• 30645
    temmuz 2022 itibariyle net bir altı numara transferini okeyde ara taşı bekler gibi bekleyen takımımız.
    altı numaramız, en azından üst düzey top oynamış olmak durumunda yoksa boşa kürek çekmiş oluruz. melo fernando bulmak imkansız ama genç veya italya ispanyanın orta alt takımlarından gelecek 27+ oyuncular bizi düzeltmez.
    altı numarayı doğru seçip iki sezonda etrafını yapılandırmamız çok önemli.
  • 30647
    muhammed
    kerem-emre akbaba-yunus
    transfer-transfer
    anholt-marcao-nelson-boey
    muslera

    orta sahaya yapılacak iki tane melo transferiyle (teknik, yaratıcı, zeki, savaşçı, oyunu okuyan) bangır bangır oynayabilecek oldukça kaliteli bir takımdır.

    benim için iyi futbol, takıma uygun doğru oyun sistemini belirlemek ve oyunculara rollerin en iyi şekilde dağıtılmasıyla oynanır. yukarıdaki oyuncular birkaçı hariç, muhteşem ya da eksiksiz değiller. hatta birçoğunda büyük zaaflar var. ama bu oyuncular doğru rollerde kullanılırsa iyi bir takım ortaya çıkar.

    mesela emre akbaba ahım şahım bir oyuncu değil. fiziki dezavantajları var, ayakta pek duramıyor, yere sağlam basamıyor, düşünülen kadar teknik değil. ama gole çok yakın bir adam. golün her türlüsünü atabiliyor. tek yapılması gereken kaleye yaklaştırmak ve santrafora yapışmasını istemek. yıllardır biz ne yaptık, adamı sol kanat, hücumcu orta saha, 8 numara, top dağıtıcı orta saha olarak falan oynattık. haliyle bütün eksiklikleri ortaya çıktı, yararlanamadık ve hatta takımdan gönderilmesini istedik. mesela boey haldır huldur bindirebilen, fizikli hücumcu bek. ama adamı pas oyununa adapte etmeye çalışıyoruz. ondan önce yedlin tekniği zayıf mücadeleci oyunucuydu. pas oyunu oynayamıyor diye yerin dibine sokup dünyanın en kötü sağ beki ilan ettik. ömer bayram orta sahada iyi bir alternatife dönüşmüşken ısrarla olmadığını bile bile sol beke hapsedildi. taylan iyi bir pas dağıtıcıya dönmüşken, derin oyun kurucu yapmaya çalıştık. hakeza emre kılınç, morutan, diagne, mustafa muhammed. hiçbirine uygun olmayan bir oyunda ısrar etmek tüm takımı çok hırpaladı.

    şu oyun stiline geçmeden önce bir şekilde herkes kendini gösterebilirken, ucube bir possesion oyunu oynamaya çalıştıktan sonra tek parlayan oyuncu marcao oldu. çünkü teknik. ki şu anki yıldızımız marcao ilk geldiği yıl performans olarak bu kadar öne çıkmamış hatta luyindama daha çok parlıyordu. yani konuyu nereye getirmek istiyorum? doğru sistemde, doğru rollerde her oyuncu ön plana çıkabilir. ya da bizdeki gibi birkaçı hariç hepsi özgüvenini yitirip geriye gidebilir.
  • 30648
    yine geç kaldık.
    muhtemelen bizi geçen sezonun bir devamı bekliyor.

    seçimler zaten geç yapıldı, teknik direktör için fazladan 1 hafta kaybedildi, takımın iskeletini oluşturacak transferler hala yok.

    kalede formu düşük bir muslera, istikrarsız okan kocuk,
    defansta soru işareti boey, omar ve geleceği belirsiz marcao,
    orta saha zaten bomboş,
    kanatlarda yunus, kerem biraz da morutan dışında güvenebilecek kimse yok,
    forvette mısırlı bratu'muz mostafa, artık ayaklarına söz geçiremeyen gomis ve diagne derdiyok.

    ilk 11 kurulsa; süper ligin bile en verimsiz sağ bek rotasyonu bizde, orta 3 lü direkt ligin en kötüsü, kanatları pas geçsek forvet için yine sırtımızı yaslayıp izleyeceğimiz bir adam yok. yani 5 (beş) pozisyonda galatasaray'a yakışan, formayı hakkıyla taşıyacak isim yok. temmuz ayının ilk haftası bitiyor. acelemiz yok deniyor. bu işin aceleyle alakası yok zaten. olay planlama, taktiksel uyum, takımın kaynaşması gibi süreçlere etkisi.

    buradan da bu yönetimin de yine boş sıktığını anlıyoruz. demek ki planlamalar, listeler, ön görüşmeler, prensipte anlaşmalar ya yetersizdi ya da gerçek değildi. "en iyisini alacağımız için acele etmiyoruz" gibi söylemler anca amatör eğlendirir. zaman geçtikçe döviz artıyor, oyunculara talep artıyor. sen de seçilmişlerin arasında kalan seçilmemişleri ayıklamaya çalışıyorsun. ya da yüksek ücret sebebiyle vazgeçildiği haberleri yayıyorsun. sonra abdülkerim ve kazımcan'ı transfer başarısıymış gibi açıklayıp algı yönetimine giriyorsun.

    bu takıma potansiyelli demek yapılacak en büyük kötülüklerden. sadece potansiyelin bir işe yaramadığını neredeyse küme düşerek görüyorduk. bu takım potansiyel adı altında şişirilmiş yetersiz isimlerle dolu. morutan, boey, victor, marcao dışında tüm oyuncuları trabzona bedavaya versek hangisini ilk 11 başlatır? burada kıstas son şampiyon takım olduğu için trabzonspor'dur. galatasaray'ın tek hedefi de şampiyonluktur. yetersizlikten medet uman dostlarımızın aklına geçen sene rakip sahalardaki taraftarların tezahüratları gelsin. kısacası bu kadronun büyük çoğunluğu galatasaray için kesinlikle yetersiz.

    diğe takımların transferlerine bir şey demek istemiyorum. adamlar neredeyse geçen hafta transferlerin %80'ini tamamladı zaten. bizde de muhtemelen yönetim erden timur gibi isimleri baskıyı azaltması ve algı yönetimi için arada taraftarın önüne atacak gibi duruyor.

    bu arada yangıncı bir taraftarım. daha önceki yangınlardan akıllanmak lazım.
  • 30653
    hiç oyuncu satmadığımız durumda dahi önümüzdeki 1 ay içerisinde 6-7 tane nokta transfere ihtiyaç duyan takımımız.
    kale: transfere gerek yok.
    defans:sağ bek alınması lazım ilk 11 seviyesinde
    orta saha:3'ü ilk 11 seviyesinde 4 futbolcu alınması lazım
    kanat:ilk 11 seviyesinde tecrübeli bir sağ kanat alınması lazım
    forvet:tamamlayıcı nitelikte bir 9.5 numara alınması lazım

    yani neredeyse takımın yarısına transfer lazım. üstelik bu transferleri yapsak bile sezon öncesinde birlikte çalışma gibi bir durumları olmayacak gibi fazla. takımdaki tek olumlu şey okan hocanın gelişi. onun da işi bir hayli zor gibi gözüküyor bu açıdan bakınca.
App Store'dan indirin Google Play'den alın