• 2955
    artık kaldırılması gerekmekte. kim kaç yabancı oynatmış kim oynatmamış bu tarz gereksiz tartışmalardansa kim kaç genç yabancı kim kaç yerli genç oynatmış, kim oyuncu yetiştirmeye özen gösteriyor, kimin hedefi sadece süperlig kimin avrupa diye konuşulmaya başlanması lazım.
    ne zaman yabancı oyuncu sayısı tartışılsa yerli oyuncuların aldıkları paralar, istenilen bonservisler tavan yapıyor. kulüpleri bataklığı sürükleyen bir diğer konu yerli oyuncu zorunluluğudur.
    genç zorunluluğu getirip ligin yaş ortalamasını düşürürsün o zaman çeşitli sorunların çözümü başlar. bunun üstüne alt yapıdan yetişmiş 21 yaş altı minimum 1 oyuncu zorunluluğu da getirirsen lig oyuncu yetiştirmeye ve satmaya başlar. o zaman süper lig için bir şeyler konuşmaya başlarız. yabancı oyuncu sayısı hiçbir zaman tartışma konusu olmamalı.
  • 2958
    gorsel anlamda beni ve bence bircok futbol severi tatmin eden futbol cogunlukla yetenek isi, her ne kadar son yillarda cok daha fiziksel bir olaya donusse de bu boyle. danimarka liginde ortalama bir takimda oynayan evander'in bir cogumuzu heyecanlandirma sebebi de budur. maalesef turk futbolcularda bu yetenek kismi eksik. bu kadar nufusa sahip bu kadar futbolla yatip kalkan bir toplumda yetenekli ve star olabilen futbolcu sayisinin bir elin parmagini gecmemesi de buyuk sebeple bu yetenek eksikliginden. bunun uzerine ulkede futbol aklini gelistirebilecegin bir altyapi egitimi, dogru duzgun bir sistem ve genc futbolculara sabir olmadigi icin zaten az olan yetenekleri ortaya cikartmak daha da zorlasiyor. tum bunlardan siyrilan futbolcularda da karakter sikintisi varsa (hemen ben oldum havalarina girme, ben yetenekliyim ya mucadele etmeme isirmama gerek yok, duygusallik, kendini ustun gorme ...) turkiyede yetisen elit seviye futbolcu sayisi bir elin parmaklari kadar kaliyor. fizigiyle oynayan, gorev adami olan, teknigi duzgun olan elit futbolcularimizin sayisi biraz daha fazla tabii ancak onlar da genelde erken yasta kendisini disari atabilenler oluyor. kisacasi bizim sorunumuz yabanci kurali degildir. bu kural tamamiyle sacmaliktir, kuluplerin duzgun yonetilemeyip borc bataginda gezmesinin de bu kuralla hicbir alakasi yoktur. bu sinir yuzunden mehmet topuz gibi siradan bir futbolcuya 10 milyon euro para verildi bu ulkede. alper potuk, tarik camdal, veysel sari, salih dursun, sezer ozturk, volkan sen, ozer hurmaci, sercan yildirim, irfan can gibi 10larca turk futbolcu icin belki de 100 milyon euro para harcadi buyuk kulupler, hal boyle iken yabanci sinirini istemek bana cok yanlis geliyor. eger bir sinir olacaksa atiyorum 30 yas ustu yabanci futbolcular icin olsun.
  • 2959
    türk kulüplerine oyuncu yetiştirme ve avrupa'da rekabet etme kisvesi altında dayatılması ve bu şekilde savunulması düpedüz saçmalık olan çağdışı ve rezil kural.

    kulüplere sıkı mali koşullar getirmek, altyapı yatırım ve akademi oyuncusu kaydetme zorunluluğu getirmek, gelen yabancıların sayısına değil niteliğine bağlı bir kurala gitmek, tesisleşmeyi sadece yapı dikmekle bırakmayıp zemine ve saha koşullarına önemli standartlar getirmek, hakem konusunu hem hakemlerle hem kulüp yetkilileriyle çalışarak gündemden düşürmek, tarafsızlığı temin etmek...

    günümüzde türk futbolunun bulunduğu yerin sorumlusu olarak 50 tane farklı sebep yazarsınız, sıra yabancı serbestisine gelmez. ki zaten hiçbir zaman da tam bir serbesti olmadı.

    14 yabancı kuralı uygulanmamış olsaydı kulüplerin borcu muhtemelen şu ankinden bile 1 kat daha fazla olurdu. iyi kötü her sezon kulüplerin çift haneli bonservis gelirleri oluşmaya, oyuncu yetiştirme kültürü oturmaya başladı. bu kuralın en büyük meyvesini de genç yaşlarda 4 büyüklerden bol sıfırlı kontrat almayıp avrupa'yı da opsiyon olarak gören gençlerin katkısıyla milli takım havuzu yedi.

    genç oyuncu yetiştirsin kulüpler de niye sadece türk genç yetiştirsin? yabancısı kulübe hem sportif hem de mali anlamda en az türk oyuncu kadar katkı sağlamıyor mu? sağlıyorsa kuru milliyetçilikten başka, eskiden böyleymiş gibi köhne bir zihniyetin ürününden başka ne manası var yabancı sınırının?

    her ne kadar uygulanan sistem yanlış bir şekilde kulüplerin geri dönüşü olmayacak pek çok yaşlı yabancı oyuncu transfer etmesine sebebiyet vermiş olsa da maliyet anlamında pek çok kulübün rahatlamasının ve maaş bütçesini düşürebilmesinin tek sebebi 14 yabancı kuralıydı.

    tamamıyla kaldırılmadığı ve nicelik değil nitelik bazlı kurallara bağlı bir oyuncu kayıt sistemi getirilmediği her gün türk futboluna ihanet edilmektedir. kaldırın bu saçmalığı. hiç oyuncu yetiştiremeyen, avrupa liglerine 10 yılda bir istisna olmadıkça oyuncu gönderemeyen bir ligden çatır çatır oyuncu pazarlayan, hem yerli hem yabancı oyuncu üreten bir lige evrilmeye başlamıştık ki yine bu kural eskisine göre rahat da olsa musallat edildi. 3-5 menajer komisyon yiyecek, kazma yerliler hayal edemeyeceği paraları cukkalayacak, kulüpler de alperler için, tarıklar için, topallar için koca servetler döküp kavga edecek. yabancı sınırı olan sistemin en kısa ve net özeti budur.
  • 2960
    türk futbol süper ligi'nde uygulanacak yabancı kontenjanı kuralıdır.
    bu kural takımların oyuncu yetiştirme gibi bir misyonu olması gerektiği hipotezine dayanmaktadır. futbol eğlencelik bir iş, bana kalırsa spordan çok eğlencelik bir şov hatta.
    0 0 giden, kör dövüşü şeklindeki maçları açıp izlemediğimize göre mesele seyirciyi eğlendirmek. taraf tutma işi de tamamen tatmin, katarsis meselesi. fanatizm, gündelik hayatta rahatlayamayan insanın sahada kendiyle özdeş gördüğü takımın rakibini yenmesi ve ona hakim olarak adeta önünde küçük düşürmesiyle tatmin olmasından doğar.

    tıpkı şiddete meyli olan insanın gladyatör dövüşlerinde kan, vahşet ve ölümü büyük bir coşkuyla izlemesi gibi futbol seyircisi de rakibini paramparça eden bir takım görmek ister. melo, belözoğlu, roy keane, gattuso gibi çirkef adamların kendi taraftarınca ilahlaştırılması da bundandır.

    futbolun eğlence ve psikolojik tatmin yönü bu kadar ağır basarken kulüplerin önceliği bu eğlenceyi sağlamaktır. eğlencenin sonunda ekonomi doğrudan gelir zaten ingiltere ve almanya bunun en iyi örnekleri.

    ekonomi düzelecek diyerek yerli topçu üretmeyi fetişleştirmek eğlencenin düzeyini düşürür. ben abdülkadir ve kerem'in yerine daha yetenekli yabancıları izlemeyi tercih ederim şahsen.

    kulüplerin önceliği türk futbolunu veya türk futbolcuusunu geliştirmek değil kendi taraftarını tatmin edecek, eğlendirecek ve seyir zevki sağlayacak oyunu kurmaktır.

    bu nedenle yabancı sınırı diye bir kural olamaz olmamalıdır.
    yabancı sınırı koyacaksınız gerçek sporlar olan atletizme koyacaksınız. afrika'dan devşirdiğimiz atletler yerine ortaokul seviyesinden itibaren yetiştirdiğimiz türk atletler, güreşçiler, halterciler yarışacak. türk sporu böyle gelişir.
  • 2961
    yabancı aşığı galatasaray seyircisinin varlığı ile bizim için daha da zor hale gelen sınırlama öznesidir.

    o çöp, bu sap, şu kazma, bu balta derken ilk 11'de ve rotasyonda oynatacak oyuncuların özgüvenlerini yerle bir ediyoruz.

    2 oyuncu antrenmanın bir anında şakalaştı diye neredeyse adamlar düşman ilan edildiler.
    emre kılınç, berkan, taylan tamamen çöpe atıldı.
    emre akbaba bir maç tökezleyince ne futbolculuğu kaldı ne adamlığı.
    kerem 2 maç gününde olmadığı için hayali senaryolar bile üretenler oldu. ekran resimlerini toplayıp değerlendiren uzmanlar(!) türedi.
    abdulkerim geldiğinden beri tu kaka edilmeye çalışılıyor.

    şimdilik yunus yeni olduğu için ve adanada bir şeyler ispatladığı için ona dokunan yok. ama hiç merak etmeyin yakında onu da çöp ilan etmeye başlarlar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın