• 1
    galatasaray'ın kurtuluş reçetesi olan ikili.

    yönetimi çok eleştirsemde sezarın hakkı sezara. son dönemlerde mali konularda oldukça başarılı şekilde ilerleniyor. olası iletişim kazaları da çözülürse ben çok başarılı olacaklarını düşünüyorum.

    aynı zamanda bu ikili şu sıralar * türk telekom arena'da devre arası transfer konusu hakkında görüşmektedir.

    bir birlik fotosu atılsa da bol kahkahalı, kuşlar biraz daha çıldırsa.

    edit: imla.
  • 3
    hangisinin yalan söylediğini ya da daha kibar tabirle birşeyleri gizlediğini merak ettiğim galatasaray başkan ve teknik patronu.

    mesela ozan kabak mevzusu. fatih hoca kalsın istedim idari kararla gönderildi diyor. yönetim 7.5'a italyaya gidiyordu da zorla ikna ettik 11 veren almanyaya sattık diyor. yani bu arkadaşı takımda tutmak imkansız mıydı? hani kimse çıkıp da "ozan bak aslanım iyi bi adam oldun seni bu camia adam etti sen de a takıma çıkınca işi tamamladın. ama sana ihtiyaç var. sen sezon sonunda da bu paraya hatta daha fazlasına gidersin daha da fazla maaş alır hatta belki daha büyük takımlara gidersin sezon sonunu bekle" demedi mi mesela? ya da fatih hoca ozanı ikna etti de yönetim para lazım illa satacaz mı dedi? çok muallak nokta var. bir gazetecinin canlı canlı sorması şart diye düşünüyorum. gomis konusunda da geçerli mesela aynı şey. gerçi orada yönetim yerine alacaz diye söz vermiş hoca öyle okey demiş gibi birşeyler vardı.

    başka bir konu köstebek mevzusu. inatçı evli çift gibiler. birbirini anlamaya çalışmıyorlar.
    hoca diyor ki "ben çıktım hemen arkamdan gazeticeye neden demeç veriyorsun basını bilmiyo musun aleyhimize haber yapmak için yer arıyorlar zaten daha düzgün yönetemez miydin bu süreci" diyor.
    başkan gelmiş "e ben gizli olan bir bilgi mi verdi hocanın geldiği belli bişey toplantı yaptığımız da belli ben de arda konusunda yine o istedi biz onaylamadık dedim" gibi bişeyler söylüyor. yani aslında hocaya cevap bile vermiş sayılmaz.

    hoca arda konusunda "ben istersem olur" indadından yönetim de "hocayı yağlayalım ballayalım istediğimizi öyle yapalım" kafasından en sonunda ters düştüler. bu terslik aslında ozan ve ardından gomis olayıyla başladı.

    her iki tarafın da önünü ilikleyip ben de şurda hatalıyım demesi şart. ama demeyecekler ve bu durumda bir kurban olmadan çözülmeyecek. bu çok net. bu kurban benden önce başka yazar arkadaşların dediği gibi ya başkan olacak ve yeni başkan hocayı istemeyecek, ya da kurban hoca olacak taraftar başkanı istifaya çağıracak.

    her türlü asıl kurban bu camiaya 8 kupa kazandırmış hocasını ve son yıllarda ekonomik anlamda çok iyi işler yapan mustafa cengiz yönetimini kaybeden galatasaray taraftarı olacak.
  • 4
    artık aklı selim davranması gereken ikili...

    biri olmadan diğerinin olması da mevcut koşullar içerisinde çok mümkün değil. bir arabulucu şart, abdurrahim albayrak' ın da belli ki fatih terim ile arası kötü. bir başka kişinin ortaya çıkıp ortamı toparlaması gerekiyor.

    fatih hoca, çalışabileceği en naif başkan ile çalışıyor. eksik kaldıkları noktalar mevcut ama hocaya maksimum konfor alanı sağlıyor.

    mustafa cengiz, hocanın başında olduğu galatasaray ile iki yıl üst üste şampiyon oldu. bu şampiyonluklar sayesinde ekonomik olarak kulüp rahat bir nefes aldı.

    birinin gidişi diğerinin gidişine yol açar. artık bunun farkında olmalılar ve bundan sonraki hamlelerini buna göre yapmalılar.
  • 6
    bu ikiliyi bir de bu açıdan değerlendirmek lazım;

    sevgili erhan telli belki takip edenleriniz vardır, erhan telli kimilerine göre mustafa cengiz yönetimine düşmandır, kimilerine göre terim'e düşmandır ama iyi bir galatasaraylı'dır.

    özellike videonun 10.30 dakikasından sonra izlerseniz çok çarpıcı açıklamalar yapıyor; isim vermeden süleyman rodop ve kadirçetinçalı ile adnan polat hakkındaki söyledikleri dikkate alınmalı.

    https://www.youtube.com/watch?v=ILtxJwb-4d0
  • 8
    galatasaray’a iyilikten çok kötülükleri dokunmaya başlamış ikili. 3 sene sonunda elinizde kaostan başka birşey yoksa, birşeyleri becerememişsinizdir.
    ligin en pahalı kadrosunu kurup 2 şampiyonluk almak iyi başlangıç oldu ancak bu süreçte senden 5kat düşük bütçeli takımların bile oynadığı kişilikli futbolu gösteremeden her sene avrupa’da madara olmak filan pek hoş değildi!?. az değil yahu 3 senede ortaya bir kadro çıkartamayıp hala her transfer dönemi sorunların transfer ile çözülmesini beklemek filan komik şeyler bunlar. burada transfer dönemi başarısızlıkları yönetime ait ise, 3 senede 50 tane adam aldırıp hala transfere ihtiyaç duyması da terim’in problemi. sanki kulübe yeni imza atmış gibi sürekli transfer ihtiyacı olmaz ki yahu. zamanında aldırırsın genç potansiyeller, madem para yok 3 senede hazırlarsın bunları. mikrofon görünce yönetime sallamak adetin olmuş, ama ligin en pahalı kadrosunu 7. yaptın, buna kimse bişey dedi mi yahu!
    özetle galatasaray’a bu saatten sonra kaostan başka birşey vaadetmediklerini düşünüyorum.
  • 10
    2017-18 sezonu şampiyonluğu sonrası bu ikili arasındaki ilişkinin bozulmaya başladığını düşünüyorum. gomis'en sonra yapılamayan santrfor transferi ve devre arası yine başarısız olunması. hocanın isyanı ve nihayetinde onun devreye girdiğini gösteren gece yarısı toplantı fotoğrafları...

    ozan kabak'ın satılışı ise bu ikili için bağların kopma noktasıydı bence. ozan hocanın istememesine rağmen satıldı; o zaman hocanın beyanatları değişmeye başladı. hoca, "taraftara bir söz verdim" sözünü ilk defa bu satıştan sonra dile getirdi.

    daha 2019-20 sezonu devre arası sonra arda turan kavgası yaşandı malum. şimdi de yaşanan hadiseler ve üstüne başkanın basın önünde futbolcular ve hoca hakkında yersiz ve tuhaf konuşmaları olayı bu noktaya getirdi.