• 5232
    son 10 yılda galatasaray futbol takımının en beğendiğin maçı hangisi diye sorsalar hiç düşünmeden roberto mancini yönetimindeki 23 ekim 2013 galatasaray kopenhag maçı diye cevap veririm. özellikle ilk yarısına mest olmuştum. üstünden 8 yıl geçmesine rağmen hala unutamıyorum.

    kendisi iç saha maçlarımızda çılgın atan bir hocaydı ancak aynı şeyi deplasman maçları için söyleyemeyeceğim. zaten deplasmanda da kötü değil ortalama bir performans sergilese asla bu kadar kısa süreli bir ilişkimiz olmazdı.
  • 5233
    galatasaray'ın avrupa hedeflerine kesinlikle uyan bir teknik direktördü. son on yıldaki en büyük rekabet avantajımız olan scout ekibimizin kuruluşunda çok önemli bir yeri vardı, her ne kadar emre utkucan fatih hoca'yla bağı olan bir isim olsa da eğer mancini olmasa scout ekibi değil, arada dursun özbek'in oğlu gibi 'bu çocuk iyi midir' diye sorduğumuz emre ekibimiz olurdu.

    büyük para harcayıp büyük bir risk aldığımız dönemde takımımızın başındaydı ve bence iyi bir yöne de ilerliyorduk. zaten galatasaray'ın finansal durumu hem yapılamayan oyuncu satışları, hem de türk ekonomisinin çöküş başlangıcı çatırdamaları sebebi ile kötüleşince ayrılması mantıklı oldu. o tarz bir feda takımının hocası değildi, tazminatını istemeden gitti.

    bütün bunları anlattım ama mancini'yi nasıl hatırlarsın diye sorsanız mancini atkısı derim. saha kenarında gördüğüm en karizma hocaydı. futbol için önemi yok ama sadece takımın başında görmekten keyif alıyordum.
  • 5234
    galatasaray kariyerinden bağımsız tam bir turnuva hocası. galatasaray kariyerinde ise uzun lig maratonunda istediğimizi elde edememiştik ama şampiyonlar liginde juventus ve chelsea gibi takımlarla başa baş oynadığımızı hatırlıyorum. kötü teknik direktörlük örneği verilirken prandelli ve riekerink ile bir tutulmaması gerekiyor. evet ligde yine kötüydü ama o adı geçen hocalardan bir kaç tık üstte. manchester city'nin ilk lig şampiyonluğunu aldığı hocasıdır ayrıca. ha bunlara ek benim için de başarısızdır ama en azından tazminatından vazgeçerek kulübü zora sokmadı.

    ulan john terry elinle o topu sahaya sokmasaydın belki de elemiştik sizi...
  • 5235
    kendisini ve yaptığı teknik direktörlüğü genel olarak sevdim ancak kendisini transfer cambazı falan gibi gostermek de manasız. transfer piyasasında en hafif tabirle içimizden geçmiştir.

    scout ekibine gidip bana ikinci ligten bir türk orta saha bulun diyip umut gündoğan'ı galatasaray'a tranfer ettirmişliği vardır. kıstasa bak, ikinci ligde oynasın türk olsun. italya mi babam burası ikinci ligten topçu çekeceksin de katkı verecek?

    ontivero, burdisso'ya falan hiç girmiyorum ama umut'taki bu kıstası duyduktan sonra ontivero ve burdisso'yu ne diyerek istedi acaba diye düşünmeden de edemedim. ontivero'yu fiziken messi'ye benzeyen bir solak bulun diye mi keşfetti acaba...
  • 5236
    bence biraz yanlış hatırlanan hoca. iyi hocadır, ona lafım yok. fakat geldiğinde var olan takımın üstüne 19 milyon euro’luk çöp oyuncular transfer ettirmiştir devre arasında. hajrovic, ontivero falan. üstelik bir de ünal başgan bu 19 milyon euro’nun altına girerken eboue’yi falan a2 takıma göndermişti. maaş yükümüz inanılmaz boyutlara gelmişti. getirdiği oyuncuların hiçbirisinden bonservis kazanamamız da cabası, alex telles hariç. zaten tek elle tutulur transfer de o idi. futbol? evimizde iyi, deplasmanda ardarda 4 yiyen bir takım.
  • 5237
    scout ekibini kurmasından tutun da oynattığı tarihimizde hiç görmediğimiz oyuna kadar bizde büyük emekleri olan hoca. 2000'de uefa kupasını alması ise galatasaray'daki en büyük başarısı......

    galatasaray'da görev almış olması boğaz'da yemek yemek gibi bir şeydi. iyi hissediyorsun, vay be mancini gibi klas bir adam galatasaray'a geldi diyorsun ama sonuca baktığında evde yediğin riekerink'ten, tudor'dan farkı yok...

    galatasaray'ın her mevkide tartışmasız çok iyi oyunculardan kurulu olduğu son sezonun da teknik direktörüdür aynı zamanda. o döne içeride geleni geçeni tokatlayan galatasaray'ın bu başarısını sürdürmüş, kadıköy'de ve kalan deplasmanlarda ise kayserispor gibi oynayan bir takım yaratmıştır. benim nazarımda 2 büyük başarısı var, içerideki ve dışarıdaki juventus maçları ki o juventus da şimdiki kadar mükemmel bir takım * * değildi.
  • 5240
    futbol akademisyeni.

    ünal aysal'ın son zamanlarında neye dönüştüğünü didier drogba da anlatmıştı ama şimdi arayıp bulmam zor. öte yandan mancini çok pahalı adam. pahalı topçu ister yani ama en azından akıllı bir insanmış. baktı ki istediği transferler olmayacak, efendi gibi aldı başını gitti, tazminat falan da istemedi. bu fedakarlık mıdır? teknik olarak evet ama zaten mancini gibi parayla pul diye oynayan bir adam için en doğru tabir "akıllılık" olur.

    bugün hala iyi anılıyorsa biraz da bu efendice ayrılıştandır. onun dışında benim galatasaray'da gördüğüm en büyük taktisyen kendisidir. tabii teknik adamlık sadece taktisyenlikle olmuyor. o yüzden kendi evimizde coşup deplasmanlarda sapıtıyorduk. önce topçulara gerekli otoriteyi aşılamak lazım. mancini'yi sevmeyen topçu yoktu ama kendisi "baba" bir figür olmadığı için bizdeki yerlileri ve yerlivari topçuları her zaman iyi motive edemedi.

    not: o sezon fatih terim kalsaydı da bir şey olmazdı bu arada. hoca hem galatasaray hem milli takım derken dağılıp gidecekti. yani mancini başarılı olamadı da hoca kalsa uçup kaçardık demek de bana pek doğru gelmiyor.
  • 5241
    insanların olayları oldukları gibi değil, istedikleri gibi hatırladıklarını gösteren teknik direktör.

    - 9 ay önce şampiyonlar ligi’nde çeyrek final oynamış takıma tek partide 20 milyon euro’luk transfer yaptırdı. yaptırırsın anlarız da burdisso, ontivero, hajrovic falan nedir abi? sonrasında parasını çıkardığımız bruma ve amrabat (hasan şaş kendisine 5’ten fazla verilmemesini söylediklerini, 8.5 verdiğimizi idmanda öğrendiklerini açıkladı) transferleri her fırsatta gündem oluyorken galatasaray tarihinin en aptalca transfer dönemini yaşatan adamı övmek ne kadar doğru?

    - kurduğu scout ekibi derken acaba kimden müteşekkil bu ekip? gstv’ye çıkıp “alex telles transferi hariç hiçbir transfer bilgimiz dahilinde yapılmadı.” diyen emre utkucan’ın ekibiyse bu ekibi kuran mancini değil micheal skibbe’dir. yanlış hatırlıyor da olabilirim, bülent ünder de olabilir ama kesinlikle fatih terim olamaz! hadi diyelim mancini bir ekip kurdu, bu olağanüstü ekibin scout başarısı nedir o dönem? birisi açıklarsa sevinirim, veysel sarı manchester city mi yaptı bizden sonra? umut gündoğan ilkay’ın yerine dortmund’a mı gitti?

    - hangi derli toplu oyunu izledik acaba kendi döneminde? aralık’tan mayıs’a kadar deplasmanda tokatlana tokatlana şamar oğlanı olduğumuz bir oyun nasıl derli toplu oluyor? ekim-aralık arası da ayrı bir vaka. deplasmanda berabere kaldığımız juventus maçı* ve içerideki kopenhag maçı hariç hangi avrupa maçında bir önceki senenin heyecanını yaşadık? eyvallah, 2. turu gördük de o çamurlu tarla zemini olmasaydı yenebilir miydik juventus’u? chelsea karşısında ayakları uzatıp 70’te çaresizce gülümsemek mi iyi hatırlamamıza sebep olacak? deplasmandaki kopenhag maçı hatırlanmak istenmeyecek kadar kötü olduğu için mi hiç akla gelmiyor?

    - içeride küme düşmüş kayseri’ye yenil, kasımpaşa’dan 4 ye, nisan’da fener’e şampiyonluk ver, çeyrek finalist takımı dağıt, kulübü dünya paranın yükü altına sok, sonra adın iyi top oynatan son hocaya çıksın. suçlu ekonominin bozulmasından tut envai çeşit etken olsun sonra. euro 10₺ iken kimseye ağız açmayalım o zaman.

    hep deniyor ya bu sezon, fatih terim yerine başka hoca olsa çoktan gönderilmişti diye(averajla 2. olan takımın hocası), mancini yerine bu performansla hamza hamzaoğlu olsaydı yazılacakları düşünemiyorum.

    netice olarak, ıslak rüya görürken biz ihtilam oluyoruz sandık ama altımıza işedik, onun ıslaklığıydı mancini dönemi. çok şükür balık hafızalı değiliz, bir maçın ilk yarısından çok bilhassa şampiyonlar ligi’nden elendikten sonraki ızdırap dolu 3 ay daha çok kalıyor aklımızda.

    ekleme: 5+0+3 yabancı kuralı kendisi varken değil, kendisi ayrıldıktan sonra yürürlüğe konmuştur. kendisi sezona bütün hocaların ve takımların başladığı şekilde, 6+4 kuralıyla takım yönetmiştir ve bu kuralın uygulandığı lige, kendi isteğiyle gelmiştir.
  • 5243
    büyük maçların adamı. biraz da şanssızlığa kurban gittiğini düşünüyorum. drogba şubattan sonra sanırım sadece fenerbahçe maçında oynadı. onun dışında burak ve umut gol olarak baya formsuz sezon geçiriyorlardı. hele bir deplasmanda berabere kalınan rize macı vardı ki coldırmamak elde değil.

    ben kendisini hep iyi hatırlayacağım. öyle giden maçı izlemek yerine 35.dkda oyuna müdahele edebilen son teknik direktörümüz sanırım .
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!