• 124
    bir taraftar olarak herhangi bir maçta saçma sapan bir oyun görünce ben inanılmaz sinirleniyorum. bunun sebebi görünürde yenilgi de olsa, galip geldiğimiz zaman da sinirleniyorum. sinirlenmemin altındaki sebep, takımımda gördüğüm-tespit ettiğim yanlışların aynen devam etmesi. yani bunlar düzelse veya düzelme emareleri gösterse, bir istikrar tutturulsa o zaman ya sinirlenemem ya da sinirlensem bile ağzımı açamayacağımı bilirim.

    her ne kadar sinirlensem, öfkelensem bile yine ilk oynanacak maçta, allem eder kallem eder, programımı, kız arkadaşımı, seyahat ve eğlence programlarını maçı izleyebileceğim şekilde ayarlarım. bu kadar berbatken bile, içimdeki galatasaray sevgisinden dolayı, kaybedeceğimizi bilsem bile izlemek için tüm çabamı gösteririm. eminim ki benim gibi sayısız taraftar vardır. şimdi insanlar hayatlarını galatasaray'a göre ayarlıyorlar, bir şeyler görmek istemeleri kadar doğal bir şey olamaz. göremedikleri, hatta bundan dolayı kızdıkları zaman dahi tekrardan takımı desteklemeye devam ediyorlar. söyleyin şimdi bu taraftar başarıya mı endeksli oluyor yoksa takımının iyiliğini mi istiyor oluyor?
  • 125
    suna "hep destek tam destek" de diyelim, yapmayan icin de cadi avina cikalim, tam olsun fenerlilesmemiz.
    zaten 10 yildan beri renkler karismaya baslamisti kafalarda... ulkede her konuda oldugu gibi militanlasma, fanatiklesme ve kamplasma ihtiyaci burada da tezahur ediyordu.

    adamlarin bile kendi forumlarinda "abi, galatasaray'da basarisizliga tahammul edilmiyor, ondan dolayi bizi gectiler, biz olamiyoruz oyle, biatci kultur baskin bizde" diye dert yandiklari o zihniyeti galatasaray'a da kuralim. 500 yildan beri memleketi -bazen tek basina- ileriye, daha iyiye cekmeye calisan kurumun 100 yildan beri sporda bunu gerceklestirmeye calisan kulubunun en onemli ve populer dalinda bunu yapalim. hep beraber vasata alisalim.

    bu kulupte sol bek topcu basarisiz oluyor, gidiyor.
    bu kulupte t-shirt satan adam basarisiz oluyor, gidiyor.
    bu kulupte kondisyoner basarisiz oluyor, gidiyor.
    bu kulupte baskanin kendisi iki yil basarisiz oluyor, gidiyor.
    bu kulupte teknik direktor 5. yil ustuste basarisiz (evet) oluyor, gitmiyor.

    biz bu degiliz, olmamaliyiz.
  • 126
    normal değil mi ?

    taraftar dediğin yani bir tarafı tutan kişi o taraftan başarı beklemez mi ?

    ha başarı dediğin şey nedir onu konuşmak gerekir. benim şu an istediğim takımın ileriye dönük umut vermesi.

    yapılanma yapılacak denildiğinde ve özelikle bjk ve ts nin kurduğu kadroya bakınca bu sene lig şampiyonluğu beklentisi yoktu bende zaten ama lig yarışından kopmamak ve şl kovalamak, uefa'ya kalmak olmalı ki bu hedefleri oyunculardan bağımsız bu takımın forması zaten yapar.

    acilen ilk 11 belirlenip istikrar sağlanmalı. hangi maça kiminle çıkacağı belli olmayan takım ileriye dönük de birşey yapamaz. belirsizlikler ortadan kalkmalı.

    durağan oyuna sebep olan herkes kim olursa olsun kaç para kazanırsa kazansın kadro dışı bırakılmalı.

    neşter gerekli bariz. bunu yapmış olan yapabilecek olan kişi de takımın başında zaten.

    devre arasına kadar bir umut ışığı görmek tüm taraftarların hakkı.
  • 127
    ben $ahsen iyi, güzel ve pozitif futbola endeksli bir taraftarim. ba$ari & iyi, güzel ve pozitif futbol arasinda bir nedensellik vardir. hani deriz ya, böyle oynasinlar, yenilsinler, canim feda. i$te burdaki "böyle" çok önemli. "böyle" oynayarak bir devamlilik kazanirsin ve yenilgi sayin, galibiyet sayinin çok çok gerisinde kalir, böyle olunca da ba$ari gelir.

    ama ancim, bizimkiler top oynamiyor ki? iyi, güzel ve pozitif futbol iyi futbolcularla oynanir ve dogru yerde oynatilmalari ile.

    sen (fatih terim) ömer bayram'i sol bekte, babel sol açikta oynatirsan bu olmaz! biz taraftar olarak birak ocagi, mayis'a, temmuz'a, agustos'a kadar sabrederiz ama bir i$ik görelim.

    galatsaray 10. haftadan sonra çiki$a geçer diyordum ama $u anda o i$igi görmüyorum maalesef ve bunun ba$lica sorumlusu fatih terim ve tercihleri. 25 milyon para harcayip evinde alanya maglup olurup deplasmanda kayseri'den 3 tane yiyorsak, bilmiyorum yani. herkes $apkasini önüne çikarip bir dü$ünsün!
  • 129
    basariya endeksli olmasi galatasaray gibi bir takim ozelinde gayet normal olan taraftardir.

    normal olmayan; ferasetten uzak ve hafiza olarak da 10-15 dakikalik periyotlari benimsemis olmasidir. mac basliklari bu 10-15 dakikalik hafiza ornegini gostermek icin gayet yeterli bir kanit sunacaktir.

    mesela basariya endeksli! olundugu icin hagi ve bulent korkmaz’a bile neler soylendigi hepimizin malumu. peki iyi mi oldu bu durum, emin miyiz bundan? camian icin bu kadar degerli iki insana sabretmedin de noldu, pesinden gelen her sezonda sampiyon mu oldun? ılkini bu adamlarla kazandigin avrupa kupasinin ikincisini mi aldin?

    sunu anlayamiyorum; yangin, kaos, kavga, gurultu. sonuc? 2 sezon sampiyonluk, sonra fetret, tekrar yapilanma!(herkesi gonderip yeni transfer yapmak yani), sonra sampiyonluk yine. e bu adamlar da takimin basinda dursaydi cok muhtemel buna benzer senaryolar olacakti. ne kazaniyoruz devamli degisiklikle? nereye geldik 21 sene icerisinde? ne var elimizde de, neyin kavgasini veriyoruz?

    buyuk takimda devamli basari icin baski olur lafi bu manaya mi geliyor bir daha dusunmek lazim. hoca lazio macindan sonra pres yapmadik baski yaptik demisti ya, heh onun gibi bir fark var sanki burda? ya da linc ile elestiri arasindaki gibi.

    herkes ayni dusunecek diye bir durum yok. belki konuya baska tarafindan bakan da vardir; ama sahsim adina bir sey soyleyebilirim: yoruyor. hani bir sosyal medya deyimi var ya; ‘tr, yoruyorsun’ diye. devletin dahil olmadigi sosyal ortamlarda da biz birbirimizi yoruyoruz zaten.

    bunun bir resmini cekecek olsam birbirinden uzak kalinca coken, beraber olunca da kavga gurultuden baska muhabbeti olmayan aksi, yaslilar gibi derdim. konu cok uzadi..

    ben de basari istiyorum, son surecteki oyunu sevmiyorum, aradaki kopukluklar farkli performanslar beni de cok uzuyor. ıstiyorum ki, bartug atilsin sahaya 25 dk. sonra caksin sol ayagiyla sag doksana cekelim 150 mulyon satmadan yerine alternatifini hem altyapidan hem de scout ile getirelim ve hayat bayram olsun.

    ama ben su an bu sacma senaryoya en yakin zamanda oldugumuzu da dusunuyorum. bundan en uzak hareketin su an hocanin gorevden alinmasi oldugunu dusunuyorum. buna en zit hareketin hocayi isliklamak oldugunu dusunuyorum. hocaya guven vermek aksine aksine desteklemek gerektigini dusunuyorum. bir hamle gelecekse yonetimimizin bu konuda yetkin oldugunu ve zaten 3 sene icin secimin yapilip, bu yetkilerin kendilerine verildigini dusunuyorum.

    bu taraftar toplulugu bir futbolcu olsa ne guzel ogutler veririz ona; vucut yap kardesim, calis yetenek tek basina hicbir sey ifade etmez, dunya futbolunu takip et repertuarini gelistir vs. vs. ama konu insanin kendisi olunca zaten en iyi niyetli, en etraflica dusunen ve en keskin feraset insanin kendisinde oldugu icin kendisine ogut vermesi biraz zor oluyor kisinin.
  • 130
    fatih terim'in takımın başında kalması gerektiğini düşünenlerin hemen hepsi bu taraftar grubunun içindedir. hoca geçmişte başarılı olduğu için desteklenmiyor mu? sıklıkla kredi olarak ifade edilen tahammül eşiği, geçmişteki başarıların oluşturduğu teminattan kaynaklanmıyor mu? aynı zamanda hocanın tekrar başarılı olacağına dair inanç da buradan besleniyor.

    olaya düz bir mantıkla bakarsak; insanın desteklediği bir kulüp, sevdiği bir insan, desteklediği dünya görüşünü yansıtan siyasi parti, kendini ait hissettiği herhangi bir sosyal topluluk vs. başarılı olsun diye desteklemesinden daha mantıklı ne olabilir? kim başarısız olmak için bir işle uğraşır? tabii ki başarılı olsun diye çaba gösteriyoruz. başarısız olan ve olmaya devam edeceğine kani olduğumuz insanların da bu sebepten dolayı görevi bırakması gerektiğini düşünüyoruz.

    mantık dışı, tamamen saplantıdan kaynaklı aşırı uç düşünce ve yorumlar dışında olayı bu gözle değerlendiriyorum. yoksa "fatih hocam takımı küme düşürse bile takımın başında olmalı" minvalinde yorumları ciddiye almak mümkün değil.
  • 131
    ortadoğu ve şark kültürü bezenmiş felsefeye karşi çıkan taraftar.

    dünya değişti, hayat hızlandı. artık 14 senelik şampiyonluk arası gibi bir durum 100 yıl olamamaya denk. (fenerbahçe 8'e gidiyor onlar için 40küsür senelik kuraklık bu ^^)

    seviyoruz, destekliyoruz. kaybedince üzülüyoruz, kazanınca beyin dopamin salgısını arttırıyor ve hayat daha canlı, daha renkli oluyor. hele güzel bir oyun ile gelen galibiyet taraftarı hayatta daha iyi hale getiriyor bir süre.

    dopamin'de bağımlılik yaptığından insan haliyle ona mutluluk penceresi açacak galibiyetleri arzuluyor.
    hayat hacklemesi aslında spor takibi, ayni hazzı kişisel olarak bilgisayar oyunundan alanda var, yaptığı resim, eserden de alan var.

    bilimsel yönü bir yana, sabır dogru dürüst işlemesi beklenen bir plana gösterilir.
    3 senelik yapılanma, amacımız bu şekilde oynamak, 1.2. ve 3. bölgede de bunları geliştirmek, yaninda altyapıdan şunları başarmak.
    temiz ve net iletişim gerektirir.

    kıçınızı da yırtsaniz ben bu kağnıyı oynatırım inadiyla hayatta olmaz.

    yani sanılanin aksine taraftarlar belli bir bilince sahip çoklu zihin organizmasıdır, aptal değildir.
    saha da .... kürek oyun ve cansız 20likler görunce sahaya inip tokatlayası gelir.

    yani madem planlama var türk işi olmasın. bir işi doğru yapalım, o zaman sabra varım. yoksa kimse kimseyi kandırmasın.

    ve bence terim sözcü alıp bu süreç oturana kadar konuşmamalı, hırsıyla konuşup işi olduğundan da sıkıntıli hale getiriyor.(nasıl olacaksa)
  • 132
    başarı nedir? 3 puan mi? ligde sampiyonluk mu? avrupa'da puanlar mi? benim için başarı, belirli bir plan ve bakış açısı yaratip o yolda yürümek ve hedef her ne ise ona ulaşmaktir. bizde daha ne oyun plani ne de bir bakis açısı olmadığı için zaten basari olmasi imkansiz. bu perspektiften bakildigunda evet ben de basari endeksli taraftarim. ben nasil ki işimde basarili olmak zorundaysam galatasaray da sampiyon olamasa da bu sene, hedefe yürüme yolunda basarili olmak zorundadir.