• 26123
    2020-2021 sezonunda da takımın başında olacak canım hocamız. bu su götürmez tamam. buradan sonrası kocaman bir ama silsilesi. güçlü kadrolar ile, rakibin son virajda hatalar yaparak kazanılan 2 şampiyonluk. kötü futbol gerçekten kötü futbol. bunu, bugün söylemedik. şampiyon olurken söyledik. berbat kondisyon seviyeleri. dengesiz oyunlar, skorlar. avrupa' da fena başarısızlık. derbilerde kötü sonuç ve oyunlar. genel anlamda başarısız transferler. takıma adapte edilemeyen genç oyuncular. sen yaptın hocam bunların hepsini. taktik anlayışını beğenmiyorum, ben futboldan anlamayan azınlık taraftanım sözlükte. oyun memnuniyeti, son anketlerde %75 memnun çıkmıştı oysa ki bu maç öncesi. hocam takım ve kadro iyiyse iyisin, kurduğun takım kötü çıkınca darmadağınsın. hep böyle. sorumluluk benim, vazgeçtiğimize kızdım, değişim olacak, şimdi konuşmayacağım, çok şey var söylecek, oyun genelinden memnunum, hep aynı ritüellerin hocam. dandik süper ligde 100 milyonluk kadroyla gol atamıyor takımın, bırak golü şut atamıyor. elin oğlu 3 kuruşluk oyuncularla dağıtıyor seni. her sene bir sakatlık veryansını. takımların çalışmıyor hocam yeterli seviyede bu çok net. disiplinin bitti , adaletin bitti, devrimciliğin bitti. allah aşkına transferi son güne bırakma, bıraktırma artık. ucuzunu ortalamasını al ama erken al. seni sahada görünce içimiz açılıyor duruşun yetiyor, canın sağolsun, sağolsun da nasıl olacak böyle nereye varacak bu işin sonu. bizim bildiğimiz hoca gerekirse 30. dakika da oyuncu değiştirir oyunu değiştirir. sen mağlupken 80' den sonra oyuncu değiştiriyor müdahale ediyorsun. neyin inadı istikrarı bu hocam. lütfen toparlan lütfen.
  • 26125
    kendisiyle ilgili "son iki yıl şampiyon yaptı, daha ne istiyorsunuz?" argümanı epey göz boyuyor bence. biz söz konusu şampiyonlukların geldiği iki yılda da aman aman bir futbol oynamadık. bu durumun en açık göstergesi avrupa ve ligdeki büyük maçlar.

    hocanın 4. dönemindeki galatasaray, 14 avrupa kupası maçında sadece 1 galibiyet alıp; bu 14 maçın 10'unda gol dahi atamadı. 2019-2020 şampiyonlar ligi sezonunu sadece 1 golle tamamladı. ligdeki büyük maçlarda beşiktaş, trabzonspor, fenerbahçe ve başakşehir'e karşı deplasmanda oynadığı 9 maçta sadece 1 kez kazanırken, iç sahada 11 maçın 6'sını kazandı. kusura bakmayın, iki yıl üst üste şampiyonluk yaşayan bir takım 35 büyük maçın sadece 8'ini kazanabilmişse iyi oynamıyordur.

    diğer bir deyişle "bir yıl da şampiyon olmayalım canım" demek her şey çok iyi gidiyordu ama şu ara tökezledik anlamına geliyor ki bu da gerçeği yansıtmıyor. ben hoca istifa etsin gibi bir şey demiyorum ama seneye de durum düzelmezse yolları ayırmak çok da kötü olmayacaktır. birkaç kraldan çok kralcının ondan daha iyisi mi var diyerek saçma-sapan algılarını ciddiye almayın. hocayı severiz, sayarız ama kendisine verilen kredi hiç kimseye verilmedi ve verilmiyor da.

    galatasaray asla tek adama bağlı olmadı, olmayacaktır.
  • 26128
    yerel ligi her halükârda cepte gördüğü için avrupa'da başarı elde eder miyim diye kafa yorarak yetenekli ama yaşlı oyuncu grubuyla 2020-2021 sezonuna başlayıp buna uygun şablon oturtmak için uğraş veren hocaların hocası.

    geldiğimiz noktada her ikisi de olmadı ve pas oyunu mu pozisyon oyunu mu adı her neyse kafasındaki hiç bir şeyi gerçekleştiremedi. asıl sorun kadronun yaş ortalamasının çok fazla olmasıydı. sanırım hocanın ligi cepte görme düşüncesi futbolculara da işledi ve kesinlikle fatih terim takımına yakışmayan bir ciddiyetsizlik hakimdi. sadece n'zonzi ve babel'in 3 ay durup devre arasında gitmesi bile bu halin en net göstergesi. hoca ne kadar kazanmak için uğraş verse de bu tip oyuncular takıma aidiyet hissetmedi. kalan sağlar da bizim olamadı maalesef. feghouli'yi ayrı tutuyorum ama belhanda ve mariano'dan umduğunu bulamayacağını bilmesine rağmen devam etti. kısacası kadro mühendisliğini bazı şeyleri hasıraltı ederek, kendini kandırıp iyi yapamadı.

    kayıp sezonun tabiki tek sorumlusu kendisi değil ama en büyük sorumlusu. önemli olan artık geleceğe bakmak. bu sene de ne olursa olsun yine çok rahat bir şampiyonluk alırdı aslına bakılırsa. evet ne oynadığımızı sezon bitmesine rağmen hala daha anlamadık ama biraz hırs ve azimle son 2-3 haftaya yine şampiyon girerdik. tıpkı geçen sene olduğu gibi şampiyon olmamız, hocayı bazı hataları görmezden getirecektiyse iyi ki olmadık diyebilirim.

    şimdi temiz bir sayfa açıp, her şeye yeniden başlama vakti hocam. günü kurtarmak yerine 2-3 yıllık yapılanmaya girip 1996-2002 arası gibi ligi domine etmek isiyoruz.
  • 26129
    şampiyonlu kaybettiği için değil ama yeniden yapılanma yapmadığı ve transferler için sonuna kadar eleştirdiğim ve eleştireceğim hocamız.
    galatasaray spor kulübünde yeniden yapılanmayı yapabilecek cesareti ve gücü olan tek insandır. ve bunu yapmak bizim için elzemdir.
    evet çok büyük bir kariyeri var biliyorum ama divan üyesi olarak ona yakışan faal hocalığı bırakmadan kulübün futbol şubesini sağlam temeller üzerine oturtmaktır.
    bunun için gerekirse 3 yıl şampiyon olamamayı bile göze almalıdır. o göze aldıktan sonra biz ona sonuna kadar destek veririz.
    yok "eğer ben bunu yapmam, yarışmacı takım isterim" diyorsa ona da saygı duyarım. belki kariyerine 2 veya 3 şampiyonluk daha ekler ama biz yine bir cenderenin içinde kalırız.
    benim kendisinden en büyük beklentim budur.
  • 26130
    vay benim fatih hocam şampiyonluğu kaybetmiş.

    e ne olmuş?
    gram üzülmedim. hocamın canı sağ olsun.

    yanlış teknik ekiple mi çalışıyor? evet!
    yanlış transferler mi yapıldı? evet! (babel, nzonz, bence seri, şener vb.)
    pandemi sonrası saha içinde talimatlı işler yaşandı mı? evet!
    sezon içinde ve pandemi sonrası sakatlıklar çok mu? evet!
    istediği adamlar alınmadı mı? evet alınmadı!

    tüm bunları bir kenara bırakıp, tüm suç yüzde bir milyon bile hocanın olsa yinede umursamam kaçan şampiyonluğa.

    https://gss.gs/O53.jpg

    bu resim iki sezon önce maicon'un hatasıyla gelen gençlerbirliği mağlubiyeti sonrası otobüste çekildi.

    ben hocayı maç kazandırdığı, kupa kazandırdığı, psikolojik üstünlük kurmamızı sağladığı için sevmiyorum. seviyorum çünkü senin, benim gibi galatasaray'lı. 45 senedir bir fiil bu kulübe hizmet etti. bünyesinde olsa da, olmasa da... özellikle süper lig 2019-2020 sezonu ilk yarısı, ikinci yarısı, pandemi arası, sonrası bayağı gürültülü geçti. ama biliyorum ki hoca, florya'da oturmuş, sizin, benim gibi üzülüyor..

    evet bende gurrpegi gibi bir yapılanmaya girmesini istiyorum ama bu kulübün taraftarı, iki yıldıza direkt etkisi olan bir adama kaybettiği ilk şampiyonlukta umarsızca saldırırken, yapacağı genç hamlesinden sonrada "galatasaray seviyesinde değil" - " hocam olmuyor işte gençlerle" - "bizim saha içinde ısıran, isyan eden bir oyuncuya ihtiyacımız" var klişeleri ile saldırıya uğrayacak. bu kaçınılmaz...

    bugün bir rakibe zaman makinesi ver yapacağı ilk iş, iddia oynamak için maç skorlarını not etmek olur. ama ikinci yapacağı iş fatih terim'in galatasaray'a imza atmasını engellemeye çalışmak olacaktır. çünkü o gün, hocanın 1974'de imzayı attığı o gün belki galatasaray 14 yıl şampiyon olamadı ama uzun vadede iki avrupa kupası ve ülkenin en çok kupaya sahip takımı olmasında rol oynadı.

    elbette, süper lig 2019-2020 sezonu üzerinden eleştirilmesi kadar normal bir şey yok.
    başarıya bizi alıştıran kendisi olduğu için başarısızlığın götürüsünü de en iyi o bilir. ancak şu var ki, ne ankaragücü'ne verilen puanlar, ne pandemi sonrası galibiyete hasret olmak, ne şampiyonluğun kaçması umurumda değil.

    ben hocamı benim gibi hissettiği için, şampiyonluk kaçıyor gibi olduğunda oturup ağladığı için seviyorum ve destekliyorum. alex ferguson'lar, jose mourinho'lar, milyarlık takımlara sahip pep'ler, klopp'lar her sezon şampiyon olamıyor. burası almanya gibi hak edenin kazandığı bir yer değil, profesyonel dünyanın umulmadık bariyerleri ile dolu...

    yönetimden istediği desteği görmesini ve istediği takımın tam olarak eline verilmesini diliyorum.
    ve sen çok yaşa hocam... allah uzun ömür versin ve umarım bundan sonra ölüm bizi ayırana dek deriz...
  • 26131
    başarısında olduğu gibi başarsızlığında da desteklediğim hocamız.

    2019-2020 sezonunda başarısızlığın ilk sorumlusu kendisidir. zaten bu sebepler özür de diledi, kendisinin sorumlu olduğunu da söyledi.

    artık bu sezon geride kaldı. hocamızın sadece yarını değil, diğer yılları da düşünerek hamleler yapmasını umuyorum. yönetim de gereken tüm desteği ve imkanları vermeli. fatih hoca bizim için bir şanstır. tüm rakiplerin ah bizim de bir fatih terimimiz olsun diye baktığı adamdır. iyi değerlendirmek lazım.

    allah seni başımızdan eksik etmesin hocam.
  • 26132
    izlediğin bir dizide, baş karakter bir kovalamaca esnasında sendeler. bir pencereden aşağı doğru sarkmaya başlar. tutunduğu tek eli de yaralıdır.

    senaristler senin o adam için endişelenmeni ister. sen de biraz gerilirsin. ama sonuçta tecrübeli bir izleyicisin. bu filmi daha önce çok gördün. adam başrol. daha sezonun ortası. adamın bir şekilde oradan kurtulacağını ve bölümün mutlu sonla biteceğini bilirsin. aksi çok büyük sürpriz olur sana, çünkü böyle alışmışsındır.

    hoca 1996'da gelip ilk haftalarda içeride fener'den 4 tane yiyince, bu işin sonu ne olur hiç bilmiyorduk. o sezon mutlu sonla bitti. sonra bir sezon daha. sonra hop bir tane daha. chelsea'den evimizde 5 tane yiyince de avrupa maceramız için aynı şeyi düşünmüştük. ama altıncı his'ten bile daha sürprizli bir finalle uefa kupasını evimize götürdük.

    2000'lerin başında geldiği ikinci dönemde o kadar kötü şeyler yaşadık ki, tamam dedik bu hikaye buraya kadarmış. 4 yıllık efsane dönemden sonra bu hikaye burada bitermiş. ama 2011'de gördük ki bitmemiş. farklı oyuncularla farklı bir hikaye, ama aynı mutlu son.

    ve bu bizde alışkanlık yaptı. içeride rakiple olan süper final maçını kaybedip umutsuzluğa kapıldığımızda, şampiyonluğun kritik maçlarında geriye düşüp, eksik kalıp, tüm hocalar tribüne gönderildiğinde, şampiyonlar ligi'nde 3 maç sonunda 1 puanla dibe demir attığımızda, ligin ilk yarısı çok kötü bir performans gösterip geriye düştüğümüzde, bitime 10 hafta kala 8 puan altta kaldığımızda... bu hikayenin bir şekilde mutlu sonla biteceğini biliyor gibiydik. hoca bizi kendisinin tecrübeli bir izleyicisi yapmıştı ve en sıkıştığımız anda bile bir an olacak, bir dönüm yaşanacak, tüm bu gidişat tersine dönecek ve biz bir şekilde mutlu sonu göreceğiz diyorduk. ve görüyorduk.

    2019-2020 sezonu da benzer başladı aslında. ilk yarı sonrası ümitsizlik, derken tersine dönen kader. art arda kazanılan maçlar. bizlerde yeni bir mutlu son heyecanıyla beliren umut, bunları daha önce izlemiş rakiplerde de panik başlamıştı. ama yaşanacak bir twist daha varmış. araya pandemi girdi ve sonrasında sendeledik. art arda kötü sonuçlar aldık. pencereden aşağı sarktık, şimdi tutunduğumuz tek elimiz de yaralı.

    şimdi bu dizinin sonu geldi mi? yoksa daha büyük bir twist için hazırlık aşamasında mıyız? bazı insanlar sıkıldı, başka şeyler izlemek istiyor artık. bazıları ilk sezonlarını yaşayan başka dizileri öneriyor. ama tecrübeli bir izleyici olarak, ben bu dizinin henüz bitmediğini ve daha nice mutlu sonlar göreceğimizi düşünüyorum. aksi çok büyük sürpriz olur bana. çünkü böyle alıştık.
  • 26133
    sene başında yapılan yaşlı ve yanlış transferlerde çok fazla hatasının olmadığını düşündüğüm hocamız.

    öncelikle geçmiş hakkında konuşurken o günün şartlarını unutmamak gerekiyor. 2019-2020 sezonuna başlarken galatasaray luyindama'nın bonservisinden dolayı eksi bütçeyle sezona başladı. diagne'yi de elinden çıkaramayınca transferde bonservisli oyuncu almak neredeyse hayal oldu. o yüzden elde iki seçenek kaldı.

    1. sözleşmesi bitmiş oyuncular. 2. kiralık oyuncular.

    öncelikle onyekuru tekrar kiralanmak istendi fakat kulübü onu monaco'ya sattı. yani burada bizim bir suçumuz yok. kanat için alınabilecek boşta olan oyunculardan biri de babel'di. babel yarım sezon premier ligde gayet başarılı olmuş ve düşen takımında ayakta kalan nadir kişilerdendi. en önemlisi bonservisi yoktu. tamam kendisine olması gerekenden çok daha fazla para verildi fakat hem bonservissiz oluşu, hem de hollanda milli takımı ve premier lig performansı bu riski kabul edilebilir kılıyordu. zaten burada eleştirenler de o zaman bu transfere sevinmişti. bu tarz transferlere jimmy durmaz'ı da ekleyebiliriz.

    aynı şekilde falcao transferi. takımda diagne hariç forvet oyuncusu yoktu. onun da ne olacağı, kalırsa bile başarısız olacağı konuşuluyordu. piyasada bonservissiz alınabilecek en iyi forvet oyuncusu da falcao'ydu. geçmiş yıllarda oynadığı dakikalar, hatta 2019 yazında copa amerika'da oynaması onun da hala alınabilecek bir risk olduğu kanısı oluşturdu. dediğim gibi bedavaya alınacak çok fazla da seçenek yoktu.

    ve belki de en acısı bu. ne yazık ki, belirli menajerler haricinde transfer yapabilen bir yönetime sahip değiliz. genç yetenek diye aldığımız ozornwafor bile aynı menajere bağlı bir oyuncu. yani bu konuda ne yazık ki başarılı değiliz. aynı şekilde çok başarılı transferler dediğimiz lemina ve andone, transfer döneminin son gününe kadar kulüplere önerilen oyunculardan. yani istenilen değil, önüne gelenlerden seçilenler transfer edildi.

    yine en önemli konulardan bir tanesi de neredeyse 5 tane transferin ligin 3. haftasından sonra takıma katılması. bu büyük takımlar için çok kabul edilebilir bir durum değil. oyuncunun alışması, sisteme ayak uydurması, hocanın oyuncuyu, oyuncusun hocayı tanıması. bunlar hep süreç isteyen konular. ayrıca yaz kampı da yemeyen oyuncular alındı bu süreçte. falcao, lemina ve taylan neredeyse düzgün yaz kampı geçirmeden direkt maçlara başladılar.

    her fatih terim yazımda dediğim gibi, tekrar diyorum. hoca eleştirilebilir. hata da yapabilir. çoğu zaman hatasını kabul etme olgunluğuna sahip bir insan. fakat sadece kendisinin sorumlu olmadığı konularda ölesiye eleştirmek, bağcı dövmekten farklı değil. bu şartlarda pep guardiola gelse takıma, 3. haftadan pas oyunu neymiş, istifa pep diye başlıklar açarız. o yüzden eleştirilerimizi günün şartlarını unutmadan yapmamız gerekir.

    mesela benim bir eleştirim. hocam lütfen, şu ileriye defans oyuncusu atarak top şişirme işinde vazgeç. eğer ileride hava topu alırım diye defans oyuncusu alacaksan, defanstan şişirme değil de yan kenardan orta açarak rakipleri açmaya çalış.