resim
Blerim Dzemaili
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Merkez Orta Saha
Yaş:39
Boy:1.80
Uyruk:İsviçre
  • 426
    melo takıma dönene kadar yerine bakması gereken oyuncumuzdur. macera aramaya gerek yok. oynadıkça açılacaktır. beni endişelendiren tek şey ise; maç kondüsyonunun yerlerde oluşudur. bunu bir şekilde toparlayabilirse dediğim gibi selçuk'un partneri olacaktır. öyle yazılanlar gibi kötü bir futbolcu da değildir ayrıca, düzenli oynasın yeter. her maç fener veya beşiktaş ile de oynamadığımızı hatırlatmak isterim, yani bu herif başakşehir'e, kasımpaşa'ya, ne bileyim gençlerbirliği'ne falan karşı da oynayamayacak değildir diye düşünüyorum.
  • 431
    bu adamın nasıl bir futbol stili olduğunu söyleyin desem eminim tam anlamıyla dile getirebilen olmaz. yani selçuk'u anlatın desem onlarca satır anlatırsınız, sneijder'i anlatın desem anlatırsınız ama bu adamı anlatamazsınız. çünkü adam ortaya birşey koyamadı. şutu var mı misal, oyunun yönünü değiştirebiliyor mu, rakibe sertlik anlamında nasıl, pres olayı nasıl, temposu nasıl, tekniği nasıl, oyun görüşü nasıl, vs.. adamı izlediğim bütün maçlarda ruh gibi dolandı sahada. varlığıyla yokluğu birdi. spikerler arada ismini söylemese sahada dzemaili diye bir oyuncunun olduğunu öğrenemeyecektik.

    böylesine bir iz bırakamamış bir adamı takımın en önemli noktası olan, sertliğin olduğu bir yere melo'nun yokluğunda oynasın diyorsunuz. pes doğrusu. hamit deseniz anlarım en azından 2-3 maç idare eder ama sonrasında temposu düşer. emre'yi oynatalım deseniz anlarım en azından tekniği var falan filan ama dzemaili demeyin. adamın ne oynadığı belli değil.
  • 434
    18 ekim 2014 galatasaray fenerbahçe maçında da oynamıştı. alves kendisinin sırtına tekme atınca kırmızı kartla çıkmıştı oyundan.

    o maçta fena değildi hatta bir ara fena oynamıyordu, sonra sakatlandı ve hamza hoca gelince de unutuldu, bir kupa maçında oynamıştı ve çok kötü oynamıştı. son durumu nedir bilmiyorum ama felipe melo gibi kesiciliği olmadığı kesin. selçuk'a alternatif olabilir ama melo'ya asla.

    bana kalsa ben chedjou'yu çekerim defansın önüne, defansta semih-hakan-koray idare eder. hatta sabri ve olcan ileri çıkınca, fener'in mehmet topal'la yaptığı gibi 3'lü defans gibi oluruz. sabri ve olcan da kanatlardan akarlar. chedjou'nun önüne de hamit-selçuk-emre- ileriye de sneijder ve burak. maçın gidişatına göre bruma'yı alırım oyuna. her türlü gol buluruz. bu kadroyla.
  • 435
    şahsen takımda melo' nun alternatifi diyebileceğim bir oyuncu yok ama dzemaili melo' nun yerine koyabileceğimiz son adam olur.

    izlediğim kadarıyla tek olumlu özelliği dikine oynamak istemesiydi. bu özelliğinin dışında fizik olarak oldukça zayıf, agresif olmayan ve en önemlisi defansif görevi pek üstlenemeyecek bir görüntüsü vardı.

    melo' nun yerine kim oynar derseniz malesef en makul oyuncu hamit duruyor yada risk alıp chedjou denenebilir.
  • 436
    artık bize olan borcunu ödemesi gereken futbolcu. tamam adım gibi eminim ki sezon sonuna kadar ilk on birin düzenli bir ismi olamayacak ama en azından hazır bir halde kadroya derinlik katması şart. kupa maçlarında doğru düzgün oynasa ve as futbolcularımızın dinlenmesine olanak sağlasa dahi çok iyi olur. hamit ancak rezil rüsva oynar ise kendisini deneyebiliriz, şu an için bana göre fizik olarak hamit'ten daha geride.
  • 437
    melo'nun yerine oynaması bir taktiksel değişikle mümkün olabilecek oyuncu. bir defansif (melo), bir ofansif(selçuk) yerine , hem defansif hem ofansif (selçukla veya emreyle) 2 oyuncu taktiğine geçilmeli. yani senol günesin colman-selcuk ikilisi ile trabzonun gerçek türkiye sampiyonu olduğu sistem denenmeli. bunun için selçukla/emreyle değişimli ofansı defansı paylaşmalılar.sonuçta adamın karnesinde geboa, bolton, napoli , vs gibi avrupa takımlarında ve de isvicre milli takımında ilk 11'de box-to-box oynama tecrübesi var.
  • 438
    kendisinin şutları incelensin, görülecek şey şutlar belli bir teknikle atılmamıştır. zira bu arkadaşın belli bir şut tekniği yoktur. kendisi önüne bırakılan toplara gelişine abanır yalnızca, dolayısıyla iş şutun kalitesinden ziyade şansa kalmaktadır.

    (bkz: abanmak)

    ha melo sakatken kendisinden yararlanmak zorundayız o başka mesele. belki olcan soldan bırakır önüne bu da patlatır gelişine, belli mi olur lan.

    (bkz: hayaller viski hayatlar elma suyu)
  • 440
    takımda melo'nun yokluğunda bence oynayacak futbolcular arasında belki de son sırada olanıdır.

    selçuk'u ön liberoya çekerim emre - selçuk ikilisini oynatırım.
    hamit - selçuk yaparım.
    chedjou - selçuk yaparım
    yekta - selçuk yaparım
    hamit - emre yaparım

    ama dzemaili - selçuk yapmam.

    temposuz, sert bile değil... bir orta saha oyuncusunda lazım gelen özelliklerin bir çoğu yok. evet tek iyi özelliği dikine oynamaya çalışması. fakat onu da pek beceremiyor. açıkcası kendisinden kontratını tamamlamadan gitmesi dışında hiç bir beklentim yok.
  • 442
    melo gibi sert bir oyuncu değil, mesela vidal.. melo gibi oynamaya çalışır işte nigel de jong gibi tarzındadır sert orta saha. dzemaili.. pas yapabilen.. dikine oynayan oyuncudur, iki yönlü oynayabiliyen.. bazı maçlarda böyle oynamaya çalışırdı prandelli zamanında ancak kendisini detaylı göremedik.. kötü oyuncudur felan filan gibi lafları saçma buluyorum hadi bu cemo boktan bir oyuncu olsa ki asla öyle değil.. neredeyse serie a'da 300'e yakın maçta oynamış.. en son dünya kupasında oynamıştır.. asla kötü oyuncu değildir.. bence bizim için yeterli bir oyuncudur yeter ki kulanmasını bilelim.

    edit: sert oyuncu tanımım hırçın.
  • 443
    prandelli'nin görüntüde olan (esasen hiçbir mantığa dayanmayan) oyun sistemi içerisinde kaybolup giden bir adamdır kendisi. bazı maçlarda adam geçmeye çalışırken kaptırdığı toplarla beni çileden çıkarmış olsa da sezon başında oynadığımız maçlarda topu ayağına alıp rakibin üzerine gitmesi, sorumluluk almaya çalışması dikkatimi çekmişti. düzgün ve en azından ne istenildiği belli bir takım sistemi içerisinde çok yararlı olabilecek bir adam dzemaili. herkes diyecek ki madem öyle neden gönderildi, mevkisine gargano transferi yapıldı zaten kendisi de artık napoli'den ayrılmak istiyordu milan'a gidememesinin sebebini bilmiyorum. hatırlarsınız milan yaklaşık bir ay kadar bu transferi dillendirdi fakat sonuca ulaşamadı. serie a'nın kalbur üstü bir oyuncusu olmasa da üst sıralara oynayan napoli'de iyi bir sistem adamıydı.

    sezon başı transfer olduğunda zaten fiziken hazır değildi üzerine sakatlığından sonra uzun süre oynamaması iyice geriye götürdü. hamza hoca takımını 13-14 kişilik bir rotasyona oturtmaya çalışırken felipe melo'nun sakatlanacağını hiç hesaba katmadı ve bu noktada bana göre hata yaptı. her daim ikinci bir plana sahip olmamız gerekirdi. bu noktada çok beğenmesek de elimizdekileri iyi kullanabilmeliyiz kupa maçlarında ve hazırlık kampı sırasında dzemaili'yi oynatarak biraz olsun form tutmasını sağlamalıydık. artık iş işten geçti şu anda dzemaili'yi oynatmak intihar olur kanısındayım. fakat gelecek sezon için hazırlık kampında bir şans verilmeli, hali hazırda 4 yıllık kapı gibi kontratı var ve bizim dipsiz kuyudan para çeker bir halimiz yok.
  • 444
    bu adam ilk geldiğinde pandev gibi bitik değildi. bunun yanında kötü bir oyuncu da değil. biraz form tutsa bence yararlı olabilecek bir oyuncu. devre arasından sonra bile bu adam hala fiziksel olarak iyi değilse prandelli'nin yanında diğer klüp çalışanları da sorumludur. maşallah bizde fiziksel olarak biraz geri giden adam bir daha toparlayamıyor. avrupada bir takımda olsa 2-3 aya canavar gibi fiziksel kapasiteye ulaşır ağzımız açık bakarız.
  • 445
    kalabalık bir orta saha düzeninde çok iş yapabilecek şut tekniği çok yüksek,kariyerli orta saha futbolcusu. melo gibi bir oyuncu olmadığı aşikar. chedjou dışında melo kadar kesici futbolcumuz olmadığı da. ancak selçuk emre dzemaili ya da selçuk hamit dzemaili üçlüleriyle oynarsak orta sahada yeterli sertliği sağlayabiliriz. elbette 3 orta sahalı wesley'in sola kayarak oynadığı taktikle oynamak kolay olmayacaktır. bir alışkanlık gerektirir ama kağıt üstünde emre çolak ile sneijder sol kulvarda hem birlikte hücüm edip hem savunurken orta sahanın geri kalan bölgeleri soldan sağa selçuk dzemaili ve hamit'e teslim edilebilir. kanatsız ama kalabalık bir orta saha ve hücumcu beklerle yoğun baskı kurabiliriz rakip takımlar üzerinde.elbette bunlar kağıt üzerinde yapılan hesaplar. dzemaili'nin maç ve fizik kondisyonu kötü durumda olduğundan taktik değiştirilmeden melo yerine hamit de denenebilir. ancak dzemaili sanki hiç adı sanı duyulmamış berbat bir futbolcu gibi lanse edilecek kadar kötü asla değil. biz kullanamamış olabiliriz ve bunun büyük sebebi de yabancı sınırlamasıdır bana kalırsa. yapılan haksız eleştrilere belki bu sene değil ama sabredilirse önümüzdeki sene cevap verebileceğini düşündüğüm bir karakter.
  • 446
    27 şubat 2015 galatasaray kayseri erciyesspor maçında son 30 saniyede oyuna girdiği için maç başı ücreti alıp almadığını merak ettiğim topçu. ligtv spikerleri oyuna gireceğini söyledikleri zaman "lan topu çevirin de girmesin şu oyuna, para kulüpte kalsın" dedim, olmadı. resmen galibiyet sevincini unuttum lan buna odaklanmaktan. bi cevap verin oğlum, 30 saniye için almaz di mi para.

    edit: wexthar mesaj attı, en az 30 dakika oynaması gerekebilir dedi ama o da bu konuda net değil. şimdi düşündüm de bu adam 30 saniye için para alacak olsa zaten kulübenin arkasındaki abdürrahim albayrak "alma çemailiyi hamza hoçam, paramuz çidmesun" diye bağırır, bu değişikliği durdururdu.
  • 449
    bir önceki entry'ye ilave olarak. futbolcu olan arkadaşlarım var, onlardan biliyorum.
    dzemaili erciyes maçında oyuna girerek en fazla galibiyet primini koparmış olabilir, ama o prim de zaten kulüpten kulübe değişiyor. bazı kulüpler sahaya ayak basana tam prim, ilk 18'de olana yarısını veriyor, bazıları hepsine tam prim veriyor.

    yani kendisi en fazla galibiyet primi almıştır, maç başı ücreti yoktur.
    lütfen eleştirinin ölçüsünü kaçırmayalım.
App Store'dan indirin Google Play'den alın