• 27926
    hatayspor maçı sonundaki neşesini uzun zamandır görmemiştik. keyfi o kadar yerindeydi ki 3-1'lik kadıköy galibiyeti de en başta verilecek bi örnek olmak üzere, çok uzun zamandır hocanın yüzünde, antrenman fotoğrafları da dahil, net bi temkinlilik görülüyodu. gülüşlerinde bile. ama hatayspor maçı sonrası şakalı açıklamaları bana sadece tek bi şeyi düşündürdü; demek ki takım bundan çok daha iyi olacak. as kadromuzdan çok kişinin eksik olduğu maçlarda gençleri öne sürdü, hem maçı hem gençleri kazandı. teknik direktörlüğünde 1000. gol atıldı. o gülmesin de kim gülsün? sen gül, biz gülelim hocam. galatasaray gülsün.
  • 27930
    5 aralık 2020 galatasaray hatayspor maçı'nda 55. dakika ile 70. dakika arası galatasaray takımı defanstan topla çıkamadı. takim çok yorulmuştu. bu süreçte rakip takım baskı kurdu ve bir çok önemli pozisyon harcadı. ne zaman oyuncu değişiklikleri geldi galatasaray takımı rahatladı.

    oyun sırasında takımın durumunu önceden görüp oyuncu değişikliğine gitmesi gerekiyor. maalesef bu sürekli yaşanan bir durum ve çok geç kaliyor.
  • 27931
    vakti zamanında kendisi için "galatasaray kadrosu, fatih terim yönetiminde ne kadar performans gösterebiliyorsa, o takımın oynayacağı maksimum oyun odur. kim gelirse gelsin daha fazlasını veremez." demiştim, en ofsayt entrylerim arasında duruyor. :)

    kendisi galatasaray için şanstır. sadece saha içini değil, saha dışını da bilir. örnek: 5 aralık 2020 galatasaray hatayspor maçı'ndan sonra yaptığı playoff açıklaması.

    sağ ol, var ol hocam.
  • 27932
    galatasaray'i bir kaç maç iyi oynattı diye övmeyeceğim teknik direktör.

    ama 5 aralık 2020 galatasaray hatayspor maçı sonrası ettiği şu laf önemli;

    --- alıntı ---

    çok sevindim onların gol atmasına, özellikle kerem'in. oğulcan'a da sevindim. bir nesil, bir jenerasyon ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. daha önceleri yaptığımız gibi.

    --- alıntı ---

    yani selçuk inan'dan, arda'dan, babel'den, falcao'dan medet uman fatih terim üzerindeki ölü toprağını attıysa bu işleri değiştirir. çünkü ben vedat inceefe'yi 2. lig'den milli takımın ve galatasaray'ın ilk 11'ine alan fatih terim'i biliyorum. papen mustafa'yı, ümit davala'yı, hakan ünsal'ı, ergün penbe'yi yıldız yapan fatih terim'i yaşadım.

    hiç bir zaman fatih terim'i savunmak için herkesi suçlayacak kadar hafife almadım hocayı. formda değildi. yapabileceğinin en iyisinin o olmadığını çok iyi biliyorum. haliyle eleştirdim. benim nazarımda hala ovgüyü haketmedi çünkü henüz maharetini göstermedi, messi'yi iki yan pas yaptı diye övmeyeceğim gibi terim'i de sakatlıklar olmasa bulamayacağı doğru yüzünden övmem ama kim olduğunu hatırladığına işaret eden bazı hareketlerini gorüyorum. içindeki messi'yi serbest bırakırsa o zaman överim.

    umarım samimidir. umarım mağlubiyetlerden sonra da bu dinamik oyuncuların arkasında durur ve tekrar forma verir. umarım kenarda seri, taylan ve ömer varken 10 kişi kaldığımız maçta selçuk inan'ı oyuna sokan terim'den 16 yaşındaki emre belözoğlu'nu şampiyonlar liginde italya deplasmaninda ilk 11'e koyan, ligde beşiktaş'a karşı oynatan terim'e geri döner. o zaman 5. de olsa en azından teknik adamlığına destek veririm.

    bu kadronun üzerine koya koya, forma adaletine sıkı sıkı sarılarak devam...
  • 27933
    hocanın sene başından beri arayışta olduğu doğru sistemi sonunda bulması ve her geçen maç doğru oyun adına üstüne koyulması sürecini fazlasıyla 11-12 sezonuna benzetiyorum. o zaman da 4-1-4-1 ve 4-2-3-1 gibi tek santraforlu sistemleri takıma benimsetmeye çalışmıştı fakat elde elmander ve baroş gibi coşkulu iki forvet olduğu için 4-4-2 sistemine dönmüştü, nitekim emre çolak semih kaya gibi o zamanın taş gençlerini de kadroya monteledikten sonra o rüya gibi geçen 3 senenin temellerini atmış oldu. terimin de kendi ilkelerine paralel olan taktiksel anlayış buydu, hep de böyle olmalı. hocanın geçmişini hatırlaması bize geleceğimizi kazandıracak inşallah
  • 27934
    takım kötü oynarken gençlere şans vermeyen teknik direktör. genç oyunculara şans vermek için takımın iyi oynamasını bekliyor. kendisini çok eleştirdim ama yeni yeni anlamaya başlıyorum. genç oyuncuların kırılganlığının ve mental olarak tecrübeli oyunculara nazaran çabuk etkilenen yapılarının farkında. takım yeterince iyi oynamıyorsa genç oyunculara ağır bir yük vermek istemiyor. zorunluluğu olmadığı sürece de şans vermiyor. takım ne zaman bu genç futbolcuların açığını kapatabilecek düzeyde futbol oynuyorsa o zaman formayı veriyor. bu şartlar altında da oyunculara kendilerini göstermek için büyük bir fırsat doğuyor. hem oyuncular hem de takım kazanıyor. tersi durumda ise iki taraf da kaybediyor. bu konuda beni yanılttığını itiraf edebilirim. umarım saha içine motive olmaya devam eder ve istediğimiz noktaya ulaşabiliriz.
  • 27936
    fatih öztürk, donk, linnes, emre taşdemir, taylan, oğulcan, sakatlıklar sonrası en iyi dönemini yakalayamayan akbaba ve takımdan adeta kovulmuş ama kulüp bulunamadığı için kadroda kalmış diagne.

    bu 8 oyuncuyu kullanarak bir 11 hazırlayıp, 3 hafta üst üste rakibi ezen takımın hocasıdır.

    bu kadro ile maç içerisinde yüzde 76lara çıkan topla oynamaya ulaşmıştır.

    gerçekten müthiş bir başarı.

    inanılmaz bir teknik direktör, gerçekten tüm övgüyü fazlasıyla hakediyor.

    (bkz: 20-21 sezonu)

    beni en çok sevindiren şeylerden biri de, oyuna ardayı belhandayı alabilecekken ali yavuz, sekidika ve keremi alması. (bkz: 5 aralık 2020 galatasaray hatayspor maçı)
  • 27939
    türk futbol tarihine adını altın harflerle kazıyan galatasaray efsanesi.

    dikkatimi çeken bir konuda oyuncuların mevkilerini ve rollerini değiştirip çok iyi performans alabilmesi. örnek verecek olursak;
    2011-2012 sezonunda albert riera sol kanat olarak transfer olup istikrarsız bir görüntü çizerken, kariyerinde hiç oynamadığı sol bekte adeta kendini bulup o dönemki sol bek sıkıntımıza çare olmuştu.
    2017-2018 sezonunda mecburiyetten de olsa fernando fransisco regesi 8 numara olarak oynatıp en kritik maçlarda bile ofansif katkı yapmasını sağlamıştı.
    2019-2020 sezonunda ömer bayramın sol bekten orta sahaya çekti ve kötü geçen sezonda takımın yıldızı olmasını sağladı.
    bu sezon* ise önce hayatı boyunca ofansif orta saha olarak oynamış taylan antalyalının içinden neredeyse top class bir 6 numara çıkarması, birkaç sezon boyunca sivassporda hücuma yönelik kanat oyuncusu olarak oynayıp çok önemli skor katkısı yapan emre kılınçın football manager tabiriyle gezgin oyun kurucu rolüne evrilip adeta türk bernardo silva etkisi yaratması hayranlık uyandırıcı.

    bakalım hoca emekliye ayrılacağı güne kadar daha ne keşifler yapacak heyecanla bekliyoruz.
  • 27941
    5 aralık 2020 cumartesi günü hatayspor maç sonu...
    bu tarihi bir köşeye yazmak gerekiyor sanırım çünkü türk futbolunun en büyük figürü tekrardan kendisini en büyük yapan şeyi hatırlamıştır. maç sonu yaptığı açıklamadaki "ali yavuzlar, oğulcanlar, taylan, kerem" ile yeni bir jenerasyon buluyoruz açıklaması belki de en büyük transferdir, çok güzel şeylerin habercisidir. hoşgeldin hocam.
  • 27942
    kendisini 90'li yıllardan beri ilk defa bu kadar mutlu, enerjik ve pozitif gördüm. cok sevindirici bir gelisme. galatasaray sevenler tarafindan kendisine olan eleştirilerin hemen tamamı temposuz, yavas ve enerjisi düşük oyun-oyuncu tercihleriydi. ne zaman ki kendisine de artik bu negatif oyundan gına geldi, bildiğimiz terim futbolu sahaya yansimaya basladi. arda'dan ve benzeri oyunculardan kendisine bir hayır yok artik. 2020'lerdeyiz. kanı kaynayan, yerinde duramayan ateş gibi bir jenerasyon geldi arkamizdan. fatih hoca kişisel iletişim alaninda bir dünya markasi. bu özelliğini kendisiyle yaş farkinin iyice açılmış olduğu ve belki biraz da ön yargili ve mesafeli olduğu genç kuşağa da gösterdi. karsiliginda beklediginden de olumlu bir geri dönüş aldi.
    fatih hoca, sizin yaşınız büyüyor olabilir ama genç ruhunuz baki. hayatta ispatlamak istedikleri, kendini ifade etme arzuları, var olma mücadelesi cok olan gençler sizi hic üzmediler, hiç uzmeyecekler.
    fatih terim gibi insanlarin en büyük özelliklerinden birisi yaş farketmeksizin her jenerasyonla iletisim kurabilmeleri. üniversite veya lisedeki en sevdiginiz öğretmenlerinizi hatırlayin...

    çeşitli saplanti ve inatlarindan vazgectigi anda alaninda bir virtüoz, master, doğal kazanan.
  • 27944
    sepp piontek ve gheorghe hagi ile oluşturduğu mentor-hoca-futbolcu kartezyen çarpımı bu ülkenin muhtemelen görüp göreceği en yüksek futbol seviyesini temsil eden eski futbolcumuz, eski ve yeni teknik adamımız, yaşayan efsanemiz.

    her ne kadar saha içi-saha dışı önemli ekiplerin elde ettiği başarılar da olsa, türkiye a milli futbol takımının tarihinde 1954 dünya kupasından sonra ilk kez büyük turnuva finallerine katılma hakkı kazanarak euro '96 vizesi alması, euro 2000'e gidişi ve nispeten iyi sonuçlar alması, dünya kupası 2002'ye gidip bahtının da açık olmasıyla dünya üçüncüsü apoleti takması, roller coaster gibi geçen zorlu euro 2008'de yine üçüncü olması, imkansız gibi gözükmesine karşın euro 2016'ya katılmasındaki aslan payı ona aittir. sadece milli takım kariyeri kendisiyle karşılaştırılan teknik adamları solda sıfır bırakır.

    galatasarayımızda ise uzun süre forma giymesine rağmen futbolcu unvanıyla şampiyonluk kazanamamış olsa da, 2020 itibariyle teknik adam hüviyetiyle 4'ü üstü üste olmak üzere tam 8 lig şampiyonluğu ve 1 avrupa uefa kupasının alınmasında yine çok çok büyük pay sahibidir.

    fatih hoca, türkiye ve eşyapılı ülkelerde faaliyet gösterdiği alanda ismini kazıyan diğer önemli isimler gibi futbolculuğunda da hocalığında da agresif, kafasındakini alt üst fark etmeksizin kabul ettiren dominant yapıda, bu uğurda ağzını bozmaktan imtina etmeyen katı karakterde biridir. günümüzde globalleşmeyle birlikte hızla yayılan social justice warrior akımlarının da etkisiyle ünlü insanlar bir anda milyarların tepkisiyle karşılaşmaktan ölesiye kaçındıklarından sivri yanlarını büyük bir süratle törpülüyor ve ortak akıl, sağduyu, terbiye, saygı gibi kavramlar zoraki de olsa benimsenmek zorunda kalınıyor. ancak eski zamanda çok çetin orman kanunları geçerliydi. gelişmemiş toplumlarda sade vatandaş hâlâ bu kanunlara göre yaşar. beyefendilik, ağırbaşlılık, kibarlık sizin pasifliğiniz ve korkaklığınız olarak yansır ve toplumda var olmanıza katiyen izin verilmez. bundan dolayı fatih hoca'yı bu tür karakter özellikleri referans gösterip teknik ve beşeri becerilerini yok sayarak yerin dibine sokmaya çalışmak demogojik bir tür türkiye toplumu eleştirisidir. hocanın şahsına indirgenemez. bu yapının başka sonuçları siyasette de gözlemlenebilir. o konuya girmeye gerek yok.

    fenerbahçeliler kendisine gizliden gizliye hayrandır. fatih terim'in birebir kopyasının fenerli versiyonunun bir anda oluşmasını sağlayabilecek takaslı bir dilek hakkı olsa yüzde doksanı babasını satar. bu gizli hayranlıkları, bir yandan fatih hoca'ya ağza alınmayacak laflar ederken öte yandan kendi camialarından yeni bir fatih terim yaratmaya çalışmalarından anlaşılabilir. ama kopyalama konusunda çin seviyesine gelmelerine daha iki yüzyıl olduğundan kelli yanlış analizlerden kaynaklanan kötü hamleler onları hep olumsuz sonuçlara götürmekte, bu da onları deliye döndürmektedir. bugün (2020-21 sezonu) yeni fatih terim olmaya aday en yakın (tırnağı etmez yine de) kişi emre belözoğlu'dur ve halihazırda fenerbahçe'nin içerisindedir. daha önce hem fatih terim hem de hagi ile uzun süre çalışmış, onlardan çok şey öğrenmiştir. fakat fatih terim'i fatih terim yapan diğer donanımları hâlâ anlamadıklarından emre'yi kendini aşabileceği, çok iyi bir teknik adama dönüşebileceği ortamlara göndermek yerine takımı sirke çevirmesine, cin olmadan adam çarpmasına izin vermekteler. ne diyelim, hiç uyanmazlar inşallah.

    fatih hoca'nın taktiksel, teknik becerilerini analiz etmek bana düşmez. o kadar anlamam zaten. düzgün anlatılırsa anlarım. ancak kendisi zaman zaman "inat" yüzünden eleştirilir. bu eleştiriler belki haklı olabilir. çünkü geç kalan hamleleri bize bazen maçları, bazen de turları kaybettirmiştir. bazen bu inatlardan dönmesi şampiyonluk kazandırmış (örn. 1997-98 sezonu), bazense dönmemesi futbolcular, kupalar kazandırmıştır. kimsenin inanmadığı, büyük başarılar çok tekrar, çok revizyon, çok ısrar gerektirir. bu saydıklarım birbiriyle zaman zaman çelişir. zordur kombine etmek. futbol gibi hamleleri basit gibi gözüken fakat rakiple oynandığından çok karmaşıklaşan bir oyun (zira her oyun şablonunun bir antikoru vardır önlem alınamaz bir takım yaratmak bir yolculuktur) tek taraflı taktiklerle ilerleyemez. ben tüm bunlardan ötürü "fatih hocanın vardır bir bildiği" tarafında olacak kadar gerçekçilikten çıkmasam da, "fatih hoca çok yanlış yapar, ama sonunda da öyle bir doğru bulur ki mest oluruz" hissiyatıyla her maça başka heyecanla bakar, kaliteli oyunu sabırla beklerim kendisinden. ikinci dönemi hariç hiç de yüzümüzü kara çıkartmadı.

    böyle olduğuna inanmıyorum ama, fatih hocamın belki ağzı pistir. belki kaba bir adamdır. şahsen tanımıyorum, keşke tanısam. ama kalbi temizdir. takımı gol atınca, takımı şampiyon olunca çocuk gibi hesapsızca sevinir. futbolcusuna babasıymışçasına sarılır. başkasının hazırladığı cillop gibi takıma dışkı kalitesinde futbol oynatan birileri gibi içimizdeki irlandalılar muhabbetine girmez, yine aynı takımla tek büyük maç kazanmadan derece alıp başarıyı kendine yazan başkaları gibi sahte zımba yaptırmaz, kafasında tilki dolaştırmaz. yenilince de benim üzüldüğüm gibi üzülür, hatta 10 katı üzülür. candır fatih hocam. inşallah sağlığı el verdikçe de takımın başında kalır.