teknik taktik kısmı iki taraf için de bilinmez gibi durmasına rağmen, psikoloji olarak çok da iyi yönetebileceğimizi düşünmediğimden fenerbahçe'yi bir tık önde gördüğüm müsabaka. var incelemesi biraz uzasa bile kırılan, ayağını gazdan çeken minnoş bir takımımız var. fiziksel anlamda kötü, taktiksel anlamda basit olsa da fenerbahçe'nin psikoloji olarak bizimle hamur gibi oynaması muhtemel.
psikoloji denince de akıllara ev sahibi avantajı geliyor ama orada da vaziyet çok iyimser değil.
derbi maçı olunca, hele de sezonu bitirme ihtimali olan bir derbi maçı olunca tribüne dair de pek bir şey olmuyor. stadın en az %60-65'i "senede bir gün"cüler. karaborsaya küçük bir servet yatırıp bir şekilde içeri girenler. tribüncülerin ya da en azından ne yapılması gerektiğini bilebilecek olanların önemli bir kısmı alkolden mayışmış, kalanları da stresten kilitlenmiş oluyor.
senelerdir 3 stadda da derbilerde olan şey bu. eğer biletler doğru adrese gidebiliyorsa, skordan bağımsız deplasman tribünü şovunu yapıp dönüyor...
zaten iç sahada senelerdir can çekişen bir tribünümüz var.
agresif tribün de anca maç sabahı burada entry girilen bir başlık olarak mazilerde kaldı. anca takım maça çok çok iyi başlayacak, 15-20 dakikaya 2 gol sığdıracak da işte bizim taraftar gaza gelecek...
daha hakemlerden bahsetmedik bile.
sezonun ilk yarısındaki maçta eksik kadroyla kazanacakken maçı elimizden nasıl aldılar, geçen sezon yabancı hakem diye fenerbahçe yönetiminin ahbabını getirip bir de sahamıza 30 bin polis dikerek nasıl provoke ettiler,
21 eylül 2024 fenerbahçe galatasaray maçında doğru oyunla tam 3-0'ı bulup fenerbahçe'nin gardını düşürmüşken osuruk bir penaltı ile rüzgarı kestiler...
buna yönelik idari anlamda hiçbir hazırlık göremiyorum. bin beterini yapacaklardır...
tüm bunları alt alta yazınca çok da iyimser olmak mümkün değil.