• 82
    herhangi bir politika ile ilerlemeyen oyuncu satın alma ya da serbest bırakma/kiralama şeklinde olur.
    bazen çok komik hareketler yapar çünkü takip edilen bir sistem yoktur ve "kervan yolda düzülür" mantığı ile ilerler. bu sadece bugünün değil çok uzun zamanlardır devam eden bir akıl eksikliğinin sonucu.
    en son kimden para kazandık hatırlamıyorum bile. ya da en son planlı ne transfer yaptık.
  • 83
    tamamiyle onumuzdeki senenin kurali olan 6 yabanci ve 5 yerliye gore duzenlenmesi gereken politika. kisisel gorusum, tam olarak 5 mevkide yedekleri ile birlikte yerli oyuncular, 6 mevkide ise yabancilar olmali. turkiye liginin kalite ortalamasi gozonune alindiginda, ozellikle fark yaratacak pozisyonlarin ve daha cok fundamental isteyen pozisyonlarin yabancilarla, geri kalan pozisyonlarin ise yerli oyuncularla doldurulmasi taraftarayim. 4-3-3 oynayacagimizi dusunup pozisyon pozisyon gidelim.

    kaleci: okan + batuhan (bu pozisyonu bence yerlilerden olusturmaliyiz ve transfere ihtiyac oldugunu dusunmuyorum. lig icin yeterli)

    sag bek: yerli sag bek transferi (mert muldur ya da bunyamin balci) + ogulcan + boey (bu bolgede de yine mumkun oldugunca yerli oyuncu tercih edip kadro esnekligi saglamaliyiz.)

    sol bek: yabanci sol bek transferi + yerli sol bek transferi

    stoper 1: yerli stoper transferi (kaan ayhan, koray yada abdulkerim) + alpaslan yada emin bayram yada ısik kaan

    stoper 2: marcao + nelsson

    6 numara: yabanci 6 numara transferi + taylan

    box to box: cicaldau + berkan

    10 numara: yabanci transferi + morutan + emre akbaba

    sag acik: emre kilinc + yunus akgun

    sol acik: kerem + baris alper

    forvet: mohamed + diagne + eren (eger forvet oyuncularinda satis olursa bu isimlerde degisiklik olabilir)

    yukaridaki yapilanmada ilk 11 de 5 yerli kuralini ve toplamda 10 yabanci kuralini tutturuyoruz. ama bu su oyuncularin gitmesi demek:

    muslera (kesin gitmeli)
    ısmail cipe (kesin gitmeli)
    fatih ozturk (kesin gitmeli)
    omar (kesin gitmeli)
    yedlin (kesin gitmeli)
    luyindama (kesin gitmeli)
    van aanholt (belki 1 sezon idare edilebilinir)
    aytac kara (kesin gitmeli)
    atalay babacan (kiralik gitmeli)
    arda turan (kesin gitmeli)

    gelmesi gerekenler:

    yerli sag bek
    yerli stoper
    yerli yada yabanci sol bek
    yabanci 6 numara
    yabanci 10 numara

    bu sartlarda en onemli nokta atisi transferler yerli sag bek ve yerli stoper gibi gorunuyor. o yuzden bence galatasaray kaan ayhan, mert muldur ve abdulkerim bardakci yi rakiplerine kaptirmamali. bu uc isimden ikisinin transferi galatasaray da kadro muhendisligi anlaminda muthis esneklik kazandirabilir.

    son olarak, ben sportif direktor olsam ve butceyi en az zorlayacak hamleler ile bir kadro olusturuyor olsam 28 kisilik su kadroyu olustururdum:

    kaleci: okan + batuhan + kerem
    sab: mert muldur + boey + ogulcan
    sob: van aanholt + suleyman + omer bayram
    st: marcao + abdulkerim
    st: nelsson + alpaslan + emin bayram
    6: obinna + taylan
    b2b: berkan + cicaldau
    10: barkley + morutan + emre akbaba
    sag: yunus + emre kilinc
    sol: kerem + baris alper
    forvet: mohamed + diagne + eren
  • 84
    oyuncu satışı anlamında sınıfta kalmış politikadır. son 3 senede fernando'yu 4.5 milyon euro'ya ve `maicon roque'yi 1.5 milyon euro'ya satmak dışında herhangi bir gelir getirisi olmayan politikadır.

    ölmüş bitmiş, gömeni olmayan fenerbahçe ise han bekçisi jailson'u, uzun adam kemal ademi'yi, isviçre kralı micheal frey'i ve bunun gibi hiç olmuş çoğu oyuncusunu satabilmiştir. vedat muriqi veya ozan tufan'dan hiç bahsetmiyorum bile.

    ha fenerbahçe hepsini katakulliyle gönderdi derseniz eyvallah. ama ali koç'un sokağa bu kadar para saçıp hala başarısız olacak kadar aptal olacağını da ben düşünmüyorum açıkçası. bunu yapacağına gidip löw'e tüm parasını da basabilirdi o zaman. ne olursa olsun adam bir şekilde kulüp ticaretini iyi çeviriyor. bizimkiler niye çeviremiyor anlamış değilim. bugün en iyi oyuncunu satmak istesen düzgün bir paraya satamazlar bile.

    garry rodrigues'in, ozan kabak'ın ne kadar komik paralarla yurt dışına transfer olduklarını hepimiz biliyoruz, unutmadık değil mi?

    edit:imla
  • 85
    son 30 yılda ilk kez bununla ilgili ortaya bir plan koymuş ancak güzide taraftarımız 6 ay sabredebildiği için tekrar rafa kaldırılmış gibi gözüken spor kulüpleri için basit ekonomi yönetiminin bir parametresi.

    amerikayı neden yeniden keşfetmeye çalışıyoruz anlamıyorum. borussia dortmund, lille, monaco ve daha niceleri galatasaray'ın 2021-2022 sezonu yaz transfer döneminde uyguladığı planı* uygulamış ve tekrar zirveye çıkmıştı. bu 1 (yazıyla bir) senede yapılabilecek bir proje değil hele 6 ayda (0.5 yıl yani) sonuç alınabilecek bir şey hiç değil. yaptığımız bonservis yatırımı bile 3-5 sene arası vadeye bölünmüş iken 6 ayda vazgeçilecek bir şey hiç değil.

    bizi, menajer-yönetici ortaklıklarıyla yapılan 30 yaş üstü oyunculara tuzlu sözleşmeler direkt olarak bu noktaya getirdi. üstüne bu 30 yaş üzeri oyuncular kiralık olarak geliyorsa mali durumun iyice kötüye gider. iki kötü örnek üzerinden söylemek gerekirse; transfer performansları olarak 2017 - 2018 sezonu transfer dönemi > 2019-2020 sezonu yaz transfer dönemi. bunun sebebi çok basit: dursun özbek son transfer döneminde yaptığı bonservis yatırımının tamamı kulübe geri döndüğü gibi 2 tane de şampiyonluk getirdi. bu oyuncuların gomis ve mariano hariç hiç biri 30 yaş üstü değildi. buradaki sorun sonradan devlet yönetiminin ekonomi politikasının kurbanı olan ödeyemeyeceğimiz noktaya kadar yükselen oyuncu sözleşmeleriydi. bu sözleşmeler hala rahat bırakmadı yakamızı. mustafa cengiz yönetimi aynı maaş politikasını***** devam ettirirken oyuncuları kiralamayı yada yaşlı oyuncuları bonservissiz alma yolunu seçti. bu da sözleşmelerden hızlıca kurtulabilmemiz anlamına gelirken yapılan yatırımın geri gelmemesi anlamına geliyordu. o dönem yaptığımız neredeyse hiçbir transferin geri dönüşü beklenmiyordu. arada para kazandıran ve kazandıracak oyuncuların** hikayelerinin ise yönetim ile alakası yoktu. bu iki transfer döneminin ortak noktası başarılı olmadığı takdirde kulübü batıran türden olmaları.

    2021-2022 sezonu yaz transfer dönemi bu türden değildi. başarı hemen gelmeyecekti belki rezil edecekti ama stabilite bu tür planlamaların püf noktasıdır. futbol aklı 6 ayda değişmez yoksa üstte yazdığım transfer politikalarından daha yıkıcı olma ihtimalleri vardır.

    gördüğüm kadarı ile fatih terim sonrası 3 yıllık planlama 6 ayda son buldu. özellikle taraftarı coşturacak pahalı transferlere yönelmişiz gibi hissediyorum. bu tabi ki yeni futbol aklımız* ve onun futbol aklının*** planladığı bir yapı. 2021-2022 sezonu ara transfer dönemi henüz bitmediği hatta galatasaray için henüz başlamadığı için daha fazla bir şey de yazmak istemiyorum.

    not: ffp cezası 1 transfer dönemi için verilmediğini hatırlatmak isterim 5 sene geriye doğru bütün harcamalarına bakılıyor. yani biz ffp cezası alırken sneijder'li drogba'lı kadronun ve 2013 - 2014 sezonu ara transfer döneminin de diyetini ödüyorduk. örnek olarak 2026'ya kadar da her sene falcao'nun aldığı para bize uefa tarafından sorulacak.