• 67
    üzerinden tam 22 yıl geçmiş karşılaşma. o dönem kısa bir süreliğine de olsa özel bir durumdan dolayı dayımlarda kalıyordum. dayımıj evde olmaması, yengemle de aramızda henüz samimiyet oluşamadığından ve biraz da sert davrandığından küçük bir çocuk olmanın da verdiği çekingenlikle maçı izleme ricasında dahi bulunamamıştım. oturma odasında oturup kanallarda zap yaparken, arada bizim maçın da üzerinden geçiyor ama bir türlü skoru yakalayamıyordum. nihayetinde yatma saati gelmiş ve kardeşimle yatmıştık. nasıl olur da maçın skorunu öğrenebilirim diye düşünüp duruyordum ama bu zaten nasıl olabilirdi ki? son çare balkonun kapısını aralamıştım, bir ümit belki gol atarsak ses gelir diye. uzun süre o şekilde derinlerden bir gol sesi beklerken uyuya kaldım. sabah aceleyle giyinip okula gittim. bahçe girişinde arkadaşlar beni görünce el sallamaya başladı. ulan dedim belli ki mağlup olduk. ama bunlar deli gibi niye hep beraber el sallıyor diye düşünürken iyice yaklaştığımda o ellerin 5 işareti olduğunu öğrendim. inanamamıştım, nasıl olur da sahamızda 5 gol yerdik? aralarında beşiktaş'lı olan bir arkadaş aslında fark yemeyi hak etmediniz diye beni telkin ediyordu.
    bütün günüm maçın moral bozukluğuyla geçti. o dönemler benim için hep avrupa maçlarıyla var. yani ben galatasaray'ı avrupa maçlarıyla tanıdım ve benim için lig o kadar önemli değildi. bütün planlarımı, hesaplarımı avrupa maçlarına göre yapardım. ki o dönemlerden hatırladığım lig maçları sayısı çok azken, 98'den beri şampiyonlar ligi ve uefa maçlarını an an, pozisyon pozisyon hatırlarım.
    konuya dönecek olursak, bu maçın üzerinden henüz 7 ay geçmeden bu sefer aynı arkadaşlar bizi tebrik etmek için sıraya girmişlerdi. gurur dolu, çocukluğumda başımı hiç öne eğdirmeyen o galatasaray'a tekrar teşekkür ederim.