• 19
    anladığım taraftar grubu.

    bugün okuduğum bazı şeylerle ilgili fikirlerimi söylemek istiyorum. öncelikle armaya küsülmez, arma kutsaldır söylemi ile ilgili yorum yapmak istiyorum.

    öncelikle bir armayı kutsal yapan şey onun temsil ettiği değerlerdir, arma dediğin şeye bir takım değerler yüklediğin için saygı duyarsın yoksa kalemle çizilmiş bir sembolden fazlası değildir. o armayı temsil eden değerler artık saygı duyulmayacak hale gelirse o zaman gayette saygı duymayabilirsin. bu kadar biat kültürünün olması beni oldukça şaşırtıyor açıkçası. yani galatasaray armasını temsil eden insanlar açıkça saygı duyulmayacak işlere imza atarsa biz yinede onu sevmeye devam edecek miyiz? bir takım iktidar mensuplarını her koşulda destekleyen seçmenlerden ne farkımız kaldı o zaman?

    eğer bir şey öğrendiyseniz o armadan, yanlışa yanlış demeyi öğrenmiş olmanız gerekirdi. armanın arkasına sığınarak her türlü yanlışı yapabilecek insanları desteklemeyi değil.

    bazı yorumlarda ''taraftar değil seyirci'' şeklinde şeyler okudum. taraftar ile seyirci arasındaki farkı ayıran nedir biri söylesin lütfen?

    kombine sahibiyim, her yıl 3-4 deplasmana giderim, senelerdir kadıköy deplasmana giden bir taraftarım, son 10 yıldır istisnasız her galatasaray formasından alırım bazı yıllar 2 tane, her yıl en az 3-4 tane lisanslı ürün alırım, kulübün tüm sosyal medya hesaplarını takip ediyorum, yayıncı kuruluşun yıllardır abonesiyim mesela ben seyirci miyim yoksa taraftar mı?

    taraftarlık galatasaray'ı her koşulda sevip desteklemek değildir. her koşul ancak başarısızlık olursa sizinle ortak paydada buluşabilirim. ben galatasaray'ı başarısız olduğu için terk etmem. ben galatasaray'ı sahip olduğu değerleri temsil etmekten vazgeçerse terk ederim. o yüzden ben sizden daha fazla galatasaray'lıyım.

    saha içi yada saha dışında bize başarı kazandıracağı için arda turan'ı destekleyeceğime, etik değerlerime uymayacağı için çok sevdiğim fatih terim'in gitmesini göze alarak ve başarısız olmayı yeğleyerek desteklemem ve karşısında olurum daha iyi.

    galatasaray, başarı için her yol mübah diyenlerin kulübüyse eğer benim orada işim olmaz.

    değil sözlükteki yazarlar, kulübün kongre üyeleri bile benim galatasaray'lılığımı sorgulayamaz.

    daha önce yazdım yine yazayım ben 11 yaşında ki yeğenine arda ismini koymuş bir taraftarım ama bugün benim için duruş başarıdan önce gelir.
  • 20
    tövbe, haşa...

    babamın yüzüne bakamam, geçmişimi silerim, beni ben yapan her şeyden vazgeçmiş olurum. kanım kırmızı, sarı giymeyi de çok severim. hüzünlü türkülerin, umuda bağlanan nakarat öncesidir galatasaray benim için. kafamı güneşe galatasaray'a benziyor diye kaldırırım. onda sarı kırmızı iç içedir çünkü. ben bunu hiçbir zaman yapamam. burada bir hesapta yazma hakkım var sadece. istemem bazılarını, yazarım. olmaz. peki. ne yapalım? yapacak hiçbir şey yok. ahmet, mehmet, ali, veli değil galatasaray diyip geçiyoruz işte... küsmeyin arkadaşlar. ne olursa olsun bizim camiamız, cemiyetimiz, çatımız burası. kendimizi, kimliğimizi açıklarken bile galatasaray diyesimiz geliyor da susuyoruz ya bazen. tam da onun için.

    biz galatasaraylıyız! özünüze küsemezsiniz.
  • 21
    galatasaraylı değildir. ulan bu takımda ne vasıfsız adamlar oynadı, barış-ayhan-mustafa üçlüsünü beraber yaşadık bu sözlükte. kulüp küme düşme hattında gezdi, içerde dışarda derbiler kaybetti ne zaman küstük?

    sadece futbol açısından değil camia açısından bakalım ayrıca. bu kulübün basket takımı küme düşmemeye oynarken bile tribündeydim çok şükür.

    babamızdan miras, geleceklere de bırakacağımız yegane değerdir galatasaray.

    aksini düşünen yallah fener veya bjk'ye. öyle aşağılık camialara layıksınız.

    not: arda falan da şeyim de değil affedersin.
  • 22
    başlığı açan (hortlatan değil) kişi olarak belirtmem gerekir ki, yalnızca bu yazıda değil sözlükteki yazdığım hiçbir entryde eleştiriye karşı bir tavır almadım. aksini defalarca kez savundum. şimdi tekrar belirtiyorum. hiç kimse eleştirilemez değildir. hiç kimse hatadan münezzeh de değildir. buna başkan, yönetim, teknik direktör ve futbolcuların yanı sıra taraftarlar da dahil!!!

    bu başlıkta bahsettiğim taraftar tipi, kendi düşüncesine aykırı bir durum geliştiğinde galatasaray'ı desteklemeyeceğini ifade edenlerdir. insanların böyle bir tercih hakkı olduğunu da yazıda belirttim zaten.

    galatasaray taraftarı olduğunu belirtip bu hareket tarzını benimseyen en bilinir kişinin hıncal uluç olduğunu düşünüyorum. bu nedenle benzer söylemlerde bulunan taraftarları aynı kefede değerlendirdiğimi vurgulamak istedim.
    yazdıklarımda ne bir hakaret, ne argo bir sözcük ne de faşizan bir üslup vardır. buna rağmen malesef bazı renktaşların okuduğunu tam olarak anlamadığını görmek gerçekten üzücü.
  • 23
    küsmeyip tam tersi kalıp mücadele etmesi gereken taraftardır. kişiler kurumun değerlerine zarar veriyor olabilir ama kişiler gelip geçicidir. kurumun ise bir dönem değerlerine sahip çıkmaması bu değerleri toptan yitirdiği anlamını taşımaz.

    benim için arda olayında zedelenen en büyük değer liyakattir. saha dışı diğer olaylar ise galatasaray'a zarar verdiği zaman beni ilgilendirir. ben şu anda galatasaray'da liyakat açısından çok büyük eksiklik görüyorum.

    ama buna karşı yapılması gereken küsmek değil mücadele etmektir. mesela şu anda galatasaray için bir kuruş harcamamayı küsmek adına değil de protesto adına yapıyorsanız bence çok haklısınız. diğer protesto biçimleri için de geçerli bu. ama yeter ki kalıp mücadele edelim. bu kadar sevdiğimiz bir şeyi kolayca teslim etmemeliyiz.
  • 26
    armaya küsmek olmaz. nasıl ki devlet ile hükümet aynı şey değil, arma ile yönetenler de aynı şey değil.

    adını dahi anmaya gerek duymadığım, ailem tarafından bana öğretilen galatasaray değerleri kapsamında transferi, benim açımdan uıtanç kaynağı olan malum şahsın ocak ayında takımımıza yanlaması döneminde de söylemiştim; armaya küsmem veya takım başarısız olsun diye beklemem söz konusu dahi değildir.

    ancak;

    24 senedir kombine sahibi, 4 tam sezon (34 maç + avrupa) yapmış, son 10 sene ortalamasına baktığımda senede 17 bin türk lirasının biraz üzerinde kulübe girdi sokan bir insan olarak, malum şahsın sözleşmesi bitene veya yeni gelen yönetim kendisini kovana kadar 1 tl harcama gibi bir niyetim yok. harcamayıp yemeyeceğim elbette, bu para ayrı bir hesapta duracak. 2021 mayıs seçiminde gelen yönetimin galatasaray'a yakışanı yapıp, malum şahsın sözleşmesini feshetmesi durumunda ilgili yönetimin, yoksa 2+1 yılın sonunda gelecek olan yönetimin göstereceği ürüne veya ürünlere de bu parayı toplu halde yatıracağım. işin ilginç tarafı bu konuda benzer eylem planı yapan tek kişi değilim; whatsapp gruplarında bu fikrimi açıkladıktan sonra, aynı kararı alan insanlar var ve 17 bin tl bu adamların senede kulübe soktuğu para yanında gerçekten bahşiş gibi bile kalmıyor.

    neden böyle bir şey yapıyoruz peki?

    galatasaray, sadece başarısı için sevdiğimiz bir kulüp değil. etik değerlerine bağlı bir galatasaray, türkiye'nin batıya açılan penceresi, vizyonu, misyonu ve temsil ettiği değerler, kazandığı ve bundan sonra kazanacağı başarıların çok çok ötesinde değerli. mevcut yönetim, defaatle bu değerleri göz ardı etmiş olmasına rağmen galatasaraylı olduğumuz için, bütçemiz dahilinde verdiğimiz maddi destek ayrı ama, galatasaray'ın bütün değerlerini ayaklar altına alan bu malum şahsın transferi ile yaklaşılmaması dahi gereken kırmızı çizgi geçildi.

    fatih terim? babam gibi ve neredeyse babam kadar severim. 9000 kere söyledim, ama babamı da eleştiriyorum. bu olay özelinde değil fatih terim, allah emir indirse yine istemezdim. yukarıda da dedim, isterse kaldığı 3 sene şampiyon yapsın, zerre umrumda değil. çok şükür "güç neredeyse orada olmalıyım" diyerek güce tapacak kadar bilinçsiz bir insan değilim.

    malum şahıs, toplam harcamamızı düşündüğümde 2-3 maçı tek başına alırsa benim gibi düşünenlerden yazacak maddi (-) kapanır. kimse kusura bakmasın ama, sen camianın etik değerlerini ayaklar altına alarak bir topçu alıyorsan, topçu da kıçı kırık türkiye liginde 3 maçı tek başına alsın bir zahmet. alamıyorsa da atalarımızın güzel bir sözü var, minareyi çalan kılıfını hazırlar; o zaman yönetim hibe eder o parayı.

    en başta dediğim gibi, armaya küsmek diye bir şey olmaz; ancak kırmızı çizgiler geçiliyorsa burada sessiz kalmak zorunda da değilsiniz.

    edit: kelime hatası.
  • 28
    galatasaray şahısların üstündedir. ben zerre inanmıyorum iyi bir taraftarın takımına küseceğine. hele ki bir galatasaraylının. arda turan için yazmış olduğum iki adet kısa entry mevcut.

    (bkz: arda turan/#2833285)
    (bkz: arda turan/#2847294)

    hala, hala ve hala yazdıklarımın sonuna dek arkasındayım. kendisine, kendisini bu kulübe geri alanlara aşırı kızgınım, sitemliyim.

    ama yok be abi. allah aşkına anlatın cidden hafsalam almıyor. nasıl küsülür galatasaray'a ya? hani bi deneyeyim diyorum yol, yöntem gelmiyor aklıma. itiraf edin ortamlarda ilgilenmiyor gibi yapabiliriz en fazla. eve gidince a'dan z'ye stalklarız. en küsenimiz gece uyanıp yorgan altında telefondan uefa özetini izler be.

    küsmeyin kardeşlerim. nolursunuz bu renklere küsmeyin. nezdimde emsalsiz bir fecaat olan, jersson amur gonzalez diazdan dahi mantıksız bir transferi gerçekleştiren yönetime, teknik heyete kızın, sitem edin.

    her gününüz iyi geçsin, galatasaraylı geçsin !
  • 29
    galatasaray’a küsmek demek babanın evladına, annenin kızına küsmesi gibidir. olmaz demiyorum ama mantıklı değil diyorum.

    arda yüzünden galatasaray’a küsülür mü? galatasaray nice ardalar öğütmüştür onu da öğütecektir. galatasaray bir okyanustur. sahiline karpuz kabuğu atmışlar diye okyanusa küsülür mü?

    galatasaray’ın ismini duyunca sarı-kırmızı bir alev yüreğinizi ısıtıyorsa, o alev bütün karanlıkları aydınlatır, dünyanızı renklendirir. işte bu nedenle galatasaray kıyamete kadar yaşayacak ve yürekleri de alev-alev yakacaktır.
  • 30
    küsenler toptan 1 kere küssünler de biz de önümüze bakalım...

    konu arda ise ben de istemiyorum. arda'yı fatih hoca ısrarla istedi. fatih hocamın arada böyle takıntıları olur. biz de hoş görürüz. çünkü bu takıntılarını hoş göreceğimiz bolca kredisi vardır.

    "fatih hoca hatrına" diyelim ve yolumuza bakalım. küsenler de bi zahmet tam küssün ki yollarımız kesişmesin.