• 27493
    --- alıntı ---

    gazeteciliğimin taze yıllarıydı. galatasaray yönetimi, tarihin en büyük galatasaraylılarından biri, benim tanıdıklarım içinde birincisi gündüz kılıç'ı kovdu. karar ittifakla alındı.

    ***
    sonra..
    baba gündüz'ü kovanlar, kulüpten arkalarından teneke çalınarak yollandılar.
    gündüz kılıç, hasnun galip'e omuzlar üzerinde döndü..
    üç yıldızın üzerindeki satırları kesip saklayın. özellikle de ünal aysal ve emir kulları mutlak yapsınlar. bir gün çıkarıp bakacaklar.
    ***

    "gündüz kılıç" deyin, bugün 7 yaşında bir galatasaraylıya, bilir...
    duymuştur, okumuştur. "peki onu kovanlar kimlerdi?" diye sorun, en yağız galatasaray muhabiri ve yorumcusuna... üyeleri geçin... "başkan kimdi, o sırada" deyin. bakın bakalım bir, tek bir kişi hatırlar mı?
    ünal aysal ve onun "ittifakla" karar veren emir kullarını yarın hatırlayacak tek kişi olmayacaktır.
    fatih terim ise, tarihe çoktan geçmiştir bile. hem türk, hem galatasaray, hem de dünya tarihine.
    tarih kimi yazacağını iyi bilir.

    --- alıntı ---

    bu yazı 25 eylül 2013 tarihli bir hıncal uluç yazısı. adeta galatasaray tarihi için bir ders niteliğinde. 2013'te antrenmandayken kovulan terim kurtarıcı olarak tekrardan 2017'de geri döndü. dönerken de döndükten sonraki iki sezonda da şampiyonluklarda hep omuzlar üzerindeydi.

    zaten görevi devredecek yönetimin tamamen hırsla böyle bir karar alması hem skandal hem de galatasaray'a büyük ihanet olur. tarih isimlerinizi öyle bir yazar ki bir daha okunmaz!
  • 27495
    galatasaray'ın efsane teknik direktörüdür.

    son birkaç yıldır kendisini inanılmaz derecede eleştiren bir yazar olarak şunu söylemeliyim ki; basında "salı günü kovulacak" haberlerinin birazcık bile doğruluk payı varsa ortalığı ayağa kaldırmak artık elzem oldu.

    son yıllarda sistem, taktik gibi konularda yetersiz olduğu doğrudur ama dört bir yandan gelen saldırılara karşı bizi savunmaya çalışan tek insandır. bizi en azından bu dönemde şampiyonluğa ulaştıracak da tek teknik direktördür. oynattığı kötü oyunla kredilerini azalttı ama asla bitirmedi.

    eğer giderse, galatasaray yine en az 1 sezonu çöpe atmış olacak. gelecek yıllardan beklentiler azalacak ve rakip takımlara her türlü koz verilecek. uçuruma sürüklenmek yerine, düzlükte gitmek hepimiz için en hayırlısı olacak.

    fb trollerinin "kaçacak" hashtaglerine karşı daha çok "çakacak" yılları var hocanın.
  • 27496
    24 ekim 2020 bb erzurumspor galatasaray maçı sonrasında şunları söyleyen hocamız.

    --- alıntı ---
    ben defalarca galatasaray ve galatasaray taraftarından kopartıldım.
    devamlılık çok daha başka başarılar getirebilirdi.
    --- alıntı ---

    hocam bayılıyorsun hülyalarda gezmeyi, bayılıyorsun taraftarlara boş hayaller satmayı.
    senin devamlılıktan kastın ilk döneminden sonrası için takımın başında uzun süre kalmak ise eğer bunu da gördük geçmişte ve bu son döneminde de görüyoruz, hiçte söylediğin gibi bir bambaşka başarılarımız yok seninle.

    hepi topu bir defa şampiyonlar ligi'nde gruplardan çıkardın takımı, nerede acaba o bambaşka başarılarımız?
    lig şampiyonluğunu mu kastediyorsun yoksa bambaşka başarılar derken?

    bugün beğenilmeyen mircea lucescu daha zayıf kadrolarla 2000-01 ve 2001-02 sezonlarında peşpeşe 2 kez şampiyonlar ligi'nde gruplardan çıkardı bizi.
    italya'da bir takımı serie b'den serie a'ya çıkardı, shakhtar donetsk ile uefa kupası kazandı, ligde şampiyonluklar yaşadı yine de bir kez olsun knock knock guess who is back gibi altı dolu olmayan, yersiz özgüvenli şovlar yapmadı.

    fatih hocamın galatasaray kariyerini şöyle bir derleyelim.

    1. dönem
    burayı inkâr eden çarpılır zaten. hocaya bugünki kredisini sağlayan şey ilk dönemindeki emsalsiz başarılarıdır.
    allah razı olsun hocamızdan, taraftar olarak minnettarız.

    2. dönem
    ***2002-03 sezonunu 2. sırada tamamladı.
    ***2003-04 26. haftaya kadar takımda kaldı, bizi bıraktığında galatasaray 6. sıradaydı.
    yaptırdığı onca başarısız transfer ve arkasında bıraktığı enkazı inkar eden de çarpılır.

    3. dönem
    ***2011-12 sezonunda şampiyonluk
    ***2012-13 sezonunda şampiyonluk
    şampiyonlar ligi'nde manchester united, cfr cluj ve sporting braga'nın olduğu grupta manchester united lider çıktı, cluj ve biz 10 puan aldık ama galatasaray 2. olup gruplardan çıktı.
    sonraki turda schalke 04'ü eledik, çeyrek finalde de real madrid'e elendik
    ***2013-2014 sezonununda ilk 5. haftada sadece 1 galibiyet aldı, 6. haftada beşiktaş derbisinde taraftar sahaya girdi ve bjk hükmen 3-0 mağlup oldu.
    ayrıca uefa şampiyonlar ligi grupları ilk maçında da real madrid'e evimizde 1-6 mağlup olduk.
    eylül ayı içinde ünal aysal'ın 2 yıllık sözleşme uzatma teklifini de kabul etmedi ve sonrasında demirören ile canım cicim fotoğrafları çekildi.

    kendisi bıraktıktan sonra roberto mancini ile yine şampiyonlar ligi'nde gruplardan çıktık, üst turda da chelsea fc ile eşleştik, evimizde 1-1 berabere kaldık, deplasmanda 2-0 kaybettik.
    bizi eleyen chelsea yarı finale çıktı.
    mancini takımın başına geldiğinde galatasaray ligde 5.sıradaydı, sezon sonunda ligi 2. tamamladı ve 8 yılın ardından türkiye kupasını kazandı.
    ama sorsanız burada mancini'ye çok başarısız derler.

    4. dönem
    ***2017-18 sezonunda şampiyonluk
    ***2018-19 sezonunda şampiyonluk
    2018'de avrupa'da fc porto, schalke 04, lokomotif moskova takımları ile oynadığımız d grubunda 6 maçta 4 puan ile 3. olup uefa avrupa ligi'ne katıldık. burada da benfica'ya deplasmanda 2-1 kaybedip evimizde 0-0 berabere kalıp elendik.

    ***2019-20 sezonunda ligde 6. olduk
    2019'da avrupa'da psg, real madrid, club brugge takımlarından oluşan grupta 6 maçta zar zor 2 puan alıp sonuncu olduk. psg ve real madrid maçlarında tarihi farklar yedik.
    ***2020-21 sezonu ligdeki durumumuz malum. avrupa ligi'nde ön eleme aşamasında glasgow rangers'a kaybettik.

    özet:
    1. dönem hocayı avrupa'ya tanıtan ilk dönemi oldu zaten, efsane zamanlar.

    2. dönemi kesinlikle çok başarısız.

    3. döneminde ligde 2 şampiyonluk gelmiş, bu şampiyonlukların avrupa'daki karşılığı bir sezon karşılanmış sonrasında yine rezil bir 6-1'lik real hezimeti yaşanmış ve son sezonunda da lige çok çok kötü başlamış.

    4. döneminde ligde 3 büyüklerin hepsi kadro açısından çok zayıftı ve çeşitli iç kavgalarla uğraşıyorlardı, biz bu rakipsiz ortamda iyi sayılabilecek bir kadro kalitesine rağmen gerçekten kötü futbol oynayarak şampiyon olduk.

    galatasaray o kadar kötü oynuyordu ki ligdeki şampiyonluk gözleri boyamıştı, halbuki biz gerçek galatasaray'ı avrupa maçlarında izledik, bütçe olarak bizden çok daha zayıf takımlara bile diş geçiremedik, takımı izlerken de ümitlenmedik.

    gördüğümüz gibi 3. ve 4. dönemlerinde gayet de devamlılık sağlanmış aslında ama hoca avrupa'da 2012-13 sezonu dışında hep başarısız olmuş.
    yerel ligde hep makas açıldı diye bahane üretemeyeceği kaliteli kadrolarla çalışmış ama 2. dönemi koca bir sıfır ile geçmiş, diğerlerinde de başarılı geçen her 2 sene sonunda dibi görmeyi başarmış.
    her 2 sezon sonunda hiç kendini ve oyun anlayışını yenilememiş, aldığı seviyenin daha da altına indirmiş takımı.
    hülasa şu anda da hiçbir taraftar mutlu değil, hoca dışında kimse galatasaray'ın önümüzdeki günlerde başarılı olacağına inanmıyor.

    ...........................................

    gelelim yine hocanın 2 gün önce söylediği bir diğer hususa.
    --- alıntı ---
    bu sefer gelirken galatasaray taraftarına bir söz verdim.
    --- alıntı ---

    mesela ne sözler verdin hocam?

    18 eylül 2019 club brugge galatasaray maçı sonrası
    "gün geçtikçe daha iyi olacağımızın sinyallerini verdik. her geçen gün daha iyiye gideceğiz" dedin,
    takım sürekli kötüye gitti, hem ligde hem avrupa'da yenilgiler ardı ardına geldi.

    22 eylül 2019 yeni malatyaspor galatasaray maçı sonrası "zaman lehimize çalışacak. ligde bu senenin de en iddialı takımı galatasaray olacaktır" dedin, zirvenin 10 puan gerisinde kaldık.

    1 ekim 2019 galatasaray paris saint germain maçı öncesi "kaybederken de gurur duyulacak takım" izleyeceğiz dedin izleyemedik, tam aksine kazansa da utanç duyulacak bir takım var elimizde.

    5 ekim 2019 gençlerbirliği galatasaray maçı sonrası
    "galatasaraylı futbolcu kötü mücadele edemez. bazı şeyleri değiştireceğiz. hepiniz görürsünüz" dedin, hiçbir şey değişmedi.

    27 ekim 2019 beşiktaş galatasaray maçı sonrası
    "bazılarına bugün son şanslarını verdik. 17-18 yaşındaki çocukları sahada görebilirsiniz" dedi, yine aynı adamları sonraki hafta göztepe maçında izledik.

    7 aralık 2019 galatasaray alanyaspor maçını 1-0 kazandık ya, hemen güller açtı, maç sonunda hoca "her geçen gün daha iyi olacağımızı düşünüyorum. inşallah bunun üzerine koyacağız" dedin, ertesi hafta psg'den 5 gol yedik, ligde 2 maçta 1 puan aldık.

    futbolcuların geçmişine değil geleceğine yatırım yapmalıyız dedin, nerede içi geçmiş bir ihtiyar varsa takıma doldurdun, bir tane genç oyuncu kazanalım diye sahaya sürmedin, o meşhur forma adaletinin zerresini göstermedin.

    taraftar ocağa kadar sabredecek dedin, kaç mevsim geçti, kaç ocaklar bitti, taraftar sabretti ama galatasaray futbol takımında değişen bir şey olmadı.

    hocaya kalsa benim hayallerim dünyalardan daha büyük deyip şampiyonlar ligi'ni kazanmayı falan tahayyül edecek, halbuki basit bir hajduk split takımını dahi zar zor eliyoruz, az biraz güçlü rangers fc takımı ve hocası bize futbol dersi veriyor.

    hee pardon hoca ne diyordu, ben ders almam ders veririm değil mi.
    bir de şey vardı, alanya maçı sonrası verdiği demeçte geçen "taraftar fatih hocanın bir bildiği" vardır demeliymiş kısmı.

    benim kafamdaki fatih terim'in mazisi ve günceliyle oluşturduğu figür şöyle artık.
    hocam ilk geldiğinde arkasındaki rüzgarla ilk 1 senesinde şampiyon oluyor, sonrasında hep kötü futbol ve avrupa'da hüsran.
    hoca kendisini imparator fatih terim yapan dönemin çok gerisinde kaldı.
    ne çağdaş bir futbol oynatıyor, ne özeleştiri yapıyor, ne de hayal satmaktan vazgeçiyor, sürekli demeçleriyle şov yapıyor, kavga gürültü ortamından besleniyor.

    hocaya ve onu destekleyen arkadaşlara göre tüm bu karamsar tablonun, başarısız sezonların suçu transfer yapamıyor olmak
    yahu gerçekten böyle mi düşünüyorsunuz, yani tüm sorun transfer mi?

    neden bir sistem dahilinde oynayan sivasspor, alanyaspor bile bizim takımdan iyi diyemiyoruz, onların kadrosu bizim takımımızdan daha mı iyi?
    deplasmanda çaykur rizespor'a kötü kadromuz yüzünden mi kaybediyoruz?

    velev ki hocanın istediği jakup moder, kamil jowziak alınmış olsaydı galatasarayımız uzay futbolu mu oynayacaktı?
    hadi bu adamlar bir sakatlık yaşasaydı, kart cezası alsaydı da takımda olmasaydı bitecek miydi galatasaray futbol takımı?

    açık ve net söylüyorum önümüzdeki günlerde, sezonlarda galatasaray'ın başarılı olacağına hocanın kendisinden başka inanan yoktur.

    en çok da şuna şaşırıyorum:
    (bkz: ölene kadar senciyiz)

    yahu galatasaray kulübü fatih terim'e bağlı hayatta kalan bir organizma değildir, olamaz.
    vefa göstermek ayrı şey, biat etmek ayrı şey.
    göz göre göre kötü bir duruma vefa adı altında ses çıkarmamak galatasaray'a ihanet etmektir.

    bir de şuna kızıyorum, fatih terim giderse kim gelsin.
    allah korusun hocamız hasta olsa, takımı mücbir nedenlerden ötürü bırakmak durumunda kalsa ne olacak?
    bulunmayacak mı bir başka teknik direktör?
    ortak görüşe uygun genç ve dünya futbolunu takip eden, başarıya aç bir isim bulunur elbette.

    üstelik hocam yaşlandı artık, elini eteğini çekmeli takımın üzerinden.
    istiyorsa galatasaray spor kulübü başkanı olsun ki kendisine inanılmaz çok yakışır o mevki ama teknik direktör olarak son 5-6 yılında sınıfta kaldı.

    hocayı eleştirince kızıyorlar burada.
    sayın hocam, allah şahidimdir seni ailemden biri gibi severim, rabbim sana uzun ömürler versin.
    galatasaray'ı ise senden daha fazla severiz, hele benim için aile dışında galatasaray'ın yerini alacak hiçbir şey yok hayatta.
    (bkz: #2033820)

    "galatasaray'a zarar verirsem bırakırım" demiştin, güzel hocam inan ki sen artık son dönemlerinde galatasaray'a zarar veriyorsun; kulüpte yaşanan kaosu görünce rakip takımlar, tff elini ovuşturuyor, hakemler bizi doğramak için cesaret buluyor.

    izin verme bunlara, lütfen bırak ya sportif direktör ol ya da başkan...
  • 27500
    sali gunu gorevine son verilecegi iddia edilen imparator. normal sartlar altinda bile zor bir ihtimalken, topun agzinda olan, son birkac aylik gorev suresi kalan ve secilmesi neredeyse imkansiz olan bir yonetim icin anormalden sartlardan da ote bir durumda ihtimal vermiyorum. bu demek degildir ki yonetim kurulu boyle bir karar alamaz. tabi ki alabilir yetkileri dogrultusunda ama sonrasinda cem yilmaz’in tabiriyle “orayi yikarlar”. ayrica gonderseler kimi getirecekler ki. malum siteye son baktigimda d’avilla isimli menajerin temsil ettigi herhangi bir td yoktu sanki? milyonluk futbolcu veritabanindan oyuncu getiremeyen yonetim, belki 50 kisiyi bile bulmayacak bir liste icinden hoca gibi kariyerli birini mi getirecek?
  • 27504
    imparator takımımızdan ayrıldıktan sonra geçen süreçte her ne kadar başka sevdalarda teselli bulmaya çalışsak da sonuç alamayıp tekrardan takımın başına geçirilen teknik direktör. takımın başına geçtikten sonra üç sezonda iki şampiyonluk yaşamış ve nadiren güzel futbol izletmiştir. fetret devrinden sonra kazanılan iki şampiyonluk sayesinde her ne kadar başarı elde edilemese de şampiyonlar ligi görülmüş, kazanılan başarılarla ufak da olsa bir gelir kapısı oluşturulmuştur. şampiyon olamadığı sezonda ise takım tam ritmini bulmuşken pandemi süreci başlamış ve bu süreç bizden çok şey götürmüştür.
  • 27505
    2019-2020 sezonundan itibaren başlayan ve hala daha bu entrynin yazıldığı güne dek süregelen sahadaki kötü oyunun sorumlularındandır. ancak sahadaki kötü oyuna yansıyanlar, muhakkak ki yönetimsel anlamda kötü bir süreçten geçerek buraya yansıdığı için tek başına sorumlusu da değildir. terim zor bir teknik adam, bunu artık kendisi de itiraf edebiliyor. yakın zaman önce yayınlanan bein sports röportajında kendisi de itiraf etti. bunu sadece yönetimin idare edemeyeceği bir teknik direktör olarak görmekten öte, yalnızca varlığı ile yönetimi ve başkanı tehdit edebilecek prestijde birisi olmasıyla da yapabiliyor. yani hoca hiçbir şey yapmasa, kendisi dışında aktörlerin iyi veya kötü davranışları ile bile o tarafları doğru orantıda etkileyebiliyor.

    15 seneden fazladır galatasaray'ı aklı selim bir şekilde bilir, izler, takip ederim. aklımın ermediği veya yeterince vakıf olamadığımı düşündüğüm şeyleri de geçmişe dönük okumalar yaparak telafi etmeye çalışırım. taraftarların yorumlarını ve ne düşündüklerini de gerek bu platformdan, gerek twitterdan, gerekse sözüne itibar ettiğim kendimce önemli yazar ve diğer kişilerden öğrenmeye gayret gösteririm. galatasaray ile alakalı öğrendiğim birkaç şey varsa onlardan birisi "sahadaki kötü sonuçlar %100 oranında yönetim-teknik heyet-oyuncu grubu bağının kopması sebebinden kaynaklanır". bu 2002 yılından, bu girinin yazıldığı 2020 yılına dek 18 senede hep böyle olmuştu. fakat bu üçlü sac ayağına benzettiğim taraflardan herhangi ikisinin kötü veya ilişkisinin kopmuş olduğu noktada başarı asla gelmiyor. biri koparsa, diğer ikisinin arasındaki bağa bağlı olarak* başarı gelme ihtimali mevcut. şampiyonluklarımızın hikayesine bakarsak, kiminde üç taraf da birbirine bağlıyken, kiminde ikisi böyleydi. lucescu'nun ayrılacağı haberleri kış aylarında daha ayyuka çıkmışken sene sonu ipi göğüslediğimizde de, gerets ile parasız pulsuz rekor puan toplarken de, feldkamp ayrılıp, son 6 hafta cevat hoca ile şampiyonluğa giderken de, 2013 yılında şampiyonlar liginde tozu dumana katıp ligde rahatça şampiyon olurken de bu böyleydi.

    2019-2020 ve 2020-2021 sezonlarında kimsenin tatmin olamadığı oyun ve skorlara bakarak bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, ne oyuncu grubu, ne hoca, ne de yönetim arasında bir bağ kurulmuş değil. terim'in 4. dönemi başladığından itibaren yaklaşık 1.5 senede iki şampiyonluk elde edilirken hoca ve oyuncular arasında bir şekilde bağ kurulmuş idi. yönetim kısmında herhangi bir problem var mıydı, sonradan mı işler bozuldu, ya da aslında en başından vardı da, bir şekilde sineye mi çekildi, emin değilim. sonuçta şampiyonluk geldiği için teknik direktör ve oyuncu grubunun birbirine sadakat gösterdiğini söyleyebilirim ki zaten birden fazla kulvarda şampiyonluklar gelebilmiş.

    son olarak hoca ve yönetim arasındaki gerginlik arasında birkaç şey söylemek isterim. terim'i de, cengiz'i de, albayrak'ı da, günay'ı da masum bulmuyor ve her birinin farklı orantıda kabahatinin olduğunu düşünüyorum. ancak iş, bu isimler arasında bir tercihe gidecekse, sebebine ve tercihin sonuçlarına bakılmaksızın hocanın yanında olmayı kendime vazife bilirim. taraftar ne düşünür bilemem, onlara akıl vermek haddime değil. şahsi fikrim ve değer kaygılarımı güderek bunu yaparım. sebebini anlamak pek zor değil, türk futbol tarihinin en önemli üç isminden* birisi, yaşayan ve aktif görev alan efsane terazinin bir kefesindeyse, diğer tarafa ne konduğunun bir önemi yok. çünkü kendisi ağırlığında bir alternatifi veya rakibi de yok. yoksa fatih terim'in iki sezondur kötü taktikler, yanlış oyuncu tercihleri veya yeterince hazırlanamaması gibi sebeplerle başarısız olduğunu ben de rahatlıkla söyleyebilirim.

    tabi bunun ideali yönetim ve hoca arasında iyi bir ilişki olması. en büyük temennilerimden birisi de bu olur. tezahüratlara konu olan bir mevzudur aslında bu. yönetim futbolcu taraftar şampiyonsun galatasaray. işte bu kadar.
  • 27506
    efsanemizdir. kıymetini bilmek gerekir. dünya üzerinde hangi teknik adam, ömer bayramı, taylanı, adem büyüğü, emre taşdemiri şampiyonluk yarışı verirken aktif kullanabilir? fatih hocamız kadar adamından verim alan hangi teknik adam var galatasaraya gelebilecek? eyvallah geçen sezon kadro kağıt üstünde iyiydi, nzonziyle de hoca anlaşamadı tamam ama arkadaşlar bu takım geçen sene pandemi şartları oluşmasa şampiyonluk favorisiydi nerdeyse. üstüne üstlük takımın starı sezonun yarısı sakat, onun yedeği sezonun nerdeyse tamamı sakat, onların yedeği malatyadan gelen adem büyük. aynı şekilde takımın bel kemiği olacak adam lemina kaç maç oynamış geçen sezon? yani lafın özü geçen sezon kadro iyiydi de o iyi kadro kaç defa birlikte maç oynadı?
  • 27507
    kendisini ben de sevip sayarım ve bu sezon devam edip eldeki malzemeye uygun bir oyunla sahaya çıkmasını umut ediyorum. öte yandan herhangi bir alanda olmadığım gibi fatih hoca konusunda da fanatik değilim. bence son derece verimsiz ve kötü bir oyun oynatıyor, eldeki malzemeye uygun oyunu bulmuyor veya bulamıyor. neyse asıl anlamadığım ve cevap aradığım konular şunlar:

    - galatasaray bu sezon, önümüzdeki ve ondan sonraki sezonlarda da 6., 7., 5. vs olacaksa, bu dönemde fenerbahçe ligi domine ederse yine terim ile devam mı edilecek?
    - avrupa’ya gidilemezse, 0 kupa alınırsa yine mi galatasaray’ın başında kalacak?
    - kendisini galatasaray’dan çok seven takipçilerinin “fatih terim’in ayrılması lazım” demeleri için ne olması gerekmektedir?

    şu ana kadar beraber çalıştığı (galatasaray olsun milli takım olsun) tüm yönetimlerle bir şekilde arası bozulan, türk futbol tarihinin en büyük figürü.
  • 27509
    teknik direktörken kendi işini unutup başkanın işine karışmaya başladığından, asla galatasaray başkanı olmaması gereken, tarihi başarılara imza atmış teknik direktörümüz. çünkü başkan olursa tek adam olur. teknik direktör kendisine aykırı hiç bir adım atamaz. kulüpte profesyonel iş bölümü adına hiç bir detay kalmaz. zira kendisi en iyi yaptığı işe odaklansa ve yapamadıklarını profesyonel bir ekiple tamamlasa idi "bir hayali" çoktan gerçekleşmişti belki de...
  • 27511
    şu dönem gitmesi bir kenara bunun dillendirilmesi bile takımın motivasyonunu darmadağın etmeye yetmiştir. yani, lig başında olmaması gereken konuşmalar. ama olayı buraya getirenler de malumdur ki "aslolan galatasaray" deyip bu süreçte galatasaray'a en çok zararı veren hem terim, hem yönetim tarafıdır. görüşler uymayabilir, uzlaşma olmayabilir bunu "her şeyi içinize atıp, halletiğinizi söylediğiniz" gibi halledersiniz. yani bir şeyi böyle çözecekseniz, o bu olmalı. taraftar, medya önünde tehdit savurmak değil. devre arası da saygılı, ölçülü şekilde teşekkürünüzü edersiniz artık giden yönetim mi olur hoca mı olur, takımın daha fazla zarar görmesindense yollar ayrılır.

    gelelim hoca giderse ne olur bizim halimizcilere. vallahi hiçbir şey olmaz sayın galatasaraylılar. yönetim de gider,hoca da gidebilir. kulüp, keza taraftar olarak biz burada olacağız. kişilerin, yönetimlerin değil, galatasaray adının ve armasının yanında olmaya devam edeceğiz. varsın kötü futbol izleyelim, varsın ligi 6. bitirelim, varsın avrupada yokları oynayalım. pardon bunları zaten yaşamıştık değil mi? o halde durum şu an korktuğumuzdan çok da kötü olmayacaktır.

    hocadan beklerim ki bu takıma nasıl daha iyi futbol oynayabilirim diye kafa yorsun, eldekilerden ne yapabilirim, kimlere şans verebilirim, nasıl varyasyonlara geçebilirim? elin takımı kornerden puanları toplarken benim neden böyle golüm yok, topu neden hızlı taşıyamıyorum, bu takım yıllardır neden bir gram ileri gidemiyor, neden benim takımım topu geveleyip hiçbirt şey üretemiyor diye kafa yorsun.

    yönetimden beklerim ki hocaya nasıl daha iyi bir takım sunabilirim, kulübün haklarını nasıl daha iyi savunabilirim, nasıl gelir yaratırım, camiayı bütünleştiririm buna kafa yorsun.

    yani aslında herkes zaten olmasını gerekeni, kendi işini en iyi yapsın. bunu nasıl daha iyi yapabilirime harcasın enerjisini. ama nerede?
  • 27512
    mustafa cengiz yönetiminin kendisini kovması için ciddi psikolojik sorunları olması lazım. zaten taraftarın pek çoğu kendilere transfer yüzünden mesafeli, liseliler kılıçlarını keskinleştiriyorlar. eğer kovulma gibi bir durum olursa taraftar florya’yı basar. manasız bir iddia bence.

    bununla beraber sanırsam hocanın kavgalı olmadığı tek yönetim dursun özbek yönetimi kaldı.
  • 27513
    artık daha fazla gerginliğe mahal vermemesi gereken, her maç önü ve sonrası yönetimi taraftar önüne atmaması gereken teknik direktör. ffp var, pandemi var, kriz var, başkanda sağlık sorunları var ve transfer yapılamadı. var da var.
    izlediğim liglerde şampiyonlar ligi kovalayan, hatta daha geniş perspektifte şampiyonlar ligi veya uefa avrupa ligi kovalayan tüm takımlar arasında en yavaş, verimsiz ve etkisiz oyuna sahip ekip biziz. buna acil çözüm getirmeye odaklanmalı.
  • 27514
    mustafa cengiz yönetiminin üzerine oynamalarını göz ardı ederek kendi taraftarlarınca eleştirilen ve sevgisizlikleri ortaya dökülen efsane hocamız.

    şurada yönetimin fatih hocaya laf çakmalarını ve yaptıkları yanlışları yazsam sayfa sayfa entry olur ama fatih hoca yine hatalı yine hatalı.

    bir de başkanlık makamına saygısızlık geyiğine bayılıyorum. başkanlık makamı galatasaray'ın en önemli mevkisidir. tabi bu mevki o anda dolu ise. bilindiği üzere mustafa cengiz uzun zamandır bu mevkiyi dolduramıyor ve boş bırakıyor. hoş içeriye aslan dışarıya kedi olarak değişik bir başkanlık profili de çizmiyor değil.

    kulübümüzün efsanesi olan fatih terim eğer başında saygın birini görür ve bu kişinin arkasında duran bir başkan olduğuna inanırsa ona her türlü saygı da gösterir, arkasında ya da yanında da olur. daha bir ay önce transfer konusunda fiyasko yaşarlarken fatih terim çıkıp kameralara yönetim çalışıyor, ellerinden gelen her şeyi yapıyor diyerek koruyordu. ancak başkanın son açıklamaları artık ipleri koparmış.

    uzun lafın kısası istediğimiz kadar hocaya sallayalım bir gerçek var o da değişmez. yönetimler gelir geçer, bir çoğunun adı bile anılmaz. ama fatih hocanın adı galatasaray var olduğu sürece hatırlanır. bu nedenle böyle boş yönetimlerin fatih terim gibi bir şansı karşılarına almamaları gerekir. unutulmasın o çok övündükleri 2 şampiyonlukta hocanın satılmasın dediği ndiaye ve ozan satıldı, forvetsiz ve hatta orta sahasız sezon devreleri oynandı, transferin son günü hesap hatalarından transfer yattı, yine transferin son günü istenmeyen adamlar getirildi vs. vs. yaz yaz bitmez. hadi bakalım bu şartlarda başarılı olacak başka bir hoca bulsun getirsin yönetim.
  • 27515
    kimseye biat edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. vefa ile biatı karıştırmayalım.

    fatih terim'in son 20 yıldır, 2 sene üst üste sorunsuz çalıştığı bir kulüp ya da yönetim var mıdır? 2000'den sonra 3 kez galatasaray, 2 kez milli takım, fiorentina, milan. hepsiyle sorunlar yaşadı, yaşıyor. hep mi bütün suç başkalarında? hadi bu yönetim vizyonsuz, e vizyonlusunu da gördük. bunlar para harcamıyor, harcayanını da yaşadık. hep aynı terane, 2 seneyi bulmadan kaos. önceden hazırlanmış laf sokmalar, tribüne oynamalar. kendi adıma çok sıkıldım. ben sadece adam gibi oynanan futbol seyretmek istiyorum, boş muhabbetler, ona buna laf çakmalar kabak tadı verdi.

    tekrar edeyim, sadece güzel futbol izlemek istiyorum. transferle falan alakası yok, mesela ben alanyaspor kadar güzel oynasak da yetinirim. geçen seneki trabzon, sivas olsa yeter bana. ama onlardan 5 kat fazla para harcayıp böyle futbol izletiyorsan da bir sorarlar hocam hayırdır diye.

    fatih terim meselesini şu anki yönetim üzerinden değerlendirirseniz hata yaparsınız. bu yönetim en geç mayıs'ta gidecek, bakalım durursa fatih terim-yeni yönetim ilişkisi nasıl şekillenecek. terim acaba ne kadar süre sonra basın toplantılarını yönetime laf çakma aracı olarak kullanacak. hep beraber göreceğiz.
  • 27516
    galatasaray'a gelmiş herhangi bir başarılı hocanın o an ki yönetimle anlaşabildiği görülmemişken, kendisinin yönetimlerle arasının iyi olmadığı konuşulan hoca.

    peki fatih terim'i geçelim onun arası kötü, galatasaray taraftarının arasının iyi olduğu bir yönetim var mı 20 senedir? gelen yönetimler müthiş insanlar da hep hocalarımızın mı karakteri sorunlu? teknik direktörler mi bu hale getirdi bu kulüpleri? geçiniz, boş algılara kapılmakla uğraşmayın. hele son döneminde galatasaray için her cepheyle tek başına uğraşan adamla, ligde senelerce uygulanmayan kurallarla galatasaray'a puan kaybettirenlere ağzını açamayan, 4 yıllık bir camia başkanı karşısında önünü ilikleyen, galatasaray'a alenen zarar verilmeye çalışıldığında beyaz sayfa açalım diyen insanların galatasaraylılığını kıyaslamayın. sevin veya sevmeyin fakat fatih terim gibi galatasaraylıların hakkını yemeyin, ileride çok arayacağız ama bulabilecek miyiz çok belirsiz böyle birini emin olun.
  • 27517
    babam kadar sevdiğim. asla bir daha galatasaray'dan ayrılmasını istemediğim değerli hocam.

    24 ekim 2020 basın toplantısında söylediklerinden mustafa cengiz yönetimi ile çalışmak istemediği anlamı çıkıyor maalesef. her ne kadar "taraftara bir söz verdim" dese de ben bu şartlarda, bu başarısız, rezil yönetim varken hocanın bu sözünün çok uzun süre geçerli olabileceğini düşünmüyorum.

    maalesef yakın zamanda üzücü haberler alabiliriz gibi geliyor bana. ve tabii kaybeden bir kere daha galatasaray ve galatasaray taraftarı olacak.