• 4975
    aday olmayacağı için futbolcuları bombalamış. başkanın direkt çıkıp bu kelimelerle ifade etmesi yanlış ama söylediklerinde haklı. başta muslera ve taylan olmak üzere birkaç futbolcuyu ayrı tutuyorum; inisiyatif alan, taylan pas atacak arkadaşını ararken rakibin arkasına saklanmayan, kendini kolayca yere bırakmayan, sözde pres yaparken rakiple mücadele etmemek için presini bilerek faulle sonlandırmayan, 5 dakika top oynayacak diye kalan 85 dakika keyfini beklemediğimiz, laubalilik yapmadan iki metre ötesine düzgün pas atabilen, puan kaybetsek bile çatır çatır oynayan futbolcular istiyorum kardeşim ben. başkanın dediği gibi şerefiyle, haysiyetiyle oynayan oyuncular istiyorum. milyon euroları cukkalarken sahada gezinmelerini hazmedemiyorum. bir ara buralara joao alves de assis silva diye gamsız, alemci bir kiralık topçu gelmişti; sanki her maç sahada en az 3-4 tane jo izliyorum, bu ne lan? bu futbolcular fatih terim'e rağmen böylelerse ya bu adamlara çeki düzen versin ya da bırakıp gitsin, yok eğer fatih terim yüzünden böylelerse zaten kesin gitsin.
  • 4976
    şampiyonlar ligine kendisi sayesinde gittik*. terim sayesinde değil. çok fazla üstüne gelindi geliniyor başkanın. ne transferler yapıldı bu takıma. geciken transferlerde sayın terim, takım hakkında gayet olumlu konuştu. transfer olmasa da galatasaray yoluna bakar, bir şey olmaz tarzında umut verici konuştu. zaten ekonomik durumu da kendisi gayet iyi biliyordu. ee ne oldu şimdi. tüm suç sayın cengiz'de mi oldu? sayın terim, ne genç kazandırdı takıma ne gelecek. ama sayın cengiz'i eleştirmek daha kolay.
    biz daha çok kaybederiz. kaybediyoruz.
  • 4977
    tek görevi vardı. saha dışında galatasaray menfaatlerini gözetmek. başaramadı. bu kadar basit. iyice fener taraftarın bağladı bizimkiler de. onlar da ama stad yaptı, ama tesis yaptı diye diye aziz'i 20 sene başlarında tuttular. sanki aziz yıldırım olmasa fener hala eski stadında top oynayacaktı. 2 tane araziyi bağlamış da büyük başkan olmuş. e zaten bağlayamasa anında giderdi. dursun özbek nasıl beceremedi ve gitti, mustafa cengiz de giderdi.

    başkanlar farkını lobileriyle ortaya koyar. iki senedir tffnin mhknin bu kadar alenen, bile isteye, her hafta gözümüze soka soka yaptığı rezillikleri engelleyemiyorsan senden başkan falan olmaz, kimse kusura bakmasın. mustafa cengiz'in özelinde dd değil bu mesele. kim olursa olsun, tffyi ve mhkyi eleştirmek için hocan senden fazla konuşuyor ve senden fazla ceza alıyorsa orda bir yanlışlık vardır. çıkacaktın her hafta her hafta, gerekirse her gün konuşacaktın. her gün ceza alacaktın ama bizi bu leş kargalarına yem etmeyecektin. mustafa cengiz ve yönetimi başaramamıştır. bu kadar.
  • 4978
    efendilikten nasibini almamış insanlara efendice konuşmaya çalışan başkandır.

    süper zeka bir insanın yanına hiçbir şey bilmeyen birisini koyarsanız, süper zekalı arkadaşın bilgileri hiçbir işe yaramaz. çünkü senin bilgin ve görgün, karşındakinin seni anladığı kadardır. mustafa cengiz de böyle işte. karşısındaki adamlar türlü türlü usulsüzlükler yapan; haktan ve hukuktan bihaber insanlardır. mustafa cengiz'de kalkıp bunlara iyi niyetliler tarzı efendice konuşmalar yaparsa ciddiye alınmaz. tam tersi güçsüz olduğu düşünülür ve alay edilir. ama eğer kalkıp onların anladığı dilden konuşursan, senin arkandaki 25-30 milyon taraftarın gücünü de bilerekten tir tir titrerler. böyle yapacaksın işte, titreteceksin onları. pısırık davranmamalı dedikçe daha da bir pısırıklaşıyor. yumruğunu masaya vurup hayırdırr laann diyeceksin. sen ise ko aparsın sel seni falan diyorsun. tamam güzel bir beyit, iyi bir genel kültür, hoş bir cümle ama karşındaki nereden anlasın bunları be başkan?

    şimdi benim takıldığım bir diğer nokta; neden hep mustafa cengiz ekranlara çıkıyor? adam ciddi bir ameliyat geçirmiş, hastalığının tekrar etme riski var, zayıflamış ve bağışıklığı zayıf vs... neden çıkıyor abi? abdurrahim albayrak nerede? yusuf günay ve diğerleri nerede? bak mesela ali koç son zamanlarda tamamen soyutladı kendini ve yerine hep başkaları konuşuyor. bizde ise kimse elini taşın altına koymuyor. galip gelinen bir maçta şov yapmasını bilenler, en zor zamanlarda ortalıkta görünmüyor. garibim mustafa cengiz ameliyat olduktan birkaç ay sonra kısık bir sesle ekranlara çıkıp kendince had bildiriyordu. diğerleri ise sürekli şov yapıp, tekne sefasına çıkıyorlardı.

    bakın mustafa cengiz'in doğruları da var, yanlışları da var. doğrusunda savundum, yanlışında da eleştiririm ama ortada bir sportif başarısızlık varsa, tüm pay mustafa cengiz de değildir. bunu futboldaki başarısızlığımızı mustafa cengiz'e bağlayıp kolaya kaçanlara söylüyorum. mustafa cengiz yönetimi de, fatih terim ekibi de, futbolcularda hep beraber suçludur. son zamanlarda yanlış konuşmalar yapıyor diye tüm suçu sakın ola bu adamın üstüne atmayın çünkü galatasaray'ın geleceğine zarar vermiş oluruz. ha ama mesela basketbolda yönetim dibine kadar suçludur. kimse bana bu konuda "yok efendim bunu yaptılar" falan filan demesin çünkü bu yönetim galatasaray gibi bir markayı neredeyse küme düşürtecek. ayıptır günahtır ya. hayır zaten bu yönetim futbola da pek odaklanmıyor, bari birisinin diğer branşlara birazcık bile olsa ilgisi olsun.

    futbolculara karşı söylediği şeref, haysiyet konulu cümleleri de çok yanlış. yanlış olan şey ise söyleniş biçimidir, yoksa kesinlikle haklıdır. hakem utanmasa orta sahadaki faule bile aleyhimize penaltı çalacak ama futbolcular o kadar boşvermişlik içindeki, hani "amaann paramı alırım gider banane" havası var. ulan haksızlığa karşı çıkın isyan edin, hakemin etrafında toplanın, itiraz edin, her şeyi yapın kardeşim çünkü düzen böyle. rakip takım oyuncuları her türlü sertliği, çirkefliği yapıyor ama bizim futbolcular o kadar ruhsuz ki, televizyon başında o negatif enerjiyi biz bile alıyoruz. yedlin'in ayağını kırdılar tık yok, şener'in sırtına yumruk attılar tık yok, onyekura'ya tekme fırlattılar tık yok, luyindama'nın kaşını patlattılar tık yok.. pardon da ne işe yararsınız siz? bu futbolcuların tek mücadelesi, aylık paralarının zamanında yatırılması içindir. forma falan bunların umurunda değil. birkaç oyuncu dışında aidiyet duyguları yok. bu yüzden dediğim gibi mustafa cengiz'in bu konuşmasında derine inersek doğruyu buluruz. sadece görünürde yanlış cümleler kurdu o kadar.
  • 4979
    sevgi pıtırcığı olan başkanımız. bir nihat özdemir’i kucağına alıp sevmediği kaldı.
    kulüp içine doğru kükreyebildiği kadar dışarı doğru kükrese bugün bu kadar doğranmazdık, doğranamazdık. kötü oynuyoruz ama iyi oynayana değil galibiyet alana 3 puan veriyorlar. dolayısı ile senin en az 10 puanını gasp eden adamlara karşı böyle kibar olamazsın.
    diğer puan kaybının sorumlusu gördüğün futbolculara uyarı yapmak istiyorsan gidersin florya’ya yaparsın. ama galatasaray kültüründe başkan, futbolcuları kamuoyu önünde eleştiremez, hatta bu şekilde konuşamaz, konuşmamalı. bunu daha önce de yaptı. ne oldu? soso ve belhanda uçtu kaçtı mı?
    galatasaray başkanı pragmatik olur. diğer hareketler fenerbahçe başkanlarının yapacağı tarzda olan davranışlardır.
  • 4980
    https://www.milliyet.com.tr/...iz-konusuyor-6480674

    futbolcularımız için söylediği sözlerin hepsinin altına
    imzamı attığım başkan. kulüpte kalan her bir kuruşları için huzursuzluk çıkartan adamlar aldıkları paranın hakkını da haysiyetli bir şekilde verecekler arkadaş! ben şahsen son bir ayda ekran başında kendimden geçiyorum, küfür hazinemin sınırlarını keşfediyorum. başkan az bile söylemiş. yazıklar olsun bu kadar ruhsuz oyuncu grubuna, bir yazıklar olsun da tabi ki pek kıymetli hocamıza. adamlar koskoca 90 dakikada kaleye 2 şut çekemiyorlar, üç pas üst üste yapamıyorlar, ne organize atak var, ne duran top tehlikesi var... saymakla bitmez beceriksizlikler. bunun haysiyetten başka bir açıklaması olamaz. sanmam ama inşallah başkanın sözleri akıllarını biraz olsun başlarına getirir. gerçi bu saatten sonra gelse ne olur o da ayrı!
  • 4981
    https://www.milliyet.com.tr/...iz-konusuyor-6480674

    keşke futbolcuların şeref ve haysiyetini sorguladığı kadar tff başkanının ve hakemlerin şeref ve haysiyetini sorgulasaydı. futbolcular ruhsuz diyoruz ama onlar yönetimin ne yaptığını görmüyor mu zannediyorsunuz? başka takımların yönetimleri futbolcusunu, hocasını her maçtan sonra koruyan açıklamalar yapıyor. gerekirse tehdit ediyor ve dediğini de yaptırıyor. bizim yönetim ne yapıyor maçtan 3 gün sonra twitter dan resim paylaşıp, yorumsuz yazıyor.

    takım teknik ve taktik olarak çok kötü yönetiliyor ama yapmaya çalıştığımız iyi şeyleri de hakemler sahada yok ediyor. ben olsam ben de oynamam. çünkü ya sakatlıyorlar ya da kırmızı kart veriyorlar. futbolcu da arkasına baktığında da kimseyi göremiyor.

    başkanın çok artıları vardır ama çok da eksileri var ve bu eksiler galatasarayın değerlerine ters düşmeye başladı. televizyonda futbolcusuna bunları söyleyen bir galatasaray başkanı hiç görmemiştim. biz gerekirse içerde fırtınalar koparıp, dışarıya tek yürek görünürdük. bunu paramparça etti başkan. kurulu beklemeden istifa etmesi gerekiyor.
  • 4983
    13 nisan 2021 gs tv'deki mustafa cengiz'in aciklamalari ile bizim takima ruhsuz gibi sözler söylenir olmus.

    biz adamdan uefa'ya mi gider, masaya yumruk mu vurur diye beklerken, meger 4×4'luk federasyonumuz varmis. sorun ruhsuz futbolcularimizdaymis. ama bir yandan da baskanin bildikleri varmis, aciklarsa fena olurmus. ulan gulsem mi kizsam mi bilemedim.

    ben evde mac izlerken, hele hele ciddi bir mac ise, esim gelir "bagirma" diye uyarirdi. kufrederdim, cocuklarin duyacagini bile bile.

    simdilerde, esim diyor ki hic sesin cikmiyor. ulan nasil ciksin? 15 dakikada hakemin ne bok yiyecegi anlasiliyor. pes ediyorum hemen. simdi ben "ruhsuz taraftar" mi oldum?

    futbolcular bunu anlamiyor mu?

    aman efendim milyon dolarlar kazaniyorlarmis da, nolursa olsun kosacaklarmis da...
    geciniz efendim.

    tabi bunu futbolculari veya teknik kadroyu aklamak icin soylemiyorum, kotu top oynadigimiz gercek.

    ama hakemler duzgun olsa, bu halimizle en az 5 -8 puan ondeydik.
    ama degiliz, neden mi? federasyon cok iyi olunca demek ki...
  • 4984
    12 nisan 2021'e kadar kendisini iyi hatırlayacağımı, adnan polat ve dursun özbek gibi facialarla kıyaslanmaması gerektiğini düşünüyordum. dün itibari ile mustafa cengiz hakkındaki fikirlerim 180 derece değişti. futbolcular hakkında kötü sözler sarfetmesi ve en önemlisi tff'nin iyi niyetli olduğunu söyleyerek organize kötülüğün bir parçası olduğunu beyan etmesi nedeniyle galatasaray'ı satan ve ihanet eden başkan olarak hatırlayacağım. florya'nın geri alınması, uefa'dan men cezasını engellemesi gibi önemli artılarını dün itibari ile çöpe atmıştır. birçok galatasaraylının da mustafa cengiz'i iyi anacağını düşünmüyorum bu sebepten ötürü.
  • 4986
    taraftar kendisinden federasyon hakkında konuşmasını beklerken kendisi hayal kırıklığı olmuştur.

    halbuki öncesinde beklenti yüksekti. galatasaray düşmanlığında çığır açmış adamları bu kadar sevgiyle kucaklaması gerekmiyordu. biz kendisinden tansiyonu yüksek bir bombardıman beklerken kendisinin galatasaray düşmanı federasyon'la ilgili duruşu ne yazık ki şöyle oldu:

    https://im.haberturk.com/.../1200881_620x410.jpg

    üzücü.
  • 4987
    baskanlik makaminda oturan sahsin (artik bu sekilde tasvir edebiliyorum) 13 nisan 2021 tarihinde yaptığı açıklamadan anladigim kisaca; basari getirir umuduyla bugune kadar yaptiklari, yapmadiklari veya yapamadiklari ile yarattigi kaos ortami yeterli olmadi ki iyice sivayim belki kalan haftalarda ise yarar dedi. son zamanlarda o kadar falsolu islere imza atti ki (atti diyorum cunku yonetimdeki kalan kisiler bana gore yok hukmunde) artik ciddiye bile alamiyorum, yazik gercekten umarim tez zamanda makami terkeder.
  • 4988
    futbolcular ile ilgili yaptığı açıklama bir skandal olan şahıs. geçiniz.

    galatasaray maçı izleyen herhangi birisi, galatasaraylı oyuncuların her müdahalede ne kadar çekindiğini, kart yeme, ya da penaltı çıkma korkusunun yüzlerine, hareketlerine yansıdığını net görebilir. haftalardır, kazandığımız maçlarda dahi aleyhimize skandal hakem kararları var. sıfır standart var.

    böyle bir ortamda futbolcu olduğunuzu bir düşünün önce. hata yapma korkusu, takımı eksik bırakma korkusu, geriye düşme korkusu. haftalardır bu psikolojiyle oynuyor takım.

    futbolcu için futbolda en önemli şey nedir diye sorsanız, muhtemelen çoğu futbolcudan özgüven yanıtı alırsınız. korkuyla oynayamazsınız, olmaz yani.

    bu ortamın içinde, karakter koyamayan, şeref ve haysiyeti sorgulanacak birisi varsa, o kişi herhangi bir futbolcu değil, mustafa cengiz'dir. kimse kusura bakmayacak.

    umarım bir an önce defolur gider de kurtuluruz.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!