• 275
    en sonunda kurulmus olan lig. mutlaka yeni bir organizasyon olacagi icin bir suru hatasi, eksigi, yanlisi olacak ancak en nihayetinde kendi marka degerini olusturacaktir.

    bir kere artik sampiyonlar liginin bu organizasyon karsisinda ekonomik olarak durma sansi yok. amerika tarafindan 6 milyar dolar gibi bir rakamla fonlandigi konusuluyor. bu 12 ve eklenecek olan diger takimlar zaten sampiyonlar liginin yuzde 75'i demekti.

    biz de galatasaray olarak bu lige adim atabilirsek hem ihya oluruz hem de prestij kazaniriz. herkesin hakli bir cekincesi var tabi siyasi iktidar kaynakli. arkadaslar merak etmeyin 350 milyon euro yurt icine girecekse o siyasi iktidar bu krizde bizi omzunda tasir avrupa super ligine...

    ben perez yerinde olsaydim kesinlikle ama kesinlikle galatasaray'i hatta fenerbahce'yi bile lige alirdim. gunumuz dunyasindan algi her seydir. sosyal medya canavari turk insani oyle bir algi yaparlardi ki isleri cok daha kolay hale getirirlerdi.
  • 276
    https://twitter.com/.../1384626900056805379
    https://twitter.com/.../1384627149106302976
    https://twitter.com/LFC/status/1384626759518261251
    https://twitter.com/.../1384626881492889603
    https://twitter.com/.../1384603706113540096
    https://twitter.com/.../1384655972044521474

    6 ingiliz takımı da çekildiğini açıkladı. kaldı 6 takım. italyanlar da kısa zamanda çekileceklerdir diye düşünüyorum.

    çekilen takımların 2 gün önce verdiği katılım kararının literatürdeki adı yiyemeyeceğin şeyin altına yatmak oluyor. demek ki neymiş, yiyemeyeceğin şeyin altına yatmayacakmışsın. 2 günde döndürürler adamı.
  • 279
    ilk andan beri olmayacağı bu kadar aşikarken yapılan tantana çok gereksizdi. her yerde bu tartışılıyor. tartışılması normal ancak olacakmış gibi konuşanlar, katılmamız yönündeki yorumlar, hatta başkan adayının üst düzey kişilerle görüşüyoruz açıklamaları falan... bunun olabileceğine inananlar futbol takip ediyorum demesin. galatasaray kimlere kalmış... yazık.
  • 281
    kıyamet alameti. futbol için.

    16 direkt takım gönderen uefa ülke puan sıralamasının ilk 4 üyesi, bunu bile yeterli bulmayıp iyice çörekleneceği yeni bir sakal arayışındayken; ceferin'den daha adil bir şampiyonlar ligi isteyen taraftarları görmek... güldürüyorsunuz sevgili gsuserslar.

    2018 yılından bu yana izlediğimiz futbolun, 2010'ların başı ve daha öncesiyle bir alakası var mı, bir söyler misiniz? galatasaray'ın en boktan dönemlerini izlemiş, o dönemlerde galatasaray'ın başarısızlığında takımını daha fazla sahiplenmiş ve sevmiş bir çocuktum. şimdiki sirk şaklabanlarını izlemek inanın zul geliyor. ahde vefadır, galatasaray'ı izliyoruz, ee başka? başka yok.

    insan erişebildiğinin nankörü, ulaşamadığının kölesidir diye bir atasözü var. galiba 2000'lerdeki güzel oyun, güzel futbolcular, güzel takımlar ve tüm güzel futbol hikayeleri, o dönemlerden beridir futbolun sektör halini almaya başlamasıyla büyüsünü kaybetti. sosyal medyanın bu kadar evimize, yatağımıza girmesinin bir bedeli olacaktı. bizleri büyüleyense hafta sonları 2-3 saatlik ödül için tüm hafta sabırsızlıkla beklememizdi belki de. şimdi göt cebinden çıkardığın telefonunla hangi futbolcu maserati'sinde ne story atmış izliyor, akşam sevgilisiyle hangi restorantta romantik bir yemek yediğini biliyorsun. burada bile kafayı futbolla bozmuş hasta galatasaraylılar sabahtan akşama kadar scoutçuluk, teknik direktörcülük oynuyorlar. ben de böyleydim şimdi, iğnenin büyüğünü de kendime batırayım.

    eskiden öyle miydi? bekle ki ana haber bülteninden sonra spor haberleri başlasın. lig tv de herkeste yok, internetten link bulup da izlemek falan hak getire. ulan ben lincoln'ü florya'daki migros'ta görünce bile top secret bilgiye ulaşmış gibi hissetmiştim. şimdi aynı lincoln, rafinha ile bahia senin, avai benim, menajercilik oynuyorlar. bunu da günbegün instagram hikayelerinde paylaşıyorlar. bıktım adamların saçma sapan baş parmak yukarıda eliyle yaptıkları süper hareketiyle attıkları storylerden.

    neyse çok dağıttık. bunu da niye anlattım? yeni kuşak erişimin bu kadar kolay olduğu, ulaşabilmek için sabır ve ödün vermenin ne demek olduğunu pek bilmediği için futboldaki hevesini kaybetti. yeni nesil diyip kolaya kaçmayalım, y ve dahi x kuşağı da böyle. bunun tezahürü olarak spot ışıklarının kendi üzerinden ayrılıp, yağlı kapıyı başka sektörlere kaptırmak istemeyen florentino perez ve avanelerinin çırpınışlarıydı bu. daha doğrusu tek bir potada eritecek olursam; hevesini alan herkesin daha fazlasını isteyip, artık mevcut olanla bir yere varamayacağını anladığı için kendi çapında fantaziler kurmasından ibaret, saçma sapan bir hareketti. sekteye uğradı gibi gözüküyor, bakalım.

    yalnız yarından kelli tamamen iptal olsa bile, futbolun gideceği yerin burası olduğu konusunda hemfikiriz, öyle değil mi? eninde sonunda bilgisayar oyunlarındaki "arcade" kapışmalara doğru yol alacak bu spor.

    sonrasında da nostalji köşelerinde 50'lerine dayanmış daniel tozser abim klavye tıkırdatır, erken 2000'lerin galatasaray'ını harika biçemiyle bizlere aktarır.
  • 282
    avrupa süper ligi operasyonun sadece bir parçası. evet, yine bir operasyon çekiliyor.

    bu operasyon küresel olarak raydan çıkan ekonomi düzenine çekiliyor. sanmayın ki sadece futbolda makas açıldı...

    avrupa ligi projesiyle beraber sosyal medyada zenginin uçsuz bucaksız zenginliği, zenginin talep ettiği ayrıcalıklar vs konuşulmaya başladı. yani operasyon gerekli bindirmeyi yaptı devam ederse de yapmaya devam edecek. bir tarafta ulaşılamaz zenginlik bir tarafta pandemi, işsizlik, inen kepenkler, artan borçlar, enflasyonlar, artan intiharlar.

    yıllardır karşılıksız olarak basılan paralar yönetilemez bir dünya düzeni oluşturdu. şimdi o düzen değişecek. vaziyet alın.

    komplo değil.
  • 286
    amerika futbola demokrasi getirmeye çalıştı. uefa pandemi olmasa futbol kamuoyunu futnolseverleri meydanlara davet ederdi.

    şimdi takımlar birer birer cuntacı komutanlar gibi geri çekiliyor özür diliyor.

    uefa başkanı çok dik durdu ve bu korsan ligi var olmadan yok etti.
    baskomutan aleksandra ceferin.*

    real madrid ve juventus başkanlarından ötürü ciddi bir marka hasarı görerek ayrılmak zorunda kalacaklardır. kendilerine sempati duyanları şüpheye düşürdüler.
  • 287
    12 takım bir seyler yapmaya çalıştı. ama ellerinde patladı. buna herkes karşı çıktı.

    bu takımlara bu ayrımcılığı, bu pazar gücünü tehdit olarak kullanma gücünü veren yine futbol dünyasıydı.

    bu yapılanlar cezasız kalmamalı. ancak bu sadece yazılı hukuksal cezalar değil. geri kalan kulüpleri hakir gören, şampiyonlar ligi maçları çeyrek finale kadar gereksiz diye bakan bu adamlar yıllardır zagrebten,porto benfica, ajax hatta galatasaray'dan aldıkları ile yürüdüler ve güçlerini bu kadar yükseltip makası açabildiler.

    oo real madrid dedik, barcelona dedik baba kulüpler orada oynamak her topcuya nasip olmaz şeklinde kültür hep vardı. göstermiş olduğumuz tum bu saygıyı sonunda pazar gücü tehdidi olarak kullanan bu kulüplere ahlaki ceza vermek gerektiğini düşünüyorum.

    kendileri ile olan transfer iliskisini tum takımlar bir muddetligine keserse gelecekte damga vuracak olan haalandlar mbappeler sancholar veya yeni modricler yeni de bruyne'ler bunlar da oynayamazlar.
    bu sebeple açılmış olan bu makas en azından biraz kapanmış olacaktır.

    bu yapılmazsa makas açılmaya devam eder. sonrasında zaten bu bahsedilen lig dogal olarak oluşur. çünkü su an ne deniyor mesela "ben ajax'in real madridi eleme ihtimali olan ligi seviyorum". bu eskiden cok daha olasiydi simdi bu makas açıklığı sebebiyle o olasilik cok düştü. böyle devam ederse o ihtimal neredeyse hic kalmayacak ve bu ligin olusmasina herkes "tamam ya zaten bunlar baya uçtu top oynanmiyor ilk yaridan 5 yiyoruz" kafasına girilecek.

    su an bu ligden vazgecilmesi yeterli değil. bu 12'linin 1 bayern + psg'nin uçmasınin onune gecilmesi lazim.

    şampiyonlar ligini zevkli kilan dinamo kiev, galatasaray, ajax, benfica,porto klasmaninda olan takımların da zaman zaman ben burdayım diyebilmesi.

    su takimlardan* birine karsi ingiltere ispanya 4.su rakip olunca. favori olan ingilizler ve ispanyollar olduğu müddetçe o 90'lardaki veya 2000lerin başındaki şampiyonlar ligi tadını alamayız.

    bazı örnekler;
    ajax 94/95 şampiyon
    dynamo kiev 98/99 yari final
    galatasaray 00/01 ceyrek final
    porto 03/04 şampiyon
    fenerbahçe 07/08 ceyrek final
    ajax 18/19 yari final

    bakın geçen sene atalanta leipzig gibi takimlar kafa çıkardı, sevilla zaten uefa kupasında mekanın sahibi. yukarida saymış olduğum takımlar yerine artık ispanya ingilterenin şampiyon olmayan takımlari yer almaya başladı.

    5 büyük lig 5 büyük lig diye kafamıza kazıdilar.
    (bkz: futbol 5'ten büyüktür)

    ilk 15 hadi bilemedin ilk 10 lig şampiyonu tamam real madride kafa tutsun illa demiyorum ama bi zahmet de atalantayi falan yensin, chelsea benfica ile eslesince bi urksun yani.

    bu takımlar da bir ülkenin şampiyonu arkadaşlar. o ülkeyi temsil ediyorlar. bu 5 büyük ligin 3.leri 4.leri çıkınca onlaea karşı bir zahmet favori olabilsinler.
  • 288
    amerikalıların millet olarak çok da alakalı olmadıkları futbol ile avrupa'nın büyük kulüpleri üzerinden para kazanma çabasıydı. futbol endüstrileşiyor diyor ve bunu hep beraber kabul ediyorduk. ancak bu organizasyonu gördükten sonra mevcut futbol ortamı bile samimi gelmeye başladı bir çok taraftara.

    ha ileride bu noktaya yine gidecek miyiz ? çok yüksek ihtimalle evet. ama böyle 15 kişi bir araya geldik turnuva düzenliyoruz kafasıyla olmayacağı kesin. ayrıca futbolun seyircisinden ya da başka bir tabirle müşterisinden bağımsız ayakta kalmayacağı bir kez daha belli oldu. eminim bir çok insan güçsüz takımın güçlüyü elemesi içgüdüsüyle futbol izliyor. uefa da sütten çıkmış ak kaşık değil, kendi başlığına ayrıntılı yazılır ama kısaca kötüyü kötüyle savunmamak lazım düşüncesindeyim.
  • 289
    her basarisiz darbe girisimi gibi hayatta kalani guclendirecektir, artik kuluplerin uefaya karsi kozu kalmadi.

    bu lige global duzeyde soguk bakardim ama nihat ozdemir federasyonundan, turkiye liginden kurtulabilme ihtimalini sevmistim. zaten onun disinda olumlu yani yoktu. biz ne yazik ki sonsuza kadar her biri bir oncekinden daha kirli, daha yolsuz, daha yandas, daha atanmis federasyonlarin yonetecegi kirli, zevksiz, karanlik ve sikeli ligleri izlemeye mahkumuz.

    yarin fenerbahcenin 25 sampiyonlugu verilir, gundem degisir, bu is bizim icin unutulur gider.
  • 290
    ölü doğmuştur. zaten olmayacak bir şeydi. iki taraf da yapamayacağı şeylerle diğer tarafı tehdit ediyordu. taraflar birbirinin restini gördü sadece. bir de bu işe imza atan şarlatanlar bu kadar ciddi bir tepki beklemiyordu futbol dünyasından muhtemelen. büyük takımların sürekli birbiriyle oynayacak olmasının herkesi heyecanlandıracağını düşündüler ancak öyle olmadı. özellikle ingiltere’deki siyasetin dahi bu işe karşı çıkmasının kilit rol oynadığını düşünüyorum.

    taraftarlık her gün biraz daha ölüyor. her gün biraz daha müşteri oluyoruz ancak hala o kadar da değil. taraftara inat bir şeyler yapmak hala o kadar da kolay değil.
  • 291
    avrupa süper ligi öyle uefa’nın tehditleriyle falan değil, özellikle ingiliz hükumeti ve pl yönetiminin baskısı ile askıya alındı. çünkü avrupa süper ligi, premier lig’in izlenirlik oranını en az yarıya düşürecekti. köftehorlar ya erken uyandılar ya da daha başından ölü doğması için kumpas kurdular. yani önce katılıp sonra geri çekildiler. ben ikinci ihtimali daha kuvvetli görüyorum.

    avrupa kulüpleri şunu çok iyi bilmeli. ingilizler avrupa kabul edildikçe kendileri ikinci sınıf kalacak ve ingiliz kulüplerinin hegemonyasına boyun eğecekler. çünkü dünyanın finans merkezlerinden birisi olan ingiltere, premier ligi dünyaya pazarlayarak daha büyük kaynak sağlayacak, (ki zaten son beş yıldır sağlıyorlar) dünyanın yıldızları pl’ye transfer olacak ve sonunda avrupa’nın diğer ülke takımları paçavraya dönecek.

    ingiltere dışındaki diğer avrupa kulüpleri bence kendi aralarında bir lig kurup onu pl’ye rakip olacak şekilde pazarlamalı. uefa ve fifa zavallıların yönettiği ve ingiliz futboluna hizmetçi olmak dışında misyonları kalmayan kuruluşlardır. aslında avrupa süper ligi baştan itibaren ingiliz kulüplerine karşı kurulmalıydı. bu açıdan alman ve fransız kulüplerine, hatta ülke yöneticilerine acıyorum. çünkü ingiliz oyununu görmüyorlar, göremiyorlar.

    uefa getirip ffp koyuyor. ne diyor? ne kadar gelirin varsa o kadar harcama yapabilirsin. peki bu kural kime yarıyor. tabii ki ingiliz kulüplerine. çünkü yayın gelirleri almanya’nın bile beş katı. fransızların sekiz katı. daha şimdiden premier ligi zaten avrupa süper ligi olmuş durumda. bu kuralın beş yıl daha devam ettiğini düşünün ne olur? ingiliz premier ligi dünya’da futbolu izlenen tek lig olur.

    buradan ingiltere dışındaki avrupa ülkelerine ve uefa’ya sesleniyorum; akılsızlık yapmayın. premier ligin yol açtığı bu haksız rekabeti önleyin. ya önleyin ya da ingilizlerle rekabet edebilecek bir lig kurun ve dünyaya pazarlayın. öyle bazı şirket takımlarının aldığı birkaç yıldızla, bir psg, juve ve bayern ile pl’ye dayanamazsınız. neden bugün tüm yıldız futbolcular hedef olarak premier ligi koyuyorlar? tabii ki para için.

    tekrar ediyorum, uefa şu andaki premier ligin yol açtığı insafsız haksız rekabete ya son vermeli ya da diğer avrupa ülkeleri pl’yi dışarda bırakarak yeni bir futbol birliği oluşturmalı. bu manada almanya, fransa ve hollanda gibi ülkeler de ikna edilip pl’ye rakip olacak bir avrupa ligi oluşturup yayın haklarını en az pl seviyesine çıkarmalı ve dünyanın tüm yıldızlarının pl’ye transferini engellemeliler. aksi halde hepsi yavaş yavaş eriyip yok olacaklar.

    tekrar ediyorum, avrupa süper ligi aslında pl ve dolayısıyla ingiliz kulüplerinin haksız rekabetini engelleyecek en güzel formüldü ama ingilizlerin kumpası sayesinde daha doğmadan öldü. bence ingilizler bunu baştan planladılar ve ispanyol ve italyanları oyuna getirdiler.

    avrupa kulüpleri pes etmemeliler. almanya, ispanya ve italya’dan üç, fransa’dan iki, türkiye, hollanda, portekiz, rusya, belçika, yunanistan, hırvatistan, avusturya ve örneğin slovenya’dan birer takım olmak üzere yirmi takımlı bir avrupa süper ligi kurulmalı. bu ligi amerikan finans şirketleri desteklemeli ve uefa’da buna destek vermeli. ingiliz kulüpleri de artık annelerinin liginde oynamalı.

    bunun başka yolu yok. böyle giderse bütün avrupa futbolu ingilizlerin hizmetçisi olacak.
  • 292
    şu uefa denen madrabaz oluşuma karşı kulüpler sağlam bir teşkilatlanmaya gidecek diye heves etmiştim ama maalesef olmadı.

    uefa yaptığı açıklamada galatasaray gibi kulüplere ihtiyacımız var demiş. uefa'nın galatasaray'a falan ihtiyacı yok. galatasaray gibi takımlar sırf bir ingiliz ya da ispanyol kupa 1'i kaldırsın diye grupları dolduran 3. ve 4. torba takımları.
  • 295
    futbolu şımarık çocukların konsol oyunlarına çevirecek oluşumdu. şimdilik gerçekleşmeme ihtimaline çok sevindim. çünkü futbol, milyar eurolar kazanan para babalarının oluşturacağı sözde kaliteli oyundan çok daha fazlası. futbolu besleyen dinamik, manchester city ile liverpool arasındaki suni rekabet değil, leicester city'nin onların arasından sıyrılıp şampiyon olma ihtimali. ya da everton taraftarlarının bir gün liverpool taraftarıyla tekrar dalga geçebilme özlemi. evet, futbol kaliteli zeminlerde, bolca ışıklandırılmış lüks stadyumlarda da güzel, ancak bizi bu spora aşık eden gerçek, çamur gibi zeminlerde kora kor mücadele, yağmur altında avazın çıktığı kadar bagırdığın marş, tuttuğun takımın terinin son damlasına kadar sahaya koymasını istediğin yürek.

    eğer bu lig gerçekleşseydi, kaybettiği maç sonrası sahada ağlayan futbolcular değil, "olsun haftaya tekrar deneriz" diye düşünen zenginleri görmeye başlayacaktık. televizyon karşısında izlediğimiz şey, kontrolü başkalarında olan çok gerçekçi bir futbol konsol oyunundan farklı olmayacaktı. dünyanın en gerçekçi konsol oyunundan gerçek futbolu ayıran şey, oyunun ruhu. bu ruhu canlı tutan şey de taraftarlardaki tutku, galatasaray için, bir kez daha real madrid'le eşleşip bir kez daha ali sami yen'in çimlerinde o milyonluk bebeklerin ayaklarını titretecek bir oyun ortaya koyma hayali mesela. ya da fenerbahçe'yi bir kez daha deplasmanda yenebilmek için bir sene o maç gününün gelmesini beklemek bu ruh.

    sen bir sene içinde 10-15 kez liverpool'la, manchester'la, madrid'le maç yaparsan, o maçların ne hikayesi kalır ne de heyecanı. 5 sene sonra fikstüre bakarsın, bu hafta da şununla oynuyormuşuz der geçersin, şampiyonlar ligi'nde olduğu gibi, fikstür açıklandığı anda aylarca beklediğin o maçın heyecanını özlersin, futbolun ruhunu kaybedersin.

    şımarık çocuk demiştim ya, istediği her şey her zaman olsun isteyen, olduğunda da 1 ay sonra yüzüne bakmayan çocuklardan bahsediyorum. günlük heyecanlarınız gerçek olacak diye, birileri milyar dolar kazanacak diye, elimizden futbolu, rekabeti, hayallerimizi almayın, bu oluşumu desteklemeyin.
Altyapı çalışmaları sebebiyle birtakım hatalarla karşılaşılması muhtemel. En kısa sürede hatalar giderilecektir!