para ayagina sneijderi satmayi dusunen bile bi ton insan vardir. duzgunce aynaya bi bakin, dev aynasina bakmaktan vazgecin. galatasaray icin burak yilmaz gayet iyi, sadece yanina bi tane daha iyi adam lazim. sanki diger mevkilerde yaya toure, sergio ramos, robben, dani alves var da burak yilmazi beğenmiyor pasalar.

    ne zamanki arap sermayesi gelir galatasarayi alir, arkaya toure kanatlara robbenle bale gelir, savunmada tiago silva gelir o zaman burak yilmaza kufredersiniz. ama yeter abi hicbiseyden memnun olmayan yazilar okumaktan bana gina geldi size hic mi gelmiyor? adam elli metre deparla gol atiyor. mac sonu buraya geliyorum ne yazmislar diye; bu kez gol atti ama balina atti first touch eksik galatasaray seviyesinde degil bla bla okuyorum. yeter yahu. yillarca hedefi muasir medeniyetler seviyesi olup da ona asla ulasamamis ulkemin icindeki ezikligin futbol yansimalari da bunlar oluyor heralde. baska yere konduramiyorum.

    tanim yapip gidiyim: seneye avrupa kupalarina katilmasinin onunde bile milyon tane fair play engeli olan takimimizin asla ve asla begenilmeyen ve oncelikli sorunu olan forveti.

    not: agir galatasarayliyim.
  • 13540
    kendisiyle ilgili en büyük üzüntüm lazio'dan 17 milyon avro teklif gelince satamamak. yoksa gerisi faso fiso*

    kendisi ve diğer iki lejyonerimiz umarım fransa liginde şampiyon olurlar. büyük emek veriyorlar, sonuna kadar hak ediyorlar. bir de şu zengin çocuğu psg'yi koltuğundan ederlerse değil türkiye tüm fransa sevince boğulur.
  • 2799
    çüküyle gol atmayı felipe melo'dan mutlaka öğrenmesi gerekiyor. gerçi 25 şubat 2013 galatasaray orduspor maçı'nda oralarda bir yerde dolandırıp öyle attı ilk golünü, fakat net bir çük golü istiyoruz artık kendisinden. çünkü 'yapamaz' dediğimiz ne var ise, hepsini tek tek yapıyor. ayrıca fbjklileri danalar gibi böğürttüğü için minnettarım kendisine. o kadar drogbalar, sneijderler geldi, şu adam kadar nasırlarına basmadı hiçbiri. helal olsun 17 numaralı aslanıma. allah başarılarını daim etsin...
  • 11552
    (bkz: 2 ekim 2016 galatasaray antalyaspor maçı) na gelip takımı desteklemiş, atılan gollere bir taraftar gibi sevinmiş eski futbolcumuz.

    fakat "samimi değil!!!!" gibi şeylerle yine tepki çekmiş. biraz rahat olun yahu. adam gelmiş desteğini vermiş, efendi gibi açıklamalar yapmış, gitmiş. neye kafanız takılıyor bu konuda anlamıyorum gayet güzel bir hareket işte, sağolsun.
  • 13371
    18 ekim 2020 lille lens maçında golünü atmış ve böylece fransa'da son 3 lig maçını da boş geçmemiş yerli forvet. bu yaşında hala futbolunun üzerine koyup, ligue 1'de kendini ispatlamaya başlaması türk futbol izleyicileri için nadir bir olay. burak kadar kendini geliştiren bir futbolcu çıkmadı uzun zamandır bu ülkede. 25-26 yaşından sonra forvete evrilen bir oyuncu için burak'ın yaptıkları hiç de azımsanacak şeyler değil.

    https://streamja.com/dm96y
  • 11658
    klasik bir türkiye olayıdır. özellikle istanbul'da oturan ve sıklıkla toplu taşıma araçları kullanan biri hemen hemen her gün bu tip bir olaya şahit olur.

    birçok ülke gezmiş biri olarak bu olayların en çok türkiye'de, istanbul'da yaşandığını üzülerek söyleyebilirim. avrupa'da zaten hiç yok da belki 3. sınıf dünya ülkelerinde yaşanıyor olabilir. tezcanlılık değil bu, millet olarak kafayı yemiş durumdayız. çok saygısız, çok anlayışsız ve çok sabırsızız.

    çok değil, daha 2-3 hafta önce metrobüs şoförüyle yolcunun kavgası sonrası onlarca kişi korkunç bir kaza yaşadı. açıkçası artık illallah ettiğim için gülecek hiçbir şey bulamadım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın