• 2488
    bence hiç üzerinde kafa yormadan çok büyük bir yaygara koparılıyor, niye böyle düşündüğümü sebepleriyle anlatacağım.

    --- yeni yabancı sınırında ilk 11 ---
    2020/21 sezonunda 3 yerli oyuncu
    2021/22 sezonunda 3 yerli oyuncu + 1 genç altyapı oyuncusu (2000 ve sonrası doğumlu)
    2022/23 sezonunda 3 yerli oyuncu + 2 genç altyapı oyuncusu (2002 ve sonra doğumlu)
    --- yeni yabancı sınırında ilk 11 ---

    1. kulüplere daha fazla türk oyuncu transferi gerekmeyecek.

    kulüpler eski sistemde 21 kişilik maç kadrosunda zaten 9 yerli oyuncu bulundurmak zorundaydı. yeni sistemde ise maç kadrosunda ilk sezon 7 yerli, sonraki sezon 8 yerli 1 altyapı, ondan sonraki sezon 9 yerli 2 altyapı olacak. hatta altyapı oyuncusu olarak oynayanlar da başka bir altyapı oyuncusuyla yedeklenmesi gerektiği için altyapı haricindeki yerli oyuncu sayısı bundan daha az olacak. uzun vadede ise yetişen altyapı oyuncuları 21 yaşından sonra yerli statüsüne geçecek. çok açık bir şekilde kadroya dışarıdan transfer edilmesi gereken yerli oyuncu sayısı azalacak.

    ilk sezondan itibaren ilk onbirde zorunlu yerli oyuncunun sayısı hep 3 kalacak. bu sezon için bakarsanız zaten çoğu kulüp sahada ortalama en 2-3 yerli oyuncuyla oynadı. bugüne kadar belki de en çok yabancı oynatan takım olarak biz bile ligde ortalama 2.43 yerliyle oynamışız. fenerbahçe için 4.92, beşiktaş için ise 3.67 bu sayı. umarim birisi uğraşıp tüm istatistikleri yayınlar. ligin genelinde büyük bir değişiklik olacağını hiç sanmıyorum.

    2. türk futbolculara eskiden olduğu gibi fahiş ücretler ödenmesine neden olmayacak.

    bir önceki maddede anlattığım gibi yerli oyunculara olan ihtiyaç artmayacağı için şu andakinden yüksek ücretler ödenmesi söz konusu değil. bunun tek istisnası kaan ayhan ya da hakan çalhanoğlu gibi zorunluluktan ilk onbire yapılacak olan transfer olur ancak zaten o kalitedeki türk futbolcular da zaten yabancı sınırı olmasaydı bile ilk onbir oyuncusu seviyesinde yüksek ücretler isteyecekti.

    herkesin aklına yabancı sınırına karşı olanların bayrak adamı tarık çamdal geliyor ama galatasaray’ın rekor geliri olduğu ve buna rağmen bütçesinin de üzerine çıkıldığı bir dönemdi o. sahada 3 değil 6 yerli oyuncu bulundurmak gerekiyordu. şu anda ise büyük kulüplerin borcunu ödemeye çalıştığı, yayın gelirlerinin düştüğü, türkiye’de uzun zaman önce başlayan ekonomik kriz nedeniyle kurların yüksek olduğu, korona salgını nedeniyle harcamaların azaldığı bir dönemdeyiz. net olarak söylüyorum, hiçbir kulüp üst düzey olmayan türk oyunculara yabancı sınırı nedeniyle büyük paralar ödemez, ödeyemez.

    daha önce örneğini gördüğümüz yüksek maliyetli yerli oyuncu transferlerindeki en önemli etkenlerinden biri kulüpler arasındaki rekabetti. rakibin almaması için yapılan bu tarz fiyat yükseltmeler yabancı sınırı olsa da olmasa da tüm dünyada yaşanan ama türkiye’deki yoğun rekabet nedeniyle daha sık gördüğümüz bir durum bu, örnek olarak emre akbaba’yı ya da vedat muriqi’yi gösterebiliriz. yabancı sınırı bu rekabeti değiştirmeyecek ama kulüpler mali sıkıntıda olduğu için eskiden olduğu gibi sırf pasaportu için gereksiz türk oyuncuların fiyat seviyesini çok yukarılara çekemeyecek.

    diğer etken ise financial fair play anlaşmaları nedeniyle sözleşmesi biten yerli oyunculara bonservis vermemek için ödenen yüksek ücretlerdi. eski sistemde bile yedek oyuncular yerli olması gerektiği ve sınırlı olan bonservis bütçemizi yedeklere harcamak istemediğimiz için yerli oyunculara ederinden yüksek ücret verdik. örnek olarak şener’i ya da jimmy’yi gösterebiliriz. yeni yabancı kuralıyla birlikte yedek seviyesindeki yaşı geçmiş türk oyuncuların maliyeti artmayacak, zaten onlara olan talep de artmayacak. türk oyuncular için olan bütçenin çoğu da zaten altyapı oyuncu zorunluluğu sayesinde anadolu kulüplerinde düzenli olarak oynamış ve potansiyeli olduğu düşünülen gençlere harcanacak. uzun vadede yaşı geçmiş vasat türk oyuncuların kazanacağı ücretler ise düşmeye devam edecek. sonraki maddelerde anlatacağım.

    3. genç türk futbolcuların gelişmesini sağlayacak.

    yeni yabancı kuralında bir önceki maddede anlattığım 3 yerli oyuncu zorunluluğundan farklı olarak ilk sezon 0, ikinci sezon 1, üçüncü sezondan itibaren ise 2 altyapı oyuncu (21 yaş altı) ilk onbirde oynamak zorunda.

    21 yaş altında altyapıdan çıkmış bir oyuncuyu oynatmak, yüksek galibiyet primi verilen ve taraftar baskısının olduğu, teknik direktörlerin sürekli değiştirildiği bir ligde, özellikle şampiyonluğa oynayan bir takım için çok zor. sonuçta kulüplerin amacı ve teknik direktörlerin görevi sahada başarılı olmak. ancak bir altyapı oyuncusunun yalnızca tecrübe eksikliği bile takım için bir dezavantaj. bu yüzden ligimizde gençler istisna olarak yalnızca çok özel bir oyuncu çıktığında, takımının ligde ya da maçta iddiası kalmadığında ya da kadroda alternatif kalmadığında oynatılıyordu. yalnızca altınordu ikinci ligde rekabeti bırakıp genç oyuncu çıkartabiliyor.

    ülke genelinde altyapıyı geliştirmenin, oyuncu yetiştirmenin ve bu oyunculara süre vermenin tek adil yöntemi, her takımın bunu yapmaya zorlamak, başka türlü sportif başarıya dezavantaj olacak gençlerin oynatılmasını sağlayamazsınız. burada yeni sisteme karşı çıkan yazarların çoğu bugüne kadar genç oyuncu oynamazsa nasıl gelişir, elin yabancısı çocukları sahaya sürüyor ama bizim ülkemizde gençlere şans verilmiyor, şu yüksek ücret alan oyuncunun yerine 17 yaşındaki bu altyapı oyuncusu oynasa daha iyi olur, altyapımızda ne yetenekler var ama harcanıyor diye konuşuyordu. kendi gençlerimin oynatılarak yetiştiğini görmek istiyorsam, adil olarak tüm rakiplerimizin de sahada aynı sayıda genç oynatmasını isterim.

    altyapı oyuncusu oynatma zorunluluğu olmadığında genç oyuncular eskiden 21 yaşına kadar u21’de oynuyor, daha sonra iyi olanları kadroda tutuluyor, kalanı üçüncü lige gidiyordu. yetenekli olmasına rağmen üst seviyeyi göremediği için oyun tecrübesini geliştiremeyen birçok oyuncu, birkaç yıl üçüncü ligde kendisini gösterdikten sonra ikinci lige gidiyor, birkaç yıl sonra süper ligin alt sıralarında bir takımda oynuyor, süper lige alıştıktan sonra sözleşmesi bittiğinde büyük kulüplere geliyordu, orada da bir süre büyük kulüpte oynamayı öğrenmesi gerekiyor, ancak en erken 25 yaşından sonra kendisini gösterebiliyordu. kulübümüzde benzer kariyerde ömer, adem, emre akbaba, taylan, şener örnekleri var.

    yeni sistemde süper lig takımlarının kadrolarında aslarıyla yedekleriyle oynayan yaklaşık 72 u-21 oyuncusu bulunacak. eskiden olsa şans bulamayacak olan gençler şimdi zorunlu süper lig seviyesinde oynadıkça kendisini geliştirecek ve şans bulamadığı için gözden kaçan yetenekli genç oyuncu kalmayacak. sürekli olarak her sezon birkaç oyuncu altyapıdan a takıma yükselmek zorunda olduğu için en küçük yaştan itibaren tüm gençler a takıma gidecek oyuncu olmak amacıyla daha çok çalışarak birbiriyle rekabet edecek.

    bu kuralın getireceği bir diğer çok önemli değişim ise altyapı yatırımlarına olacak. altyapı oyuncusu kuralındaki yaş sınırı nedeniyle kulüpler sürekli olarak her sezon oynatmak zorunda olduğu birkaç yeni altyapı oyuncusunu kadroya kazandırmak zorunda. sahadaki 2 genç oyuncunun kalitesi sportif başarıyı direkt olarak etkilediği için tüm kulüpler altyapıya ilk kez büyük yatırımlar yapacak. sportif başarının dışında o gençleri zorunlu olarak vitrine çıkartacağı için gelecekte büyük kulüplere ya da avrupa’ya satarak gelir elde etme şansı olacak. eskiden çok büyük yetenek değilse yaşı geldiğinde alt liglere bırakan kulüplerimiz bundan sonra tüm yaş gruplarındaki gençlere en iyi gelişme imkanını sunmaya çalışacak.

    genç oyuncuların formayı garanti görüp kendisini geliştirmeyi bırakacağını düşünenler ise bana göre futbolcu psikolojisini düşünmüyor. öncelikle altyapı oyuncusu oynatma zorunluluğu 21 yaş altı oyuncular için geçerli. yani genç bir oyuncunun kural nedeniyle sahada yer alabileceği yalnızca birkaç yılı var, ondan sonra diğer yerlilerle rekabete girmek zorunda. daha önceden altyapı oyuncuları, a takım futbolcularıyla rekabet edemeyeceğini bildiği için u19 ligi seviyesinde takılı kalıyordu. bundan sonra her hafta binlerce taraftarın, avrupalı büyük kulüp scoutlarının, ailesinin ve arkadaşlarının izlediği bir maçta görev alacak olan 18 yaşındaki bir genç, gelecek maçta daha iyi oynamak için çalışacak. herkesin gözü önünde olan bu genç kulübünden daha iyi bir sözleşme kazanmak ya da daha büyük bir kulübe transfer olmak için çalışır ve verilen şansı diğer gençlere kaybetmemek için elinden geleni yapar.

    4. kulüplere ekonomik olarak faydalı olacak.

    daha önce söylediğim gibi eskiden de 9 yerli oyuncu maç kadrosundaydı, bundan sonra da 9 yerli oyuncu maç kadrosunda olacak. yerlilere olan talep değişmeyecek ancak altyapı oyuncu oynatma zorunluluğu nedeniyle genç yaşta süper lig tecrübesi kazanmış oyuncu arzını arttıracağı için büyük kulüplerin yerli statüsüne transfer etmek için piyasada çok daha fazla seçeneği olacak. ilk onbirde 3 yerli oynatma zorunluluğu nedeniyle büyük kulüplerin transfer edeceği üst seviyedeki türk futbolcuların maliyetleri ise yerlerini alacakları çoğu yabancının maliyetlerini geçmez. 2 altyapı oyuncu oynatma zorunluluğu ise, kulüplerin 2 ilk onbir seviyesindeki yabancının ve 2 yedek seviyesinde yabancı oyuncunun (eski sistemde tribünde oturan 2 yabancı gibi düşünebiliriz) maliyetlerini direkt olarak azaltacak. bununla birlikte birçok kulübün avrupa’ya oyuncu satacağını düşünüyorum. özellikle büyük kulüplerde oynayan gençlerin bir de avrupa tecrübesi kazanırsa ozan kabak gibi genç oyuncular kulüplerine büyük bonservisler kazandırabilir. zorunluluk getirilmeseydi sportif rekabet nedeniyle elde edilemeyecek olan ve benim yıllık 15-20m € olarak düşündüğüm fark, belki de uzun vadede büyük kulüplerin borçlarını ödeyebilecek duruma getirebilir.

    5. yeni sistem menajerleri vasat türk oyuncular üzerinden zengin etmeyecek.

    kadroda bulunması gereken yerli oyuncu sayısı değişmiyor, bu nedenle yaşı geçmiş ve vasat türk oyuncuları üzerinden para kazanmayacaklar. menajerlerin büyük paralar kazandıkları yedek olması için düşünülen o vasat oyuncuların yerlerini altyapı oyuncu zorunluluğu sayesinde gelişen genç yerli oyuncular alacak. yabancı oyuncular üzerinden kazandıkları komisyonlar azalacak çünkü kadrolara 4 yabancı oyuncunun yerine 4 altyapı oyuncusu gelecek.

    bu nedenlerle menajerlerin altyapı oyuncularına yoğunlaşacağını ve genç oyuncularda menajer oyunlarının artacağını ancak bununla birlikte avrupa’ya giden gençlerin sayısının artmasını bekleyebiliriz. öte yandan menajerler, bu genç oyunculardan gelecekte daha çok para kazanmak istiyorsa onların her türlü gelişimine daha fazla destek olmak zorunda. gençlere daha iyi mentörlük yapan menajerlerin oyuncuları elbette ki daha başarılı olacaktır.

    burada düşmek istediğim önemli bir not var, altyapı oyuncu oynatma zorunluluğunda kesinlikle o kulübün altyapısında yetişme kriteri aranması şart. eğer büyük kulüpler, diğer kulüplerin altyapılarında yetişmiş oyuncuları kendi altyapı kontenjanında oynatmak için yüksek bedellerle transfer etmeye başlarsa bu sistemin tüm avantajları yok olur.

    6. türkiye'nin kulüpler seviyesindeki avrupa başarılarının bitmesinin nedeni yabancı sınırı olmayacak.

    kadroda 3 yerli oyuncu zorunluluğunun, daha önceki 5 yabancı sınırında olduğu gibi avrupa’ya giden takımlar için dezavantaj sağlayacağını düşünenler var. ancak işin gerçeği bunun büyük bir etkisi olmayacak. avrupa’daki rekabeti etkileyecek ancak hiç konuşulmayan çok daha farklı konular var. türkiye’nin içinde bulunduğu ve düzelmesi zor olan ekonomik kriz ve buna bağlı yüksek kur nedeniyle yayın gelirleri azaldı, salgın nedeniyle maç gelirleri düştü, mevcut olan yüksek borçlar daha da arttı, futbolcu ücretlerinde kulüplerin ödediği %15 olan vergi %40’a yükseltildi ve tüm bunlardan önce zaten son 2-3 yıldır büyük kulüplerin bütçeleri hızla azalıyordu. bu nedenlerle kulüplerin dışarıdan getirebileceği oyuncu seviyesi yabancı sınırından bağımsız olarak ciddi miktarda düşüyor. avrupa’da oynayan türk futbolculardan birkaçını şampiyonlar ligi’nde oynaması için getirmek sorunların en küçüğü. fatih terim’in söylediği gibi makas açılmıştı ama bundan sonra mücadele etmek zaten imkansız hale geliyor. bu şekilde baktığınız zaman, böyle bir dönemde avrupa’da hiç sansımız olmadığı için kulüpleri oyuncu yetiştirmeye yönlendirmek daha doğru bir karar bile olabilir.

    7. milli takıma iyi bir jenerasyon yetiştiren sistem bozulmayacak.

    bu konuda yeni sisteme karşı çıkanların ortaya koyduğu en sağlam argüman, ilk onbirde yerinin garanti olduğunu bilen ve bu zorunluluk nedeniyle kulüplerden daha önce yabancı oyuncuların aldığı yüksek ücretleri kazanan türk oyuncuların avrupa’ya gitmek yerine kalmayı tercih etmesi. bir diğeri ise yabancılarla eşit şartlarda rekabet etmek zorunda kalan yerlilerin kendisini geliştirmesi. bunlara hak veriyorum, bana göre zamanla 8+6’dan 6+4’e inen yabancı sayısı yerine 14’ten 10’a inen yabancı oyuncu ile sözleşme sınırı getirilseydi daha iyi olurdu, böylece yerli oyuncular yabancılarla adil şekilde rekabet ederdi.

    ancak yabancı sınırlamasının genç milli takım jenerasyonuna fazla bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. ozan, enes, cengiz, çağlar, yusuf, zeki, merih, mert, umut. milli takımı oluşturan bu genç jenerasyonun tamamı zaten türkiye’de kısa bir süre oynadıktan sonra ve 22 yaşının altındayken avrupa’ya gitti. yani yeni sistemde olsaydı kulüplerinde yerli statüsünde değil altyapı oyuncusu olarak oynayacaklardı. yeni sistem altyapı oyuncusu zorunluluğu sayesinde bunların sayısını arttıracak. altyapı oyuncusu olarak oynayan bir genç eğer 21 yaşından sonra büyük bir kulübün ilk onbirinde oynayacak seviyedeyse zaten çok daha önce avrupa’dan teklif edilen yüksek bonservislere karşılık satılır.

    türkiye’de hiçbir kulüp altyapıdan gelen ve vitrine çıkardıktan sonra satmayı düşündükleri genç oyuncularına milyonlarca euro teklif etmez. gençlerin aklında da bir an önce kapağı avrupa’ya atmak var. ozan kabak örneğinde olduğu gibi çok yetenekli bir oyuncuya eğer avrupa’nın büyük kulüplerinden teklif gelir de oyuncu ayrılmak isterse de kulüp oyuncuyu elinde tutamıyor. genç oyuncular sözleşmesine çıkış maddesi koydurabilir, kısa süreli sözleşme yaparak sözleşmesi bittiğinde bedelsiz ayrılma kozunu oynayabilir, altyapı oyuncusu zorunluluğu nedeniyle 21 yaşına kadar kiralık olarak kulübünde devam etmeyi kabul edebilir. menajerler zaten avrupa piyasasında daha fazla para olduğu biliyor, türkiye’deki iyi ücretler ise artık yalnızca üç büyük kulübün üç yerli oyuncu kontenjanında.

    benim tahminime göre üç büyük kulüp, ligde düzenli olarak oynamış olan tüm gençler arasında potansiyeli olmasına rağmen 21 yaşına kadar avrupa’ya gidememiş, tercihen sözleşmesi bitenleri yerli oyuncu statüsü için kadrosuna katmaya ve sonrasında avrupa’ya satan kulüp olmaya çalışacak. yani artık büyük kulüplerin yerli oyuncu olarak gençleri tercih ettiğini ve avrupa’ya sattıkça yeni yerli oyuncu aldığını görebiliriz.
  • 2489
    daha önce denenmişi varken ve sonuçları ortadayken hakkında güzelleme yapılması bizim millettin geçişten ders almadığını ve alamayacağını gösteren düzenlemedir.

    en basitinden bugün emre akbaba transferini yapmak zorunda olsak sadece bonservis olarak bile muhtemelen 2 katı fiyat çekilecekti ve belki de biz emre'yi fener formasıyla izliyor olacaktık.

    fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığınız anda rekabet düşer. rekabet düştüğünde de kalite düşer. 2+2=4. türk futbolunun gelişmesi türk futbolcu "oynatarak" olmaz. türk futbolcu "yetiştirerek olur.

    sahada 3 tane yerli oyuncu zorunluluğu demek kenarda da en az 3 tane onu yedekleyecek yerli oyuncu demektir. yerli oyuncular hem yerlileri hem de yabancıları yedekleyecek kalitede olmak zorundayken yabancılar sadece yabancıları yedekleyebilecek.

    dediğim gibi uzun uzun anlatmaya gerek yok. yıllarca denendi yabancı sınırı. sonuçlarını hemen her takım gördü. mehmet topuz'a bundan kaç sene önce 10 milyon € bonservis ödendi.

    olacak olanlar şunlar: ıskartaya çıkması gereken tecrübeli (!) yerliler yine kıyak sözleşme kapacak, biraz parlayan yerli oyuncunun bonservisi ve maaşı ederinin en az 2 katına çıkacak, banko oynatmayı düşündüğün yerli oyuncular zamanla zam isteyecek ve kapris yapmaya başlayacak.

    biz hollanda, portekiz, almanya değiliz ki "aaa yasak mı geldi, o zaman kendimize çeki düzen verelim" diyelim. kaldı ki desek bile bu ülkenin mevcut şartlarında futbol altyapısı oluşturması en az 10 yıl. bugün başlasak 2030'dan önce işler hale gelmez o altyapı sistemi.

    daha önce denediğimiz bir şeyi yeniden deneyerek farklı bir sonuç almaya çalışıyoruz. bunu yapanlar da aptal ya da deli olduklarından yapmıyorlar bunu. sportif hiçbir gerekçesi olmayan, tamamen siyasi eylem bu.
  • 2490
    yabancı sınırı yok demek türk oynatamazsın demek değildir, altyapıdan oyuncu sahaya sürmek yasak değildir.

    bütün kulüpler salak mı kardeşim bilmiyor mu tonlarca para verip oyuncu almak yerine altyapı topçusunu bedavaya yakın paraya oynatmayı. son zamanlarda bunu yapan kulüp trabzonspor o da mecburiyetten tabi.

    35 yaşına gelmiş yabancı diye tabir edilen futbolcu maçtan sonra gidip antrenman yapıyor bizim gençler nargile fifa kafasında takılıyor. takılmasın demiyorum takılsın hayatını yaşasın orası beni ilgilendirmez. şöyle bir gerçekte var tesisler çok yetersiz. altyapıda yetişmeye çalışan adam kardeşim imkanları görüyorsun bir de avrupaya bak derse bir şey deme hakkım yok.

    ahmet mehmet 1 saat çalışıyorsa sen 2 saat çalış kendini geliştir gayret et formayı kap. emin gibi oyuncuların çok çalışıp formayı almak için kendini geliştirmesinin önü kesiliyor. baba zaten mecburi beni oynatacaklar altyapıda başka adam yok düşüncesine girse bu topçular ki zamanında gördük yan gel yat osman parayı cebe indirecekler. anadolu takımlarında gezip kazandıkları parayı yatırıma dökerlerse hayatları kurtulur. niye çalışsın bu adam.

    kulüpler yabancı oyuncular ile mevcut anlaşmaları var geçen sene adam kadrosunu ayarlamıs anlaşmalar yapılmış hooop yabancı sınırı. kardeşim kusura bakma seni oynatamayacağız çünkü yabancısın mı diyecez kullanıp verim alacağımız topçuları satmaya mı çalışacağız.

    ben niye tarık çamdal gibi topçulara 5 milyon euro'ya yakın para veriyorum mal mıyım ben.
  • 2491
    özellikle altyapı oyuncusu kuralı anadolu kulüplerini çok kötü vuracağı için lehimize çevirebileceğimiz unsurdur. düşünün 14 yabancı gibi oynayabileceğimiz maksimum yabancı sayısında bile kadro kayıt sıkıntısı yaşadık, boş oyunculara paralar ödedik. şimdi aynı agresifliği ilk 11'de oynayacak genç oyuncularda ve onların yedeklerinde gösterebilirsek fark açabiliriz. çünkü en adamakıllı altyapı bizde ve daima şampiyonluk yarışında olduğumuz için bu çocukları sahaya sürme cesaretini gösteremiyorduk. oysa şimdi herkes birer-ikişer genç oyuncu oynatmak zorunda olacağı, yani aynı faktör ile uğraşacağı için, bu defo yerelde canımızı yakmayacak. sonraları ise zaten defo dediğim, defo olmaktan çıkacak ve sürekli bir devinim içerisinde nba'deki rookie sistemi gibi devamlılaştırabileceğiz. kuralın galatasaray'ın önünü kesmek için revize edildiğine dair haklı görünen iddialara rağmen, bu salaklar istemeden galatasaray'ın önünü açmış olabilirler.

    not: son olarak söylemek isterim ki, hiçbir şekilde herhangi bir sınırdan yana değilim. hayatın her alanında mutlak özgürlüklere inanan bir insan olarak, elimde olsa hiçbir kural olmadan tamamen serbest bir kadro kayıt sistemi oluştururdum. bu girdide sadece mevcut değişikliğin lehimize olabilecek taraflarını değerlendirmek istedim.
  • 2492
    oyunculari yerli ve yabanci diye ayirmak net bir irk ayrimciligidir, irkciliktir!

    isteyen altyapiya onem verir isteyen vermez, belki benim planim, vizyonum 5 senede 10 tane marcao tarzi adam alip satmak olacak, borclarimi bu yolla eritmek isteyecegim. sen ne hakla benim plan programimi baltaliyorsun? isteyen sifir yabanci oynatsin athletic bilbao gibi olsun tutan mi var? eger benim planim yanlissa bana yanlis kardesim, iflas eder ceker giderim size ne bundan? butun mantiksizliklari, irkciligi falan gectim, yahu daha once bu sinirlama salakligini getirip ulke futbolunun anasini bellemediniz mi zaten? ders de mi almiyorsunuz hatalardan? milli takimin son zamanlardaki en iyi jenerasyonu sinirlama olmadigi donemde gelmedi mi? neyi anlamiyorsunuz, amaciniz nedir? alakasi yok ama diyelim ki bu sistemle milli takim daha iyi olacak, kulupler dibi gorecek... kim takar milli takimi allah askina senede tas catlasa 5 mac oynayan milli takim kimin umrunda? bu konuyla ilgili anketi de birakiyorum...

    https://anketinho.com/1692
  • 2493
    2022-23 sezonu başında 21 yaş altı 2 altyapı oyuncusu oynatma zorunluluğu kaldırılacak ve 2023-24 sezonunda 6+0+3 gibi bir garabete dönüşecektir. aynı 14 yabancı kuralı geldiğinde 10 ve üstü yabancı kullanan takımların vereceği ek vergi ile havuzda toplanacak paranın 10un altında yabancı kullanan takımlara fon sağlayarak altyapı devrimini sağlaması için planlanan ancak daha ilk sezonunda uygulamaya geçmeden kaldırılan kural gibi.
  • 2494
    önümüzdeki sezon* için getirilen sınırlama kararı sonrası, lig tv’yi iptal ettirme kararı aldım. kendime sözüm vardı, böyle bir adım atamazlar diye düşünüyordum ama muktedir güç böyle takdir ediyorsa ben de artık izlemiyorum bu ligi kardeşim. galatasaray’ı bir şekilde takip edeceğim ancak yaşadığım hayal kırıklığının tarifi yok.
  • 2495
    --- alıntı ---

    2020/21 sezonunda 3 yerli oyuncu
    2021/22 sezonunda 3 yerli oyuncu + 1 genç altyapı oyuncusu (2000 ve sonrası doğumlu)
    2022/23 sezonunda 3 yerli oyuncu + 2 genç altyapı oyuncusu (2002 ve sonra doğumlu)

    --- alıntı ---

    komedi gibi bir kural. 14 yabancı serbest bırakıldığında da maç kadrosuna 3 tane alt yapıdan yetişme oyuncu bulundurulacak şartı getirilmişti. sonra takımların neredeyse hiç biri bu şartı yerine getiremeyince bu kuralın devreye girdiği sezon yedek kulübesinde 10 oyuncu hakkı verdiler. yani alt yapından yetişmiş 3 oyuncun yoksa yedek kulübesinde 10 yerine 7 oyuncu bırakıp o kuraldan hiç etkilenmeden devam edebiliyordun. 2 sene sonra da yedek kulübesindeki oyuncu hakkını 11 e çıkarırlar. çözülür bu iş.

    kuralın en ama en önemli hususunun arkasında duramayan adamlar futbolcu yetişemiyor yav diye edebiyat yapıyorlar.
  • 2496
    kısaca bu sınırlama diyor ki türk futbolculara kardeşim sen bir sene parla transferini yap sonra kendini geliştirmeye çalışma zaten yurt dışına gitmek istemeyeceksin çünkü seni burada tutmak için paraları bayılacaklar ve hiç bir yabancı kulüp bu paraları vermeyeceği için sen de gitmek istemeyeceksin. yabancı futbolcularla rekabet edip onları geçmeye de çalışma zaten mecbur oynayacaksın ne çabalıyorsun yeteneğin varsa zaten banko oynayacaksın ekstra çabalayıp efor sarf etme. kapağı at bir yere 5 sene yan gel yat bak örneklerine tarık kardeşimiz var. aşırı bonservislerin altında ezil diyor sana parayı bayılacaklar bak mehmet topuza, bak alper potuğa, bak tarık çamdala. yani hiç akıllanılmamış ki zaten bu sınırın türk futbolunu geliştirmek için yapılmadığı da çok açık kim nemalanacak kimin faydasına ve kim bu işten kar sağlayacak bilmiyorum ama türk futbolu olmadığı kesin. yıllar sonra hayıflanırız bir zamanlar milli takım stoper hattı juventus,leicister ve schalke den oluşuyordu diye.
  • 2497
    bu kuralın bir temel problemi de mevcut-yapı sözleşmeli yabancı oyuncuların oynayamaması halinde fifa nezdinde sözleşmelerini haklı olarak feshetmelerine sebebiyet verecek olmasıdır. 14 yabancı içerisinde 6 yabancıyı oyanatamayacaksın. fifa oyuncunun elinde olmayan koşulların oluşması sebebiyle oyuncuyu koruyacaktır. ben yabancı oyuncu olsam ve sözleşme imzalarken bana belirtilmeden oynama imkanım veya hakkım ilgili federasyonun iç kuralları ile elimden alınsa ya klüpten sözleşmenin feshini isterim ya da fifa veya avrupa insan hakları mahkemesine giderim. bizim kurulların tarafsız olmadığı konusunda zaten daha önce karar vermiş bu organlar her türlü oyuncu lehine karar verecektir. akıllı bir yabancı menajer bu fırsatı kaçırmaz.
  • 2498
    yabancı oyuncu sayısı hakkında kararı alanlar, ne kadar vurdum duymaz ve mantıksızca hareket ediyorsa karşı çıkanlarda bir o kadar mantıklı ve akılcı yorumlar yapmaya çalışıyor. türk futbolunun neden bu durumda olduğunun özetidir, mantıklı düşünüp hareket edenlerin lafı geçmezken sırf maddi gücü sebebiyle koltukta oturanların lafı sözü geçiyor.
  • 2499
    benim en çok takıldığım nokta, elinde yabancı varken bunu oynatamama durumudur. ya zaten buraya tavuğun, suyunun, suyu tarzı futbolcuları getirebiliyorsun, onları bile getirirken binbir cefa çekiyorsun, milyonlar döküyorsun, bir de oynatamıyorsun. akıl alacak bir karar değil gerçekten. niye? yerli futbolcu gelişsin. yahu 10 milyonluk belçikadan, hollandadan, isviçreden, portekizden nice futbolcular çıkıyor da 80 milyonluk türkiyede çıkmamasının sebebi yabancı sınırı mı yoksa temel eğitim mi? futbolcu olmak istiyorum diyen fakir bir çocuğun (iyi futbolcuların ve boksörlerin ekseriyeti fakir bir çevreden gelir) aileleri bunu nasıl karşılıyor soruşturdun mu bunu hiç devlet olarak? hala ayakkabısı yırtılıyor diye futbol oynayan çocukları döven aileler var kime neyi anlatıyorsun? ailelerin ekseriyeti çocuklarını okutmak istiyor hatta okutmak da değil. kpss'ye girsin atansın memur olsun. zihniyet bu. sen bunu değiştireceğine, dışardan gelen oyuncuya karışıyorsun. gerçi kodumun ülkesinde hangi düzen iyi ki futbol düzenimiz iyi olsun.

    bir diğer nokta bu yabancı sınırı sayesinde yine aynı devranın devam etmesi. bazen takımlarımız deneme yaparlar. genç oyuncuları kadrosuna katar ki onun için de belçika, hollanda, portekiz gibi futbol ülkelerinin göremedikleriyle yetiniyor, bu da ortadan kalkacak. tamamen başarıya endeksli taraftar ''olmuş'' futbolcu isteyecek. kulüpler de mecburen buna yönelecek. ya yap işte 11 yabancı olsun, bunlardan 2 tanesi de 20 yaş olma şartı olsun, ne güzel mis gibi kural işte. ister kulüpler bulur bu gençleri, isterlerse bulamayıp yerlerine yerli futbolcu koyarlar ama yoook. bak bunu düşünmem bir dakikamı bile almadı. sen otur düşün aylarca ve önümüzdeki beş yıl için geliştirilecek bir sistem bul ama yoook. illa tekere bir çomak sokacaksın. bu düzen yürümez böyle ya. gerçekten yürümez bak. aklıma geldikçe sinirleniyorum, söyleyecek çok şeyim var bu ülke hakkında ama söyleyemiyorum. neyse cidden sinirliyim bu amına koduklarım yüzünden. gerçekten neyse...