• 7892
    hakemi eleştirince renktaşları tarafından fenerbahçe ya da beşiktaş taraftarı damgası yapıştırılan taraftar. bu damgayı yapıştıran da galatasaray taraftarı. ben hayatımda daha saçma bir olay görmedim. hakemin kötü ve düpedüz art niyetli yönetimini söylemek günah olmuş neredeyse. bakın arkadaşlar burada kimse takımın uzay futbolu falan oynadığını düşünmüyor. galatasaray standartlarında da oynamıyoruz bu da kabul ama bu sezon özelinde hakemlerin galatasaray'ı doğradığını ve işimizi zorlaştırdıklarını önemsemeyip takımın oyunundan başka bir şey görmemek neyin nesi allah aşkına?

    bakın arkadaşlar çok basit bir istatistik sunuyorum size:
    son 8 maçta galatasaray 102 faul sonucunda 21 sarı kart ve 3 kırmızı kart ile cezalandırılmış. gelelim başta futbolu ve teknik heyetiyle herkesin övdüğü efendi beşiktaş ise 101 faul yapmış ama sonucunda sadece 8 sarı kart görmüş. bu istatistiği görmezden gelmeyip hakemi de yeneceksin kardeşim düşüncesi tamamen içi boş bir söylemdir. bu arma altında sayısız kupa kazanmış formadaki 4 yıldızın iki yıldızına doğrudan katkı vermiş yaşayan en büyük galatasaray efsanesine sayfalarca eleştiri yapalım ama biraz da hakemlerden dert yananlara hadi oradan diyelim. resmen bir akıl tutulması yaşıyoruz.

    bir kere en başta beşiktaş ya da fenerbahçe taraftarlarının hakem eleştirmesiyle galatasaray taraftarının hakem eleştirilerini bir tutmak da fazlasıyla abes bir durum. beşiktaş'ın özellikle bu sezon kollandığını hepimiz görüyoruz. daha iki gün önce atiba'nın dirseğini görmezden gelen hakemler mustafa mohamed'in daha hafif müdahalesine 10.dakikada koşarak sarı kartla geliyorlar. birçok örnek fazlasıyla mevcut çok konuşmaya gerek yok. fenerbahçe'nin yıllardır nasıl ittirildiğini görmemek için de kör olmak lazım. ama şöyle bir durum var bu iki kulübün taraftarları hakem hatalarından yakınıyor, medya da destek veriyor. bu sayede iki takım da şampiyonluk yarışında kalıyor hakemler sayesinde. halbuki kollanan onlar. bu algıcı ve tamamen ayrıcalık isteyen taraftarlarla objektif galatasaray taraftarını bir tutan kimseye söyleyecek sözüm yok daha fazla.
  • 7893
    hakemi de yeneceksin, sen once kendi oyununa bakacaksin, gibi kafatasci yaklasimlardan uzaklasmadigi surece hic bi yol olmayacak insanlar toplulugudur.

    simdi ben bunlari yazdim, biri de gelecek bana diyecek; sen yonetimi elestiriyorsun, terim'i savunuyorsun diye kafatasci diyecek.

    son 2 senedir inanilmaz sekilde kutuplara ayrildik kendi icimizde. sosyal medya ve spor medya galatasaray taraftarini kendi icinde oyle boyle kutuplastirmadi, bildigin 2 zıt kutup olduk.

    kendi aramizda terimci cengizci olarak bölündük. bu sayede inanilmaz sekilde hakemi tffsi mhksi uzerimizde oyunlar oynayabildi.

    uyanin artik; hakemi yenemezsin, hakemler bize hodri meydan diyor, biz hala hakemi de yenelim, gecin bu işleri...
  • 7895
    takımın ihtiyaç duyduğu grup stadyumdaki taraftar grubudur, hani şu yerden yere vurulan ultraslan ve türevlerinden bahsediyorum. lamı cimi yok. son 2 şampiyonluğumuzun en büyük mimarı ve hocamızın güç alma noktası kendileridir. şükranlarımı sunuyorum burdan kendilerine. yokluklarını derinden hissediyoruz. kaçak yayınla maç izleyen, sosyal medyada önüne gelene hakaret eden, her defasında gitmesini bilmiş ve tarihinin en büyük başarılarını yaşatmış hocasına sosyal medyada kapının önüne koyan taraftara ihtiyaç var mı, hiç sanmıyorum.
  • 7896
    --- alıntı ---
    şair yalnız değildir. ‘beğenmeyen’, şu veya bu adamı yüce takımına yakıştıramayan taraftar her yerde vardır ama en çok galatasaray’a yaraşır. sersemliğinden, verilmeyen bir penaltı kadar emin olduğu oyuncusunu, kimi ekşi bir yüzle, kimi dudağının kıyısında alaycı bir tebessüm, kimi sinirden avurdunu çiğneyerek, ‘bak işte’ diye hatasını kollayarak izleyen o tipi bilirsiniz. takımından, laf dinlemeyen oğlu gibi, “bizim gerzekler” diye bahseden tip... maçı evire çevire domine ederken bile, yapılamayanın edilemeyenin nârına yanarak öfleyen tip... aman diyeyim; galatasaraylılar böyledir demiyorum. cemal süreya ‘galatasaraylı’ portresinde ‘ortalama galatasaraylının soyluluk ya da yücelik tasladığını söylemek istemiyorum’ diyordu ya. ben de söylemek istemiyorum. lakin dünyanın her yerinde, ‘her camiada’ görülen bu tipolojiyi, en çok galatasaraylıya yakıştırırım.

    --- alıntı ---

    bu alıntı tanıl bora'nın bir köşe yazısından. çok severim ve çok katılırım. ekşi bir surat, alaycı bir tebessüm harika bir tasvirdir. hatasını bekler der, aklıma top kaybı yapsın da entry girelim zihniyeti gelir.

    bugün galatasaray taraftarı gündem. o olmayınca olmuyor deniyor. ama o olmayınca olmayan stadtaki ultraslan olduğu her maç burada boklanıyordu.

    bizim acı gerçeklerle yüzleşmemiz gerek. ve şımarıklıktan kurtulmamız. yoksa burada birbirimizi eğleriz.

    bence bu sezon %70 yönetime %30da hocaya yazar. berbat yönetime rağmen hocanın bizi şampiyon yapma şansı vardı kendi tepti. sıkı bir hocacı olarak bunu söylemekten gocunmam.

    ama 7-14 şubat arası burada, ekşide, twitter'da galatasarayı fener'den ayıran şey konularında mastürbasyon yapıyorduk. bütün payı üzerimize alıyorduk. şimdi başarısızlıkta kendimiz hariç herkese dağıttık..

    sene başından beri hakemlere inim inim inlettiler. pfdk'sı falan girmiyorum bile. bugün hakem diyene kızıyoruz . çünkü aramızdan elle gösterecek suçlu lazım. yakışmayan biri bize. dün sabri olur kulübedeki hasan olur belhanda olur bugün terim olur..

    umut sarıkaya ne demişti. yakışıklıyı dedem de sever beni de sevsene. iyi günde halatı hep beraber çekiyoruz kötü günde....

    neyse seyirci haklıdir ne de olsa. belki de 30 yıl sonra çocuklar spotify aboneliği gibi bakacak bu işe. bizimki de boşa lakırtı..
  • 7897
    son haftalarda kötü oyunu eleştirmek yerine, bu oyunları sürekli hakeme bağlayan bir oluşum var, aynı şeyleri fenerbahçe ve beşiktaş yapınca hayretler içerisinde izleyerek gülüyoruz ama biz yapınca hakemden önce takımı eleştireyimciler diye yaftalanıyoruz.

    kimsenin hakeme güvendiği bir ortam yok, art niyetlerinin de farkında herkes. kimseyi kötü oyun eleştiriyor diye hakem savunucusu, objektif olma sevdalısı ilan etmeye gerek yok.

    istenilen şey sahaya çıkan galatasaray'ın vura kıra oynaması, misal 2017-2018 sezonunda evimizde karabükspor'u 3-2 yenerken son dakikalarda maicon'un attığı golden sonra hakeme gidip forma çıkarması, yan bakması gibi.

    bizim bildiğimiz galatasaray art niyeti olan hakeme o sahayı dar eder, yedlin'in ayağı kırılacak pozisyonda kimsenin itiraz etmeyip, yerden kaldırıp sakat oyuncu varken donk'un korner kullandırmasını kabul edemem ben ve bunlar benim için hakem konuşmaktan daha önce gelen şeyler.

    hakkımız yenildiğinde sahada inanılacak bir galatasaray olunca liselisi, alaylısı hep beraber nasıl kenetlendiğimizi hatırlatmaya gerek yok, ama seni her defasında mahçup edince takım bir süreden sonra hakemi de konuşuruz ama önceliği kötü futbolu konuşmaya vermenin neresi yanlış onu da anlamıyorum.

    ha bu arada bu kötü futbolu konuşurken, şöyle bir savunma görüyorum:

    beşiktaş ne oynuyor ki ?

    eğer kıstasımız bu ise vah benim galatasaray'ım vaah, vah benim taraftarım vah...
  • 7898
    fatih terim'den başka kimseye başarısız olma şansı tanımayan taraftar.

    yerli, yabancı fark etmiyor. hocanın ismi fatih terim değilse o hocanın ağzıyla kuş tutması lazım ki sezon sonunu görebilsin. bunun olmadığı bir sezon dahi yaşayamaz olduk. lucescu şampiyon yaptı kovuldu, hagi bir sezon şampiyon olamadı diye kovuldu, gerets bir sezon şampiyon yapamadı diye kovuldu, skibbe kocaeli'den beş yedi diye kovuldu, rijkaard ikinci sezonun ortasında kovuldu, hadi mancini kendi gitti, prandelli sezon sonu gelmeden kovuldu, hamza hamzaoğlu şampiyonlar ligi grubundan ortalama bir performansla çıkamadı diye üç kupalı sezondan sonra kovuldu, sonrasında riekerink yine bir sezon şampiyon olamadı diye kovuldu, tudor beşiktaş'tan üç yedi diye kovuldu.

    bir tek fatih terim'e başarısızlık şansı tanınıyor, hesap sorulamıyor ve hesap soranın üzerine de topluca çullanılıyor. fatih terim'e çok şey borçluyuz, eyvallah. yalnız bütün bu insanların kaçırdığı bir nokta var. o da şu: fatih terim 2017'de bitmişti. referandum sürecinde delikanlı gibi safını belli etti diye devlet ve tff tarafından, arda turan da kullanılarak hocanın kariyeri bitirildi. fatih terim bitmişken onu düştüğü yerden kaldıran, fatih terim sonrasında ezileceğini, horlanacağını bile bile ona tekrar şans veren galatasaray'dı.

    ama bugün bir bakıyoruz, borçlu olan hep biz, alacaklı olan hep fatih terim. şu anki futbolu, üç senedir yaşanan gerginlikleri, taktiksel hataları, anlamsız inatları, topçu harcamaları yukarıda saydığım hocalardan biri dahi yapsa anında kapının önüne konurdu. ama fatih terim kulübün sahibi gibi takılıyor. bir medya mensubu dahi adama 3 yıldır doğru düzgün soru soramıyor. yaptığı hatalara değil, hata bile sayılamayacak çerez konulara değinip geçiyorlar. yönetim ses çıkaramıyor, taraftar çullanıyor. medyada hasbelkader biri terim'i yüksek perdeden eleştirdiği anda aforoz ediliyor taraftar tarafından.

    galatasaray taraftarının bir kısmı terim'i bir tanrı-kral formatına soktu. terim eleştirilerini hep alçak sesle, huşu içinde yapmak zorundasın. konu başka bir hoca olduğunda futbolu bilmemesinden tutun adam olmadığına zibil gibi şey söylenebiliyor ama fatih terim'i biraz yüksek sesle eleştirince "ali koç troll'ü, antu'cu, hain, truva, terim nefretinden gözü dönmüş şerefsiz, başka takım taraftarı" yaftaları havada uçuşuyor.

    yani fatih terim'in kalkıp da taraftardan yakınması kadar saçma bir şey yok. bu o kadar çarpıtıcı bir yanılsama ki duyan zanneder terim'e ölümüne vefasızlık yapılıyor. halbuki alakası yok. başka hocalara 1,5 yıldan fazla fırsat verilmemiş bu camiada. biz buyuz, öğütüyoruz. fatih terim'se 2019 şampiyonluğu dahil üç yıldır kötü futbol oynattığı, avrupa'da galatasaray paspas olduğu halde ancak kısık sesle eleştiriliyor. sonra kalkıp vefasızlıkla eleştiriliyoruz. biz burada terim'i koruyacağız diye terim sonrasında aday olan herkesi itin mabadına sokuyoruz. onun kaşı kara, bunun gözü sarı, diğerinin alnı dar, berikinin ayağı küçük diye diye sırf fatih terim'i korumak için her potansiyel adaya şuursuzca saldırılıyor.

    elhasıl, fatih terim'le takıntılı bir ilişkisi olan taraftardır. bunu açıkça ifade eden kimseyle en ufak bir tartışma da yapmam. çünkü olabilir, bu kulübü türkiye'nin bir numarası yapan adamdan bahsediyoruz. o da yetmedi, avrupa kupası da getirdi bu ülkeye. vefa duymak, başka kimseyi galatasaray'a yakıştıramamak tamamen kişisel bakış ve eleştirilmesi manasız. gelgelelim eğer sen, senin gibi düşünmeyenleri yukarıda zikrettiğim şekillerde yaftalarsan tepki alırsın, bu son derece normal. aldığın tepkiyi de "doğru söyleyeni..." şeklinde açıklayamazsın çünkü senin söylediğin doğru değil, başka insanlar hakkında amigdala kaynaklı ilkel bir tepkiden ibaret.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!