• 821
    iki kitle var, "dünya düzdür"cüler ve aşı karşıtları (anti vaxxers); düz dünya varsayımını doğruymuş gibi kabul eden kesim sorun teşkil etmiyor bilim için çünkü işin içinde insan sağlığı yok birincisi, kendi hallerinde takılıyorlar ikincisi. yalnız aşı karşıtı topluluk ciddi anlamda problem olmaya başladı. bahsettiğim aşı karşıtlığı aşıya güvenmemek, aşıya mesafeli yaklaşmak değil kesinlikle zira bunu anlayabiliyorum, neticede birçok insan için yabancı ve soru işaretli bir mevzu. sıkıntının kaynağı farklı komplo teorileri üzerinden yürüyüp bu cehaleti gerçekmiş gibi yayan, bunu görev edinen insanların sebep oldukları ve olacakları problemler silsilesi. bir örnekle dokundurayım; yıllar önce aşılama sayesinde kökü kazınan iki viral çocuk hastalığının izlerine rastlandı 2020'nin başlarında. bunun nedeni çocuklarına aşı vurdurmayan aşı karşıtı ebeveynler. aldıkları karar sebebiyle sadece kendi çocuklarının geleceklerini karartmayacaklar, aynı zamanda bilimin tüm çabalarını da çöpe atacaklar. an itibarıyla büyük bir problem yok lakin internet okyanusundaki dezenformasyonu düşününce geleceği öngörmek hiç de zor değil.

    aramızda aşı karşıtı olanlar olabilir, problem değil; ancak kendilerinden ricam, düşüncülerini kendilerine saklamaları. pandemi sürecinde bilimin, doktorların, hemşirelerin, sağlık çalışanlarının en son isteyeceği şey bu aşı karşıtı furyanın sesinin yükselmesi olacaktır. her şeyden önce bu insanlara saygımız olmalı, haksız mıyım?

    yazar dostlarımdan farklı farklı sorular gelince bazı şeyleri toparlama ihtiyacı hissettim, fazla uzatmadan netleştireyim.

    1. çin aşısı (sinovac firmasının coronavac isimli aşısı) güvenli mi?

    işbu entry'nin klavyeye alındığı tarih ve saat itibarıyla dünya üzerindeki hiçbir bilim insanı bu soruya yüzde yüz netlikte bir cevap veremez, neden? çünkü faz 3 analiz sonuçları henüz açıklanmadı. bunun sebebi de faz 3'ün hala devam ediyor oluşu. öte yandan çin'in kendi ülkesindeki belli bir popülasyonu coronavac'la aşıladığını, aşılanan nüfusta ciddi bir yan etki görülmediğini biliyoruz. coronavac ülkemizde de deneniyor. eylül ayında hacettepe üniversitesi üs kabul edildi ve buradaki profesörler, doktorlar, sağlık çalışanları aşılandı. hacettepe üniversitesi'ne ilave olarak kocaeli üniversitesi'nde de benzer süreç işledi. kaynak da bırakıyorum:

    https://www.bbc.com/...ler-turkiye-54312759

    şunun anlaşılmasını istiyorum. güvenilmeyen, tehlikeli olacağı düşünülen hiçbir aşı adayı insanlar üzerinde uygulanmaz, gönüllü olunsa dahi. şirketler bu konuya sıfır hata mantığıyla yaklaşırlar zira milyonlarca insan içerisinde 1 kişinin dahi aşı sebebiyle hayatını kaybetmesi o şirketin tepetaklak olması anlamına gelir ki örneği mevcut, isim vermiyorum hukuki açıdan baş ağrıtmasın diye. zaten ismini vermediğim o firma da an itibarıyla hiçbir covid-19 aşı ar&ge'sinde yok.

    coronavac inaktif bir aşı, yani pasifize edilmiş virüsün birkaç kimyasalla birlikte vücuda enjekte edilmesini temel alıyor. biontech & pfizer ile moderna'nın mrna tabanlı aşılarında işleyiş daha farklı. basit şekliyle ifade etmem gerekirse çin aşısı biyokimyasal, b&p ile moderna aşıları genetik prosesli ürünler. ülkemizdeki grip aşılarının üreticisi sanofi pasteur'dür, sanofi bu grip aşılarını inaktif metotla üretir. inaktif aşılar yan etki ya hiç göstermez ya da çok hafif (biraz ateş, biraz baş ağrısı, aşının vurulduğu kolda az biraz ağrı vb.) yan etkiye sebep olur. bu açıdan benim kişisel görüşüm inaktif aşıların daha risksiz olduğu yönünde. bu demek değil ki mrna aşıları riskli, hayır. demek istediğim, hem teorik hem de pratik açıdan inaktif aşılar daha temiz görünümlü ürünler. zaten şu zamana kadar mrna teknolojisiyle üretilip onay alan hiçbir aşı yoktu bildiğim kadarıyla, covid-19 aşıları ilk olacak bu açıdan, 20 yıllık ar&ge'nin ilk ürünleri. etkinlik farkı ne peki ya da var mı? teoride mrna aşıları daha güçlü etkinlik ve daha uzun süreli koruma vadediyor. inaktif aşılar ise daha az teorik risk ve daha kolay uygulama sunuyor.

    yaptıralım mı? şöyle cevap vereyim buna; babam 68 yaşında, hiçbir alt hastalığı olmasa da yaş gereği risk grubunda. coronavac'ın faz 3 sonuçlarını göreyim (çok büyük ihtimalle ciddi bir yan etkiye rastlanmayacak), koluna girip bizzat ben götüreceğim aşıya. bebekken onlar beni götürüyordu, sıra bende, intikam soğuk yenen bir yemektir babacığım. :)

    2. devlet politikası doğru mu?

    ben muhalif bir bireyim, bilen biliyor zaten. bunu özellikle belirtiyorum ki şeffaf olarak yorum yaptığım bilinsin. açıkçası yönetenlerden biri ben olsam ben de bir an önce toplumu coronavac'la aşılamaya bakardım faz 3'te problem olmaması şartıyla, tekrarlıyorum, faz 3'te problem olmaması şartıyla. günlük vaka sayılarında dünyada top 5'teyiz, hastanelerimiz dolmuş taşmış, ekonomik kaygılar almış başını gitmiş; böyle bir ortamda ne b&p'yi ne de moderna'yı bekleyebilecek durumdayız, bizim için öncelik bir an önce toplumun, özellikle covid-19'la en ön cephede savaşan insanların aşılanmasını sağlamak ve bunu olabilecek en hızlı şekilde yapmak. bilimsel yöntem açısından mevcut politikayı doğru buluyorum. tek eleştirim faz 3'ün sonuçlarını beklemeden yüklü bir sipariş verilmesi hakkında olabilir ki bunu da yukarıda yazdığım geçerli sebeplerden ötürü bir nebze normal karşılıyorum.

    3. normalde yıllar süren aşı geliştirme süreci nasıl oldu da 1 senede neticelendi, anormal değil mi?

    anormal, evet lakin süreç de anormal. aşının 1 yılı bulmadan bulunacağını farklı yazar dostlarıma defaatle ifade etmiştim, kısacası şaşırmadım, niye? herhangi bir pandeminin olmadığı normal bir aşı ar&ge sürecinde dünyadaki 100 bilim insanından 3'ü aktif olarak çalışır diyelim. pandeminin olmadığı normal bir ar&ge sürecinde amerikan gıda ve ilaç dairesi'nden (fda), avrupa birliği'nden, avrupa hastalık önleme ve kontrol merkezi'nden (ecdc), dünya sağlık örgütü'nden (who) vs. onay almak minimum 6-7 ayı bulur. covid-19 pandemisinin olduğu mevcut ortamda ise 100 bilim insanından en az 60'ı 70'i covid-19 aşısı üzerinde çalışıyor, ilaveten normal şartlar altında 6-7 ayda alınan onaylar 2-3 günde hatta 24 saatte tamamlanıyor. her şeyin bu kadar hızlı ve yoğun şekilde ilerlediği bir düzende aşının mevcut teknolojiyle bu kadar kısa sürede ortaya çıkması anormal görünümlü bir normalden ibaret.

    4. coronavac'ı olduktan sonra diğer aşıları da olsam daha etkili koruma sağlar mıyım?

    bunu yapmayın, aman diyeyim. iki farklı metotla üretilen bambaşka içerikler söz konusu. birbirleriyle etkileşimleri henüz bilinmediği gibi uzunca bir süre bilinmeyecek de. haliyle coronavac olduysanız size söylenen takvim doğrultusunda coronavac dışında covid-19 aşısı olmak yok. okullarda karma aşılar vuruluyordu, askerde aynı anda bi' karma bi' de tetanozla kolları deliyorlardı fakat bunlar hep ön araştırması da, esas araştırması da yapılmış süreçler, covid-19'la karıştırılmamalı. ha diyelim ki ocak 2021'de coronavac'ı oldunuz, size dendi ki "ocak 2022'de yenisi için gelebilirsiniz", işte o zaman ocak 2022'den sonra mrna aşılarını olabilirsiniz inaktif aşı olmamak kaydıyla. bu yazdıklarım tamamen teori bu arada, muhakkak 1 sene sürecek diye bir şey yok. zaten aşıların dozajları ve uygulama şekli hakkında direkt bilgi sahibi değilim, değinmek istediğim nokta tamamen aşıların kokteyl yapılmaması gerektiğiyle ilgili. zaten yapmazlar da siz isteseniz de, sağlık bakanlığı onay vermeyecektir.

    5. soğuk algınlığı, covid-19'dan daha yaygın olmasına rağmen ona aşı bulunmuyorken covid-19 için bu uğraş niye?

    siz soğuk algınlığından ölen ve/veya yoğun bakımlık olan kaç kişi duydunuz, gördünüz? siz mevsimsel gripten ölen ve/veya yoğun bakımlık olan kaç kişi duydunuz, gördünüz? ya da gribin ve/veya soğuk algınlığının sağlık sektörüne bu derece yük bindirdiğine hiç şahit oldunuz mu? işte bu yüzden aşıya ihtiyacımız var.

    6. niye ilaç değil de aşı?

    hastanelik eden hastalığı tedavi etmek mi yoksa hasta olmamak için hastalığı önlemek mi? cevap ortada.

    7. covid-19 ne zaman biter?

    çok farazi bir soru haliyle çok da farazi bir cevap; birçok bilim insanının ortak kanısı bu işin 2022 başlarında biteceği yönünde. açıkçası ben de böyle düşünüyorum. tabii bu bir süre belli aralıklarla aşı olmaya devam edeceğimiz gerçeğini değiştirmiyor. bu arada pek bilinmiyor ya da bilinse de dillendirilmiyor ama* sars-cov-2 bizim karşılaştığımız ilk koronavirüs değil, 5'inci. ilaveten vücudumuzda soğuk algınlığına neden olan rhinovirus'lere karşı oluşan antikorların bazılarının covid-19 antikorlarıyla benzer hatta aynı olduğunu, bu yüzden pandemi döneminde soğuk algınlığı geçiren insanlarda -özellikle çocuklarda- covid-19'a karşı hafif de olsa bir bağışıklık yanıtı oluştuğunu belirteyim:

    https://www.klimik.org.tr/...koruma-saglayabilir/

    şahsen bu işin buralara geleceğini hiç ama hiç düşünmemiştim. devletler işin başında en ağır tedbirleri alır ve bilimin gerçekleri ışığında bu olayı tez vakitte sona erdirirler diye kurgulamıştım. bayağı yanıldım. yanıldım çünkü devletlerin işi bu kadar hafife alacağını, türlü fiyaskolarla sorunun üzerine yeni sorunlar koyacaklarını hiç aklıma getir(e)medim, yazık ettiler.

    covid-19'la ve aşıyla ilgili temiz bilgiye ulaşmak isteyenler için önerim:

    https://teyit.org/...lismalari-ne-durumda

    yalan bilgiden izole edersiniz kendinizi.

    sağlık çalışanlarını üzmeyin. sağlıklı günler.

    ekleme: agaetisbyrjun, reuters'teki bir haberi paylaştı benimle, iliştiriyorum. özetle brezilya'daki (coronavac'ın faz 3'ünün devam ettiği ülkelerden biri) butantan enstitüsü'nün, coronavac'ın faz 3 çalışmalarında ciddi bir yan etkiye rastlanmadığını ve aşının güvenilir olduğunu ifade ettiği bir haber:

    https://www.reuters.com/...brazil-idUSKBN27429E
  • 822
    (bkz: #3023756) şahane bir yazı olmanın ötesinde, laboratuvarda çalışan bir hekim olarak bir iki ekleme yapmamın gerekli olduğunu düşündüğüm hastalık.

    halkta veyahut konuyla yakın ilişkili olmayan bireylerden en çok gelen soru; çin aşısı güvenilir mi? neden bu kadar erken?
    açıkçası, bana aşının milliyetinden ziyade, çin aşısının yöntemi ile diğer aşı yöntemini önüme koysalar; tercihim inaktif aşı olurdu, yani çin'in aşısı. basit bir nedeni var, çünkü olduğumuz aşılara çok benzer teknoloji ile yapılıyor. yöntemi, olası yan etkileri vs. bilinen temellere oturtulmuş. tabii, işin içinde çin olduğu için haklı olarak herkeste bir acaba da görülebiliyor. burada ben çin'in faz 3 denilen, sağlıklı kişilere aşıları yapma ve etkinliğini/yan etkisini gözleme işlerini kendi içinde -çaktırmadan- yüzbinleri belki milyonları aşılayarak, -iyi veya kötü- hallettiğini düşünenlerdenim. yani, çin'in aşıyı kendi içinde yapması için onay alacağı bir kurum yok *. yani bir fda gibi, tüm basamakların net biçimde uygulanmasını beklemek güç. çin'in maalesef verileri doğru paylaşmadığı da bilinen bir gerçek. ancak, şu anda bizim gibi yüksek nüfuslu ve fakir ülkelerin alabileceği, lojistiğini sağlayıp kullanabileceği bir aşı yok. gönül isterdi ki oxford çalışması da yetişseydi, en azından lojistiği sağlanabilen ve maliyeti daha uygun olan aşılar ülkeye gelseydi.

    bize çip yerleştirecekler, bizi uzaylılar izliyor gibi saçmalıklar dışında sorulabilecek en makul soru; bu aşılar neden bu kadar hızlı bulundu? aslında hızlı bulunmadı, koronavirüs ailesinden iki epidemi atlattı dünya; sars ve mers. bu afetleri gören ve diğer coronavirüs ailesi üyelerinin de (covid-19'da olduğu gibi) bu şekil epidemi/pandemi yapacağını düşünen araştırmacılar(özellikle uzakdoğu ülkeleri) zaten bu virüs üzerine aşı geliştirmek için çalışıyorlardı, virüsün hangi kısmının hastalık etkisini oluşturduğu, genetik materyali vs. gibi virüse ait çoğu özellik zaten biliniyordu. bu süreç haliyle hızlandırdı diyelim.

    son olarak, siz değerli renktaşlarımdan nacizane ricam; dikkat edin, yoğun bakımlarda -gerçekten ama gerçekten- yer yok. hastanelerde akla gelmeyecek yerlere yatak atılıp oksijen bağlanan hastaları görmemiz böyle giderse maalesef çok yakın. bir de klorokinden ziyade eğer size favipravir veriliyorsa lütfen kullanın. sağlıklı günler, sevgiler.
  • 823
    sonu kotu biten hikayeye sahip oldugum hastalik. bir varmis bir yokmus, dmrktn babasi zkrktn ordu'nun mesudiye ilcesinde, istanbul'daki koronadan korunmak icin 8 aydir yasarmis. zkrktn'in hic bir kronik hastaligi yoktur. yasadigi ilcede 2500 nufus, bulundugu koyde sadece 60 kisi yasarmis. kasimin sonlarina dogru bir gun atesi yukselmis. 112 aradiginda ilik bir dus alin denmis. atesi dusmus. gece yarisi 39.6 derece ates olculunce ilce merkezinde bulunan acile gidilmis. test yapilmis sonuc pozitif, mesudiye'deki hastanede yer olmadigi icin 50 km uzakliktaki golkoy devlet hastanesine yatirilmis. hastane bunyesindeki tek uzman hekim olan 31 yasindaki anestezi doktoru korona servisiyle ilgilenmekteymis. 30 korona hastasina bakan bu doktorumuz 22 gundur hastaneden disari cikamamis ve banyo yapamamis idealist bir doktormus. ancak uzmanligi geregi ne mikrobiyoloji ne de gogus hastaliklari ile tecrubesi yokmus. bu durumu farkeden dmrktn istanbuldaki bir tanidik uzman gogus hastaliklari doktoru vasitasiyla istanbul'a yada yakinlardaki baska bir ozel hastanesineye aldirmak istese de, hastanin nakli akcigerlerindeki ilerlemis corona sebebiyle mumkun degildir. ozel hastane secenegi yoktur. 112 entegre edilmis ozel hastaneler. kafaniza gore gidip yatiramiyorsunuz. o sira beklenmek zorunda. zkrktn hatta hareket edip 10 metrede otedeki tuvalete gitmesin diye sonda takmislardir. bir yandanda yogun bakim servisi icin 14. siradadir. sira 6. gunde gelmistir. sira geldigi sirada oksijen maskesiz yasayamayacak durumda ve akcigerdeki hasar iyice ilerlemistir. hastanin nakli 6. gunde apar topar 112 personeliyle ambulansiyla 2 saat mesafedeki unye devlet hastanesine yapilacaktir. 112 ambulansindaki oksijen seviyeleri korona hastalarini karsilayacak miktarda degildir. ambulansa konulur oksijen maskesi takilir. daha 40. dakikada fenalisir yol uzerindeki bir hastaneye girilir oksijen verilir. degerleri biraz duzelince tekrar yola cikilir. 1.5 saat daha yollari vardir. zkrktn hastaneye vardiklarinda oksijeni neredeyse bitmistir. 3. kat yogun bakim servisine cikildigi anda yetersiz oksijenden kalbi durur. kalp masajiyla geri dondurulur. entube yogun bakima artik baglanmistir. 3 saat sonra yorulmus kalbi tekrar durur geri dondurulemez. dmrktn artik onu galatasarayli yapan babasi yoktur. babasizdir...