• 302
    sezonun özeti olan karşılaşmadır.maç sonrası sadece hoca ne diyecek diye bekledim.hocanın anlattıklarından artık tamamen şansa kalmış işimiz. maçı sonuna kadar hak eden alanyaspor. yok 10 kişi kaldık yok kaleci yanlış durdu vs bunlar sadece günü kurtarır.bu takım sezonun ilk iki maçında ne oynuyordu şimdi ne oynuyor.gelen giden oyuncuda yok.şu takıma az cesur olup önlem alan her rakip sıkıntı çıkarır.bizde acaba dünyaları kazanan bir iki yıldızımız isterlerse oynar mı diye bekleyelim.hoca da son dakikalarda doldur boşalta dönüp donk'u(ki o kesin olacak) ve bir tane daha uzun futbolcu kazara bir gol atamamızı beklesin.
  • 304
    açıkcası çok kötü oynadığımızı düşünmüyorum. ilk yarı maç ortadaydı, ikinci yarı ise 1 kişi eksik oynamanın handikapını yaşadık.

    alanyaspor ligin en iyi ekiplerinden biri. maç ortadaydı, kazanmayı belki hak etmedik ama en azından kaybedecek bir oyun oynamadık. elbette bu galatasaray için bir bahane ama 40 haftalık lig serüveninde gayet olağan bir sonuç çıktı karşımıza.
  • 307
    nereden tutarsak tutalım elimizde kalıyor.

    kısaca bahsetmek gerekirse, alanyaspor'un iyi formu ve iyi oyunundan ötürü ufak bir endişem vardı maç ile alakalı. ilk yarıda da zaten hiçbir şey oynamazken piyangodan yakaladığımız penaltıyı gole çevirdik. lakin ilk yarısının sonunda kabus gibi 3-4 dakika içinde hem gol yiyip hem de 10 kişi kalınca koca 45-50 dakika nasıl biter diye endişelenmedim desem yalan olur.

    ikinci yarı başında hocanın falcao-belhanda ve emre akbaba-ömer bayram değişiklikleri bana göre takımın direncini oldukça yükseltti. bu sayede de her ne kadar pozisyon versek de son dakikaya kadar maçın içinde kaldık. verilmeyen golümüzde kılı kırk yaracak boyutta incelemeler yapılmasa muhtemelen en kötü 1 puanla da ayrılırdık maçtan.

    beni asıl üzen, dehşete düşüren, canımı sıkan konu ise son 10-15 dakikadaki görüntümüz. alanyaspor neredeyse tek kale oynadı ve yarı sahamızdan bile çıkamadık. bunda elbette 1 kişi eksik oynamamızın payı var fakat performansını genel olarak beğeniyor olsam da fatih'in hemen her topu uzun kale vuruşuyla başlatmasının da payı büyük. topu sürekli hücum bile yapamadan veya yarı sahaya geçemeden rakibe teslim etmiş ve savunmak zorunda kalmış olduk. o dakikalarda golün geleceği o kadar barizdi ki, bu 85'te olmak yerine 95'te oldu sadece.

    dikkat çekmek istediğim diğer konu ise son dakikada oyuna arda turan'ın girmesiydi. şimdi şöyle bir görüntü çizeyim müsaadenizle: rakip haldır haldır geliyor ve 10 kişi kalmamızın avantajını kullanmak için saldırıyor ve arka güvenliğini de hiçe sayıyor. o dakikalarda tam olarak ihtiyaç duyduğumuz oyuncu tipi kimdir? onyekuru veya bruma. topu alıp hızlanacak, süratli bir adam. kadromuzda bu tipte 1 adam (yazıyla bir) bile olmadığı için o dakikalarda ihtiyaç duyduğumuz oyuncu tipinin tam tersi olan arda giriyor.

    bunu düşününce gerçekten yıkılıyor insan.

    45-50 maç oynayacağımız sezona başladığımız kadro bu ve biz daha 5. hafta sonunda bunları yaşamak zorunda kalıyoruz.
  • 308
    alanya'nın kötü bizim çok kötü oynadığımız maç. hele yaptığı değşikliklerden sonra alanya az daha maçı bize veriyordu. son dakika golü üzücü oldu. beni üzen nokta mağlubiyetten çok takımdaki ruh yoksunluğu. kaybedersin fark da yersin o önemli değil. bir takım ki bu galatasaray ise ortaya ruh koyması lazım. kazanma hırsını daha da önemlisi inancını takımda göremiyorum malesef. umarım bu maç dönüm noktası olur ve hızlıca toparlanıp ruhu yakalarız.
  • 309
    izlerken dişlerimi sıkmaktan maç bitimi dişlerimin ağrıdığını farkettim. böyle oyun mu oynanır yazık günah ya. taraftara da yazık kulübede yazık. elimizde sadece lig kaldı biz hala yeni bir şeyler deniyoruz. forvetsizken daha iyi oynuyorduk. diagne falcao geldi de ne oldu. diagne 10 metre top sürüyor ceza sahası içine girince hoop kendini yere atıyor. bu mu bizim milyon eurolar veripte aldığımız futbolcu. falcao'yu resmen penaltı atsın diye almışız, adam penaltıları atıyor bir top alma bir topla buluşma yok.

    bu sene toplamda 21 takım var, türkiye kupası maçları var. ortalama 50 maç yaptığımızı varsayarsak bu oyunla uçuruma sürükleniriz. umudumuzu elbette kaybetmeyeceğiz ama gerçekleri de görüp söylemek gerekir.

    sen kendi sahanda oynuyorsun son 15 dakika alanya tek kale oynuyor. sen kalecinin atmaya çalıştığı uzun paslarla çıkmaya çalışıyorsun, ve %80-90 top onlara geçiyor. bu durum beni çıldırttı, üzdü.. galatasaray bu olamaz, olmamalı.
  • 310
    ilk yarısını 9 ikinci yarısını 10 kişi oynadığımız maç. dolayısıyla son 10 dakika iyice yorulup oyundan düşene kadar ikinci yarıda ilk yarıdakinden çok çok daha iyi bir futbol ortaya koyduk. bence taylan-etebo ikilisi 4231 diziliminde oynayamaz. taylan 6 numaradan öne atıldığında sıradanlaşırken etebo zaten kanatta 8.5 a evrildiği için bu rolde hiç oynayamıyor. umarım bu dizilimi bi daha devre arasına kadar denemeyiz. bu arada babel'e de ciddi haksızlık edildiğini düşünüyorum. bu maç özelinde bence sahada ne işi var denecek bir oyun oynamadı.
  • 311
    izlemenin sadece zaman kaybı olduğu karşılaşmadır.
    hocanın maçı aynı bizler gibi izlediğine mi yanayım, futbol katili futbolculara mi yanayım bilmiyorum.

    ortada oynanan bir oyun yok. futbola dair herhangi bir emare yok, pozisyon yok sahi biz ne izliyoruz?

    açık oynayan takımlara karşı iyiyiz, ama bilin bakalım bu ligde ne yok? tabi ki açık oynayan takım. yıllardır bu kabız futboldan herkes sıkılmıştır.

    hoca daha 4. haftada ocak ayını işaret etti, hocam bu takımın adam akıllı bir oyun şablonu yok, tabii biz bir tarih işaret edemiyoruz, yanlış anlaşılmasın hocaya saygım sonsuz ama bence artık her sene bu tavırdan sıkıldık.
  • 312
    fatih öztürk yüzünden kaybettigimiz mac. alanyaspor cok zor bir rakip. bir sekilde 1-0 öne gecmeyi basardik. devre bitmeden gereksiz bir gol yemeye hic lüksümüz yoktu, fakat fatih öztürk'ün yüzünden bu golü yedik sagolsun. pesinden kirmizi kart da gelince sansimiz iyice azaldi.

    buna ragmen takimimiz 10 kisiyle 2-1 öne gecmeyi bile basarmis, ama golümüz malesef gecerli degildi*. 90+ da golü yememize bir sey diyemem, 45 dakika 10 kisiyle oynayinca olabilir böyle seyler. her golü önleyemeyiz tabii.

    etebo'nun kirmizi karti gereksizdi ama devre bitmeden önce o golü yemeseydik belki bir sekilde savunma yaparak galibiyeti kurtarabilirdik, en azindan beraberlik sansimiz yüksek olurdu. ama skor esitliginden sonra bir kisi eksik kalmamiz fazla agir oldu alanyaspor gibi iyi oynayan bir rakip takima göre.

    takimimiz kötü degil bence. bireysel bir hata yüzünden maci kaybettik.
  • 314
    maçı kaybetmek tabi ki çok üzücü ama bu maça emre akbaba ile başlanması gerçekten izah edilmesi çok zor bir durum. fiziksel durumunun bu kadar diplerde olduğu antrenmanlarda görülürken, alanyaspor gibi ligin en dişli rakiplerinden birine emre akbaba ile başlarken hoca ne düşündü gerçekten çok merak ediyorum. yeneriz yeniliriz o ayrı mesele ve maçı kaybetmemizi emre'nin ilk 11 çıkmasına bağlamıyorum lakin bu maçta hala aklımda neden emre akbaba ile başlandığı sorusu var.
  • 316
    fatih öztürk'ün yediği birinci gol saçmalık, direk kaleci hatası, zaten kendisi kötü kaleci, kendisini diğer kötü kaleci okan varken alıp getirmek de daha kötü durum. iki golü de muslera çıkarırdı diye düşünüyorum.

    etebo'nun gördüğü ilk sarı kart tamamen salaklık. sarı kartı gördüğü yerden kaleye taksi tutan 50 lira yazar. ne adamı çekersin orada bırak gitsin.

    fatih öztürk'e ya da etebo'ya kızmak kolay. kabul iki tane saçma gol yedik, 45 dakikadan fazla da 10 kişi oynadık. fakat biz 11e 11 iken de rakip kaleye doğru düzgün gidemedik. bunun sorgulanması lazım. mesela bir sonraki hafta erzurum maçı var, yine aynı şekilde mi oynayacağız? bu sefer ne bahane bulacağız? nedir bizim oyun anlayışımız? biz 3 senedir ne oynayama çalışıyoruz? bizim bir planımız var mı? bunların cevabını ben kendi adıma bulamıyorum. hocanın da cevabını verebileceğini sanmıyorum.

    alanya'nın ön dörtlüsü ligin en iyisi. her takımı yenebilirler. 11e 11ken de bizi yenebilirlerdi. fakat onlar da galatasaray 10 kişi kaldıktan sonra daha üretken olmalıydı.
  • 317
    alanyaspor maçımızla ilgili bir değerlendirme yapalım;

    öncelikle maçın tamamını izledim, maçın başları başa baş geçse de bir süre sonra daha iyi oynadık. nitekim radamel falcao garcia'mızın golüyle 1-0 öne de geçtik. sanırım öncesinde emre kılınç kalecinin üzerine vurmak yerine arka direğe çok iyi koşu yapan falcao'yu görseydi, ilk yarı bitmeden zaten maçı koparacaktık.

    ondan sonra burda birileri falcao'ya söyleniyor, nereleriyle izliyorlar acaba maçı.

    devam edelim; serbest vuruştan golü yedik, tamam babacar iyi bir vuruş yaptı da bizim kalecinin o kadar açılmaması gerekir, top gol oldu ama öyle çok iyi bir falso alıp da köşeye falan gitmedi yani, bu yediğimiz gol için tamamen kalecimizin hatası diyebiliriz.

    sonrasında biliyorsunuz 10 kişi kaldık, etebo 2. sarıdan atıldı.

    ikinci yarı ise ben iyi başladığımızı düşünüyorum, tamam 10 kişi oynadık falan ama topun alanya'da olmasından doğal bir şey yok, neyse, birilerinin çok eleştirdiği youness belhanda'mızın attığı golle öne de geçtik, bildiğiniz üzere iptal edildi, bence gol verilebilirdi.

    bunların dışında bazı pozisyonlarda çıkmaya çalıştık, golü bulmaya çalıştık ama olmadı, son dakika da ise tamamen şans pozisyonu diyebileceğimiz bir pozisyonda golü yedik ve 2-1 kaybettik.

    eksik kalmamıza rağmen ben yine de iyi oynadığımızı düşünüyorum, hakem genel olarak bence iyiydi, daha iyi hazırlanıp, toparlanıp bir süre sonra daha iyi bir takım haline gelebiliriz. onun bunun gazına gelmeden, atıp tutmadan önce takımımızın yanında olalım.

    unutmayın, lig uzun ve cimbom henüz son sözünü söylemiş değil... :)
  • 319
    son on dakikasında çift forvete dönerek mağlubiyeti adeta çağırdığımız maç. fatih hoca forveti çiftlemek yerine oyunu tutmaya çalışsaydı son on dakika baskı yemek yerine biz baskı kurabilirdik ve galibiyet şansımız bile olabilirdi ama en azından mağlup olmazdık. bu da fatih hocanın yıllardır değişmeyen kötü giden maçta çift forvete dönüp oyunu rakibe verme taktiğinin tekrarı oldu.
  • 320
    10 kişi oynadığımız ikinci yarıya doğru değişikliklerle başlayan fatih hoca, rakibin de hatalı değişiklikleriyle maçta üstünlüğü iyiden iyiye ele almıştı ki hayalperestliğinin kurbanı oldu. diagne’yi oyuna alıp babel ile çift forvet yapınca rasyonellikten uzaklaştık ve oyunu verdik. evet, fatih terim’i cesur hamleleriyle biliriz ama bu bence kumar oynamaktı. oysa bu kadar kötü biten ilk yarıdan sonra ligin en formda takımıyla berabere kalmak kötü bir sonuç değildi. bu arada babel’i geldiği günden beri ilk kez beğendim. ikinci yarıda eksik oynamamıza rağmen maça asılmamızda tek başına tuttuğu ve pasla dağıttığı toplar çok katkı sağladı. sonraki maçlarda da tek forvet olarak devam edebilir. zira biz bu anlayışla pivot denilen tipte forvet olmadan oynayamayız ve babel de buna en yakın performansı gösterdi.

    sonuçta ağır bir yenilgi oldu bu. takım bir türlü beklediğimiz performansı gösteremiyor. ama bir gerçek var ki muslera sakatlanmasaydı hem 19-20 sezonunu daha iyi yerde bitirirdik, hem de bu sezon daha çok puan toplardık. ligimiz dandik ve biz bu beğenmediğimiz halimizle bile muslera faktörüyle tutunabilirdik. sezon başı vasat üstü bir kaleci kiralayamamak/alamamak pahalıya mal oldu. yedek okan’dan pek beklentim yok ama fatih’i alacağımıza onunla devam etsek en azından ekonomi yapmış olurduk. yediğimiz frikik golü ayrı bir yazı konusu.