• 677
    yönetim, teknik ekip ve oyuncular olarak karşı taraf daha motiveydi. daha hırslıydılar. biz elimizi kolumuzu sallayarak çıkmışız maça.

    adamlar bartuğ ve oğuz ile maça çıkmamak için transferlerini erkenden yaptılar. afrikadaki oyuncularını bile özel uçak ile geceden getirdiler.

    konsantrasyon hiç yoktu bizde. bu da oyuncular, hoca ve yönetim olarak hepsinin şımarıklığı. şimdi oturup bunların saatlerdir yaptıkları hakaretleri, aşağılayıcı davranışları izlesinler.
  • 679
    sakinlediğimize göre yazabiliriz. bizim takım prensesler gibiydi baba evinde. saha ve hava koşullarına kimsenin uyum sağlamadığı bir maçtı. fenerbahçe sahaya uygun şekilde çıktı, açıkçası doğru düzgün bir top da oynamadan 1 uzaktan şut ve 1 duran top ile maçı aldı.

    zaten bu kadar kötü koşullarda ancak böyle olurdu. geriye düşen takımın organize olmasının çok da mümkün olmadığı koşullarda bizim en büyük hatamız hala ayağa pas ile atak yapmaya çalışmaktı. kanada açılan barış ve sane ile ortadaki yunusun araları çok açıldı, zaten pas isabeti zor olan sahada sürekli verkaç yapmaya çalışırken top kaybı yapıp durduk. eveleyip gevelemenin bir anlamı yoktu ama biz hep eveledik. cezasahasına 2 tane düzgün havadan top attık birinde icardi indirdi davinson tıklayamadı, diğerinde kazımcan kaleağzına indirdi yine bizimkiler tıklayamadı. başka da pozisyonumuz yoktu. çünkü bu şartlar altında öyle verkaç yapayım çalım atayım futbolu yemezdi.

    kaybettiğimize üzülmedim. ama bu saha şartlarına hiç bir şekilde adaptif bir oyun oynamaya çalışmamamıza inanılmaz sinirlendim. yoksa fenerbahçe yine top oynamadı. ama buradan alınan gaz ile zaten geniş olan kadrolarına ekleme olarak muhtemelen sağlam para verip iyi de bir forvet alacaklar, biz de şampiyonlar liginde yıprandıktan sonra dar kadromuzla ligde kayıp vermeyelim diye dua etmeye devam edeceğiz. adamlar ocak ayının başında yaptıkları 2 transferin biriyle yarıfinali, diğeriyle de finali aldılar. bugun gendouizi olmasa muhtemelen fener kilidi açamayacak, maç da böyle sonuçlanmayacaktı. aldıkları adamlar dünyanın en iyi oyuncuları değil, harcadıkları miktarın doğruluğu da tartışılır ancak her sene aynı aptalca senaryoyu izlemekten sıkıldım. adamlar ocağın ilk haftası 2 transfer bitiriyor, biz daha dönem başlamadan aralık içindeyken 28 ocağı bir mihenk olarak belirliyoruz. bu kelepir transfer işinden sıkıldım artık. paranın yettiği ölçüde adamı doğru zamanda getirmedikten sonra son gün geleni messi olsa ne yapayım ben? illa ocak içinde puan kaybedip feneri lider yapıp sonra rahatlayacağız. yıllardır aynı teraneden biz bıktık yönetim bıkmadı.

    haa bir söz de okan hocaya. hocam aman kaan üzülmesin, günayın canı sıkılmasın diye diye bizim canımızı da kendininkini de sıkıyorsun. günayı çok seviyorsan düğününde oynat. uğurcan trabzon maçında 2 tane çok kritik top çıkardı. onlar olmasa belki o maç da öyle farklı bitmeyecekti. kritik anda takımı o tuttu. ama sen bunları ciddiye almayıp bugün zaten son maçında bizi şampiyonlar liginde de 3 puandan eden günayı sırf üzülmesin diye ilk 11 oynatıyorsun. o da saçma sapan bir gol yiyip takımın bütün ayarlarını bozuyor.

    hangisi daha önemli? oyuncuların keyifleri mi yoksa galatasarayın hedefleri mi? bu seviyeler böyle maceraları kaldırmaz. herkes kendine gelsin, yeter artık.
  • 680
    yunus'u, sane'yi, eren'i ve sallai'yi hiç bu maçtaki kadar kötü görmedim. sakin kafayla yazıyorum bunları. hepsinin en kötü galatasaray maçıydı bence.

    bunun yanında galatasaray fener'i hep milimleri hesap ederek, saniyeleri düşünerek yenmişti. bugün bunu biz değil rakip yaptı. her saniye bizden konsantre göründüler. bu can sıkıcı.

    giden süt kupası oldu, fener'e yenilip onları mutsuz etmek de üzücü. bunlar geçer. ancak fener'e yeterince konsantre olamamak geleceğe dair düşündürücü. her şeyini kenetlenerek ve konsantre olarak kazanmış bir camia, kupa maçında fener'e karşı daha az motive görünüyorsa oturup düşünmek lazım.
  • 681
    yenilgiye mazeret bulmak gibi olmasın ancak o saha ve koşullarda kuzey takımları bile doğru düzgün top oynayamaz. teknik kapasitesi yüksek, ayağa, organize oynayan takımları doğrudan dezavantajlı kılan bir ortam oluşuyor ister istemez. bu durumda da istek, direnç, motivasyon, fizik kapasite, güç gibi diğer faktörler ön plana çıkıyor. bunlar da karşı takımda daha fazla vardı ve kazandılar. orada 10 maç yapsak muhtemelen 2-3'ünü anca kazanırız zaten. ha bu sadece fenerbahçe ile ilgili de değil. bizden sert olan her takım bizi orada harcar. bu ikinci ligden bir takım bile olsa fark etmez. dönersek bizim açımızdan bu tür vur, kır, parçala maçlarını kazanmayı sağlayacak daha diri ve güçlü oyunculara ihtiyaç var. özellikle de orta sahada. zaten en büyük fark da o bölgede oluştu. bu saha ve koşulllarda elde sane, yunus gibi dribblingçi ve inceci oyuncular, ileride icardi gibi yumuşak bir forvetiniz varken bu tür dövüş maçlarını kazanmanız zor oluyor. bize sertlik katacak lemina, barış ve sallai gibi oyuncular da maalesef performanslarının çok altında kalınca sonuç kaçınılmaz oluyor. zira karşıda ismail, levent, guendouzi, skriniar, oosterwolde gibi ayı boğan oyuncular vardı. örneğin onlarda da asensio gibi teknik bir oyuncu silindi gitti.

    bu maç özelinde enseyi çok karartacak, rakibi ve oyuncularını göklere çıkaracak bir durum yok. ara transferi elimize yüzümüze bulaştırma ihtimalimiz beni daha çok ürkütüyor mesela.
  • 682
    herkes kabul etmeli ki bizler gibi takım da çok gevşekti. hoca takımı iyi hazırlayamamış ve oyuncular da olayın ciddiyetinde değildi.
    rakip bize top oynatmadı mı, biz mi oynamadık?
    ben rakibin bizi oynatmaması seçeneğini oylamak isterim iyimser olarak. eğer ki yok biz oynamadık dersek ben de ne oynamaya çalıştık ki derim.
    zemin ağır, takım kısa, forvet hareketsiz.
    ne yapmaya kalksak elimizde patladı.
    görüldü ki yine icardi bu takımın 3. santraforu olacak durumda.
    görüldü ki yine bize net sert orta saha lazım. çok yumuşağız. beğenmediğimiz ismail göbeği aldı.
    sağ bek yok, 2 kanat forvetler ters ayak. adamlar göbeği kapadı, özellikle sane'yi üçlü sıkıştırdı ve barış'a alan tanımadı. 2 stoperi sabit kaldı ve yeni fransız ön liberosu 2 stoperin önüne gelerek komple pas yollarını tıkadı. yunus gezemedi, icardi alan açamadı ve sonucunda pres yedik.
    yediğimiz iki gol de duran top sonucunda geldi. birinde hızlı başladılar ve uzaktan vurdular, diğerinde icardi ostervolde'yi savunamadı.
    burada işte konsantrasyon eksiği ve maça hazırlanma süreci ortaya çıkıyor.
    hele ki levet'in soldan alarak içeri girdiği pozisyonu izledikten sonra tamam biz olmuşuz dedim. herkes eve gitmiş çoktan.
    ya hocam hala sağ beke kaan atıyorsun. ben utanıyorum, gözüme uyku girmiyor. sen nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun.
    sallai-sanchez ikilisi kadar savunma uyumsuzluğu çeken takım tandemi görmedim ben. sallai bek değil dedikçe zorlanıyor orada oynamaya. alternatif yok ki. bu adam bana göre 2. forvet olmalı. oraları karıştıtmalı ve prese katılmalı. ben maçın adamı olur diye düşündüm çünkü çok formdaydı. ama defoları ortaya çıktı. savunma yetisi yok.
    yani artık söyleyecek çok bir şey de yok. adamlar bizden daha iyiydi ve temiz bir galibiyet aldılar.
  • 683
    sezon başında orta sahaya “berkan” ve kaan ayhan var diyerek oyuncu almamayı tercih eden okan hoca’nın ezim ezim ezildiği maçtır. berkan konya’ya gitmiş, kaan ayhan ise evde yok. rakipte talisca falan yedek giriyor. bizde icardi sakatlansa santrfor yok. halen daha bir 10 numara, bir dripling yapan merkez oyuncusu ve yesek santrfor eksiğimiz var. bu kafayla 3-4 haftaya kamaz liderliği de veririz.
  • 684
    olusan bu gevsekligin sebebi nedir bilmemekle beraber olayin kisir dongusunden kaynakli olabilir diye dusunuyorum. sampiyonlar ligi asla bir hedef degil, azicik gercekci kimse buna inanmaz. lokal her seyi zaten defalarca kazanmissin, bir de ustelik bu donem 3 senedir her seyi kazanmissin. sanki biraz kacinilmaz.

    fenerin gercek sampiyonluk adi altinda basarimiza laf ettigi sezon ismail kartal sezonuydu, o bitti, yenisi geldi, gecen sene onu da kazanip 5. yildizi takinca sanki herkes bir doydu. fener eskisi kadar rahatsiz etmiyor. bu bence tum camiada var.

    burada onemli olan nasil kaybettigin. biz simdi bu sene yine boyle ciddiyetsiz devam etsek bile kadroyu kesinlikle guclendiriyor olmaliyiz, yoksa giden bu sene degil 5 sene 10 sene olur. herkes bunun farkinda olmali.
  • 686
    yunus’un henüz zorlu şartlarda veya sert & gergin maçlarda 10 numara oynayamayacağı sanırım anlaşılmıştır. haftalardır zayıf anadolu takımlarına show yapınca youtuber galatasaraylılar hemen 10 numara yunus falan demeye başlamışlardı ama o iş öyle değil maalesef.
    rüzgarlı ve fırtınalı havada önündeki 3 kişinin arasına dalan bir oyuncudan on numara falan olmaz. hagi, mertens, sneijder bir kere bile böyle saçmalamadılar.
  • 687
    santraforda icardi varken topun daha fazla ayakta kaldığı bir oyun oynamak gerekirdi. lemina ve torreira 3.bölgede, half space’lerde hayaletleşen oyuncular. neden sara gibi sürekli hareketli ve oyunu da kurabilen bir adamı kenarda oturttuk akıl alır gibi değil. oyunun açık ara en iyi bölümü torreira ve sara yan yanayken oynandı ancak hoca buna devam etmedi.

    şu çok açık ki bu kupaya süt kupası muamelesi çekilmiş. oyuncuları hazır tutmak için belli süreler verildi. yunus berbatken sane’nin çıkmasını buna bağlıyorum.

    ama doğru değil. mantıklı açıklaması olsa da değil. rakibine bu ivme ve özgüveni vermemelisin.

    okan hoca durduk yere büyük bir eksi yedi.

    bu takımda torreira-lemina birbirlerini, sara ve ilkay da birbirlerini yedekler. maça başlarken bu mantıkla başlanmalıdır. ekstra durumlar ya da maç gidişatı dışında bozulmamalıdır.

    bu ciddiyetsizlik şampiyonluk kaybettirir. bu takıma acil bir kaptan lazım. korkutan, sarsan, ayıltan titreten cinsten.

    we miss you muslera…
  • 688
    yıllar önce tromsö'ye elendiğimiz maçta oradaki saha bataklıktı adeta. bazı zeminler bazı futbolculara uymuyor. bu maçta da kötü zemin ve hava koşulunda bir iki futbolcunun uyum sağlamamasını anlardım ama tüm takım çakıldı. örnekli anlatmam gerekirse demek ki benzer suda yaşayan akvaryum balıklarımız varmış. bizim takım tuzlu su balığı. tuzlu suda iyiyiz ama tatlı suda afallıyoruz. olmuyor. akvaryumu olanlar bilir mesela tatlı su balığını yine başka bir tatlı su akvaryumuna koyduğunda ısıyı ne kadar doğru ayarlarsan ayarla afallar. bizimkiler adeta farklı suya girmiş gibi oldu.

    bizim takımda hiçbir futbolcu bu hava ve zemine uyumlu değil! bunu gördük.

    böyle hava ve zeminlerde aklıma hep oghenekaro etebo geliyor.* belki genel için kendisi gibi bir oyuncuya ihtiyacımız yok ama böyle zeminlerde ve havalarda kendisi gibiler şart.

    maçın kızgınlığını atlatmak ve sakinleşmek için 2 saattir duolingo ile ispanyolca konuşma egzersizi yapıyorum. anca sakinleşiyorum. saçmaladıysam kusuruma bakmayın.*
  • 689
    normalde yapılmaması gereken bir maçta, fenerbahçe’ye yenildik ve kupadan olduk. eminim futbolcular da aynı görüşteydi. çokta istemediler ve yenildiler. tıpkı geçtiğimiz senelerde beşiktaş’dan 5 yediğimiz bir maçın benzerini oynadık.

    içiniz rahat olsun. biz hala fenerbahçe’den iyi takımız. 1-2 takviye yapabilirsek, yine rahatça şampiyon oluruz.
  • 690
    fenerbahçe'nin gayretinin kaderi uygun şansları vermeye razı ettiği maç. iki takım için de futbol oynamanın zor olduğu bir ortam vardı. iki takım için de iyi futboldan bahsetmek yanlış olur. yine genel kanının aksine, iki takım da aslında büyük bir mücadele vermiştir. sadece fenerbahçe'nin verdiği mücadele ve istek bizimkinden daha fazls olmuştur. bu da fenerbahçe'ye biraz kaleci ikramı olan iki gol pozisyonu imkanı vermiştir.

    musama, guendouzi ve kerem hariç yerli futbolcuları gerçekten sahaya ekstra fiziksel güç koydu. söz konusu ekstra güç iyi ya da kötü oynamaktan bağımsız, özellikle bu şartlarda katkı sağlayacak bir güç. bizim tarafta biraz torreira, biraz da barış alper dışında bu ekstra katkı olmadı.

    bu da bizi, bu şartlarda, aşırı zayıf bıraktı. yağmurun hiç durmadığı, rüzgarın bir o taraftan bir bu taraftan şiddetle estiği, sahanın sürekli ağırlaştığı bir günde bu durum görüntü olarak fenerbahçe'yi sahada daha derli toplu gösterdi. detaylara inince de sahada epey güvenli alanda bıraktı.

    11-7 ya da 11-8 değil de 13-11 ya da 14-11 gibi bir eksiklik yaşadık maç boyu. pozisyonundan kopuk şekilde pozisyona hücum eden bir ya da iki futbolcunun varlığı bizi kilitlemeye yetti.

    fenerbahçe de kendi futbolunun çok dışında bir oyun oynamadı aslında. ama köşe vuruşundan gelip havuza düşen topu yakalayan guendouzi'nin vuruşunda top o kalabalık içinden dümdüz köşeye gidince, günay da pozisyonu tam süzemeyip kalenin ortasına doğru birkaç adım atmış bulununca golü yemiş olduk.

    ikinci yarının başında, doğru ya da yanlış sahaya bir hamle yapılmışken, bir köşe vuruşunda adam paylaşımında vurdulan top; günay'ın eskilerden morgan de sanctis'i hatırlatan laglı müdahalesinden önce ağları bulunca 2-0 ile fenerbahçe yolun yarısından fazlasını geçmiş oldu.

    o saatten sonra ancak mucizevi bir sekans bizi tekrar maça ortak edebilirdi ama çaresizlik o kadar büyüktü ki; kalan dakikaları izlemek bizim açımızdan acı vericiydi...

    önümüzdeki bir aylık fikstür hem yoğun hem de kritik maçları barındırıyor. bu fikstür öncesi kötü bir akşam oldu. hem teknik heyet hem de futbolcuların işi epey zor olacak bu bir ayda.

    ne kadar çıkabileceğimiz de sezonun geri kalanındaki yolumuzu çizecek...
  • 691
    https://x.com/i/status/2010088521298808914

    takımın en çok ikili mücadele kazanan oyuncusu sane.

    yunus bir tane bile kazanamamış.

    kaç aydır doğru düzgün top oynamıyoruz, ikinci yarınlarda hep oyundan düşüyoruz. takım iyiye gitmiyor. bunu söyleyince bazılarına dert oluyoruz ama takım rehavete kapılmış ve bunun tek açıklaması sakatlıklar eksiklikler vs değil.

    bu sene daha bir tane derbi kazanamadık. eğer sen rakip kadar mücadele etmezsen kazanamazsın. bu kadar net. eskiden fenerin kadrosu gerçekten çok kötüydü. onlardan belki 1 belki 2 oyuncuyu bizim ilk 11'e koyardım. şimdi iş değişti. rakibin bizim kadar iyi kadrosu var ve daha geniş. o yata yata kazanırız modundan çıkılması lazım en acilinden.

    son olarak kupa önemsizdi, yok gazoz kupasıydı diyenlere lafım. burası galatasaray. ortada ne kupası olursa olsun bizim almamız gerekir. hele hele fenere karşı. bahane asla kabul edilemez.
  • 692
    tedesco’nun okan hocaya adeta futbol dersi verdiği maç. fenerbahçe her anlamda bizden üstün ve istekliydi. doğru kadro ve doğru taktikle oynadılar. doğru zamanda doğru değişiklikleri yaptılar. bizden fazla mücadele ettiler ve maçı istediler. gerektiğinde tebrik etmeyi de bilmek lazım. bu tedesco okan hocayı ligde evimizdeki maçta da yener. ligin ikinci yarısında da kolay kolay puan vermez kimseye. burada dursun. iki takım arasında ciddi bir teknik direktör farkı var. bu fark da oyuna ve sonuca yansıdı. maç daha düzgün şartlar altında oynanmış olsaydı daha farklı bile kaybedebilirdik bu anlayış ile.
  • 693
    inşallah başta okan buruk ve futbolcular sonra da taraftarın bazılarına ders olan maç olmuştur.

    yönetimi galatasaray ile alaka kuramadığım için yazmadım. umurlarında bile değil çünkü.

    umarım herkes bunlara kaybedince ne kadar çirkinleştiklerini görmüştür. sadece 1 maç kaybedince bile neler neler yapıyorlar iyice gördük. zaten bir önceki sezon 100 puan aldık, sizi yendik asıl şampiyon biziz demeleri yeterliydi ama unutmuşuz demekki.

    sen unutursun onlar unutmaz. adamların kuruluş, varoluş, yaşama amacı seni yenmek üzerine. seni yenip pislik yapmak üzere. onlardan daha az motive olduğun an kaybediyorsun. maçın daha 5. dakikasında penaltı ile alakası olmayan pozisyonda nasıl hakeme saldırdılar gördük. ulan ben futbolcu olsam o andan itibaren bunların anasını ağlatmazsam adam değilim derdim. hepiniz mi minnoştunuz lan yazıklar olsun.

    karşında fethiyespor bile olsa önlem alıyor. fenerbahçe ya da tedesco ekstra 1-2 şey dışında ne yaptı ki bu kadar çaresiz kaldınız? hadi o da kabul diyelim bizi kitlediler, hiç mi ortadaki topu bile almak için çaba sarfedilmez.

    yok abi kim ne derse desin, bu maça "nerden çıktı" gözüyle bakılmış. yazıklar olsun size ki şu sevimsizlere kaybettiniz.

    bizim çok objektif kitleye de ders olmuştur inşallah. sen bunların herhangi bir durumuna acıyorsun, ama öyle böyle diyorsun o ise ilk fırsatta analı avratlı yapıştırıyor. bunların genlerinde var bu. iyi oldu iyi. hakedene hakettikleri gibi yazıp çiziyorlar sosyal medyada. "muhalif" başkanları iyi yapıyor size.
  • 694
    inanılmaz motive olmuş,teknik ve taktik olarak iyi hazırlanmış ve mücadelesiyle kupayı ne kadar istediğini gösteren takım ile bunların tam tersi özelliklerine sahip iki takımın mücadelesinde hak edenin kazandığı bir maç oldu. şapkayı önümüze koymak lazım. karşı taraf çok önem verdi. bunu en basit tabirle dağıttıkları yağmurluklarla bile gösterdiler. iki yeni transferin bu maçta oynaması, afrika'dan özel uçakla futbolcu getirmeleri her şeyi ortaya koyuyor. tabii osimhen olsa farklı olur muydu ona da bakmak lazım. her şeye rağmen bir daha görmek istemeyeceğimiz bir galatasaray izledik. umarım bir daha bu kadar pasif kaldığımız bir maç oynamayız.
  • 695
    bu maç %100 okan hocaya yazar. nedenini söyleyeyim: adamın olimpiyat stadıyla ilgili bir sorunu var ve kesinlikle orada maç yapmak istemiyor. ligin en basit takımlarıyla bile o stadta oynasak zorlanıyoruz. çünkü hocanın ruh hali futbolculara birebir yansıyor. zaten 3 yıldır her şeyi başarmış bir oyuncu grubu ile oynuyoruz. bunun yanı sıra her sezon bir dolu transfer yapsak da takımın iskeleti büyük oranda aynı isimler ve bu isimler her türlü fedakarlıkla sürekli olarak oynuyorlar. yeni transferlerden osimhen dışında bu iskelete dahil edebildiği isim olmadı maalesef hocanın. bunu da hocaya eksi olarak yazıyorum. aynı zamanda hocanın istediği oyuncuların alınmasını da anlamıyorum. bugün fabian ruiz için 40 milyon euro gibi rakamlar konuşulurken biz singo’ya 30 milyon euro verdik. ruiz’in bize gelip gelmemesi ayrı bir konu piyasa değerinden bahsediyorum. ben dünyada hiçbir takımın herhangi bir sağ beke gözü kapalı 30 milyon euro verebileceğini düşünmüyorum. bu nedenle kadroya takviye yapılacaksa her bakan gözün görebileceği eksiklerimiz üzerinden takviyeler yapılmasını temenni ediyorum. kaybettiğimiz derbinin ise ligin geri kalanına ya da bundan sonraki performansımıza etki edeceğini düşünmüyorum.
  • 696
    gs camiasının taraftarından, futbolcusuna, yönetiminden teknik heyetine konsantre olamadığı derbi maçı.

    taraftar açısından bakarsak maç gün sözlükte doğru dürüst entry yoktu. herkes nereden çıktı bu maç havasındaydı.

    futbolculardan 1 tane iyi oynayan yoktu. idare edenler oldu o kadar. fb deplasmanlarında 3'er 3'er attığımız maçlardaki konsantrasyon ve mücadeleden eser yoktu.

    yönetim desen yağmurluk diye dağıttığı çöp poşetleriyle tüy dikti. hiç mi utanmadılar acaba.

    teknik heyet de herkes gibiydi. zaten tek başına hazırlansa da bir şey değişmezdi.

    bu maç bir de olimpiyat stadında olduğu için bizim açımızdan angarya gibi görüldü. onlar ise yıllardır ağız tadıyla maç kazanamamış olmanın verdiği gazla olağanüstü motiveydi. misal türkiye kupası finali bile olsa çok daha diri olurduk.

    neyse asıl hedeflerimiz olan şampiyonlar ligi, lig ve kupada hedeflerimizden milim sapmış değiliz. kadroyu genişleterek hedeflerimiz doğrultusunda devam etmeliyiz.
  • 698
    bu maçı daha çok isteyen kazanacaktı, nitekim öyle de oldu. sosyal medyadan bile anlardınız durumu. fenerbahçe son 3-4 yılda doğru düzgün kaleye bile gidemediği maçlar oynadı. açıkçası bu anormal bir durumdu. bu makus talihin değişmesi için bize çok bilendiler. sonunda da muradlarına erdiler. galatasaray ise rahat olan hatta en gerek var bu maça diyen taraftı. vallahi size gerek olmayabilir ama fenerbahçe'ye gerekiyormuş bu maç, bütün ayarsızlık musluklarını açtılar. bütün küfürleri, hakaretleri, aşağılamaları kullanıyorlar. belki de onların normali, belki de travmatik bir şey. takımları 11 senedir şampiyon olmuyor. avrupa zaten yok. ellerindeki tek şey galatasaray maçlarındaki özgüvendi. o da olmayınca ali koç gibi sınırsız kredili bir adam bile orada duramadı. bu özgüveni almak istiyorlardı. bir maçlığına bunu başardılar. ilerisini hep beraber göreceğiz.

    ben ve benim gibi düşünenler bu adamlara fırsat verilmemesi gerektiğini gayet biliyorlardı. okan buruk olimpiyat stadı olmasın takıntısını gösterdiği an aslında eyvah dedim. böyle motivasyon olmaz dedim. çıktı bir de dursun özbek fenerbahçe ile kapanmamış hesabımız var dedi. tam karşı tarafı motive edecek cümleler. kötü başlarız ama belki oyuncular reaksiyon verir dedim ama gaflet ve rehavet her noktamıza kadar sirayet etmiş. ben en son böyle rezil bir topu 20 yıl önceki fener maçında gördüm. 6-0 yenildiğimiz maçta bile bizim takım reaksiyon vermeye çalışıyordu. asla bu kadar kötü değildi, düşünün.

    yine de iyi tarafından bakmak ve ders çıkarmak bizim elimizde. bu bir lig maçı olabilirdi, daha çok üzerdi. 3 puan önde olan taraf biziz. her şey bizim elimizde. su uyur düşman uyumaz. lig maçlarında bu tabloya benzer bir tablo görmek istemiyorum. galatasaray sahada böyle duran bir takım olamaz, kimse kusura bakmasın.

    son bir cümle de okan buruk'a. her şeye rağmen aşırı kontrollü bir kısa pas oyunuyla maçta oynasaydık en azından topu hissederdik, rakibi oyuna sokmazdık hocam. bazen hiç kafa yormuyorsun hocam hiç. hep ezbere.
  • 699
    her ne kadar bahane gibi dursa da rüzgardan oldukça etkilendiğimiz tartışılmaz bir gerçek. bozucu faktörler performans açısından üstün olan takımı düşürüp aşağıda olan takımı yükseltici olarak etki eder. eminim daha normal şartlarda yine oyuna ağırlığımızı koyabilirdik. ilk golü atan takımın lehine sürecek maçta yine rüzgarın ve günay'ın katkıları ile uzaktan bir gol yedik, 2. devreye de duran top golü yiyerek başlayınca dönmek zaten mümkün olmadı. diğer her şeyin yanı sıra futbol şansı da bizden uzaktı.
  • 700
    kaybetmek sorun değil, bu bir maç ve bir kazananı ve kaybedeni olacaktı. ancak takım o kadar isteksiz, demotive, gergin ve mücadeleden kaçan bir görüntü verdi ki bence esas sorun bu. aksine isteyen, ısıran, sahada mücadele etmekten bir an olsun vazgeçmeyen bir fenerbahçe vardı. bu hem yönetim, hem teknik heyet hem de futbolcular için umuyorum ders olur. aksi durumda maalesef 2026 yılı galatasaray için pek de iyi geçmeyecektir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın