resim
Fatih Terim
Görev:Teknik Direktör
Takım:-
Yaş:68
Uyruk:Türkiye
  • 33546
    harika bir "topun olduğu yer pozisyon" yani şimdilerdeki yakın söylemiyle geçiş oyunu hocasıdır. bunu bu seneki avrupa performansıyla tekrar kanıtlıyor. zaten 96-2000 arası o harikulade sezonlarda ve hatta üçüncü dönemininde de bunu oynattığını ve başarılı olduğunu gördük. ​

    mesela üçüncü dönemi... orta saha melo-selçuk-emre-engin... elmander-baros... agresif pres... top kap hücum yap.

    bu oyunun en bariz yan etkisi kapanan rakiplere karşı zorlanabiliyor olmanız. anlatmaya gerek yok aslında. elinizde hagi varsa bir şekilde rakibi çözebiliyorsunuz. duran toptan yaratıyor, çat doksana vuruyordu vesaire. ya da üçüncü döneminin ilk sezonuna tekrar hatırlayın. sistemin tıkanmaya başladığını hissettiğinde ya da daha da geliştirmek istediğinde iyi bir geçiş hücumcusu ve aslında elmander'in çok iyi bir tamamlayıcısı olan necati ateş'i transfer etti. necati'nin o yarım sezonda neler yaptığı ortada.

    dedim ya geçiş oyunu tıkanabiliyor. zorlanabiliyorsunuz. rakibi bir şekilde açmak için bir şeyler yapmak gerekiyor. görünüşe göre bir hagi, bir sneijder, bir drogba alamayacağız. dolayısıyla rakibi tek başına çözebilecek bir oyuncumuz olmayacak.

    peki ne yapabiliriz?

    bence hocanın en büyük eksiği yardımcı antrenörler konusunda tutucu olması.

    hoca'nın bu sezonki avrupa ligi oyununun klopp'un 8 saniye oyununa benzetenler var. doğrudur. fakat klopp'un hoca'dan farkı antrenör departmanı konusunda açgözlü/doymaz olması. al işte. fatih terim'in 96-2000 oyunu gegenpressing ile yeniden pazarlanırken taffarel'i de kattı antrenör departmanına.

    taffarel'li muslera'yı hatırlıyoruz değil mi? peki iyi bir kaleci antrenörü deneyimimiz varken neden vazgeçmek? illa taffarel olsun demiyorum. ama onun yerine kim?

    ben demiyorum ki yardımcılarını göndersin. hayır. daha çok antrenör kazandırsın kulübe.

    şu çok net mesela. bu takım duran top kullanamıyor. yahu üst kalite bir duran top antrenörü alamıyor muyuz kulübe? bir takımın oyunu sadece futbolcu transferiyle mi olur? çok iyi duran top kullanırsın, rakibini açarsın, geçiş oyunuyla rakibi vurursun.

    hocam takımıın duran top kullanamıyor. e elinde bir selçuk inan -kendisi direkt kullanılan duran toplarda iyiydi-, sneijder, hagi de yok. ee n'apacağız? üç seçenek var:
    1. elimizdeki bir oyuncuyu duran top konusunda geliştireceğiz.
    2. kadromuza bir duran topçu katacağız.
    3. bu iş bireysel değil, kolektiftir deyip organizasyonu geliştireceğiz.

    3. şık "must-have" denilen şey aslında. ilk ikiyi yapsanız bile üçüncüyü yapmalısınız. ama üçüncüyü yapıyorsanız ilk ikisi onun kadar elzem değil.

    şu kulübe üç-dört tane alanında uzman/geek/otaku olan antrenör kazandır hocam. çok şey kazanırız.

    kısa sanrı: sanırım pochettino'nun amerikan futbolundan devşirdiği bir antrenörü vardı. aynı şekilde marcelo gallardo'nun da... literatürde metinlerarasılık, bilimde bilimlerarasılık -sanırım bunun başka bir adı daha vardı, hatırlayamadım- denen bir nane var. sporda da aslında sporlararasılık denen bir şey var.

    kendinizi kısıtlamazsanız aslında olasılıklar o kadar çok ki... hoca bence kendisini çok fazla kısıtlıyor. bunu kendisi de söyledi zaten geçenlerdeki röportajında. hatırlayalım ne demişti fatih hoca:
    "size yardımcı beğendiremedik. yardımcılarımdan çok memnunum. galatasaray'da yardımcı antrenör sorunu yok. gelirse bir kişi gelir, o da daha önce galatasaray'a hizmet etmiş biri olması kaydıyla."

    neyse.