resim
Barış Alper Yılmaz
Takım:Galatasaray
Mevki:Sol Kanat
Yaş:25
Boy:1.86
Uyruk:Türkiye
  • 8351
    sane’nin sözleşmesini dert ediyorsa önce 50 milyon euro’yu araplardan değil manchester city’den getirmesi, sonra 50 milyon euro’ya bayern’e transfer olması, bu iki kulüpte 8-9 sene top koşturması gerek. bu cv’ye ulaştığında da 29 yaşında olmalı diyeceğim ancak o tren geçti.

    sen kendini kimlerle mukayese ediyorsun barışcım? oldu o zaman eyüpspor performansıyla ahmed kutucu da yarım osimhen maaşı istesin bu sene kıpırdanırsa da tam osimhen maaşı istesin.
  • 8353
    önümüzde iki yol var.

    yöneticiler alıp karşısına konuşmalı. eğer benim önceliğim para gerekirse 30 yaşıma kadar arabistanda oynarım diyorsa yapacak bir şey yok. getirsin bonservisi sonra o sağ biz selamet.

    yok pişmanım, zaten milyon eurolar kazanıyorum. fırsat çıkarsa ileride yine giderim ama bugün istanbulda yarın londrada, pariste, milanoda, romada yaşamak şampiyonlar liginde, dünya kupasında oynamak istiyorum diyorsa yapacakları az çok bellidir.

    bir an evvel tuncay maldan ile yollarını ayırıp camiadan özür dilemeli. devre arası ya da sezon sonu da nereye istiyorsa gitsin. bu saatten sonra da bizden 5-6 milyon euro maaş beklemesin.

    o kadar da seviyorduk. kalıp kalmayacağı muamma osimhen için dahi bize gelmiyorsa da bari arabistana gidip kendini bitirmesin diyorduk. bu nasıl kariyer planlaması be kardeşim.
  • 8354
    barış alper’in yıllık maaşı 100 milyon lira civarında.
    yunus akgün’ün yeni yapılan sözleşmesine göre maaşı 120 milyon lira civarında.
    mesela barış benim maaşımı da yunus akgün seviyesine getirin deseydi bütün taraftar barışın arkasında olurdu. adam haklı derlerdi.
    doğrusu da yunus ile aynı seviyede maaş almaları.
    eğer ki bizimle devam ederse maaşını yunus’un maaşı seviyesine çekilmesi gerekiyor.
    daha fazla bir maaş asla verilmemesi gerekiyor.
  • 8355
    yeni sözleşme falan verilmemesi gereken oyuncu. uzun uzun yazmaya gerek yok. daha bir ay önce sözleşme imzaladı, bi derdi varsa o zaman konuşsaydı, daha çok para isteseydi ya da serbest kalma maddesi isteseydi. kafasına göre antrenmana çıkmayan, kazan kaldıran, menajeri ile sağı solu ayrı oynayan adama kalsın diye yeni sözleşme veren haindir. antrenmana çıkmadı, takım arkadaşlarına saygısızlık yaptı diye bir de ödül verelim!

    inter hakan’a yeni sözleşme vermedi. manchester city biz çok para veriyoruz diye ederson’a yeni sözleşme önermiyor. porto biz 10 katını vermeye razıyız diye costo’ya zam yapmadı. dünyanın her yerinde böyledir bu. kulüpler anlaşamazsa oyuncu işine bakmaya devam eder. sadece bizde var bu zam yapıp boyun eğmek. kulübü küçük düşürmekten başka bir şey değil bu olay. o zaman diyin yıl sonu verileriniz beklenenden azsa maaşını azaltırız. razılarsa tamam her performans verene her sene zam yapalım. böyle bir şey var mı yahu? bu nasıl normalleşti bu ülkede?
  • 8356
    son günlerde yaşanan olayların okuyoruz kendisi ile ilgili ama benim çözemediğim noktalar var.

    geçen sezon transfer dönemi bitmeye yakın ilk 11 oyuncusu, her sene çift hane skor üreten ve milli takımda da oynayan kerem avrupaya gitmek istiyorum dediğinde 12 milyon euro'ya satan bir yönetim var.

    barış arabistandan 50 milyon euroluk bir teklif getirse ben gitmesine izin verilmeyeceğini zannetmiyorum. ne kadar joker de olsa takım için önemli de olsa ayrılmak isteyen oyuncuyu kadroda tutmuyoruz.

    barış bu süreci sessizce takip edip yönetime güzel bir dille maddi olarak reddedemeyeceği bir teklif aldığını ve bu teklifi değerlendirmek istediğini söyleyip beklemeliydi.

    kulüp de zaten bir süre bekleyip gelen teklifin 45-50 milyon euro civarına ulaşmasıyla bu transfere onay verirdi. barış arabistan'a gider 2-3 senede ömürlük kazancını yapardı. diyelim ki transfer istenilen teklife ulaşmadı bu durumda da barış en az 5 milyon euroluk sözleşmeyi alır, şampiyonlar liginde oynar ve sakatlık vs. olmazsa dünya kupasına giderdi.

    yani her durumda kendisi için şu anki haline göre win-win diyebileceğimiz şekilde ayrılırdı. bunun yerine fm tabiriyle transfer görüşmelerini basına sızdırdı ve menajeri sürekli bir yere açıklama yapıyor.

    gelinen noktada takımda kalsa taraftar tepkisi ile karşılaşacak ve sıkıntılar yaşanacak. gitse ve 30-35 milyon euro gibi bir bedelle ayrılsa galatasaray'a zarar vermiş olacak ve transfer dönemi avrupada bitmeye yaklaşırken en az 2 oyuncu ile yerini doldurmaya çalışacağız ve ne kadar başarılı transferler yapabiliriz meçhul (kaleci ayrılığı kesin olmasına rağmen eylüle kadar kaleci bulamadık).

    yani yaptığı tek hareketle hem kendini hem de kulübü gereksiz bir sıkıntı ve kaos sürecine soktu. bunu yaptığı kulüp de onu keçiörenden alıp türkiye'nin ve avrupanın sayılı oyuncularından biri haline getirdi. bu yüzden genç ve yetenekli yerli oyuncu transfer ederken sözleşme şartlarını net belirlemeliyiz. serbest kalma bedelinden tutun sonraki satıştan yüzdeye ve sözleşme devam ederken en fazla iki senede bir maaş iyileştirmesi yapılabileceği ve bunun kulübün opsiyonu olduğu gibi net maddeler koymadan sözleşme vermemeliyiz. buna belli bir süre türkiye'ye dönememe maddesi de dahil olmalı.

    transfer sürecinden önemli dersler çıkarmamız gereken futbolcu.
  • 8358
    100 milyon da verilse satılmamalı, maaşına da bir lira zam yapılmamalı. iyi o zaman, paranın kokusunu alan antrenmana çıkmasın, çocuk gibi küssün, ben gitçem banane desin. biz de ah canım git madem zaten burası da çiftlik diyelim.

    otursun, şampiyonlar ligini de, 2026 dünya kupasını da tvden izlesin. galatasaray markası yalancı, cahil, 70 iq bir menajerin şantajlarına asla prim vermez.

    bedel ödemek zo-run-da !
  • 8359
    kendisinin transfer sürecinde çok komik bir şey öğrendiğim futbolcu; ortada 40-50'yi bırak 30'u bile bulan bir teklif yok galatasaray'a yapılan.

    menajerler neom'a gidip "biz bu işi ucuza hallederiz, komisyonumuz da şu kadar olur" diye pazarlık yapmışlar.
    ölmeden miras paylaşılmış anlayacağınız. şimdi de barış'ı öldürmenin yolunu arıyorlar yana yakıla. o menajer bozuntularının ve twitterdaki satılık kalemlerin götleri tutuşmuş şekilde "nolur barış'ı satın" diye 40 takla atmalarının sebebi bu.
  • 8360
    100 metre öteden ne mal olduğu belli olan bir adamı kendisine menajer yapmış, herifin bunu iyi bir yere götürme ihtimali bile yok, yabancı dil bildiği bile şüpheli. maldan denen herif tam bir sokaktaki sıradan adam. herhangi birisi. hiçbir özelliği yok, portföyünde barış dışında hiçbir değer yok. dümdüz birisi, barış iyi çıkınca allah yüzüme güldü diyor ama senin o sıfatına sıfatına vuracak bu kulüp.

    barış da bu herifi menajeri yapacak kadar akılsızmış.
  • 8361
    beyaz tv'de o menajer denilen herifin konuşmasına bakılırsa ortada araplardan gelen bir teklif yok. barış, menajeriyle bir olup bonservisini düşürmeye çalışıyor. anlaşılan biz ne kadar düşersek bunların cebine girecek.
    yönetim bu işi sessiz kalarak çözeceğini düşünüyorsa yanılıyor.
    galatasaray'ın büyüklüğünü herkese hissettirmeleri gerekiyor. gerçi önce kendileri farkına varmalı.
    ayrıca barış, 2 milyon euro maaş alıyormuş da sane 9-10 alıyormuş diye ortalığı karıştırıyorsa bunun da ayrı cezası olmalı. öyle bir hale sokacaksın ki bundan sonra başka kimse bunu demeye cesaret edemeyecek.
  • 8367
    hocamız ve yöneticilerimiz kulüp menfaatleri doğrultusunda profesyonel davranacaktır ve muhtemelen satılacaktır. benim taraftar olarak isteğim ise sözleşme süresi boyunca as takımla idman bile yapmaması yönünde. realist bir bakış değil tabi ki.

    sözleşmesi sona erdiği zaman ise çok sevdiği menajeri ile keçiörengücüne dönebilir. ankarada yaşayan biri olarak maçlarına gelir, orada bile ağır konuşurum kendisine.
  • 8368
    muallakta olan futbolcu. 1-2 gün süresi var benim gözümde, bu sürede ya çıkacak özür dileyecek ve şark kurnazı menajeri olan bozguncu maşa ile yollarını ayıracak ya da kariyerini bitireceğiz.

    kariyerini bitirme konusunda yönetimden beklentim kontratı boyunca süründürülmesi, para her şey değildir. diğer kulüp ve menajerler kafasına vurup lokması alınacak bir kulüp olarak görmemeli bizi. zaten ortada bırak 30u, 20 25 bile teklif yok. 30 alsakta yerine bir otuz da cuestalara harcarız boşuna.

    bir nokta da aslen gönül verdiği takım. mesela fatih terim ve metin oktay için eskiden beşiktaşlı oldukları söylenir, ama doğru ama yanlış. mesela suyun karşı tarafının attack dog'u ve emekli ayıcığı(kartaldan arkadaşlarını bizzat tanıyorum) gençliklerinde galatasaraylıydı. barış da kerem gibi(bunun da abisini bizzat tanıyorum) çocukluktan fenerli. çocukluk resimleri internette mevcut, volkanla alexle formalı fotoları var. tabi bu her şeyi açıklamaz ama fenerli kafasını hesaba katınca rasyonel davranılmaması daha normal oluyor. o camiaya bulaşan sapıtıyor. biz de ise öyle değil yunus ya da başkası gerektiğinde çok rasyonel.

    sözün özü bence kendini çöp edecek ama umarım böyle olmaz
  • 8371
    oynadığı arkadaşının parasının hesabını yapan, antermana çıkmayıp arkadaşlarına saygısızlık yapan adam özür dilese ne dilemese ne. ancak menajer dediği çakalı başından atacak ve gelecek herkesten samimi şekilde özür dileyecek ve ortalık duruluna kadar as kadroda yer almazsa belki. umarım 50 milyonu getirir ve gider. ya da okan hoca artık bu naifliğini bırakır da biraz fatih hocayı örnek alır. kendisini kadro dışı bırakır. gerçi bu kararı okan hoca değil esas yönetim verecek. çek kenara, yazma avrupa listesine bakalım kim kaybediyor.
  • 8372
    bu iş uzadıkça kötüye gidecek belli oldu. uzamadan çözülmesi artık şart, ama bu çözüm ancak ve ancak galatasaray'ın şartları ile olursa çözüm olacak herkes için.

    iki senaryo var bu işin çözümü için:

    1) barış satılacak. menajeri komisyonunu alacak. keçiörene payı ödenecek. biz de aldığımız bonservis ile zaman kaybetmeden şartlarda anlaştığımız kaleci - sağ bek - stoper ve hızlıca anlaşacağımız orta saha transferlerini çözüp konuyu arkamızda bırakacağız. bu satış da bizim şartlarımıza uygun olacak, ne alıcı kulübün ne menajerin ne barış alperin ne keçiörenin değil. bizim şartlarımızla olacak. bizim şartlarımız için de bu 4 transferde kullanılacak para emsal alınacak, bu bedelin altında bir bedel kabul edilmeyecek.

    konuşulanlara göre de bu 3-4 transfer için bize 40 milyon euro'dan biraz daha yüksek bir bedel gerekecek. hadi 40 diyelim, keçiören payını da bunun üzerine ekleyip arap kulübüne bu bedel söylenecek. bu bedeli getirecek, peşin olarak tek parçada ödeyecek (taksit - pay vs. olmayacak asla) ve konu kapanacak.

    yel kayadan ancak toz alır. barış gidince nasıl olsa kendisi kaybedecek, bizim kaybedeceğimiz bir şey (bu para alınır ve doğru transferlerde kullanılırsa) yok burada. hasan şaş'ın konuşmasında en çok beğendiğim söz zaten "galatasaray ağaçtır, gerisi dal. kırılır gider" sözü oldu. aynen öyle. ağacın dalı kırılır, köküne bir şey olmaz. hele hele şu andaki halinde emin olun hiç bir şey olmaz.

    ama şunu da ekleyeyim, her ne kadar bizimle artık alakası olmayacak olsa da barış menajerinin aklına uyup menajerine hayatında bir daha göremeyeceği paraları kazandırıp da arabistan'a gittiğinde "ulan ben ne yaptım" diyecek. arabistan bu ya yani, sanki bana italya - almanya. neyse, dediğim gibi o kısmı bizim için artık önemsiz.

    2) barış satılmayacak. sözleşmesinde iyileştirme vs. yapılmayacak. keçiören'e de hiç bir şey ödenmeyecek. biz de yapmamız gereken 3-4 transferde gideceğimiz profilleri biraz düşürüp yine eksikleri tamamlayıp yola devam edeceğiz. ama burada da bunu bundan sonrası için hem menajerler hem oyuncular için emsal hale getirmemiz lazım.

    barış'ı kemerburgaz'da hiç bir seviyede antrenman yaptırmayacağız. bireysel çalışacak. altyapı takımları da dahil olmak üzere hiç bir oyuncu ile etkileşimde olamayacak, galatasaray'ın hiç bir antrenörü barış'la çalışmayacak.

    barış'ın menajeri ve bu işe dahil olan diğer 2 menajer (tuncay maldan - cenk melih yazıcı ve gökmen özdemir) ile ilişkisi olan tüm topçulara "menajerinizi değiştirin, bu isimler ile çalıştığınız sürece galatasaray'da olamazsınız" işi yerleştirilecek kafaya. bu 3 menajer ile bağlantılı hiç bir oyuncuya gidilmeyecek, oyuncularının sözleşmeleri yenilenmeyecek.

    neom kulübü transfer kurallarını çiğnediği gerekçesi ile fifa'ya şikayet edilecek. sözleşmesi olan oyuncu ile kulübünden izinsiz görüşme yapmak transfer talimatlarına göre yanlıştır.

    keçiören başkanına da barış'ın satılmayacağı, kendisinin alacağı komisyonu alamayacağı ve barış'ın sözleşmesinin sonuna kadar (30.06.2028 - tff sitesinde bu şekilde belirtiliyor) kulüpte kalacağı sonrasında da sözleşmesi yenilenmeyip serbest bırakılacağı bildirilecek.

    bu iki yoldan birincisi herkesin daha fazla işine geliyor elbette. neom istediği oyuncuyu alıyor, oyuncu istediği maaşı alıyor, menajerler komisyonuna bakıyor, keçiören parasını alıyor, biz de hem sorunlu oyuncudan kurtulup hem de eksiklerimizi istediğimiz profildeki oyuncular ile dolduruyoruz. konunun tüm tarafları için win - win.

    ikincisi ise demir yumruk. ve göründüğünden çok ama çok daha zor, uzun ve meşakkatli bir süreç. her ne kadar bir taraftar olarak gönlüm 2. şıkkı uygulayıp galatasaray'ın gücünü cümle aleme göstermek istese de bu yoldan gidilmesi şu anda mantıken bence doğru değil. galatasaray tam dünyadaki imajını istediği yere getiriyor, oyuncuların gelmek için can attığı bir kulübe doğru evriliyor, o dünyadan daha büyük hayallerimize doğru yürüyor, marka değerini inanılmaz arttırıyor derken bir anda böyle bir tabir-i caizse "astığım astık kestiğim kestik" anlayışı bu yaptıklarımızı çok kolaylıkla yıkabilir. bu marka değerine, bu noktaya kazıya kazıya geldik, bir anda yokuştan aşağı yuvarlanmak inanın en yanlış yol olacak izlenecek.

    mantıklı hareket etmemiz şart. bizim şartlarımıza uyduktan sonra nereye gidiyorsa gitsin, biz de işimize bakalım.
  • 8375
    uzun olacak baştan uyarayım;

    pardayanlar diye bir roman serisi vardır. müsluman ve akp ahlaki ile bezeli günümüz türkiye'sinde pek de kiymeti olmayan erdem, dürüstlük, cesaret gibi özelliklerle donatılmış şövalyelerin hikayesini anlatır. bence her çocuğa okutulması gerekir bu ülkede bu serinin.

    ***

    eski başkanlarımızdan alp yalman'ın bir söylemine denk gelmiştim. alp yalman bir dönem üç büyükler arasında sezon öncesinde bir sözleşme imzalandığını anlatmıştı. adı centilmenlik anlaşması olan bu sözleşmeye göre 3 büyüklerden birinin teklif yaptığı bir oyuncuya diğer kulüp teklif yapmayacak görüşmeler devam ettiği sürece. alp başkanım göreve geldiğinde bu sözleşmeyi imzalamamış. bunu diğer iki kulübün başkanına şöyle açıklamış; ''bu anlaşmanın adı ne? centilmenlik anlaşması. peki gerçek centilmenlerin yazılı bir anlaşmaya ihtiyacı var mıdır?''

    ***

    bugün galatasaraylı olmayan herkes barış alper'in transferinde önerilen yüksek maaş karşısında barış'ın gitmek istemesine hak veriyor. ''o kadar para sana teklif edilse takımını değiştirmez misin'' vs. diye de bir empati kapısı açıyorlar insanlara...

    ***

    rahmetli volkan konak'ın katıldığı bir programda söylediği bir söz vardı. kendisine gelen reklam tekliflerinin kabul etmemesi üzerine konuşuyordu; ''eskiden param yoktu yine de kimsenin önünde eğilip bükülmezdim, şimdi zaten param var şimdi zaten kimse beni bükemez.''

    https://youtube.com/...?si=PoWL0XtjP6HjjHfo

    ***

    box diye bir film var, aslında bir korku hikayesinden uyarlama. önce kısa film olarak uyarlanıyor, sonrasında richard kelly -ki donnie darko gibi kült bir filmin yönetmeni kendisi- uzun metrajlı olarak çekiyor. hikaye şöyle; orta halli bir ailenin kapısını esrarengiz bir adam çalar bir gün ve onlara bir kutu verir. kutuda bir düğme vardır. 24 saat sonra gelip kutuyu geri alacağını söyler adam. bu 24 saat içerisinde eğer kutudaki düğmeye basarlarsa dünyanın herhangi bir yerinde hiç tanımadıkları herhangi bir insan ölecektir ancak aynı zamanda da aileye 1 milyon dolar verilecektir. hikayede de kısa metrajlı filmde de uzun metrajlı filmde de düğmeye basılıyor. zaten halihazırda dünyanın her yerinde her saniye birileri ölüyor üstelik 1 milyon dolar da çok büyük para, niye basılmasın ki değil mi? işte benim nazarımda bizi o empatiye zorlayanların neredeyse tamamı o düğmeye basacak insanlardır.

    bir insanı öldürmek ile bir transferi nasıl bir tutabilirim? çok haklısınız. ama burada değinmek istediğim konu başka; ilkeler ve değerler.... 100 bin dolara takımını değiştirirsin, 1 milyar dolara düğmeye basarsın... çünkü düğme çok daha büyük bir değer çatışması barındırır içerisinde, takım değiştirmek ise kolaydır. yani kabul etseniz de etmeseniz de buradaki mesele fiyat farkı sadece yoksa iki örnekte de ilkeler üzerine bir dilemma mevcut.

    magazinleştirmeden daha net anlatayım derdimi; barış'ın gitmek istemesini, çok para kazanmak istemesini anlıyorum ama barış burada da bedavaya oynamıyor. yani volkan konak örneğine gidersek barış'ın para karşısında sıradan bir vatandaşa göre zaten daha zor eğilip bükülmesi lazım her şeyden önce. zira 1 ay önce sözleşmeye imza atmış bir centilmenden sözleşmeye sadakat beklersin. centilmen birine, şövalye ruhlu birine bu yakışır. diğer yandan elbette teklifi değerlendirmek isteyebilir, bonservis bize az gelir, barış der ki ben 10 değil 8 kazanayım, aradaki farkı da siz alın oradan da 8 milyon avro eklenmiş olsun ekstradan. zaten sana böyle gelen adama yardımcı olmaya çalışırsın. ama barış ne yaptı? size kaç teklif ederlerse kabul etmek zorundasınız zira ben anlaştım... e o zaman benimle neden sözleşme imzaladın ki, niye zam verdim sana?

    düğme örneği biraz abartı bir örnek biliyorum, bir oyuncunun 1 ay önce imzaladığı sözleşmeyi, çok sevdiğini söylediği takımını yok saymasını ve o takıma saygısızlık yapmasını elbette düğmeye basma ile bir tutamam. ama ben orada bir şeyi düşündürmek için verdim o ekstrem örneği... her değer satılık mı gerçekten de? eğer öyleyse bugün chp'den akp'ye geçen insanlara niye kızıyoruz. bu arada barış bunların hepsinden daha zengin bir adam ve bunu da galatasaray'a borçlu ya neyse...

    ***

    spoiler geliyor şimdi kutu filmine/öyküsüne dair. ben kısa film üzerinden anlatayım olayın sonunu. çiftimiz diğmeye basıyor, ertesi gün esrarengiz adam geliyor, bir çanta dolusu parayı veriyor ve kutuyu alıp gidiyor. o sırada arkadan çiftimiz bağırıyor: ''peki şimdi ne olacak?''

    ''bu kutuyu sizi hiç tanımayan dünyanın herhangi bir yerindeki başka bir aileye götüreceğim ve aynı teklifi sunacağım...''
App Store'dan indirin Google Play'den alın