• 276
    muslera'nın çıkardığı pozisyon kırılma anıydı. orada golü yeseydik konyaspor 2-3'ü rahat bulabilirdi. o pozisyon tam galatasaray'ın yemelik eldeki maçı vermelik klasik pozisyonuydu.
    bu kadar mahkum oynamak kimsenin hoşuna gitmedi.
    rakipte serdar gürler geçtiği iki kanatta baya iyi işler yaptı. konya bir tık şanslı olsa buradan galibiyetle çıkardı.
    iğne ve çuvaldızı batırıp kendimize bakmalıyız.
    milli maç arası dönüşler sancılı oluyor. bu maçtaki rezalet futbolun bahanesini buna veriyor hepimizin canını sıkan hususlardan saha kenarındaki teknik ekibin gereken ikazları alacağına inanıyorum.
  • 277
    maçın tek olumlu yanı bitmesiydi.
    ilk yarı iyi oynadık, biraz becerikli olsak 3 gol bulurduk. ancak ikinci yarı çok kötü bir futbol izledik.
    bizim kesici bir liberomuz yok bu yüzden top kapma süremiz çok fazla. hemen hemen rakipteki her top pozisyon olarak dönüyor bize.
    baktın top konya da at luyindama'yı içeri al oyundan halil'i koy alpaslan'ı libero pozisyonuna. orada cebelleş olsun. madem taylan çıkıyor yerine daha yumuşak gustavo girmez. taylan çıkarsa direnç verecek adam lazım oraya. koy ömer bayram'ı sol kolidor işlesin.
    yani elinde genç ama çok esnek bir kadro var. sayın terim lig özelinde sınıfta kalmaya devam ediyor.
  • 278
    çok şükür kazandık ama oyun olarak cok tatmin olamadık. geçen sezon alanyaspor'u deplasmanda 1- 0 yendiğimiz maçın bir benzeri olan 90 dakika oldu. o gün ligin sonları yaklaşıyor ve önemli olan 3 puan diye önemsemedim ama bu maç için eleştri gerekiyor. kazanmak güzel, iyi defans yapmak da güzel ama hücum noksanlığı ve oyun kurma anlamında iyi olmamamız eksi. ne hızlı hücumda ne de sette iyi değiliz. diğerleri de halil'e uysal çok daha iyi olacak..

    kötü oynamadık ama konya'dan iyi değildik..
  • 279
    pilot olmanın kolay, yazar kalmanın olay olduğu bir maç. o yüzden maçı izlerken entry girmemeye dikkat ettim. böyle rezalet bir futbolla kazanmak gerçekten tahmin ettiğim kadar iyi değil. bazı arkadaşlar ilk yarı iyi 2. yarı kötü olduğumuzu söylemişler ama 4. dakikadan itibaren maç konyaspor’un hakimiyetinde geçti. halil dervişoğlu’nun pozisyonunu saymazsak kontra atak dahi yapamadık.
  • 280
    atletico madrid, chelsea ve real madrid maçlarımız vardı son dönem meşhur, hani sahada acz içinde kıvrandığımız. işte bir zamanlar o maçlara isyan ediyorduk "yahu herkes oynuyor bu takımlarla tamam fark yiyen de çok oluyor eyvallah ama birader bu kadar da tamamen yok hükmünde hiçbir şey yapmayan takım olamayız, bir iki tane de akıllı çıkmaz mı bir takım" filan derdik. o takımlara karşı bile içimize sindirimezdik bu pasifliği, galatasaray'ın tarihine yakıştıramazdık filan.
    o günlerden beri ileri gideceğimize aynı acziyeti evimizde konyaspor'a karşı bile yaşayacak noktaya gelmişiz. daha bunun ötesinde ne denilebilir ki?
  • 282
    ilk yarıyı izleyemedim, ikinci yarının ise ilk 15 dakikası korkunçtu. değişikliklerle biraz dengelik ama genel olarak topu rakibe bırakıp gömülen bir anlayışla oynadık. memnun olduum tek nokta bu genç takımın 3 puan almış olması. kazandıkça büyüyecekler. kötü oynayarak da kazanabilmeleri çok önemli. çünkü iyi oynadıkları 2 maçta 2-0 dan 2-2 maç verdiler ve oyun psikolojik olarak geriye gitti.

    ayrıca herkesin atladığı çok önemli bir mevzu var. lokomotif deplasmanına gideceğiz ve bizden 1 gün fazla dinlenmiş bir takım ile oynayacağız. sonra inönü deplasmanına gideceğiz ve bizden 2 gün fazla dinlenmiş bir beşiktaş ile oynayacağız. önümüzde 2 tane hedef maç varken topu bilerek rakibe bırakmış da olabiliriz.
  • 284
    skor olarak iyi ancak oyun olarak kötü bir görüntü verdiğimiz maç. önliberoda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz taylan ilk yarıda pas dağıtımını yapması gerekirken sadece rakibi izledi, 2.yarı ise bu misyonu gustavoya yüklemek şu an için çok erken gibi duruyor fizik olarak gerçekten zayıf kalıyor. konyanın oynadığı bizim izlediğimiz saçma bir maç oldu açıkçası canımda çok sıkıldı bu oyundan. bu tür maçlardan 3 puan çıkarmak tabiiki önemli ama konya golü bulsa işlerin daha da kötüye gideceği gün gibi ortadaydı, bu futbol bizi iyiye götürmez. muslera mümkün olduğunca topu kullanmamalı vede sürekli geriye oynayan özgüvensiz bir futbol oynamak büyük bir takıma hiç yakışmıyor, sahamızda böyle oyun oynamak bana göre ayıp.
  • 285
    ıkına ıkına kazanmamıza rağmen ilk yarıdan koparabileceğimiz ama ilk yarıdaki oyunu da beğenmediğim 9. hafta mücadelesi.

    transfer dönemi de çok söyledim: bu genç, yeni kurulmuş ve yıllardır iyi bir savunma önü oyuncusuna susamış takımın; güçlü, oyun kurabilen, omurgada takımı diri tutacak, oyun hızını ve boyunu belirleyecek tecrübeli bir oyuncuya ihtiyacı var. o oyuncu olsa her şey ters düz olmaz tabii. ama takımı daha dengede tutup, oyun içindeki gidip gelmeleri hasarsız atlatmana yardımcı olur.

    şu an gökten oyuncu inmeyeceğine göre orada taylan/berkan ilk ve son yazılacak isimler.assuncao maalesef alternatif bile olamaz şu haliyle.

    ileri dörtlüye de kısa bir parantez açacak olursam; birbirinden kopuk ve topa basıp akıl koyamayan bir hücum hattıydı. halil, her ne kadar bazen yanlış ve aceleci tercihler yapsa da takımın en iyisiydi. kerem'in oyun konsantrasyonu çok düşük. çok net söylüyorum şu haliyle babel'i kesemez. beşiktaş maçında muhtemelen emre oynar. oyuncu üzerinden değerlendirmeyi pek sevmiyorum oyunu ama böyle.

    en başa dönecek olursam bu takımın tahtaya ilk yazılacak isimleri taylan ve berkan'dır. en kötü ikisinden biri hep sahada olmalı. bu, onların çok çok iyi olduğundan değil, alternatifsiz olduklarından kaynaklanıyor. ki gayet iyi de oynuyorlar.

    marcao, berkan ve boey dönünce takım biraz daha toparlanacaktır. oyunu tutmada, rakibe üstünlük kurmada yaşadığımız problemlere bir nebze ilaç olurlar. ama takım organizasyonu ve hocanın tercihleri çok düşündürücü.

    nihayetinde beşiktaş'ın kaybettiği ve trabzonspor-fenerbahçe maçının olduğu hafta kazanmak elzemdi. ayrıca muslera, alpaslan ve yedlin çok iyi maç çıkardı.
  • 286
    topa sahip olamadığımız maç. ama bu çok da büyük bir sürpriz deği herhalde. halil, kerem, morutan topu aldığında direkt olarak kaleye gitmeyi düşünen, topu takımın kontrolünde tutma gibi herhangi bir karakterleri olmayan oyuncular. bu üçlünün aynı anda sahada olmasının tek yolu, halil’in tek santrafor olarak oyunda olacağı bir dizilim olabilir. ama mohammed ya da diagne ile çift santrafor olarak oynanacaksa, morutan ya da kerem’den birinin kenarda olması gerekli. kenarların kerem ve morutan’a emanet edildiği bir 4-4-2’de orta ikiliye müthiş yük bindi. asunçao’nun oyuna girişi mantıklıydı ama taylan yerine kerem çıkabilir, halil sola kayabilirdi. sarı kartı olan taylan’ı koruma amacıyla yapılmış bir değişiklik olsa da zaten çok zorlanan göbek ikilinin ikinci yarı işini daha da zorlaştırdı. bir de pasla çıkmak yerine muslera’nın uzun vuruşlarla başlaması, ileride top tutulamaması ikinci yarıyı tamamen konya kontrolüne bırakmış oldu. beni daha çok üzen fatih hocanın maç sonu analizi. sorunları tam olarak görebiliyor mu, tam emin değilim.
  • 288
    konyaspor'un galatasaray gibi oynadığı maç. iki takımın oyuncuları formaları değiştirse herkesin beklediği gibi bir karşılaşma olurdu sanırım. mücadelenin ilk on dakikası haricinde topa sahip olup, tempoyu belirleyen taraf deplasman ekibiydi. pozisyonlara da girdiler ancak golü bulamadılar ve maçın dördüncü dakikasında mostafa'nın attığı golle galip geldik. her ne kadar ortaya koyduğumuz oyun canımı sıksa da gelecekte daha iyiye gideceğimize inanıyorum.
  • 289
    bizim kötü oyunumuzdan ziyade konyaspor'un oldukça iyi oynadığını söylemeliyim. çok diri ve sahaya çok iyi yayılan bir takım olmuşlar.

    maçın ilk yarısında en az 2-3 tane net pozisyondan yararlanamadık. halil'le muhammed'le ve morutan'la rahatlıkla 2 ya da 3. golü bulabilirdik ilk yarıda. 35. dakikadan sonra konyaspor cidden oyunu domine etti. ayrıca bence maç 2-0 olsa bile konyaspor oyunu yine domine edecekti. çok iyi takım olmalarına rağmen maç boyunca sadece 2 tane önemli fırsattan yararlanamadılar. topla çok oynadılar, sahaya iyi yayıldılar ama ceza sahası içinde hiç etkin olamadılar. ayrıca savunmamız da çok iyi oynadı.

    milli maç dönüşü beşiktaş ve fenerbahçe'nin kaybettiği haftada böylesine zor bir karşılaşmadan 3 puan almak önemliydi.

    ayrıca konyaspor yediği gole neden bu kadar itiraz etti anlamadım. kaleciyle defans oyuncuları çarpıştı ve ikisi de yerde kaldı. mustafa muhammed'in en ufak bir müdahalesi bile yoktu. tartışmaya bile açık değildi pozisyon. zaten pozisyona faul diyen bir tane bile yorumcu çıkmadı.
  • 290
    konyaspor oyunu domine etti çünkü galatasaray takımı oyuncularının aklındaki asıl şey 3 gün sonra çıkacaklar avrupa ligi deplasmanındaydı. cicaldau, morutan, kerem gibi oyuncuların çoğu idare etmek adına oynadılar ki idare de ettiler. sonuç olarak 1-0 kazandık.

    uefa grubunda lider bu takım. oyuncular da avrupa'da kendilerini gösterip daha büyük liglere transfer olmanın peşinde. akıllarında avrupa maçı olması çok normal. lokomotiv moskova'dan deplasmanda alınacak 3 puan çok fazla şey demek.
  • 291
    konyaspor'un kötü hücum performansı sayesinde galip geldiğimiz maç. maça rakibin defanstaki hatası nedeniyle 1-0 önde başladık. golü bulduktan sonra topu daha çok konyaspor'a bıraktık. konyaspor iyi hücum edemediği için pozisyon vermedik, ama topu aldığımız zamanlarda da iyi oynayamadık. yine de ilk yarıda farkı açabilecek pozisyonları bulduk ama değerlendiremedik.

    2. yarı ise malesef çok çok kötü oynadık. zaten orta sahada üstünlüğü alamadığımız maçta taylan - assunçao değişikliği sonrası konyaspor oyunu domine etti. öncesindeki 2 maç gibi oyunumuzu daha ileri götüremediğimiz, daha az şanslı olsak kazanamayacağımız bir maç oldu. gelecek adına umut vermedi.
  • 292
    bu akşam için denecek tek olumlu şey 3 puan almamızdı. onun haricinde her şey rezaletti. ligde sürekli eziliyoruz. lig sonuncusu rizespor’u bile son saniye golüyle yendik.

    ocak ayına kadar sabredelim diyeceğim, ama takımda olumlu giden hiçbir şey yok. geçmiş seneler nasılsa, aynıyız. kişisel becerilerle kazanılan maçlar, keyif vermeyen bir futbol, kötü oyuncu değişiklikler vb.

    sürekli aynı şeyleri deneyerek, farklı sonuçlar elde edemeyeceğimizi bir kez daha anladık.
  • 293
    hani anadolu takımları ali sami yen'de 0:0'a yatar ve kilidi kırana kadar kabız oluruz ya, golü maçın hemen başında bulunca iyi bari güzel maç izleriz konyaspor da oynar dedim. ne var ki yakaladığımız fırsatları değerlendirip farkı açamayınca, ikinci yarı bizim takımın aynı şeyi yapacağını hiç düşünmemiştim. ne izledik biz ya? barcelona ile nou camp'ta falan mı oynadık? ikinci yarı rakip %70'in üzerinde topla oynayıp sağlı sollu ablukaya aldı kalemizi. galatasaray nasıl bu hale düşer? muslera net pozisyon çıkardı. rakip futbolcu bir pozisyonda ise bomboş kaleye ayağının içini çevirip yuvarlayamadı. şu maçtan 3 puan almamız bir mucize ama aynı akşam malum takım, trabzon'da kaybettiği için afyonumuzu aldık yine. tıpkı milli maç arası öncesi kötü futbola rağmen rizespor'u yenip kutladığımız gibi. bu futbolla nereye kadar bilmiyorum. tek teselli 3 puan ama böyle ezilerek alınan 3 puan geleceğe dair endişe veriyor.
  • 294
    üzücü, galatasaray bu şekilde oynamamalı bunun sebeplerine bakınca tek bir durum var hocanın kendisidir.
    oyuncu kadrosu yeterli en azından bu kadar kötü oynamamak için yeterlidir.
    ayrıca istediği tüm futbolcular alındı.
    yönetim de yanında ki aklı başında adımlar atmaktadır.
    ee taraftar desteği de var. fakat bu kadar kötü ve sinmiş bir futbol izlememeliyiz.
  • 295
    galibiyet her ne kadar bizi sevindirse de, oynanan oyun tüm taraftarları üzdü. ikinci yarının başından 60. dakikaya kadar yoğun bir konya baskısını kıramadık. hoca değişiklikler için niye bu kadar bekledi anlamıyorum. ikinci yarının başından itibaren gustavo assunçao'nun savunmanın önünde tek oyuncu olarak yetersiz kalışı gözler önündeydi. orta saha konyanın kontrolündeydi. halil, kerem ve morutan'ın ayağına top değmedi 45-60 arası. savunmanın gayreti ve nando sayesinde 3 puanla ayrıldık. umarım herkesin aklı moskova maçında olduğu için bu kötü oyunu izledik. bjk maçında marcao ile birlikte tam kadro ve şampiyonluğa oynayan galatasaray'ı izleriz umarım.
  • 297
    bu maçtaki sıkıntı, fatih terim'in kendi maç sonu açıklamalarında da belirttiği üzere, ilk yarı 2-0, 3-0'ı bulamamak olarak tespit edilmiş gözüküyor. şimdi esas soru şu: ilk yarı 2-0, 3-0 bitseydi, ikinci yarı yine benzer bir konyaspor hakimiyeti izler miydik, izlemez miydik? ikinci yarı oyunumuz çok farklı mı olurdu mesela? şiir gibi bir oyun mu izlerdik ikinci yarı, yoksa izlerken yine aklımızda, acaba ne zaman gol yiyeceğiz sorusu olur muydu? işte asıl mesele, dolayısı ile sorunun gerçek tespiti, biraz bu soruların cevaplarında yatıyor.
  • 298
    kaleci ve defans oyuncuları ile aldığımız maç.
    https://gss.gs/uIM.png

    oyun hakkında oturup çok konuşmak isterdim ama yine ortada mücadele yok. temaslı oynayan rakiplere siniyor muyuz yoksa bu avrupa maçı devamında fikstürler düşünülerek kendimizi mi saklıyoruz bilemiyorum.

    bu sene ekonomik davranmanın karşılığını aldık çünkü. boey dışında hiç kas sakatlığına feda ettiğimiz oyuncu olmadı. bu tablonun sebebi bir tek bu aklıma geliyor.

    kaynak : https://twitter.com/...815817637890/photo/1
  • 299
    ilk 45'i ayrı ikinci 45'i ayrı değerlendirmek gereken karşılaşma.

    bunu çok sık yapmaya başladım son dönemde, farkındayım. ancak başka türlü de incelenmiyor çünkü takım ilk yarı ile ikinci yarı adeta farklı kimliklere bürünüyor.

    bu maç özelinde bunu şuna yordum: konya maçını kayıpsız geçelim, loko ve beşiktaş maçlarına daha konsantre ve dinç olalım.

    bu yüzden ilk yarıdaki 4-4-2 doğruydu. mami - halil birbirlerini tamamlayan özellikte iki oyuncu. mami'deki gol sezisi ve doğru vuruş halil'de çok fazla yok, halil'deki oyun aklı ise mami'de yok. yani iki oyuncudan bir doğru, istediğimiz santrafor çıkıyor. bu bağlamda hocanın "ilk 45'te bitirelim, 2. yarı alırız rölantiye taraftar ile alırız galibiyeti ve sonraki bu çok kritik iki maça bakarız düşüncesinde olduğunu düşünüyorum.

    ancak ilk yarıdaki 4-4-2 ve oyun ne kadar doğru ise 2. yarıya (özellikle 60. dakikaya kadar oyuncu değişikliklerinin bekletilmesi de) bence ayrı bir hataydı. taylan - assunçao değişikliği 2. sarıdan taylan'ı kurtarmak ve beşiktaş maçına tam kadro çıkabilmek için yapıldı ancak assunçao'nun fiziği kadar özgüvenini de güçlendirmesi gerek. anlıyorum, henüz 21 yaşındasın ve famalicao gibi portekiz ligindeki en alt sıra takımından galatasaray gibi bir camiaya geliyorsun, kolay değil bunu kaldırmak ve başarmak. ben assunçao'nun zamanla çok çok daha iyiye gideceğine ve doğru yatırım olduğuna inanıyorum.

    60. dakikada değişiklikler geldi. bilen bilir ben babel'i sevmem, bu maç özelinde savunmada beğendim. hücumda yine yok, yine aldığı topları ezdi. hatta bir ara patrick hızlı hücum gelişmesi için onu gördü, topa bastı bekledi sonra patrick'e geri döndü, o baskı yiyince victor'a o da baskı yiyince muslera'ya kadar gitti top, babel o topa bastığı anda tribünde dedim "bu top muslera'ya kadar döner" diye. yani bilmiyorum ama babel'i hücum değil savunma katkısı için sahaya attıysak hamle hem doğru hem de istediğimiz sonucu verdi bence.

    bu tarafa değinmişken (sol kanat) kerem aktürkoğlu'na da değinmem şart. koşması gereken yerde koşu atmadı, topla gitmesi gereken yerde gitmedi durması gereken yerde durmadı. inanılmaz kötü bir 60 dakika geçirdi tribünden gözlemlediğim kadarıyla. 60 dakikada olumlu tek katkısı halil'in sol çaprazdan girip aşırdığı topu kazanması galiba, başka hatırladığım yok.

    haricinde bence halil, mami ile şut ve bitiricilik çalışmalı. halil de mami'ye oyun aklı kazandırmalı. bu iki oyuncumuzun da eksiği öğrenilerek, kazanılarak geliştirilebilecek özellikler.

    bu arada ilk yarı daha fazla uzun attık topu pasla çıkmak yerine galiba, bunu da son derece olumlu buldum. golden sonra 1-2 pozisyonda denedik ama sonuç fiyaskoya doğru giderken artık uzun atmaya başladık ve mami'nin havadaki üstünlüğü bizi çok rahatlattı.

    tribünden ve bein usa özetinden görebildiğim kadarı burası.

    son iki söz kaldı, birisi tribüne: bu maç özelinde tribün hem agresif hem dolu hem de etkiliydi. peşpeşe alanya - göztepe ve bu maçta aynı yerden izledim, üç maçın içerisinde tribün anlamında en iyi maçımız bu maçtı bence.

    sonuncu söz de galatasaray yönetimine: bizlere 5 maçlık kombine sattınız, peki dedik kabul ettik. 850 tl para ödedim ben 5 maça, helali hoş olsun. hatta ilk maçtan sonra "fiyatları taraftarın talebi doğrultusunda indiriyoruz ve kombineyi 6 maça çıkarıyoruz" dediniz, teşekkür ederiz. ancak şimdilik alanyaspor 110, göztepe maçı 110, bu maç 90 tl'den girdik. yani normal bilet alsak bu 3 maça 310 lira yapıyor. kalan 3 maçta benim aldığım yerin biletleri 540 lira tutmalı bu hesaba göre ki tutmayacak gibi görünüyor. aynı fiyatlardan gitsek gaziantep maçına hadi yine 110 yazsak, altay maçına da 110 yazsak, fenerbahçe hadi derbi diyip 200 lira yazsak bile 420 lira tutuyor. 120 lira arada fark kalıyor. ortalama 1 maç biletinden fazla tutuyor yani.

    bu kombineyi alan taraftarın halen bir mağduriyeti var. kombine bilet zaten sezonluk biletin toplan fiyatı üzerinden değil bundan indirim yapılmış hali ile satılır. yani 850 liraya kombine bilet alıyorsan, sezon sonu aynı koltuğu maç maç topladığında 850'den yüksek çıkması gerekir. misal 1000 lira olsa da 850'ye alsan burada bir mantık vardır ancak şu andaki hali ile burada bir problem var bence.

    yönetimimizden de bu mağduriyeti çözmesini bekliyorum, çözeceklerine de inanıyorum.

    neyse, next station: hocasını değiştirip taze kan takviyesi yapılmış lokomotiv moskova.

    https://www.youtube.com/watch?v=FDs6dADBmI0
    (bkz: çu çu çu çu) *
  • 300
    tek eğlence fenerbahçe olduğu için pek gündemimizde değil gibi ama milli aradan önce yaptığımız yanlışlara daha fazlasını ekleyerek devam ettiğimiz maç, neyse ki babel'i kazandık. kaybederken de gurur duyulacak takım derken kazanırken rezil hissettiren takım olduk. kötü oynayıp kazanırken ders çıkarmak işi fatih hoca ile masaldan öteye geçemez. maç sonu açıklamaları bunun ispatı.
App Store'dan indirin Google Play'den alın