• 611
    sayın terim,

    22 ekim 2019 galatasaray real madrid maçı sonrası açıklamaların tam bir fiyasko, bilesin.

    "geçiş oyunları ile gol bulacağını söylediğimiz madrid'e, 2. bölgede top kaybetmememiz gerekiyordu" diyorsun. maşallah tam top kaybetmeyecek adamları ilk 11 çıkarmışsın. uzun süre de tahammül ettin. bak bakalım maçı kaç top kaybıyla tamamladık?

    kim formdaysa onun oynatıldığını söylüyorsun. demek ki ömer ve şener, belhanda ve mariano'dan daha formsuz sana göre. tribündeki linnes'ten hiç bahsetmeyim de ayıp olmasın şimdi.

    belhanda'yı ıslıklayanların taraftar değil, seyirci olduğunu söylüyorsun. böyle seyircilere ihtiyacım yok diyorsun. eyvallah fatih hoca, eyvallah. gelmemesini de biliriz. yazdığım 5000'e yakın entry burada. beni tanıyanlar nasıl taraftar olduğumu iyi bilir. 3 saatlik uykuyla işe geldim, gözlerim yanıyor, sesim kısık. ben bu hayatta bir tek son döneminde sneijder'e pas atmayıp, bir de artistlik yapan burak yılmaz'ı ıslıkladım. bir de dün akşam belhanda'yı. kurduğun cümle ayıptır. biz bu adama aylardır tahammül göstermişiz. böyle sabır kimde var? taraftar sayesinde içeride aldığın maçlara ihanettir bize seyirci demen. madem bize ihtiyacın yok, kombinemizi iptal edelim. sağlığımızdan, ailemizden, zamanımızdan, gençliğimizden aldığımızı bu rezalet futbola harcamanın zaten anlamı yok. biz taraftar olduğumuz için bunlara katlanıyoruz. çoğu maçta oynanan iğrenç, vasat futbolu başka takım olsa asla izlemeyecekken taraftar olduğum için, sırf galatasaray'a aşık olduğum için izliyorum.

    zorunlu transferlerle kurulan kadro diyorsun. e şimdi sen de ağır laf ettin elindeki oyunculara, sen de mi seyircisin?

    zorunlu transferlerimiz var ve rakip 1 milyar euro öyle mi? peki lucescu'yu hatırla. fleurquin, sergen, perez, bülent akın ile oynamıyor muydu? linnes'ten bahsetmeyim de ayıp olmasın şimdi! teknik direktörlük elindeki malzeme ile lezzetli yemek yapmak değil mi? biz de sana teknik direktör değilsin yazmak terbiyesizliğinde mi bulunalım madem sen bize taraftar değilsiniz diyorsun?

    tutturmuşsun sosyal medyada birilerinin gazına geliyoruz diye. biz kimin ne olduğunu senin kadar biliyoruz, tek akıllı sen değilsin, merak etme. biz birilerinin gazına gelip oyuncu ıslıklamıyoruz. gördüğümüz kafi. demek ki aynı oyunu izlemiyoruz. en tehlikeli durum, böyle dışarıdaki trolleri bahane edip onlardan bahsetmen. biz onları iyi tanıyoruz, sen işine bak hoca. biz ne seni, ne galatasaray'ın başka bir unsurunu onlara yedirmeyiz. sen önce tepki görünce taraftara abuk subuk hareket yapan topçuna efendi olması gerektiğini anlat. üzerindeki formayı ondan evvel giyen metin'i öğret. taraftara da ayar vermeye kalkma.

    sorgulamayan, her şeye rağmen biat eden taraftar olsaydık sarının yanına başka renk koyardık! bizi sakın başkalarıyla karıştırma.
  • 958
    nzonzi, seri, lemina, belhanda orta saha alternatifleriyle sezona başladığında da kötü performans gösterdin ama hep oyunculardan şikayetçiydin hocam. bugün de sürekli alternatifsizlikten şikayetçisin.

    20/21 sezonunda emin bayram, bartuğ elmaz, kerem aktürkoğlu, ali yavuz kol gibi zaman zaman forma verebileceğin isimlerin ligde aldığı toplam süre 83 dakika.

    rakibin sol bekinde oynayan 2001’li rıdvan 804 dakika şans bulmuş. kalecisi yine 2001’li ersin.
    sen okan’ı yetersiz bulduğun için fatih diye sözde kaleci özde kova bir adam aldırıp koydun kaleye.

    evet eksiklerimiz var kimse inkar etmiyor transfer lazım ama dön bi’ aynaya bak hocam. ne oynatıyorsun sen? ne kadar başarılısın denediğin sistemde, ısrarcı olduğun oyuncularda?

    belhanda yıllarıdır rezil kopamıyorsun, akbaba yürüyemiyor kopamıyorsun, babel’in adım atacak hali yok kanatta denemeye devam ediyorsun.

    senin takımın stoperi semih kaya olan takıma gol atamıyor. senin takımın duran top kullanamıyor. senin takımın kapanan bir rakibi bile açamıyor. biz birbirinin aynısı olan 90 dakikalık maçlar izliyoru sürekli. rakip değişiyor ama aynı kısır döngü devam ediyor.

    bizim işimiz transferle çözülecek bir iş değil. istediğin tüm isimler kadroya katılsa bile 19/20 sezonunu hediye ettiğin gibi* 20/21 sezonunu da uçan kaçan olmamasına rağmen bu tekdüzeliğinle hediye edeceksin.
  • 752
    sevgili hocam, lig sonuncusuna bile puan kaybettigin maclar oldu, avrupada hezimet yasandi, ve bence bu kotu gidisatta futbolcular oldugu kadar senin tercihlerin de etkili idi, yonetimden herhangi biri cikip “ben olsam takimi su taktikle oynatirdim” gibi bir aciklama yapti mi?

    egri oturalim dogru konusalim yonetimi destekledigim yok ama sen de lutfen saha icine odaklan, galatasaray hayir kurumu degil, galatasaray baskanligi da bir yorum yaparken senden onay alacak makam degil.

    bunu bir iletisim kazasi sayip devam edelim ikinci yari birlik ve beraberlige ihtiyacimiz varken, hele hele zerre degmeyecek bir eski futbolcu icin suni gundem olusturmaya kimsenin hakki yok.
  • 1135
    hocam,
    genç ve geleceği olan bir takım kurdun, benim gözümde en azından bir sezona ihtiyacın var.
    buraya kadar hiç sıkıntı yok ama inatla anlamadığın bir durum var.
    eğer bir yapılanma yapıyorsan ve süre istiyorsan bazı şeyleri gözden çıkartacaksın.
    misal 19 eylül 2021 galatasaray alanyaspor maçında yedlin’i çıkartıyorsan yerine van aanholt’u çekmek yerine ışık kaan’ı atacaksın.
    babel yerine oğulcan’a süre vereceksin.
    atalay babacan’ı en azından kadroya alacaksın, farklı bir skor olursa oyuna sokmak için.
    3 nisan 2021 hatayspor galatasaray maçına elinde stoper varken oraya gedson’u çekerek başladın ve 3-0 kaybettik.
    ozornwafor oynasa belki 4-0 kaybederdik. dünkü maçta ışık kaan’ı almadın ama yine kaybettik.
    yani artık kaybedeceksek tamamen gençlerle kaybedelim.
    2019-2020 sezonunda taylan, 2020-2021 sezonunda kerem oynasın diye çok söylendi bu taraftar.
    geldiğimiz noktayı görünce haksız da sayılmadığımızı görüyorum.
    tamam hiç birimiz teknik direktör değiliz ama sahada mücadele eden futbolcuyu ayırt edebilecek kadar gözlerimiz görüyor çok şükür.
    gel hocam bazı futbolculardan vazgeç, bak her şey çok daha güzel olacak.
  • 594
    sayın hocam,

    6 ekim 2019 çaykur rizespor trabzonspor maçını izledin mi?

    sen kopenhag'da kupa kaldırırken seni imrenerek izleyen adamlar şimdilerde neler yapıyor, sen neler yapıyorsun, farkı gördün mü? ben bu tip bir karşılaştırma yaparken bile üzülüyorum ama gerçekleri yazmak zorundayız ki ilerleyelim hocam. gol lazımken korkunç ağır bir zeminde stoper çıkarıp forvet sokan ünal karaman'ı gördün mü?

    bir önceki gün gol lazımken ve emre mor'u oyuna sokarken andone'yi çıkaran gerçekten sen miydin hocam?

    emre'yi oyuna sokmak için o kadar bekleyen, o kadar adam alınmışken selçuk'u ilk 11 başlatan, belhanda'ya hala katlanan gerçekten sen misin hocam?

    doktorla iletişim problemi sebebiyle soso'yu oyundan sen almış olamazsın hocam. senin bulunduğun yerde iletişim problemi olduğuna beni inandıramazsın.

    çift forvet ve hücum presin öncüsü sensin. kendini lütfen hatırlar mısın hocam? hafta içi psg'ye çok doğru bir organizasyon ile çıktıktan hemen sonra gençlerbirliği gibi hücum etmeye hali olmayan takıma karşı bu kadar pasif bir kurgu ile nasıl başlarsın hocam?

    oyuncuların şampiyonlar ligi ile lig arasındaki motivasyon dalgalanmasından bahsettin. o zaman çalışma kültürü bize yakışan oyuncular ile oynayalım lütfen hocam. bazı oyunculara çok güvendim, burada kendime de eksi yazıyorum dedin ama ben daha ilk 11'i görünce eşime maç gitti dedim. hatta film mi izlesek boşuna akşamımızı mahvetmeyelim diyecektim ama galatasaray bizim ciğerimiz hocam, izlemeden edemedim. o berbat futbolu, galatasaray olmasa 20. dakikadan itibaren de izlemezdim. ben daha 11'i görünce bu cahil halimle olacakları görüyorsam, sen nasıl bu adamlara katlanıyorsun hocam? top kontrol edemeyen adamlarla, eli belinde dolaşan adamlarla top mu oynanır? ben sahada olsam en azından isyan eder, kendimi parçalardım.

    tüm bunların telafisi var biliyorum ama hem 1:1 biten malatya deplasmanı, hem de 0:0 biten gb deplasmanı fuzuli kayıplar hocam. neden 4 puan fazlamız olmasın? neden bir kere de ligi domine edip çatır çatır gitmeyelim? ille yumurta kapıya mı dayanmalı? neden bu kadar son ana bırakıyoruz? neden problemlere davetiye çıkarıyoruz?

    çift forvet ile hücum pres görmek ve arma için dikine oynayacak, tekmeye kafa sokacak adamlar izlemek istiyoruz hocam. pas oyununu gerçekten oynayabileceksek oynayalım da, %70 topa sahip olup hedefi bulan 1 cılız şutla maçı bitirip maçı kazanamamak bize ne kazandırıyor? doğru düzgün orta kesen adam bile yok. %35-40 topla oynayıp dünya devlerini ali sami yen'in çimlerine gömmedik mi? gb maçına çıkardığın 11'de şener, adem, taylan olsa daha mı kötü olurduk acaba? bizim altyapımızda hiç mi güvenebileceğimiz stoperimiz yok mesela?

    hocam lütfen kendini hatırla. bizi de gerçekten seviyorsan yönetime laf sokma, hakemler ve federasyon hakkında da tek kelime lütfen etme. ben iş yerinde, trafikte çok kızıyor ama sevdiklerim için sinirimi yutuyorum. sen de sevdiklerin için bunu yapamaz mısın? yaparsın, çünkü sen imparatorsun!
  • 933
    efsanemizsin hocam, başımızın üstünde yerin var, kadromuz eksik, seyirci yok vs. hepsine tamam da;

    - bu takım duran toplarda yıllardır çok kötü,

    - bu takımda neredeyse kimse uzaktan şut çekmiyor,

    - bu takım kapalı savunmaları aşamıyor,

    - bu takım b planı yokmuş gibi oynuyor,

    - bu takım statik oynuyor,

    - bu takım her rakibe karşı aynı anlayışla çıkıyor,

    - bu takımda yaratıcılık yok,

    ... ve daha da önemlisi...

    - bu takım daha sadece 15 gün önce oynadığı 20 aralık 2020 fatih karagümrük galatasaray maçında yaptığı onca hatadan zerre ders çıkarmamış gibi oynadı bugün. o maçta yapılan o kadar hata hiç mi önemli değildi?

    bunların suçlusu kim hocam? biz miyiz?

    (bkz: 5 ocak 2021 konyaspor galatasaray maçı)
  • 593
    hiç kusura bakma hocam.

    sene başından beri her zaman 'vardır bir bildiği' dedik, bekledik. son zamanların en sağlam, en nitelikli kadrolarından biri ile çıktın bu sezon yola. elbette maçlar kağıt üzerinde kazanılmaz bunu biliyoruz ama böyle de olmamalıydı hocam...

    bekte son dakika kararı ile linnes'i kadro dışı bıraktın, içimiz acısa da tamam dedik. ama mariano bu kadar bitikken şenerhala nasıl oynamaz hocam? biz sol bekte bir kere de olsa süleyman luş'u, emre taşdemir'i görmek istiyoruz, kaybedeceksek onlarla kaybedelim diyoruz. nedir bu nagatomosevdası hocam?

    orta sahaya seri, lemina, n'zonzi gibi kalburüstü adamlar almışken, ömer bayram gibi ekstra katkı veren bir joker bulmuşken, taylan antalyalı gibi potansiyelli bir genci kadroya katmışken; gençler maçında selçuk-belhanda ikilisini 11'e koymanın gerekçesi olamaz hocam, kusura bakma. fenerbahçe derbisinde orta sahada büyük işler başarabilecek seri yerine belhanda(a.k.a badger)'yı almanın izahı olamaz hocam.

    ryan babel'in kariyerini elbette tartışmayız.ancak geldiğinden beri her maça çıktı ve dolayısı ile yoruldu. feghoulide bu kadar yorgun ve formsuz iken emre mor, yunus akgün gibi gençler işe yaramaz mı hocam?

    takım gol yollarında etkisiz. takım ruhsuz. sen ise diyorsun ki 'ocak ayını bekleyin.' canım hocam bu kadro senin eserin değil mi? bu güzel kadroya güzel futbol ve puan rekoru yakışmaz mı? peki neden 7 haftada 6 golde kaldık hocam? falcao gibi bir adam forvetteyken ona top ulaştıramayışımızı bize bi anlat hele...

    elbette futbolun kurdu sensin, bu kulübün en başarılı, türk futbolunun en kariyerli hocası sensin. biz ise her hafta ekranın başına binbir heves ile geçen, takımının galibiyetini arzulayan taraftarız.

    ocak ayında ne olur bilemem ama mevcut tablo iyi değil hocam, bilgin olsun.

    imza: bir galatasaray taraftarı...
  • 1116
    hocam öncelikle biraz sert yazacağım kusura bakma;
    (bkz: 29 ağustos 2021 kasımpaşa galatasaray maçı) ndaki puan kaybı, yapılan oyuncu değişiklikleri, 2. yarıdaki futbol... bunların hepsini kenara bıraktım. maç sonundaki hamasi konuşmaların, arabesk söylemlerin beni delirtti.
    şimdi diyorsun ki;

    --- alıntı ---
    "uefa dedi ki 'galatasaray'ın yeri şampiyonlar ligi'dir, ben öyle bir kura çekeyim.' şampiyonlar ligi gibi kura çektik. en ağır kurayı biz çektik. o günler de biz daha iyi olacağız. herkesle çata çat oynayacağız."
    --- alıntı ---

    uefa böyle bir şey demedi hocam. biz 4. torbadan kuraya girdiğimiz için böyle zor bir kura çektik. peki biz neden 4.torbadan kuraya girdik? çünkü geçen sene ön elemede rangers' a elendik hocam. ondan önceki sene 2 puanla clup brugge' li şampiyonlar ligi grubunda sonuncu olduk hocam. ondan önceki sezon da şampiyonlar ligi tarihinin en kolay grubunda 4 puanla zar zor 3. olabildik hocam. ta..ak geçtiğimiz, yıllardır şampiyonlar liginde mücadele edemeyen, anasının ligini bile domine edemeyen fenerbahçe bile 3. torbadan girdi kuraya. bak çektikleri kuraya!
    hamasetle, vatan,din,bayrak laflariyla, arabesk soylemlerle ülkenin anasını bellediler. şimdi senden de benzer tarzda açıklamalar duyunca bian dellendim kusura bakma....
  • 670
    bu aralar çok mektuplaşıyoruz hocam belli ki işler iyi değil. ki işler iyi de olmayabilir, bazen şer bütün hayırlar için sebeptir, fakat galatasaray arması zavallı olamaz. hocam, kabul edelim, dün kötü değildik, işler kötü gitmiyor da değildi, yenilmedik, hatta bu hezimet de değildi, bu zavallılıktı hocam. çünkü kötünün bir yerinde iyi olma durumu, işlerin kötü gitmediği durumların muhakkak iyiye evrileceği, yenilgilerin galibiyetlere çok şey öğrettiği, bir hezimetin bile zaferler için yol açtığı vardır, ama bir zavallı durumun hiçbir şeyi yoktur. yalnızca zavallıdır, katlanır, isyan etmez, boyunduruğuna aşıktır, tepki vermez, eziktir, kabullenir ve genel olarak bir kez bile başını yukarıya kaldırmaz. galatasaray arması dün gece sahada doksan dakika boyunca bir kere bile başını kaldırmamıştır ve bu yüzden zavallıydı hocam.

    beni üzen kaç adet gol yediğimiz değil, goller atılmak kadar olduğu gibi yenilmek içindir ve ben futbolda da hayatta da atmaktan ziyade yemenin insan ömrü için (hatta bir gelişme büyüme olgunlaşma ve anlama için) daha faydalı olduğu kanısındayım. atmak sana bir şey öğretmez ama yediğin gollerdir seni insan eden, büyüten. dün altı gol yedik hocam, çok zavallı duruyorduk ve eğer bu taraftarın bir resmi olsun istersen dün geceye ait muslera’nın altıncı golden sonra dizlerinin üstüne çöküp elleriyle gözlerini kapattığı o andır. hocam, mutsuzluğun resmini yapabilir misin demişti ya büyük şair, dün milyonlarca galatasaraylı o resmi gördü işte. oysa biliyorsun, çok mektuplaştık seninle, bizim resimlerimizde hep direnen, isyan eden, yenilse bile dizlerinin üstüne çökmeyen bir arma vardı. dün gece bizi, mağlubiyetten çok -inan bana- o resim üzdü.

    hocam,
    bazen ne dediğini, nereye ne mesaj verdiğini anlamıyorum. beşiktaş maçından sonra bu armayı hak etmeyenler var minvalinde bir konuşma yaptın ve fakat aynı hak etmeyenleri yine dün gece arma ile buluşturdun. içeriye dışarıya söylediklerimiz var ama bir de söyleyemediklerimiz var dedin, hocam kiminle konuşuyorsun, tam karşında biz varız, iyi günde kötü günde, içerisi kim dışarıdan birileri mi var, kim onlar, hocam, en doğrusunu dosdoğru bu taraftara neden anlatmıyorsun? daha evvel de mayıstan sonra anlatacağız, konuşacaklarım var dedin ama hep hasır altı yaptın, her şampiyonluk bu sözleri unutturdu ama artık belki de dosdoğru anlatmak lazım hocam, ne dersin? bir de durmadan ocak ayını beklesinler cümlen kafa karıştırıyor hocam, bu takım yaz döneminde başka bir ekiple mi kuruldu, senden bağımsız çalışan bir teknik ekip mi var, niye ocağı bekliyoruz madem ocağı bekleyeceğiz haziran temmuz ve ağustos ve eylül ayında ne yapıyoruz? biz oyuncunun geçmişine yatırım yapıyoruz halbuki geleceğine yatırım yapmalıyız diyorsun, ki altına imzamı atarım, zaman zaman bizim de bu çukura düştüğümüz oldu, ama madem geçmişe değil de geleceğe inanıyorsun o zaman yap hocam. evet yap! bunu sadece bizim takımda değil, bu ülkede yapacak tek antrenör sensin, bu taraftar sana inanır, güvenir, sen kendin diyorsun hocam, o zaman niye inandığın şeyi yapmıyorsun, o içindeki dış-kişiler kim hocam, ben bu oyuna bu oyuncuya inanıyorum desen bu taraftar arkandan gelir, yanında durur, içerde dışarıda nerede olursa olsun seni yalnız bırakmaz, o zaman hocam soruyorum, fatih terim’in bile içinde dışında köşesinde bir yerinde fatih terim’i halt eden, ikna eden, ve hatta elini kolunu bağlayıp durmadan ocağı bekleyin dedirten kim, kov onları hocam!

    hocam haddim değil, affına sığınarak diyorum, çoğu zaman insanın en büyük düşmanı bizatihi kendisidir, o içeride dışarıda anlatamadığın, sana ket vuran, engel koyan, hatta bazı oyuncular konusunda yanıltan belki de sensin hocam. sağlam bir özeleştiri ile kendinle oturup sıkı bir konuşma yapmanın zamanı geldi belki de, bu seni küçük yapmaz, sen daima büyük bir tarihin unutulmaz yazıcısısın, insana her daim reset lazım hocam, sen yapmazsan kimse yapamaz hocam.

    ayrıca isminin önündeki sıfat -şu imparator lafı hocam, imparatorları imparator yapan, ya da boşver be hocam bak biz bizeyiz açık konuşalım, bazen insanı kendiyle kavga ettiren, kendiyle didiştiren şey ünvanlardır, sıfatlardır, bak ne diyeceğim hocam, şu imparator mevzu sana doğru düzgün düşünmene ket vuran olabilir, imparatorda şaşa var çünkü, kabarma var, kibir var, büyüklük var, ben hata yapmam var, o en iyisini ben bilirim var. şöyle yapalım hocam, sen galatasaraylı fatih’sin, bu sıfat, bu dünyada sana verilmiş en güzel ünvandır, çünkü evet hocam dün geceki zavallı oyunumuzu ve sondaki muslera’nın resmini imparator terim anlamaz, ocağı bekleyin der, içeride dışarıda bir şeyler oluyor der, bir ben var bende benim içimde bir de sen varsın dışımda bilmem ikisi de şimdi nerede der, mülakat verir imparator terim, formanın hakkını verenler oynayacak der sonra formayı hak etmeyenlere verir imparator terim, ne yapalım der imparator terim ocağa kadar bu oyuncu grubu ile devam edeceğiz, zavallı bir futbola gözyaşları içinde bakmayı, sabaha kadar uyuyamamayı, bazı futbolcuları hiç anlamamayı, bazı futbolcuların aidiyet duygusunun bittiğini galatasaraylı fatih anlar. cümleyi de şöyle bitirir galatasaraylı fatih, umutsuz muyuz hayır, çünkü umut galatasaraydır, fatih yanına galatasaraylı ünvanı geldiği için büyük ve anlamlıdır, çünkü galatasaray neyin önüne gelirse onu büyük yapar, efsane yapar, ben bir fatih galatasaray’ın önüne arkasına içine dışına neresine gelirsem geleyim galatasaraylı fatih’im, beni fatih yapan galatasaray’dır, zira tek büyük galatasaray’dır, ve işte tam da buradan ayağa kalkıp yumruğunu kaldırmayı bilir galatasaraylı fatih.

    hocam,
    bu mektubu imparator terim’e göndermedim. rica ederim ona okutmayın. bu mektubu galatasaraylı fatih’e yazdım, o okusun, beni ancak o anlar.
  • 966
    sevgili hocam, istediğin transferlerden ikisi** yapıldı. muhtemelen halil ibrahim dervişoğlu da senin isteğin üzerine alindi. irfan can kahveci, deandre yedlin ve youssouf ndayishimiye icin de son güne kadar ugrasilacak gibi gözüküyor. artık lütfen tüm konsantrasyonunu saha içine ver. bugünkü (bkz: 29 ocak 2021 gaziantep fk galatasaray maçı) ile baslayarak tam konsantre bir şekilde beklediğimiz özlediğimiz galatasarayı bize izlet lütfen.

    baba parası yiyen koçlara, aklımızla alay edercesine her şeye müdahale eden siyasi unsurlara ve kuklası olan tff'ye, basındaki satılık kalemlere karşı bizim boynumuzu egdirme. güvencemiz sensin.

    gün intikam günüdür. gün bütün bu haksızlıklara iftiralara, arkasindaki güce güvenip usulsüz isler yapıp bir de utanmadan bizi karalamaya çalışanlara karşı hesap sorma günüdür hocam.

    allah yardımcımız olsun.
  • 556
    sayın hocam,

    madem mevcut yabancılardan birini keseceğiz, ver elini gel mariano'yu kenara alalım. portekiz'de arjantin'de transfer sezonu daha 20 gün devam ediyor. o yolunu bulur. martin'imize linnes'imize kıyma.

    diğer yandan mariano da selçuk gibi artık cumhurbaşkanından gelecek eyt haberlerini takip etmeye başladı. eski halinin yerinde yeller esiyor. onun atacağı pası, kuracağı oyunu inan linnes de kurar, şener de kurar. konyaspor maçında skubic bile mariano yanında javier zanetti gibi geldi.

    mariano ve nagatomo'nun ayrıca sözleşmelerinin de son yılı. 6 ay sonra biri japonya diğeri brezilya'daki baba ocaklarına dönmenin hesabına başlarlar. en az 3 sene daha bizimle olacak linnes'i futbola küstürmeyelim.
  • 691
    hocam,

    kuşağımın başlığa toplandığını görüp geldim. öyle şeyler yaşattın ki bizlere, uğrunda ölmeye değer. şahsi görüşüm 2019-20 sezonumuzu s...p atmak istiyorsan buna sonuna kadar katlanmaya razıyım; sosyal medyada orada burada yazarım ama içimde kredin vardır.

    şampiyonluk gibi bir beklentim yok, istifa gibi bir beklentim yok. senden beklentim, 4 aralık 2019 itibariyle, devlet memuru zihniyetine sahip hırs yoksunu 30+ adamları salıp, genç ve dinamik oyunculara forma şansı verip fabrika ayarlarına dönmen, atanamamış keltoş guardiola tipi “sabırlı” futbolu bırakmandır. saldırıp saldırıp yenilelim, yan pas yapıp yenilmekten iyidir.

    ellerinden öperim.
  • 612
    sevgili hocam,

    yakışmadı.

    taktiğinde falan değilim işin. sana taktik anlatacak kadar futbol bilgim de yok farkındayım.

    ama sen dün, fatih terim dendiğinde benim içimi en çok rahatlatan şeye leke sürdün.

    hep kendi kendime “o kulübede, takımı en az bizim kadar düşünen biri oturuyor. kulübede bizden biri var.” derdim konu sen olunca.

    sevgili hocam, dün saat 5’te işten çıktım. ayağı kırık bir arkadaşımla beraber maça geldim, 90 dakika gırtlak patlattım. belhanda’yı ıslıklamak gibi bi niyetim hiç yoktu. ama o terbiyesiz taraftara el kol yapınca kendimi tutamayıp bastım küfrü.

    stadın en köşesindeydim, belhanda küfrü mü duymuş mudur? sanmıyorum. siz duymuş musunuzdur? sanmıyorum.

    sevgili hocam, ben maltepedeki evime dün gece saat 2’de vardım maçtan çıkıp. 5:30’a alarm kurdum yolda. kalktım 3 saatlik uykuyla işe geldim.

    tek bir sebebi vardı, bu takıma destek vermek. kalbimin 50 bin kardeşimle çarptığını hissedip sahada 11 tane aslan gibi futbolcuyla bütünleşmek.

    sen “futbolcuları ıslıklayan taraftar değil, seyircidir.” dedin ya. maçta hiç üzülmediğim kadar üzüldüm o açıklamaları okuyunca. içimde bi yere oturdu o lafın. en son babamdan duyduğum bir lafta bu kadar üzülmüştüm.

    sevgili hocam, sana çok kırgın, çok kızgın ve çok üzgünüm.

    herkesten beklerdim, ama senden asla.

    selametle.
  • 538
    bir galatasaray'lı olarak bütün hepimizin hayatı senin başarılarını izleyerek geçti, bizim için gururdur bu, şimdi bunun tam tersini fenerbahçeli ve beşiktaşlılar için düşünün, çünkü onların hayatı da bu şekilde geçti, nefretlerinin sebebi tamamen bu * , hani maçta 2-0 mağlupken kamera sana döner ve sen görünürsün ya kenarda hocam, o an bütün korkularım, maçı kaybediyoruz duygusu üzerimden hep gider, çünkü kenarda sen varsın, umut hep var, herşey olabilir. sen bizim sadece hocamız değil güven kaynağımız, mutluluk sebebimizsin. allah gecinden versin ama bir gün sen aramızdan ayrılırsan günlerce ağlarım, ailemden birini kaybetmiş gibi olurum buna adım kadar eminim, allah seni başımızdan eksik etmesin. çok seviyoruz seni çok!
  • 963
    hocam önümüzdeki aylarda hem vücut, hem de ruhsal sağlığına dikkat et başka bir şey istemiyoruz zaten.

    seni ffp bittikten sonra, iletişimi güçlü, iş bitirici, avrupa ve dünyada güçlü bağlantıları olan, yerelde sözü geçecek, en çok da galatasaray'ın gücünün farkında olan, sonuna kadar arkanda olacak olan bir yönetim gelince galatasaray'ın başında görmek istiyoruz.

    2 m euro için oyuncu kaçırılmayacak, anadolu kulüplerinden ayar yemeyecek kişiler geldiğinde sadece sahada kalacağın günlerde görmek istiyoruz.

    o zamana kadar kendine dikkat et yeter.
  • 600
    xavi hernandez ve andres iniesta ile birlikte oynadığı maçlar hakkında "orta sahada topların yüzde 90'ına sahip oluyorduk. kaybettiğimiz topları 5 saniyede geri alıyorduk. sahada ne olacağını biliyorduk. mükemmel orta saha oyuncularına sahibiz ama iniesta ve xavi tekti. bu yüzden takımın felsefesi değişti çünkü her pozisyon onlardan geçiyordu." lionel messi

    hocam, bu messi'nin sana mektubu. sana:

    "elinde xavi ve iniesta yoksa pas futbolu oynama biz bile mükemmel orta sahalara rağmen oynamıyoruz" diyor.

    "beklerine hiç girmiyorum bile" diyor.

    "sen sacchi'nin ekolünü türkiye'de uygulatarak, rekorlar kırmış, herkesin imkansız dediğini başarmışsın*. oynattığın futbolu italya'ya da taşımış, hayranlık uyandırmışsın. efsane ac milan kadrosunun temelini atmışsın. milli takım ile uluslararası alanda başarılı olmuşsun, hem de hala geçerliliği olan modern bir futbol oynatarak." diyor.

    "klopp'a bile gegenpressing konusunda ilham olmuşsun, ne buluyorsun bizim kelde*" diyor.

    "2011-2012 sezonunda kendi ekolünle eze eze iki kere şampiyon olmuşsun, 3-0'ın rövanşında ezeli rakibimiz real madrid'i* oynattığın futbol ile korkudan titretmişsin ama olmayacak arayışlardasın" diyor.

    "umarım, en yakın zamanda takımı eski zamanlarına taşırsın da tekrardan karşılaşmayı asla istemeyeceğimiz bir hüviyete sokarsın" diyor.

    "galatasaray'ın genlerinde hücum futbolu, pres, coşku, tempo var; slow motion pas futbolu yok!" diyor.

    kısacası, "başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin" diyor.

    ben demiyorum messi diyor.*
App Store'dan indirin Google Play'den alın