resim
Burak Yılmaz
Görev:Teknik Direktör
Takım:Gaziantep FK
Yaş:40
Uyruk:Türkiye
  • 3251
    tek konuda kızgınım:

    senin arkadaşların haftaiçi 90 dakikalık bir savaştan çıkmış, ve bu savaşta götlerinden ter gelene kadar mücadele vererek real madrid'i devirmeyi başarmışlardır. sen ise cezan sebebiyle bir hafta dinlenme fırsatı bulmuşsun. 13 nisan 2013 karabükspor galatasaray maçında senden patlama yapmanı, kendini parçalamanı beklerken, hele ki son 6 maçımızın da final niteliği taşıdığı bu dönemde böyle vurdumduymaz olmanı kabul edemem. istersen 100 tane gol kaçır, ama bu kadar isteksiz çıkma karşımıza burak.
  • 14285
    karakterinin iyi olduğunu hiçbir zaman düşünmediğim kişi. ne bizde ne de rakiplerde oynarken sevmedim kendisini. hatta kendisinin gelişinin takımımıza zarar verdiğini de her daim düşündüm. evet çok goller attı ama gözlemledigim kadarıyla hep kendisi başarılı olsun istedi. başkası gol atınca kendi sevdiği birisi değilse öyle çok içten hiç sevinmedi. takdir ettiğim tek yanı fiziğine her daim dikkat etmesi ve çalışması idi.
    bizden uzak olduğu sürece istediği yerde istediğini yapabilir.
  • 3018
    bir futbolcunun sadece türk olması 1 milyon euro ediyor bu ülkede artık. eli ayağı düzgün sarışın stoper serdar aziz 8, orta saha alper potuk 5 ediyor. bu ülkenin en iyi forveti burak, 15 versinler hemen satalım diyor insanlar. neden? yerine 15 milyon'a yabancı oyuncu almak için.

    drogba-yabancı-sneijder-melo-eboue-muslera. etti 6. gökhan zan, hakan balta ikilisiyle mi cl'de ilerleyeceksin? çok mantıklı.

    burak kalmalı. selçuk kalmalı. bu kadro korunmalı. drogba futbolu bıraktığında yerine kimi alacağız onu düşünmeliyiz, semih'e partner olacak kimi alacağız onun hesabını yapmalıyız. çok da uzatmaya gerek yok.

    muslera + burak = 40 milyon euro diyor herkes. bu kadroyu kurmuşuz bir kere, elimizde tutalım herkesi de düzenli olarak cl'de ilerleyelim. iki oyuncu satarak alacağın 40 milyon euro'dan daha değerli olan şey 4-5 sene üst üste gruplardan çıkmaktır.

    mallığın lüzumu yok. manav değiliz, spor kulübüyüz.
  • 14269
    karakterinin hocalık yapmasına müsait olmadığını düşünüyorum. ama şöyle bir durum var, futbolculuk döneminde iniş çıkışları oldu. asıl patlamayı, sağ kanat iken forvete geçtiğinde yaşadı ve fufbolculuk için ortayaş dediğimiz dönemlerde hep üzerine koydu. teknik direktörlük kariyerinde bunu yapabilecek mental olgunluğa sahip mi bunu göreceğiz.

    edit: futbolcuyken ofsayta düşmemeyi öğrenemeyen bir forvetti.
  • 8972
    top süremiyor, top kontrol edemiyor, pas veremiyor. kafa topuna çıkmıyor. çıkamıyor demiyorum, çıkmıyor. drogba ile aynı boydaki bu arkadaş kafa topuna çıkmaya tenezzül etmiyor bile. iyi sıçramak ve kafa topu almak yetenek işidir, sadece boy bu işi iyi yapacağınız anlamına gelmez. ama hiç olmazsa sana atılan topa bir hamle yaparsın ki en azından rakip savunma hemen topu alıp rahatlıkla oyun kuramasın. ama bu adamda o da yok. kendisine atılan pasla doğrudan gol pozisyonuna giremeyecekse o topa çoğu zaman hareketlenmiyor bile. burak forvetteyen ileri atılan her top adeta duvara çarpıp geri dönüyor. burak'a atılan pas ya gol pozisyonu oluyor ya da rakibin hızlı hücumunun ilk topu. kendisine pas atılınca ofsayt oluyor, pas atılmayınca afra tafra yapıyor. yaptığı koşular sadece gol atmaya yönelik. hiçbir zaman arkadaşlarına alan açmak gibi bir derdi yok.

    golcü mü? evet golcü. ama bu seviyede vasıfsız bir adamı ancak golcülüğünün jardel seviyesinde olması kurtarır. sen takıma hiçbir katkıda bulunmuyorsan ceza sahasında buluştuğun her topu gole çevireceksin ki bu seviyede bir takımın parçası olabilesin. ama burak'ta o da yok. golcülüğü ancak kaçırdıklarını telafi edecek seviyede.

    şampiyon takımın yıldızı golcüsü olur, 2014-15 sezonunda şampiyon olurken bizim yıldızımız kalecimiz oldu. sezonun son maçına yedeklerle çıkmıştık. bundan önceki 12 maçta burak 2 maçta sakatlığı nedeniyle 1 maçta da sarı kart cezası nedeniyle kadroda yer almamış. geri kalan 9 maçın sadece 2'sinde burak gol atabilmiş. yani kral dediğimiz adam şampiyon olurken son 13 maçın sadece ikisinde gol atabilmiş, yani şampiyon takımın golcüsü ligin en kritik dönemecinde gol atamamış.

    burak sadece oyun seviyesiyle değil, oyun tarzıyla da takıma zarar veriyor. burak ileride olduğu sürece ancak rakibimiz izin verdiği kadar baskılı futbol oynayabiliyoruz. ne demek istediğimi anlamayanlar 2012-13 sezonunda braga ve cluj ile yaptığımız ilk maçlara bakabilir. o maçlarda 90 dakikayı rakip ceza sahası çevresinde oynadığı halde bir türlü pozisyona giremeyen ve rakibin ilk kontrasında golü yiyen takımdık. son 3 maçta burak'ın golleriyle gruptan çıkmayı başarsak da son üç maça 1 puanla girmemizde de yine burak'ın payı büyüktü.

    burak'ın takımda olması bütün oyuncuların bir kat daha fazla efor sarf etmesine neden oluyor. çünkü çok kolay top kaybedip atak yiyoruz. burak yerine daha derli toplu bir forvetimizin olması sadece hücumu ve orta sahayı değil, savunmayı da güçlendirecektir. çünkü burak ile asla oyuna hükmedemiyoruz. burak ile topa sahip olamıyoruz. burak takımdayken orta sahamız bir ileri bir geri koşmak zorunda kalıyor. burak oyundayken savunmamız her an baskı altında. burak yüzünden takımın oyun mesafesi iyice açılıyor. burak'ın sahada olduğu her an takım savruk görünüyor.

    hani şampiyonluğu erkenden garantileyen takımlar bir de gol kralı çıkarmak için son maçlarda en golcü oyuncularına gol attırmak amacıyla sahaya çıkar ya, işte biz de burak yüzünden her maçı o şekilde oynuyoruz.
  • 4566
    topu kontrol ederken, ki bu konuda belirgin bir gelişim seziyorum ben burak'ta, rakip defans oyuncusunu sırtına aldığında elini, kolunu kullanışındaki savrukluğuyla, ofsayta düşmeleriyle, efektif çalımlar atamayışıyla tekniğini eleştirmek caizdir. fakat; serbest vuruştan ayak içi ile gol atan, karşı karşıya iken uzak ve yakın köşeye plase vurabilen, arkası dönükken hızla dönerek iki rakibini eksiltebilen bir adam için "tekniği çok kötü!" deyip bütünüyle gömmek de bana çok hakkaniyetli gelmiyor.

    şuna emin olun; burak isviçre'de, belçika'da, hollanda'da, almanya'da falan doğmuş bir türk olsaydı ve yine futbol oynuyor olsaydı; bu meziyetleriyle şu anda hayranlıkla izlediğiniz kanat forvetlerden birine dönüşebilirdi. gel gör ki; bu ülkede futbolcuların ağzından 4-4-2'yi yirmili yaşlarının başında, milli takımda öğrendiklerini duyabiliyoruz. bu adamlara ne mental, ne de oyun bilgisi bazında iyi bir eğitim verilmiyor. oyuncuların fiziki gelişimlerine baktığınızda rahatça görebileceğiniz gibi doğru fiziki gelişimi sağlayacak çalışmaya da neredeyse hiçbir zaman tabi tutulmuyorlar. avrupa'daki futbolcular ile türkiye'dekiler arasındaki fark; entelektüel ve yüksek gelirli bir ailenin hayat boyu iyi eğitim almış, doğru yönlendirilmiş çocuğu ile anadolu'nun ücra bir köşesinde yokluklar içinde öğrenimini sürdüren çocuğun yarışına benziyor. nihayetinde çok çalışıp diğer çocuklarla aynı okullarda okuma, etiket sahibi olma(!) şansına erişiyorlar fakat hiçbir zaman diğerleri gibi de olamıyorlar. zaten bizler de hali hazırda tutumlarımızla ve davranışlarımızla onları demoralize etmeye teşneyiz. bu nedenle asla belli bir standartın üstüne çıkmış, ortalama oyuncu kalitesi yüksek bir oyuncu havuzumuz olmayacak bu ülkede bizlerin.

    diyeceğim o ki; bu boktan okulun parlayan çocuklarına sahip çıkın. zira sahip çıkmazsanız; bu ayarda olanını bile uzun yıllar izleyememe ihtimaliniz var. bilesiniz.
  • 12277
    umarım 1 nisan 2018 galatasaray trabzonspor maçında çok iyi oynar, çok koşar. galatasaray tedrisatından geçmiş bir sporcuya yakışan budur çünkü. ben iyi bir burak yılmaz' ı, iyi bir trabzonspor' u yeneceksem şampiyonluğu hak ediyorum demektir zaten. oyun kurallarına bağlı kalarak, çirkeflik yapmayarak verilen her türlü haklı mücadeleyi sonuna kadar destekliyorum, -ve eminim- destekliyoruz.
  • 9236
    sürekli kendisinin yapamadıklarını konuşmak burak yılmaz'a haksızlıktır.

    sneijder adam geçemiyor diyenle dalga geçerken burak duvar olamıyor demek iki yüzlülüktür.
    robben kafa vuramıyor, james rodriguez top kazanamıyor demek gibi. bu özelliklerin hepsi mevkilerinde olsa fena olmayacak özellikler. ama bu oyuncuların hepsinin öyle özellikleri var ki, yapamadıklarını konuşmak abes oluyor.

    bizdeki nonda, çok güzel duvar olurdu. etrafını oynatırdı. orta sahayı rahatlatırdı. ama onun döneminden şimdiye kadar hocalık yapan feldkamp skibbe bülent korkmaz rijkaard fatih terim mancini prandelli ve hamza hoca. hepsine sor hepsi burak'ı tercih eder. hepsi.
    duvar olamayan adam forvet olamaz :) öyle mi?

    şampiyonlar ligi finali'nde liverpool üzerinden ezel çeken filippo inzaghi forvet falan değildi o zaman. ne duvar olurdu, ne ofsayttan kaçardı, ama o kadar çok gol atardı ki italyan efsanesi oldu şu an tartışmasız.

    size göre overrated olan italyan efsanesi. overrated efsane. tuhaf oldu cidden.

    evet, burak duvar olamıyor, orta sahayı rahatlatamıyor. ama pozisyona giriyor kardeşim. koşularıyla ceza sahası içi fırsatçılığıyla sürekli gol atıyor.
    "hani senin abi öyle böyle atıyor işte anlamıyorum nasıl oluyor"

    diyip anlayamadığın şey var ya. onun adı golcülük. 30 yaşındayken bile ingiltere'de en az 5 milyon € ediyor.
  • 11603
    bu adamın geri gelmesini isteyenin hafıza sorunu vardır.

    takım içinde sürekli her pası istemesi, kendine pas verilmeden atılan gole bile sevinmemesi, takım için huzursuzluk çıkarma potansiyeli, hoca seçerek oynaması takımın motivasyonunu ciddi anlamda düşüren psikolojik faktörler. diğer taraftan saha içinde zaten girdiğimiz her pozisyon altın değerindeyken bir de burak yılmaz'ın topu ayağında tutamamasıyla, kafa toplarındaki inanılmaz başarısızlğıyla ve hepsinden önemlisi tüm takımın emeğini harcayan ofsaytları ve sadece eline koluna hakim olamaması sonucu yaptığı çok gereksiz hücum faulleriyle uğraşırsak ve tüm bunlar için "evladımız" burak'a bir de astronomik ücret verirsek gerçekten yapabileceğimiz en gereksiz hamleyi yapmış oluruz.

    dünyada forvet kalmamış gibi çin'e itelediğimiz burak'ı geri almayı konuşuyoruz. hadi menajeri bu işten para kazanıyor. sözlük yazarları ne kazanıyor acaba?
  • 12062
    birisi emre belözoğlu'nun 37 yaşında türkiye standartlarında hala üst seviye futbol oynadığını bu arkadaşa anlatması lazım. bir futbolcu 30-31 yaşında futbolu bırakıyorsa işine saygısı olmadığındandır. senelerce uğraşıp kendini geliştirse, formunu, vücudunu korusaydı. günahım kadar sevmem emre'yi. ama kim ne derse desin adam futbolcu, adam profesyonel. demek ki iyisen pasaportuna bakmadan oluyormuş. drogba kadar uzun futbol oynayabiliyormuş türk futbolcusu da... tugay kerimoğlu gibi milletin torun sahibi olduğu yaşta premier lig'de taraftarın sevgilisi haline gelebiliyormuş.

    bıktım artık cehalete, yetersizliğe, liyakatsizliğe tutulan çanaktan. sadece futbolun değil mantalitenizle bu ülkenin yakasından düşün amk.
App Store'dan indirin Google Play'den alın