• 5069
    10 küsür milyon eurolara aldığımız oyuncumuz. takım oyununa hiç katkısı olmadığı, duvar olamadığı, top tutamadığı, düzgün şut dahi çekemediği herkesin malumu ancak bu adam bize gelmeden önce de böyle idi. asıl sorun bunu almak ama oldu bir kere. mutlaka katkı almak zorundayız. nasıl katkı alacağımızı da memur veya asgari ücret maaşıyla geçinmeye çalışan biz değil milyon euroları alan adamlar düşünsün bir zahmet.
  • 5070
    aslında şöyle iyi oynadı, böyle iyi oynadı diyenler acaba hiç galatasaray maçları dışında maç izliyor mu diye merak ediyorum. üst düzey olmasına gerek yok, championship, belçika ligi, serie a küme düşme hattı vs. takımlarının forvetleri en kötü bu kadarını yapıyor zaten her maç. beklentilerimiz o kadar düşmüş ki adam iki pozisyona girdi, sağına soluna pas verebildi diye forvet övüyoruz.

    2 metre boyu olup hava topuna çıkmayı bilmeyen, öyle fiziği olup en ufak temasta yıkılan, duvar olamayan, servis yapamayan, koşamayan (koşmayan değil bakın adam sprint atamıyor elinde değil) forvet olur mu? olmuş biz de gidip dünyanın parasını verip almışız. gol atıp atmaması en son baktığım şey gerçekten. şu kadar temel işleri bile yapamayan oyuncu olamaz ya. yazık günah.
  • 5074
    golcülük olarak kendisinden daha düşük siklette olan samatya'ya verilen desteği gördükçe bazı şeylerin sorumlusu olarak direkt sosyal medyadaki galatasaray taraftarını görmeye başladım. sözlükten bi arkadaş bahsetmişti, çok da hoşuma gitti sözü... önceden maç kaybettiğimizde rakip taraftar teröründen kaçardım dalga geçiyorlar diye ama son birkaç yıldır bizim taraftarın bulunduğu ortamlardan kaçıyorum çünkü bizim sosyal medya taraftarımız daha saçma şeyler söylemekteler son yıllarda.

    bir oyuncudan iki türlü fayda sağlarsınız;

    ya oynatıp form tutmasını beklersiniz ki diagne bunu son maçta gösterdi, ya da kiralayıp - satıp kendisinden gelir elde edersiniz. devre arasına kadar bu da mümkün olmadığına göre en azından kendisini destekleyip fayda vermesini sağlamak daha önemli bana göre. zamanında ayağına her top aldığında ıslıklanan donk bi ara takımımızın en önemli ismiydi. hala da önemli bir isim. o zamanlar kadro dışı kaldığında bi kulüp bulup gitseydi paralel evrende neler olurdu varın siz tahmin edin. bi tanesini tahmin edeyim ben mesela; 2017 - 2018 sezonu şampiyonluğu gelmezdi. ndiaye gönderildi, fernando sakatlandı, bi ara orta sahanın tüm yükünü donk çekti neredeyse. peki bu ıslıklayan tayfa kimdi? yine sosyal medya taraftarı. hiç ders almıyoruz gerçekten.

    diagne'ye verilen para fazlaydı ama samattaya da fazla para verildi. üstelik kur farkını falan hesaplarsak samattaya verilen para daha fazladır ki fenerbahçenin ne kadar bonservis verdiğini bile bilmiyoruz. samattanın aldığı yıllık ücreti bilen var mı? sanmıyorum.. e biz ne yapıyoruz abi, neyin amacını güdüyoruz da iyi oynadığı bir maç sonrasında bile kendisini gömüyoruz? hadi burayı geçtim, eminim ki instagramına falan binlerce aptal aptal mesajlar geliyordur adamın. adama fazla para verdik ya her hakkımız saklıymış gibi kendisine, ailesine, ten rengine dil uzatma hakkını görüyor bazı taraftarlar. yav burdan toplumsal psikolojiye gireceğim ama daha da canım sıkılmasın ama bu böyle olmaz. bugün diagne, yarın falcao bi sonraki gün muslera... isimler değişir sadece ileride bakın görürsünüz.

    sözün özü, bazı renktaşlar çok canımı sıkıyor gerçekten...
  • 5075
    geldiği ilk günlerde öve öve bitirilemeyen ancak 5. maçtan sonra onu tesislere getiren arabanın tekerleğini icat eden adama kadar sövülen 13 milyonluk yedek forvetimiz. oysaki kasımpaşa ‘da da böyleydi bu adam. tek fark o zamanki kasımpaşa bu adama top getiriyordu bu da içeri sokuyordu. değerli galatasaray taraftarı 3 sezondur bizim takım hücum yapamıyor, değil diagne, erling haaland bu takımda olsun biz onu da gömeriz. 3 sezondur bizim oynadığımız futbol değil, takım olarak rezil bir futbol oynuyoruz. bu yüzden en iyi oyuncumuz nando. o sakatlanınca tüm defolarımız ortaya çıktı. diagne özelinde taraftar olarak kendimize özeleştiri yapmamız lazım. futbolcularımızı aşırı değersizleştiriyoruz. dünya’nın en tutkulu taraftarıyız ancak bu konuda sıkıntı büyük. internet çağında yaşıyoruz ve tıraş makinesi alırken bile kullanıcı yorumlarına bakıyoruz, takımlar da futbolcu transfer ederken taraftar forumlarını mutlaka okuyor. bu şekilde devam ettiğimiz sürece ya futbolcularımızı satamayız ( ki satamıyoruz ) ya da çok düşük bedellere göndeririz. futbolcunun bu moralle bizim takımda göstereceği performanstan söz etmiyorum bile.