• 29783
    4231'e dönmesi gereken takımdır.
    cicaldau ve morutan ikisi de 10 numara oynayabilecek futbolcular. ikisinden birini almamız gerekirken iksini de aldık.
    6 numarayı temiz oynayabilecek bir futbolcumuz yok, oyun kurmakta zorlanıyoruz.
    berkan-taylan-cicaldau-kılınç'ın 2li kombinasyonu geriden oyun kurmayı kolaylaştıracak ve sayısal üstünlüğü kazanacak şekilde 2 orta saha olarak kullanılmalı.
    morutan-cicaldau-kılınç rotasyonuna 10 numara emanet edilmeli.
    oğulcan takımın pres gücünü ve akışkanlığını arttırmak için takıma kazandırılmalı.
    halil kanat rotasyonuna çekilmeli.
    mohammad'a koşulsuz şartsız forma verilmeli.
    şunları yaptığımız dünyada bu takımın önünde durabilecek bir türk takımı yok.
  • 29784
    2021-2022 sezonu oncesinde kadro planlamasinda buyuk hatalar yapilan takimdir. genclesecegiz derken hemen hemen tum mevkileri henuz olmamis ya da olgunlasmamis oyunculara teslim edilmistir.

    kaleci mevkisi ile baslayalim. her ne kadar formu tartisilsa bile kaleyi muslera’ya emanet etmek cok tartisilacak bir karar degil. ama hepimizin malumu yedegini bu kadar kotu bir planlama yapmak takdire sayan. ve bu kadar kotu bir yedek kaleci performansina ragmen hala israrla cozum de uretemeyen takimdir. karius gibi rezil performans sonrasi kaleyi utku ve ersin’e teslim edip daha sonra ersin ile devam eden besiktas kadar olamamak bile aci verici.

    defansa geldigimizde ise durum biraz daha isik verici planlama acisindan. marcao gibi her gecen gun ustune koyan bir stoperin yanina nelsson takviyesi cok dogru idi ve meyvelerini de topladik. ama bek tercihleri gene facia. gelisim gostermesini bekledigimiz sacha boey ve istemeyerek aldigimiz van anholt. bek yedekleri ise tam bir komedi. gondermek icin kirk takla attigimiz yedlin ve bek olmadigi defalarca ispatlanan omer. yani en ufak bir ceza sakatlik durumunda defansin tamamen cokmesine sebeb olacak planlama. yahu bu takim fatih akyel ile capone arasinda tercih yapardi simdi dustugumuz hale bakin.

    orta saha ise tam bir dipsiz kuyu. yaklasik 3 senedir doldurulamayan bir havuz adeta. tek bir tane bile gozu kapali yazilabilcek futbolcu olmadan sezona giris yaptigimiz mevki. kerem sapkadan tavsan cikardi da birazcik icimiz rahatladi. ama biz hem yarisip hem de morutan’i, taylan’i, berkan’i nasil gelistirmeyi dusunduk hayret verici. kaldi ki hic biri gelismedigi gibi tam tersi geriye gittiler. orta saha yedekleri ise otur agla cinsinden adeta. yillardir bitmis olan babel,feghouli ve anadolu takimi topcusu olabilcek ogulcan,aytac falan. futbolun en kiymetli yerini bu kadar futursuzca kim planlayip kim bu sekilde bir basari elde edecegini dusunduyse alnindan opmek lazim.

    forvete gelince de insanin ici sikiliyor adeta. kendi oyuncumuz olmayan bir halil, her sene saga sola gonderdigimiz ve pek de istemedigimiz diagne ve sene basi hocamizin da cok icine sinmeyen mostafa. yahu soyle 10-15 gol katkisi verebilcek bir forvetsiz sezona basladiginda seni anadolu deplasmanlarinda veya derbilerde kim kurtarcak. ondan sonra kume dusme potasina yaklastim diye kara kara dusunursun. bugune kadar ligin dibine demir atmadigina sasirmak lazim. tum bu planlamayi da 25 milyon euro harcayarak yaptigini da soylemek lazim.

    buradan nasil cikariz derseniz gercekten onun cevabi da cok kolay degil. bu yonetimsel sikintilari da dusununce bu kotu planlamaya sahip takimin duzelmesi icin ya ufak capli mucize ( alt yapidan cevher cikmasi vb. ) ya da en az uc-dort seneye ihtiyacimiz var diye dusunuyorum.
  • 29785
    kadromuzdaki futbolcuların doğum tarihlerine en yakın maçları çıkardım ve kısa bir zamanda yolculuk yaptım. meraklısı varsa buyursun.

    1 fernando muslera 16 haz 1986 (35) 6 haziran 1986 galatasaray altay maçı
    2 deandre yedlin 9 tem 1993 (28) maç yok
    3 omar elabdellaoui 5 ara 1991 (30) 7 aralık 1991 galatasaray bursaspor maçı
    4 taylan antalyalı 8 oca 1995 (27) 18 ocak 1995 bursaspor galatasaray maçı
    5 alpaslan öztürk 16 tem 1993 (28) maç yok
    6 patrick van aanholt 29 ağu 1990 (31) 2 eylül 1990 zeytinburnu galatasaray maçı
    7 kerem aktürkoğlu 21 eki 1998 (23) 21 ekim 1998 rosenborg galatasaray maçı
    8 ryan babel 19 ara 1986 (35) 21 aralık 1986 eskişehirspor galatasaray maçı
    11 mostafa mohamed 28 kas 1997 (24) 26 kasım 1997 dortmund galatasaray maçı
    12 gustavo assunçao 30 mar 2000 (21) 26 mart 2000 galatasaray fenerbahçe maçı
    13 ismail çipe 5 oca 1995 (27) 18 ocak 1995 bursaspor galatasaray maçı
    17 oğulcan çağlayan 22 mar 1996 (25) 22 mart 1996 galatasaray fenerbahçe maçı
    19 ömer bayram 27 tem 1991 (30) maç yok
    21 olimpiu morutan 25 nis 1999 (22) 25 nisan 1999 trabzonspor galatasaray maçı
    22 berkan kutlu 25 oca 1998 (23) 25 ocak 1998 bursaspor galatasaray maçı
    24 ışık kaan arslan 28 oca 2001 (20) 31 ocak 2001 trabzonspor galatasaray maçı
    25 victor nelsson 14 eki 1998 (23) 30 eylül 1998 athletico bilbao galatasaray maçı
    27 christian luyindama 8 oca 1994 (28) 22 aralık 1993 denizlispor galatasaray maçı
    30 atalay babacan 28 haz 2000 (21) maç yok
    33 alexandru cicaldau 8 tem 1997 (24) 18 temmuz 1997 beşiktaş galatasaray maçı
    35 aytaç kara 23 mar 1993 (28) 24 mart 1993 galatasaray beşiktaş maçı
    45 marcao 5 haz 1996 (25) maç yok
    50 jankat yılmaz 16 ağu 2004(18) 13 ağustos 2004 gaziantepsor galatasaray maçı
    53 barış alper yılmaz 23 may 2000 (21) 17 mayıs 2000 galatasaray arsenal maçı
    54 emre kılınç 23 ağu 1994 (27) 24 ağustos 1994 galatasaray avenir maçı
    63 bartuğ elmaz 19 şub 2003 (18) 16 şubat 2003 bursaspor galatasaray maçı
    66 arda turan 30 oca 1987 (34) 31 ocak 1987 galatasaray diyarbakırspor maçı
    67 halil dervişoğlu 8 ara 1999 (22) 9 aralık 1999 galatasaray bologna maçı
    89 sofiane feghouli 26 ara 1989 (32) 27 aralık 1989 galatasaray boluspor maçı
    90 mbaye diagne 28 eki 1991 (30) 23 ekim 1998 galatasaray banik ostrava maçı
    93 sacha boey 13 eyl 2000 (21) 12 eylül 2000 galatasaray monaco maçı
    98 berk balaban 1 oca 2000 (22) 26 aralık 1999 galatasaray vanspor maçı
    99 fatih öztürk 22 ara 1986 (35) 21 aralık 1986 eskişehirspor galatasaray maçı
  • 29786
    son dönemdeki sportif başarısızlığın nedenini henüz tam olarak belirleyemeyen takımımız. sorunu kimimiz bir yerde kimimiz ise birden fazla yerde arıyor. ben bu ikinci kısımdayım açıkçası. tek başına ne hoca ne yönetim ne taraftar ne de tff bu durumu açıklayabilir. şimdi sorular şöyle:

    1. hakemler, tff, tff kurulları vb. mi sorun?
    2. takım, transferler, altyapı mı sorun?
    3. hoca, taraftarlar, yönetim mi sorun?
    yoksa bütün bu yukarıda saydıklarımın hepsi mi sorun?

    1. maddeyi konuşup tartışmaya mahal yok zaten adamlar yemiyor içmiyor bizim maçlarınızı bekliyor ki aleyhimize kararlar verip super mario gibi puan toplasın, maç sonunda direğe tırmanabilsin. ben eminim ki kariyer fırsatı veya bir çıkış bekleyen her hakem bizim maça atanmayı iple çekiyor.

    takımın kötü olduğu ise fatih hoca dönemindeki tepkisizlik (özellikle geriye düştükten sonra) tabiri caizse skora/duruma isyan etmeyen ruhsuz veya başı kesik tavuk gibi koşuşturup sağdan soldan yaptığımız gol olacağına topçuların bile inanmadığı saman alevi ataklardan belli. burada lafım kesinlikle fatih hocaya değil ki hocanın asıl bunu değiştirmek istediğine sonuna kadar inanıyorum. transfer konusunda ise bence ciddi bir plansızlık söz konusuydu. yapılan transferler bana göre yanlış değildi ancak puzzle parçaları tam anlamıyla oturmadı. aynı zamanda yedek kaleci konusundaki basiretsizlik de bence gün gibi aşikar. altyapının ise süper ligdeki diğer takımlara nazaran daha potansiyelli olduğunu düşünüyorum. en azından bir şekilde bu gençlere vizyon katabildiğimiz gerçek. avrupa’ya yapılan göçler bunun kanıtı. öte yandan yunus gibi süper ligde anadoluda direkt ilk onbire girebilen ve fark oluşturan gençlerimiz de var. bunlardan bir şekilde biz yararlanamıyoruz. örneğin barış alper yılmaz transferinin yapılmasını destekliyordum hala daha arkasındayım ancak elimizde yunus varken ona da bir şekilde şans verilebilirdi.

    hoca mı suçluydu yoksa, suçlular mı hocayla uğraşıyordu fatih hoca konusunda esas cevaplanması gereken soru bu. bu sorunun da tek ve doğru bir cevabı yok maalesef. hoca hep lider, hırslı bir karakter oldu. hareketleri gittiği her yerde dikkat çeken, fevri hareketlerdi. ancak o suçlular da hocayı bu denli doldurdu ve sinirleriyle oynadı yıllardan beri. belki daha referandum öncesi yapılan evet silsilesinin hocada tıkanması artık hocaya karşı bir kitlenin oluşmasına neden oldu. bundan sonra zaten hoca ilk aşırı hareketinde emsallerine göre yüksekten ceza aldı. hoca yüksek ceza aldıkça daha yüksek perdeden konuşmaya/hareket etmeye başladı derken iş bu denli büyük bir çıkmaza girdi. şimdi hocanın bir yan bakışına 6 maç verilmeye başlamıştı. hoca da bu dönemde oldukça yıprandı, yönetimleri de bu sebeplerden ve mali sebeplerden ötürü miadından erken yorulmaya başladı. liyakatsiz yöneticiler, görece liyakatli olanların ise basiretsiz davranış ve kararları ile birlikte yöneticilerin benlik sevdası vs. derken üst üste gelen sportif başarısızlık/yetersizlik/şanssızlıklar yönetimlerin de başarısız olduğunu gözler önüne seriyor. burada bir konu daha açmak istiyorum fatih hocayla alakalı. benim hocaya bu ve geçmiş yönetimlerle olan gerilimleri nedeniyle lafım şu: madem ki sen haklısın, ki bu gayet tabii olabilir, çık anlat hocam. bana bunlar bunlar yapıldı, şunlar vaadedildi şimdi geldiğimiz noktada ışıtan bey şunu şöyle yaptı, abdurrahim bey bunu böyle istedi. ama her gidiş ortada koskocaman bir muamma ve parçalarının bile yerinin belli olmadığı kocaman bir yapboz ile bizim kucağımızda kalıyor. kimsenin yönetimleri zaten savunası yok ancak hocam çık açıkla artık sonra biz taraftarlar yargılayalım. bizler sizin gibi her dakika kulüp içerisinde değiliz. ne bileyim floryadaki malzemeci abiyi tanımıyorz, yönetimdeki müdire hanımla bir bağımız yok. dolayısıyla kimin arkasında ne kadar durmamız gerektiğini bilmiyoruz. hocanın bu tavrı işleri ciddi anlamda çıkmaza sokuyor bence. taraftara gelince de, stat pandemi öncesinde gayet güzel doluyordu. bizler* hatta burada stadın ulaşım sorunlarından, çevresindeki sosyal aktivite yapılabilecek imkanların olmamasından dem vurup kederleniyorduk. şimdi ise stadın dolmamasının en büyük nedeninin pandemi olduğunu düşünüyorum. ancak arkadaşlarıyla haftada veya ayda bir dışarıda buluşup bir kafede yemek yiyip çay içen, ev oturmasına gidip gelen yani pandemide bazı sosyal aktivitelerine hala son vermemiş olan renkdaşların maçlara da gitmesi gerektiğine inanıyorum. ancak pandemi nedeniyle gerçekten kendi sosyal izolasyonunu sağlamış koronavirüsten gerçekten çekinen veya buna zorunlu kalmış renkdaşlara ise diyecek sözüm yok maalesef.

    özetlemek gerekirse, bence bütün bunları alt alta koyunca karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor. bu parametrelerin hepsi sorun. dün sorundu bugün hala daha sorun. fatih hocanın gitmesiyle bizim uçup kaçmamızın imkanı yok ancak hocanın kalmasıyla da bu tablonun iyiye gideceğini söylemek de zordu. galatasaray futbol takımının geleceği için herkes kendinden başlayarak şapkasını önüne koyup düşünmesi lazım. bu tabloda herkesin parmağı var.