• 3
    kendi başlığım altına gelip entry yazmayı hiç istememiştim ama bunu yapmalıyım. bugüne kadar mustafa cengiz ve yönetimiyle ilgili girdiğim her entry anında en ofsayt entryler arasına girdi, çok fazla tepki mesajı aldım, yazdığım şeylere cevap niteliğinde de çok fazla tepki içeren entry girildi. mustafa cengiz düşmanı ilan edildim, dursuncu oldum, liseci oldum, ozan korkut'un adamı oldum.

    bugün görüyorum ki başkan hakkında bir çok taraftarımızın fikri değişmeye başladı, sağlam destekleyen yazar arkadaşlarımız bile istifa istiyor artık.

    resmen fazia bu durum, diyecek hiç bir söz kalmadı.
    https://twitter.com/...571672847089671?s=20

    daha 2 gün önce bu yönetimin idari ve mali açıdan iyi yönetim sergilemediğine dair girdiğim bilgilendirici içerikli entry bile anında en ofsayt entrylerim arasına girmişti. (bkz: #2992998)

    mustafa cengiz'i bir çok taraftarımız gibi zamanında ben de çok destekledim, 2018 aralık'a kadar sürdü bu, o zamana kadar görmezden geldim yaptıkları hataları, amatörlükleri, yönetemeyişlerini. mustafa cengiz ve yönetimi galatasaray'a uzun zamandır yarardan çok zarar veriyor, hocanın şapkadan çıkararak elde ettiği 2 şampiyonluk ve bununla birlikte gelen oyuncu satışları sadece üstünü örttü bu sorunların.

    mustafa cengiz'i tanıdığımız zamanlardan beri kendileriyle ilgili düşüncelerime dair zaman zaman bazı tweetler atmışım, onların bazılarını tarihleriyl birlikte sizlerle paylaşıyorum.

    --- alıntı ---

    17 ocak 2018: büyük başkan mustafa cengiz konuşuyor

    20 ocak 2018: taraftarlar olarak gerekeni yaptık, elimizden gelen bu, mustafa cengiz başkana başarılar, sefer bizden zafer allah'tan #bugüngünlerdensarı (seçim günü)

    20 ocak 2018: son 3 sandığıda alırsak başkan mustafa cengiz diyeceğiz inşallah. (seçim günü)

    23 mayıs 2018: taraftarın başkanı mustafa cengiz. en az bir dönem daha başkanlık yapmayı hak ediyor. inşallah kongre üyelerimiz doğru kararı verir. (2. seçim öncesi)

    25 aralık 2018: 2019 mayıs ayında seçimli olağanüstü genel kurul yapılacak gibi gözüküyor. bu sefer ozan korkut ve ekibi seçilir büyük ihtimalle. son seçimde mustafa cengiz'i desteklesem de, ozan korkut ve ekibi göreve gelmeli.

    --- alıntı ---

    bir yıl içerisinde fikrimin nasıl değiştiğini görebilirsiniz. bu yönetimin sonunun iyi olmadığını o günlerde farketmiştim. ama sözlükteki bazı yazarlarımız tarafından bir çok itham altında bırakıldım, kırgınım bu yüzden bazı arkadaşlara.
  • 4
    (bkz: #3012137)

    verdiği bilgilerle ezberleri bozmaya niyetli olan yazar arkadaşımız. öncelikle eline sağlık diyorum.

    malesef türk toplumunda ezbere konuşmak diye bir kavram var, biri daha ilk göreve geldiği anda oluşmaya başlıyor bu ezber, siyasi görüşü, vizyonu, genelkültür seviyesi, konuşma üslubu ve duruşu ile herkesin kafasında olumlu olumsuz bir şeyler beliriyor ve bu noktadan sonra iş geri dönülemez bir hal alıyor. kişisel egolardan mıdır, sadakat duygusundan mıdır, mevkiye saygıdan mıdır bilemem fakat bu kişinin o ezber oluştuktan sonra ne yaptığıyla kimse ilgilenmiyor, örneğin bir işi "b" olarak yapıp medyaya "a" olarak yaptım diyorsa bu sorgusuz sualsiz "a" olarak kabul ediliyor. archmeister arkadaşımız mali verilerle, verilen sözlerin tutulmayışıyla(hisse satışı v.s.) mevcut yönetimin neden mali olarak da başarısız olduğunu açık ve net şekilde anlatmış fakat milletin ezberinde yönetimin mali olarak başarılı olduğu algısı yerleşmiş ve bunun değişmesi neredeyse imkansız. hatta eminim çok kısa sürede yönetim başlığına tekrardan aynı mali açıdan övgülü entryler girilecek. belki de başta savunduğumuz için bunları kabul etmek istemiyor çoğumuz ama değişmekten korkmayın arkadaşlar benim mevcut yönetim konusunda nasıl 180 derece değiştiğim açık ve net ilgili başlıklarda görülebilir. yine doğru işler yapmaya başlasınlar yine değişirim. fikirler değişir bu çok doğal bir şeydir. bu sizi karaktersiz yapmaz, tutarsız da yapmaz ancak bir şeyi körü körüne donesiz ve desteksiz savunmak sizi uzun vadede çok yoracaktır bunu bilmenizi isterim.

    tekrardan eline sağlık.
  • 6
    (bkz: #3012137)

    1- kulübü mali yönden düzlüğe çıkartmamışlar, tam tersi bataklığa sürmüşler.
    2- fatih terim olmasa hiçbir başarıları olmaz.
    3- yaptıkları ve yapamadıkları transferlerle kulübü zor durumda bıraktı.
    4- mahkemede aklanmalarının sebebi iste işte şu şu şu...

    bırakın abi ya bırakın. o zaman kimseyi başkan yapmayalım, sonuçta teknik direktör şampiyon oluyor değil mi? büyük takımlara da söyleyelim, diyelim ki kardeşim başkan falan boş iş biz yeni öğrendik...

    dursun özbek kulübü peşkeş çektiğinde laf etmeyenler, bıraktığı enkazı konuşmayanlar, enkazı devralan mustafa cengiz'e laf eder olmuş. riva-florya gitti, avrupa'dan men geldi, otel ayağına nice paralar cebe aktarıldı, onca para kırdırıldı ama kimseden ses çıkmıyor. florya'yı geri alıp arazileri tekrardan yapılandıran, avrupadan men cezasını kaldıran adam için de herkes ali kıran baş kesen modunda. eğer avrupa'dan men cezası alsaydık, şampiyonlar liginde toplamda 60-70 milyon euro cebimize girer miydi çok bilmiş arkadaşlar? ki zaten sadece ayak bastı parası alıyorduk çünkü ortada ne bir galibiyet, ne de bir beraberlik vardı. fatih terim'in fiyasko denebilecek şampiyonlar ligi serüvenini de hesaba katın arkadaşlar. geçen sene ligi 6. sırada bitirdik ama kim konuştu? ama doğru ortada bir başarı varsa bu başarı fatih terim'in, ortada kötü bir sonuç varsa taraftar suçlu, başkan suçlu, o suçlu bu suçlu..

    diagne ve falcao'da hataları var, iletişimsizlik yaşadıkları da bir gerçek ama bu transfer işlerinde herkesin suçu var. geçen sezon sırf evladı diye 2-3 maç için semih kaya'ya 4 milyon lira verdik. şener özbayraklı şu an oturduğu yerden 7 milyon lira alıyor, fatih öztürk denen kova 4 milyon tl para alıyor. ve daha nice transferlerin suçlusu da fatih terim'dir arkadaşlar, bunu da konuşun. geçen sene andone, falcao, mitroglou, diagne, luyindama, marcao, seri, lemina, nzonzi, onyekuru, saracchi, babel gibi oyuncular alındı yahu daha ne yapsınlar? bu sene onlarda transfer yapmasını bilirlerdi ama ffp'nin son senesi olduğu için mümkün olduğunca eli sıkı tuttular. kalkıp adamlara kızıyoruz, niye başkaları gibi hile yapmıyor diye. sonra da galatasaray kültüründen bahsediyoruz...

    ayrıca hisse senetleri içinde mustafa cengiz'in açıklamalarına bakalım:

    --- alıntı ---

    "dursun özbek 1.5 milyon euro'luk otel faturası kesmiş. ödenmeyince de üzerine tam 3.5 milyon euro faiz koydurmuş. yani otel borcu olmuş 5 milyon euro. hani bunlar bağıştı? hem bağış yaptım diyorsun, sonra da faiziyle birlikte 5 milyon euro istiyorsun!"

    "dursun özbek diyor ki; hisseleri sat, benim paramı öde! ben hisse satmak için gelmedim. galatasaray'ın hisselerini de asla satmam. 'gel bu işi taksitlere bağlayalım' dedim. ama kabul etmedi."

    https://twitter.com/.../1206154811688787968

    --- alıntı ---

    şimdi gelelim işin en can alıcı açıklamasına:

    --- alıntı ---

    “satılan hisse senetleri konusunda, gidişatında oynama olmasın diye bir açıklama yapmadık. biz dursun özbek ile bir anlaşma yaptık. elindeki rehinli hisse senetlerini borsa da satma hakkı var. biz de yüzde ikilik bir hisse senedi satışı yaptık. biz satmıyoruz, banka kanalı ile anlaştığımız için dursun bey satıyor”

    https://www.hurriyet.com.tr/...z-konusuyor-41451658

    --- alıntı ---

    yani keşke satılan hisse senetlerinin bir kısmının d.a.ö adlı şahsa gittiğini de söyleseydiniz keşke.

    bakın ben ne fatih terimciyim, ne de mustafa cengiz... yeri gelir ikisini de eleştiririm, yeri gelir ikisini de överim. nice şampiyonluklar kazandı diye fatih terim'e ne kadar müteşekkirsem, aynı şekilde bize men cezası almaktan kurtaran ve şampiyonlarda herkes gibi payı olan mustafa cengiz'e de o kadar müteşekkirim. kemoterapi görürken bile galatasaray maçlarına giden bir adama da bir zahmet müteşekkir kalın ya. hani tek taraflı davranmayın diye söylüyorum.

    edit: lar, ler eki çoğul eki arkadaşlar, tek bir kişiye söylenmiyor yani türkçe dersi de vermeyeyim şimdi gidin azıcık çalışın*

    edit 2: 2018 yılının sonunda derneğin borcu 450 milyon lira; 2019 yılı sonunda da derneğin borcu 950 milyon lira olmuş. aradaki fark şundan kaynaklanıyor:

    1- galatasaray spor kulübü derneğinde bulunan 105 milyon liralık krediyi, sportif a.ş'ye vererek bankalar birliği anlaşması imzalamışız. yani 1 yıl sonunda 500 milyon tl borç artmış ve biz bunun zaten 105 milyonunu bankalara birliği anlaşması için imzalamışız.

    2- aralık ayında toki ile bir anlaşma imzaladık ve florya'yı geri almak için kredi kullandık. bu kredi de 130 milyon lira civarında. çektiğimiz bu krediyi de bankalar birliği anlaşmasına dahil attik. dernekten, sportif a.ş için 105 milyon, florya içinde 130 milyon; toplamda 235 milyon lira aldık. yani 1 yıl içerisinde 500 milyon tl borç artmış ya; hah işte bunun %50'sine yakını bankalar birliği anlaşması ve florya'nun geri alınması için kullanılmış.
  • 8
    (bkz: #3012137)
    yani mustafa cengiz hakkında neler düşündüğüm belli ama ben de kendisi gibi diyorum; ikinci senede malesef popülist bir yöne gidilmiş, şampiyonlar ligi gelirlerine göre bütçe yapılmış ve elimizde patlamıştır. başkanın florya'yı geri alması, ffp, zor durumda dalga geçilse de yaptığı sponsorluklar (göreceğiz bundan sonraki senelerde nasıl bulacağız sponsorlukları) vs.
    ama maaş bütçesini düşürmemesi, hocanın istekleriyle sağlam ve pahalı kadro kurması (bu noktada ikisi de hatalı) gibi ciddi hataları vardır. iletişim vs gibi olayları bir kenara bırakıyorum.
    bu sebepten kendisinin yorumlarında yanlış yoktur. nasıl ünal aysal dönemi hisse satışı, 750 milyon euroya yakın 3 yıllık gelire rağmen borçların ve kredilerin artması ve kendisi döneminde 116 milyon euro bonservise para yatırılmışken kendisinden sonra satılan oyuncularla beraber bile anca 50-60 milyon euro satış yapilabilmiş olmasını söylemenin yanlış olmadığı gibi. bu kendisinin başarılarının üstünü örtmez.
    yani olay nasıl ünal aysal büyük başkan denilip bunları kimse düşünmüyorsa, mustafa cengiz'de de finansal olarak çok iyi yönetti denilip arka planda olanlara bakılmıyor. çünkü o kadar çok söylenmiş ki bu doğru kabul edilmiş artık. malesef finansal tablolar böyle demiyor. ayni ünal aysal dönemi gibi gelen gelirler maaşlara gitmiş, zarar yazmışız. bu kafayla gidersek riva'nın parasını maaş ödemekte kullanacağız.
    neyse, toplarsak; kendisi finansal tabloları, hisse satışlarını doğru yorumlamıştır. hata varsa bu bağımsız finansal denetleyici ile konuşmak lazım, yorumlayan ile değil.
  • 9
    (bkz: #3012137)

    inanılmaz derecedeki doğru tespitlerini, sayılarla ve somut verilerle desteklemiş. altına imzamı atarım. maalesef manipüle olmuş bazı kardeşlerimiz için yazdıkları kabul edilemez elbette. adına biat deyin, stockholm sendromu deyin, bu coğrafyanın kanseri olan muktedire tapmak deyin, ya da tamamen safiyane bir şekilde kandırılmış olmak deyin, ne derseniz deyin, toplumsal reflekslerin mikro düzeydeki yansımalarını burada da, sözlükte de görüyoruz. sorgulamadan, acaba ne demek istiyor diye düşünmeden, bir de onun bakış açısından görmeye çalışayım demeden kesin bir reddiyecilik gözleri kör ediyor.
  • 10
    kimi sevip kimi sevmediği umurumda değil. mustafa cengiz yönetiminin mucizeler yarattığını da düşünmüyorum ama oluşturmak istenilen algının sonuna kadar karşısında duracağım.
    (bkz: #3012137)

    ilgili girdisinde mali veriler üzerinden yaptığı analiz şu dünyada en nefret ettiğim şeyin karşılığıdır.
    dönemin koşulları, piyasa şartları gibi durumlar tamamen göz ardı edilmiş.

    izmir'de babasından 2 yıl önce batık şekilde devralmış, bir de bonus olarak deprem sonrası tüm malları apartman altında kalan bir şirketin verilerini ve yöneticisini "yahu sen batmışsın, niye önlem almadın, niye dikkat etmedin, niye öngörmedin, maaş ödemek için masayı satmışsın" diyerek analiz etmekle eşdeğerdir.

    buraya kadar yazdıklarına tamam peki bile diyebilirim
    ama şu kısım tam anlamıyla rezalet.

    --- alıntı ---
    "nasıl ki mahkemelerin şike davasını aklaması kamuoyu gözünde bir aklanmaya sebep olmadıysa, bu karar da mustafa cengiz yönetiminin genel kurul tarafından ibra edilmediği gerçeğini değiştirmeyecektir."
    --- alıntı ---

    cümlenin güzelliğine ve büyüklüğüne ben hayran kaldım şahsen ve elimde olmadan hadi ya ? gerçekten mi ? diye iç geçirdim.
    bin kere anlatıldı, bir yönetim mali olarak ibra oluyorsa idari olarak ibra etmemenin bir karşılığı yok bu" ben denize girdim ama ıslanmadım" demekle eş değer diye hatta ördekle bile anlattık ama yok beylerimiz tatmin olmamış.

    mustafa cengiz yönetimi batmış bir şirket devraldı, mustafa cengiz yönetimi malı mülkü satılmış bir kulüp devraldı, kulübün malını mülkünü satıp 4 futbolcu alan adamı ibra etti bu genel kurul o nedenle mustafa cengiz'i dünya tarihinin gördüğü en büyük kriz ortamındaki sayısal verilerle suçlamasına şaşırmıyorum çünkü mustafa cengiz aday olmasa kulübün geleceğini satan adamı tekrar seçecekti o genel kurul. o adama oy veren 1623 kişi vardı bu kulübün genel kurulunda mustafa cengiz bu adama karşı 1703 oyla seçildi.

    şimdi çıkmış utanmadan "manüpülüü ediliyorsunuz" diyor insanlar.

    mustafa cengiz yönetimi kötü yönetim olabilir ama bu kulübü onlar batırmadı. "geleceğe bakıyoruz" güzel söylemdir ama geçmişi hatırlamadan geleceğe bakanın geleceği geçmişinden farklı olmaz. bu kulübü batıran mustafa cengiz değil liseci yönetimler ve onlara oy veren genel kuruludur.

    o nedenle genel kurul adaletin hüküm sürdüğü bir yer değildir. nadir durumlar hariç hiç olmamıştır.

    ayrıca o şike davası örneğine çok sert tepki verirdim ama kırıcı olmak istemiyorum.

    ekleme : yazdıklarımın herhangi bir yerinde kendisine şu'cu ya da bu'cu demedim. benim demediğim şeyler üzerinden sosyal mesaj vermeyin. yazdıklarım çok açık yaptığı analizin tek taraflı ve adaletsiz olduğunu düşünüyorum. yazarın kişiliğine tek sözüm yok. ayrıca kendisine herhangi bir baskı da yok. fikirlerini yazıyorsa karşı görüşlerin kendisine yanıt vermesi kadar doğal bir şey yok. olayları dramatize etmeyin.
  • 11
    efsane yönetimimize eleştiri yönelterek çok büyük yanlış yapmış olan yazar. acilen sözlükten uçurulması gerekir kendisinin. kulüpteki gelmiş geçmiş herkesten daha büyük iş yapmış bu yönetime nasıl eleştiri yöneltebiliyor hayret ediyorum gerçekten. ileride uefa kupası, süper kupa,şampiyonlar ligi 2012-2013 çeyrek finali unutulacak bu efsane yönetimin yaptıkları her zaman hatırlanacaktır. lütfen yazar arkadaşımızı sağduyuya davet ederek yönetim ne derse doğrudur aslolan yönetimdir anlayışını kabul etmesini bekliyorum kendisinden.
  • 13
    mustafa cengiz eleştirisi sonuna kadar hakkı olan, ancak ozan korkut ile ilgili fikirlerini açmasını beklediğim yazar. ozan korkut ile ilgili verdiği bilgilerin çoğundan ozan korkut’un haberi yoktur heralde. kendisine yapılan baskıyı anlamsız buluyorum ayrıca. fikri hür, vicdanı hür insanların, kendisini sansürsüz şekilde ifade edebildiği bir oluşum sözlük. her ne kadar katılmasamda dursun’cu, liseci, liseli ilan etmek yakışıksız. aşağıdaki entry ile ilgili bizi daha detaylı bilgilendirirse sorun kalmayacak.

    --- alıntı ---

    camiaya hakim, uzun süredir beraber çalışan, bu göreve hazırlanan, proje ve çözümler sunan bir ekibin lideri, muhtemel başkan adayımız. listesi ahbap-çavuş-eş-dost-devre ilişkileri ile hazırlanmamıştır, kendisi de tepeden inme bir şekilde bu listenin başkan adayı olmamıştır. zannedildiği gibi statükonun desteklediği bir ekip de değillerdir. seçildikleri takdirde hocaya[* fatih terim] sportif a.ş.'de görev verecekler, yetki alanını genişletecekler, alınacak kararlarda söz hakkı vereceklerdir. seçildikleri takdirde bir tek adam rejimi olmayacaktır, bir ortak aklın kararları uygulanacaktır.

    --- alıntı ---
  • 14
    (bkz: #3012137)

    bu entrysindeki mustafa cengiz eleştirisinde son derece haklı olan yazar. somut verilerle tespitlerde bulunmuş, argümanlarını sunmuş, neden 1,5 yıldır mali genel kurul yapılmadığını sormuştur.

    varsa karşı bir düşünceniz siz de somut verilerden yaptığınız çıkarımlarla karşı tezinizi sunun. yoksa, yazarın başlık altına yazmak yazarı değil, başlık altına yazanı itibarsızlaştırır.

    edit: ek olarak kendisinin ozan korkut hakkındaki düşüncelerine katılmıyorum, hatta tam zıt düşüncede olduğum için kendisiyle konuyu tartışmışlığımız da var. gerçek hayatta da tanımam. haklı bulduğum husus yalnız cengiz yönetimindeki eleştirileriyle sınırlıdır.