• 4370
    yaptığı açıklamalarla alenen teknik direktörüne ve aynı zamanda bu kulübün yaşayan en büyük efsanesine savaş açmış başkandır. bu oyunları, bu ince ince dozu artarak devam eden açıklamalarla planlanan piyesleri daha önce de çok gördük.

    https://twitter.com/...812715704635392?s=20

    kendisi zamanında çok destekledim. ancak özellikle şu pandemi döneminden sonra inanılmaz kötü bir yönetim ve başkanlık sergilemekte. yönetimi zaten oldukça kötü kendi de açıklamalarıyla işleri onarmak yerine daha da onarılmaz hasarlar açmakta. ilk seçimde kendisi de yönetimi de galatasaray'da kalamayacaktır.
  • 4371
    kulübün başkanı olarak futbol takımı hakkında istediği temennide bulunmakta özgür olan kişi. ben yönettiğim bir kulüpte "keşke şu şu gençler oynasa da öyle başarısız olsak." lafından alınan bir hocayla açıkçası çalışmam. fatih terim'in de çok salladığını sanmıyorum.

    bir futbol takımı hakkında o kulübün başkanı da yorum yapamayacaksa ohooo...
  • 4372
    esat yılmaer'in efsane chicago bulls röportajından hallice bir haberle gündeme çıkmış başkan. "yakın arkadaş çevresindeki konuşmaları" başlığı altında bir takım ifadeler, onun ağzından yazılıp haberleştirilmiş. özellikle sosyal medyada bunu gündeme taşıyan hesapların tamamı da bu detayı belirtmeden, başkan sanki özellikle böyle bir röportaj vermiş gibi gündeme taşımışlar. sözlük dahil her platformda da bu ifadeler üzerinden bir kamuoyu şekillenmeye devam ediyor.

    oysa tüm ifadelerin çıkış kaynağı bu yazı...

    https://www.milliyet.com.tr/...-deliriyorum-6335307

    eylül 2020 medya galatasaray savaşı varken bu tarz haberler şaşırtmıyor. mustafa cengiz yönetimi zaten göreve geldiğinden beri iletişim konusunda çok sıkıntılı ve beceriksiz bir yönetimdi. bu yaz yaşanan gerilimler sonrası medya ile ipler tamamen kopmuş durumda. zaten karşı tarafta da ali koç önderliğinde organize ve profesyonel bir kötülük şebekesi var. bu anektodu da şu açıdan söylüyorum, zaten medya ile galatasaray yönetimi arasında bir gerilim olmasa bile medyanın galatasaray aleyhine çalışmak için çok fazla teşviği var.

    üzerine yaz başından beri çok ciddi bir kavga var yönetimle basın arasında. futbol kanallarında yegane görevi haber okumak ve yanındaki yorumculara pas atmak olan spikerlerin bile "çok sorular geliyor, niye galatasaray konuşulmuyor diye. galatasaray yönetimi konuşmamızı istemediği için konuşmuyoruz" diyebildiği bir dönemden geçiyoruz. floryadaki haber kaynakları kapalı, iletişim kanalları da kapalı. bu fazlasıyla sağlıksız bir durum.

    şampiyonluk hasreti 7. sezonuna girdiği için iyi gösterilmek zorunda olan fenerbahçe karşısında kötü giden bir galatasaray var. ilaveten ali koç'un teşvikleri ve medyanın galatasaray yönetimine karşı kuyruk acısı var. yetmezmiş gibi bir de kötü giden bir mustafa cengiz yönetimine karşı yükselen kamuoyu ve muhalefetin alttan alta çalışmaları da mevcut. tüm bunlar olunca herşeyin mümkün olan en olumsuz şekilde algılanması kaçınılmaz.

    tüm bu durumlar, "off record"un anlamını en iyi bilen, basın etiğinden en fazla haberdar olan "duayen" bir gazeteciye bile bu köşe yazısını yazdırabiliyor. gazeteyi düzenli okuyanlar hariç kimsenin okumayacağı bir köşe yazısı günlerdir konuşuluyor. üzerine yazılar yazılıyor, podcastler çekiliyor falan filan...

    bu entryi mustafa cengiz'i savunmak için yazmıyorum. ama tüm bu ortamda resmi yayın organları haricinde herhangi bir kaynakta yer alan haberlere en objektif bakış açısıyla %49 inanabilirim. videoların bile ufak düzenlemelerle manipülasyonda kullanıldığı bir devirde, herkesin her şeyi her an kaydettiği bir çağda "arkadaş sohbeti" tarzı haberleri doğru kabul edesim gelmiyor açıkçası.

    florya'da oynanan bir hazırlık maçında olayın kahramanları hariç herkesin yaşandığından çok emin olduğu tokat olayı ne kadar doğruysa, başkanın kemoterapi sırası beklerken bir arkadaşına telefonda dertleşip 2 a4 sayfa dolduracak kadar beyanat vermesi senaryosu da o kadar doğrudur benim gözümde.

    birine inanmak işimize gelmiyor, diğerine inanıp birilerine saydırmak içimizi rahatlatacak. aradaki tek fark o...

    edit: nitekim..

    https://gss.gs/n1o.jpeg
  • 4373
    fatih terim’i basının önüne atmak gibi bir gayesi bulunmamakta olan başkandır. galatasaray’da kol kırılır yen içinde kalır. takım içinde, yönetim içinde, yönetim-takım-teknik direktör ilişkilerinde olan florya’da kalır. olması gereken de budur. ayrıca basın fatih terim’i eleştiremeyeceği için böyle bir amacı varsa başarısız olur ve tersine zaten sallanmakta olan koltuğu iyice riske girer. o da biliyor ki fatih terim yönetim ile taraftar arasında olabilecek en iyi yastık. o yüzden öyle ya da böyle fatih terim ile geçinecek ve halihazırda geçinmekte olan başkandır.
  • 4374
    henüz sene başında, sözlükte kendisini eleştiren yazarların bütün yazıları ofsayta düşmekteyken görevi bırakması gerektiğini söylediğim ve tabii ki entrylerimin ofsayta düştüğü başkan.

    son dönemde şirazesi de kaydı fakat medyada yansıtılan kadar değil. son zamanlarda medyada çıkan haberlerin birçoğu yalan haberlerden ibaret. hiçbir kaynak yok. şunu demiş, bunu demiş, şöyle yapmış, böyle yapmış. kaynak nerede?
    kocaman bir milliyet, fanatik bilmem ne paçavra gazetesi.

    mustafa cengiz ve ekibi zaten bir daha seçilemeyecek, keşke daha erken bıraksaydı da galatasaray'a zarar vermeseydi. fakat transfer yapamadı çünkü kulübe koyduğu parası vardı, elimizdeki birkaç milyon euro'yu da parası içeride kalmasın diye kendisi aldı gibi saçma sapan iddialarla eleştirmek, kendisi hakkında yapılan gerçekçi eleştirileri bulandırıyor ve karalama kampanyasına dönüştürüyor. elbette kendisinin de bunda suçu var. sen eğer işlerini resmi organlarla beraber yürütmez de gazeteci, muhabir, duyumcu bilmem nelerle uğraşırsan 1 haber 40 haber olur. dün nabız ölçmeye çalışırken bugün nabzını ölçerler. en başından itibaren girmemesi gereken denizlere yelken açtılar ve acısını çekecekler. başkan özelinde hak etmedi diyemem, biz uyarmıştık. popülist tavırları başarı kaybedilene kadar sürebilir ama sonra kendisini yakar demiştik. kahin değiliz. bu kendisinin söylemiyle bir realite. kalan sürede kendisinden tek beklentim saçmalamadan ve galatasaray'a daha fazla zarar vermeden görev süresinin bitmesini beklemesi olacak. bana kalırsa görevi bırakması da iyi olur ama bunu yapmayacağını gösterdiği için beklentimi düşürdüm.
  • 4375
    (bkz: #3000761)
    (bkz: #3000762)

    2018'de şampiyon olup men cezası almadığı andan itibaren kendisini koltuğundan etme planları kuranlar bu sefer başarılı olacak gibi duruyor. galatasaray'ı ne kadar severse sevsin insanın da bir gururu, onuru vardır. söylenilenlerin hiçbirini hak etmemiştir. yerinde olsam bir saniye durmaz ne haliniz varsa görün deyip bırakırdım başkanlığı, ünal aysal bu günleri yaşamadan yapmıştı bunu. sabırlı adam, fakat onun sabrı da tükenmek üzere gibi hissediyorum.

    işine gelmeyen şeyler sorulunca kol kırılır yen içinde kalır diyen ama 3 senedir periyodik olarak kendisine ve yönetimine basın önünde laf çakan bir hocayla sizin o ölüp bittiğiniz hiçbir başkan adayı çalışamazdı. fatih terim'e burada babam diyen yazarlar dahil hiçbiri çalışamazdı. özhan canaydın da ünal aysal da çalışamadı zira. başkanlık süresi 2021 mayısta bitiyor. lig devam ederken herhangi bir erken seçim olacağını düşünmüyorum, mayısta aday olacağını da düşünmüyorum. mayısa kadar vurun vurabildiğiniz kadar.
  • 4378
    dün attila gökçe denilen komik şey tarafından uydurulmuş haberin, bizzat haberi uyduran tanımı güç tipleme cisim tarafından yalanlaması sonrasında bugün başlığı boş kalmış başkan.

    zorlamayın arkadaşlar. ben sizin yerinize bir neden buldum. toplanın hele bakın ne diyeceğim. mustafa cengiz taraftarın nabzını ölçtürdü. tepkiler yoğun olduğu haberi yalanlattı. tam olarak bu kalıbı kullanacağız beyler. geri vites yok.

    eleştirilmek için medyadaki tiplemelere gerek duymadığımız başkan. maalesef kendisi kötü bir yönetim sergiliyor zaten. neden değişik tiplemelere gerek duyup macera arıyorsunuz, işiniz gücünüz yok mu?
  • 4379
    attila gökçe'nin bugünkü yazısında söylediğine göre dünkü konuşması hatalı, eksik bir biçimde ve bazı bölümleri abartılarak yayınlanmıştır. yani ortada böyle bir konuşma var, ama farklılaşmış. ben açıkçası başkanın konuşmasında falcao'dan şikayetçi olduğunu ve "kaybedeceksek gençlerle kaybedelim" dediğini düşünüyorum. tabii üslubu dünkü haberde lanse edildiği şekilde değil.

    ayrıca insanların başkanımızın bu açıklamaları yaptığına inanması da eleştirilecek bir durum değil. temmuz'dan bu yana kameralar önünde yaptığı konuşmaları göz önünde bulunduran herhangi biri dün attila gökçe'nin iddia ettiği konuşmanın yapılmış olma ihtimalini düşük görmez. her şeyi geçtim; mustafa cengiz, 2018 - 2019 sezonu transfer dönemi'nde ekip arkadaşları andreas cornelius rezaletini yaşatıp, hocaya söz verip gomis'i sattırıp bizi forvetsiz bıraktıktan sonra dost meclisinde muğdat, eren, sinan gibi isimleri sayarak forvet sıkıntımızın olmadığını söylemişti ve bu da medyaya düşmüştü hatırlarsanız. o gün onu diyen birisinin dün iddia edilen açıklamaları yaptığını düşünmek son derece normal.

    bütün bunlara rağmen dünkü attila gökçe imzalı haberde yer alan ve hatalı olduğunu bugün öğrendiğimiz açıklamalara inanmış birisinin kendisinden özür dilemesi gerekiyorsa ben kendisinden özür dilerim. tabii kendisi 2020-2021 sezonu yaz transfer dönemi'nden dolayı hoca ve taraftardan kamuoyu önünde özür diledikten sonra.

    başkana tavsiyem sağlığına dikkat edip allah'ın izniyle bir an önce iyileşmesi, şu aralar pek galatasaray futbol takımını takip edip canını sıkmaması ve artık konuşmalarını sızdıracak insanlarla iletişime geçip hem kendini, hem camiayı zor durumda bırakmaması.